ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Nurdan Damlalar > Ey karaların ve denizlerin Rabbi!
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ey karaların ve denizlerin Rabbi!  (Okunma Sayısı 578 defa)
22 Temmuz 2009, 18:44:22
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 22 Temmuz 2009, 18:44:22 »





Bismillahirrahmanirrahim

Ey Rabbü'l-Berri ve'l-Bahr!

Kur'ân'ın dersiyle ve Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın tâlimiyle anladım ki: Nasıl gökler ve fezâ ve zemin Senin birliğine ve varlığına şehâdet ederler; öyle de, bahirler, nehirler ve çeşmeler ve ırmaklar, Senin vücûb-u vücuduna ve vahdetine bedâhet derecesinde şehâdet ederler.

Evet, bu dünyamızın memba-ı acâip buhar kazanları hükmünde olan denizlerde hiçbir mevcut, hattâ hiçbir katre su yoktur ki, vücuduyla, intizâmıyla, menfaatiyle ve vaziyetiyle Hâlıkını bildirmesin.

Ve basit bir kumda ve basit bir suda rızıkları mükemmel bir sûrette verilen garip mahlûklardan ve hilkatleri gâyet muntazam hayvanât-ı bahriyeden, husûsan bir tanesi bir milyon yumurtacıkları ile denizleri şenlendiren balıklardan hiçbirisi yoktur ki, hilkatiyle ve vazifesiyle ve idâre ve iâşesiyle ve tedbîr ve terbiyesiyle Yaratanına işaret ve Rezzâkına şehâdet etmesin.

Hem denizde, kıymettar, hâsiyetli, zînetli cevherlerden hiçbirisi yoktur ki, güzel hilkatiyle ve câzibedar fıtratıyla ve menfaatli hâsiyetiyle Seni tanımasın, bildirmesin.

Evet, onlar birer birer şehâdet ettikleri gibi, heyet-i mecmuasıyla, beraberlik ve birbiri içinde karışmak ve sikke-i hilkatte birlik ve îcadça gâyet kolay ve efradça gâyet çokluk noktalarından Senin vahdetine şehâdet ettikleri gibi;

arzı, toprağıyla beraber bu küre-i arzı kuşatan muhît denizlerini muallâkta durdurmak ve dökmeden ve dağıtmadan güneşin etrâfında gezdirmek ve toprağı istilâ ettirmemek; ve basit kumundan ve suyundan, mütenevvi ve muntazam hayvanâtını ve cevherlerini halk etmek;

ve erzak ve sâir umûrlarını küllî ve tam bir sûrette idâre etmek ve tedbîrlerini görmek; ve yüzünde bulunmak lâzım gelen hadsiz cenazelerinden hiçbirisi bulunmamak noktalarından, Senin varlığına ve Vâcibü'l-Vücud olduğuna, mevcudâtı adedince işaretler ederek şehâdet eder.

Ve Senin saltanât-ı rubûbiyetinin haşmetine ve her şeye muhît olan kudretinin azametine pek zâhir delâlet ettikleri gibi, göklerin fevkındeki gâyet büyük ve muntazam yıldızlardan, tâ denizlerin dibinde bulunan gâyet küçücük ve intizamla iâşe edilen balıklara kadar her şeye yetişen ve hükmeden rahmetinin ve hâkimiyetinin hadsiz genişliklerine delâlet; ve intizâmâtıyla ve faideleriyle ve hikmetleriyle ve mîzan ve mevzûniyetleriyle, Senin her şeye muhît ilmine ve her şeye şâmil hikmetine işaret ederler.

Ve Senin, bu misâfirhâne-i dünyada, yolcular için, böyle rahmet havuzlan bulunması ve insanın seyr ü seyahatine ve gemisine ve istifâdesine musahhar olması işaret eder ki, yolda yapılmış bir handa, bir gece misâfrlerine bu kadar deniz hediyeleriyle ikram eden Zât, elbette makarr-ı saltanât-ı ebediyesinde öyle ebedî rahmet denizleri bulundurmuş ki, bunlar onların fânî ve küçük numûneleridirler.

İşte, denizlerin böyle gâyet hârika bir tarzda arzın etrâfında vaziyet-i acîbesiyle bulunması ve denizlerin mahlûkâtı dahi gâyet muntazam idâre ve terbiye edilmesi bilbedâhe gösterir ki, yalnız Senin kuvvetin ve kudretin ile ve Senin irâde ve tedbîrin ile, Senin mülkünde, Senin emrine musahhardırlar, Ve lisân-ı halleriyle Hâlıkını takdîs edip Allahü Ekber derler. (Lemalar münacat. Sh.354)

Bediüzzaman Said Nursi

SÖZLÜK:
EY RABBÜL BERRİ VEL- BAHR: Ey karaların ve denizlerin Rabbi!..
MENBÂ-I ACÂİP : Hayret verici şeylerin kaynağı.
İNTİZAM : Tertib, düzen, nizam üzere olmak.
HİLKAT : Yaratılış, doğuştan gelen vasıf.
HAYVANÂT-I BAHRİYE : Deniz hayvanları.
ZEMİN : Yer; yüzey, satıh.
MMUNTAZAM : Düzene girmiş, intizamlı.
AHLÛKÁT : Yaratılmışlar. Varlıklar.
İÂŞE : Geçindirmek, beslemek, yaşatmak.
TERBİYE : Beslemek, yetiştirmek, büyütmek.
REZZÂK : Bütün yaratılmışların rızkını veren ve ihtiyaçlarını karşılayan Allah.
ZÎNET : Süs.
CEVHER : Asıl,maya, öz, temel, kök, kıymetli taş.
CÂZİBEDAR : Çekici, câzibeli.
FITRAT : Yaratılış, huy, tabiat.
MENFAAT : Fayda.
HÂSİYET : Husûsi fayda, özellik, tesir, keyfiyet.
SİKKE-İ HİLKAT : Yaratılış imzası.
İCAD : Yoktan yaratmak.
EFRÂD : Fertler, şahıslar.
VAHDET : Birlik.
MUHÎT : İhâta eden, herşeyi kuşatan ve herşeyi içerisine alan; etraf, çevre.
MUALLÂK : Askıda, havada boşlukta duran, hallolmamış.
İSTİLÂ : Kaplama, yayılma, ele geçirme.
MÜTENEVVÎ : Çeşit çeşit; çeşitli.
MUNTAZAM : Düzene girmiş, intizamlı.
ERZAK : Rızıklar, nîmetler.
SÂİR : Başkası, diğeri, birşeyden geri kalan, maadâ.
UMÛR : İşler.
SALTANAT-I RUBÛBİYET : Allah'ın kâinatı terbiye ve idâre eden saltanatı, hâkimiyeti.
HAŞMET : Heybet, büyüklük, hiddet.
FEVKINDE : Üstünde, yukarısında.
HAKÎMİYET : Hikmetlilik, faydalılık, güzel gayelilik.
İNTİZÂMÂT : İntizamlar, tertipler, düzenler.
MEVZÛNİYET : Ölçülü, vezinli, tartılı, düzgün.
ŞÂMİL : Kaplayan, içine alan, ihtivâ eden, çevreleyen.
HAVL : Güç, kuvvet; muhît, etraf.
İRÂDET : İrâde, istek, dileme.
MUSAHHAR : Emre verilmiş, itaatkâr, fethedilmiş, birine bağlanmış.
MÜŞÂHEDE : Görme, seyretme, şâhit olma.
RUBÛBİYET : Cenâb-ı Hakkın her zaman, her yerde ve her mahlûka muhtaç olduğu şeyleri vermesi, onu terbiye etmesi ve idâresi altında bulundurması vasfı.
İHÂTA : İçine alma; tam kavrama; kuşatmak.
ŞÜMÛL : Kaplamak, içine almak.
TECEZZÎ : Bölünme, parçalanma.
KÜLL : Bütün, hep, her, tüm, parçalardan meydana gelen.
İNKISAM : Kısımlara ayrılma, bölümler.
TASARRUF : Birşeyin sahibi olup, idâre etme, mülkünü istediği gibi kullanma.
SEKENE : Sâkinler, kalanlar, oturanlar, meksûn olanlar.
LİSÂN-I KAL : Konuşma, anlatma dili. Dil ile anlatma
HÁLIK : Yaratıcı, herşeyi yoktan yaratan Allah.
TAKDÎS : Mukaddes bilme. Allah'ı noksan ve kusurlardan pâk ve yüce kabul etmek.
TESBİH : Allah'ın zâtında, sıfatında ve fiillerinde bütün noksanlardan uzak olduğunu ifâde etmek.
LİSÂN-I HÂL : Birşeyin duruşu ve görünüşü ile bir mânâ ifâde etmesi. Vücut dili.
REZZÂK-I ZÜLCELÂL : Herbirvarlığın rızkını veren büyüklük sâhibi Cenâb-ı Hak.
MEDH Ü SENA : Medhedip övmek
ŞİDDET-İ ZUHUR : Şiddetli görünme.
AZAMET-İ KİBRİYÂ : Kibirliliğin büyüklüğü.
İSTİTAR : Gizlenme, setredilme.
ZÂT-I AKDES : Her türlü kusur ve noksandan uzak ve pâk olan zât, Allah.
TAKDÎSÂT : Allah'ın kusursuz ve her bakımdan eksiksiz olduğunu bildirmeler, söylemeler.
ŞERİK : Ortak, rakip.
TAHMÎDÂT : Tahmidler, Allah'ı övüp hamdetmeler, #Elhamdülillâh# demeler.
BAHR : Deniz.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Ey karaların ve denizlerin Rabbi!
« Posted on: 31 Mayıs 2020, 14:00:54 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ey karaların ve denizlerin Rabbi! rüya tabiri,Ey karaların ve denizlerin Rabbi! mekke canlı, Ey karaların ve denizlerin Rabbi! kabe canlı yayın, Ey karaların ve denizlerin Rabbi! Üç boyutlu kuran oku Ey karaların ve denizlerin Rabbi! kuran ı kerim, Ey karaların ve denizlerin Rabbi! peygamber kıssaları,Ey karaların ve denizlerin Rabbi! ilitam ders soruları, Ey karaların ve denizlerin Rabbi!önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &