ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Nurdan Damlalar > Anadolu nun sînesine yerleşmiş
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Anadolu nun sînesine yerleşmiş  (Okunma Sayısı 248 defa)
12 Ekim 2010, 00:56:29
Sefil
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28.807


« : 12 Ekim 2010, 00:56:29 »



Risâle-i Nur, Anadolu’nun sînesine yerleşmiş

Risâle-i Nur, bu Anadolu’nun sînesine yerleşmiştir; hiçbir kuvvet onu söküp atamayacaktır.

 Biz, ancak Nurlarla meşgulüz. Biz mücevherât-ı Kur’âniye ile iştigal ediyoruz. Bizler, Kur’ân’ın kâinat vüs’atindeki elmas gibi hakîkatlerine çalışıyoruz. Bizler, ancak bâkîye hizmet ediyoruz. Bizler, fâni şeylere emek sarf etmeyiz. Bizim, Risâle-i Nur’la olan hizmet-i îmâniyemiz, başka şeylerle iştigalimize ihtiyaç bırakmıyor, her şeye kâfi geliyor.

Elhâsıl, Üstadımız Bediüzzaman’la ve Risâle-i Nur’la mücâdele eden insafsız gizli din düşmanları, acz-i mutlakla ebede kadar mağlûbiyettedirler. Bediüzzaman ve Risâle-i Nur ise, ebediyen muzaffer ve muvaffaktır. Şahsı çürütmeye çalışmakla Risâle-i Nur çürütülemez. Zîrâ, Risâle-i Nur, bizâtihî hüccet ve bürhandır. Onu ve onun müellifini çürütmeye çalışanlar, çürümeye mahkûm olmuşlardır. Nümûnesi, tarih muvâcehesinde meydandadır; ve hem de çürüyeceklerdir. Risâle-i Nur’daki yüksek hakîkat, Risâle-i Nur’u ebede kadar pâyidar kılacaktır.

Evet, Nur Talebeleri ağır ceza mahkemelerinde demişler ki: “Bizi Üstadımız Bediüzzaman’dan ve Risâle-i Nur’dan ve bizi bizden ayıracak hiçbir beşerî kuvvet yoktur.” Evet, o münâfıkların atomları dahi bu hususta âcizdir. Farz-ı muhâl, yapabilseler, hattâ cesedimizi öldürseler de, rûhumuz selâmet ve saadetle ebediyete gidecektir. Hem Üstadımızın Mektûbât mecmuasında dediği gibi deriz: “Birimiz dünyada, birimiz âhirette, birimiz şarkta, birimiz garbda, birimiz şimâlde, birimiz cenubda olsak; biz yine birbirimizle beraberiz.”

Üstadımız hiçbir mânevî makam iddiâ etmiyor. Başkaları tarafından kendine verilen büyük ve müstesnâ pâyeleri reddediyor. Fakat onun hal ve ahvâli, fiiliyât ve harekâtı onun kim olduğunu anlamaya ve ispata kâfidir. Evet, Bediüzzaman’ın ve Risâle-i Nur’un Kur’ân, îman ve İslâmiyet hizmetine mânî olabilmek için dünyayı elinde tutup çevirecek bir kuvvet lâzımdır.

Hazret-i Üstadımızın îdam plânlarıyla sevk edildiği mahkemedeki müdâfaâtlarından, Büyük Müdâfaât kitabından bâzı cümleler:

“Risâle-i Nur Talebeleri başkalarına benzemez, onlarla uğraşılmaz, onlar mağlûp olmazlar. Risâle-i Nur, Kur’ân’ın malıdır; Kur’ân-ı Hakîm’den süzülmüştür. Kur’ân ise, Arşı ferşle bağlayan bir zincir-i nûrânîdir... Kimin haddi var ki, buna el uzatsın. Risâle-i Nur, bu Anadolu’nun sînesine yerleşmiştir; hiçbir kuvvet onu söküp atamayacaktır.”

Meşhur ve hârikulâde bir eser olan Âyetü’l-Kübrâ risâlesinden:

“Risâle-i Nur, yalnız cüz’î bir tahribâtı ve bir küçük hâneyi tâmir etmiyor; belki küllî bir tahribâtı ve İslâmiyeti içine alan ve dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir muhît kal’ayı tâmir ediyor. Ve yalnız husûsi bir kalbi ve has bir vicdânı ıslâha çalışmıyor; belki bin seneden beri tedârik ve terâküm eden müfsid âletlerle dehşetli rahnelenen kalb-i umûmiyi ve efkâr-ı âmmeyi ve umûmun ve bâhusus avâm-ı mü’minînin istinadgâhları olan İslâmî esasların ve cereyanların ve şeâirlerin kısmen kırılmasıyla bozulmaya yüz tutan vicdân-ı umûmiyeyi, Kur’ân’ın i’câzıyla ve geniş yaralarını, Kur’ân’ın ve îmânın ilâçlârıyla tedâvi etmeye çalışıyor. Elbette böyle küllî ve dehşetli rahnelere ve yaralara hakkalyakîn derecesinde, dağlar kuvvetinde hüccetler, cihazlar ve binler tiryak hâsiyetinde mücerreb ilâçlar ve hadsiz edviyeler bulunmak gerektir. İşte bu zamanda, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyân’ın i’câz-ı mânevîsinden çıkan Risâle-i Nur, o vazifeyi görmekle beraber, îmânın hadsiz mertebelerinde terakkiyât ve inkişâfâta medâr olmuştur ve olmaktadır.”

(Üniversite Nur Talebeleri) Tarihçe-i Hayat, s. 1060


LÜGATÇE

 vüs’at: Genişlik. şimal: Kuzey. cenub: Güney. Arş: Göğün en yüksek katı. ferş: Yeryüzü, zemin, dünya. terâküm: Birikme, yığılma. rahne: Zarar, gedik, yara. efkâr-ı âmme Genelin düşüncesi, kamuoyu.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Anadolu nun sînesine yerleşmiş
« Posted on: 21 Eylül 2019, 03:31:30 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Anadolu nun sînesine yerleşmiş rüya tabiri,Anadolu nun sînesine yerleşmiş mekke canlı, Anadolu nun sînesine yerleşmiş kabe canlı yayın, Anadolu nun sînesine yerleşmiş Üç boyutlu kuran oku Anadolu nun sînesine yerleşmiş kuran ı kerim, Anadolu nun sînesine yerleşmiş peygamber kıssaları,Anadolu nun sînesine yerleşmiş ilitam ders soruları, Anadolu nun sînesine yerleşmişönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &