ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Nedir ?  > Nefs Mücadelesi > Şeytanın Hileleri
Sayfa: [1] 2 3   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şeytanın Hileleri  (Okunma Sayısı 4485 defa)
11 Aralık 2007, 05:00:37
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 11 Aralık 2007, 05:00:37 »



Allah-u Zülcelall ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:              "Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye   yarattım." (Zariyat; 56)
Bu ayet-i kerimeden anlaşıldığına göre Allah-u Zülcelal insanı, bu dünyada ahlak ve fazilet kazanması ve kendine ibadet etmesi için yaratmıştır.
Kulluk, Allah-u Zülcelal'in varlığını, birliğini, kudret sahibi olduğunu tasdik ve itaatle olur. Ayetin tefsirinde ma'rifet ve tevhidsiz ibadetin sahih olmayacağına, ibadetten maksadın tevhid ve mârifet olup Hakkı bilip anmanın hakiki ibadet olduğuna dair işaret vardır.
Demek oluyor ki, insanın yaratılmasının asıl gayesi, yaradanını bilmek, O'na bütün ruhuyla ibadet edip rızasını kazanmaktır.
Şu halde, insanın en kudsi vazifesi olan ibadeti, kendi nefsi için selamet ve saadet sebebi bilip, Allah-ı Zülcelal'in, kulun yapacağı hiç bir ibadete ihtiyacı olmadığını anlaması icap eder. Çünkü, Allah'a yapılan kulluk, insanların birbirlerine yaptığı kullukla, hürmetle kıyaslanamaz. Allah-u Zülcelal'in  hiç kimseye ihtiyacı yoktur. Aksine, herkes Allah-u Zülcelal'e  muhtaçtır.
İnsan geceleri kalkıp samimi bir şekilde yalvarıp ibadet edecek, gündüzünü de salih amelle geçirip vaktini değerlendirecek. Zira, kula farz ibadetleri eda etmesi yetmeyebilir. Nitekim Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
"İnsan için çalıştığından başka bir şey yoktur." (Necm; 39)
Yani kulun ahiret gününde eline geçecek sermayesi, bu dünyada yapıp ettikleridir, kendi çalışmasıdır. Kul, işte bu sermayesi ile   Allah-u Zülcelal'den  cenneti satın alacaktır. Allah-u Zülcelal başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
"Her kim Rabbine kavuşmak isterse, salih amel işlesin." (Kehf; 110)
Anlatıldığına göre, abidlerden biri Allah-u Zülcelal'e yetmiş sene ibadet eder, Allah-u Zülcelal'de onun bu halini meleklere bildirmek ister ve o kula bir melek gönderir.
Melek gelince, o zata, bunca ibadetine rağmen, cennete nail              olamayacağı hususundaki Allah'ın hükmünü bildirir. Abid bu haberi alınca:
"Biz ancak Allah'a kulluk etmek için yaratıldık, bizim bütün vazifemiz kulluktan ibarettir." diye mukabelede bulunur. Melek Rabb'inin huzuruna çıkınca:
"Ya İlahi! Elbette sen, o kulun ne dediğini hakkıyla bilensin." der. Bunun üzerine Allah-u Zülcelal şöyle buyurur:
"O kul madem ki, ibadetimizden yüz çevirmiyor, biz de lütuf ve keremimizle ondan yüz çevirmeyiz. Ey meleklerim, şahit olunuz ki, ben o kulumu affettim."
Onun için Allah'ın yanında malum olanı, iyice düşünmek yeterlidir. Afdan sonra, suçluya sert muamele etmek ve suçunu tekrar tekrar yüzüne vurmak o güzelim affı lekelemek demek olduğundan çirkin ve kin eseridir.
Affa ve hayra sahip olmak isteyen kimse şeytanın hilelerini iyi tanıması, bilmesi gerekir. Şeytanın hilelerini bilen kişi daha olgun davranır ve kendisini muhafaza etmeye çalışır. Şeytan, insanı ibadet ve taattan alıkoymak için yedi çeşit büyük hile kullanır, bu hileleri bilmeyen, onun tuzağına çabuk düşer.
Şeytanın birinci hilesi: Kulu Allah'a ibadet etmekten alıkoymaya men etmeye çalışır, eğer Allah-u Zülcelal lütfederse o kul şeytana şöyle cevap verir:
"Ben fani ve aldatıcı dünyadan ecelim gelince ebedi ve asli vatanımız olan ahirete elbette gidecek ve bir daha dönmeyeceğim. Bana lazım olan oraya hazırlanmaktır. Zira Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
"Şüphesiz ki, azıkların en hayırlısı Allah korkusudur." (Bakara; 197)
Şeceretü'l-Kevn de anlatıldığına göre, şeytan, Hz. Peygamber  sallallahu aleyhi ve sellem'e gelerek dedi ki:
"Ya Muhammed! Bilmez misin ki, benim yetmişbin tane çocuğum var. Bunların her birini bir başka yere tayin etmişimdir. Ayrıca her çocuğumla birlikte, yetmişbin tane daha şeytan vardır. Onların bir kısmını ulemaya gönderirim." Bu sözü söyledikten  sonra şeytan, aldattığı bir rahibin hikayesini anlatmaya geçti ve şöyle dedi:
"Bilmezmisin, Bersisa tam yetmiş yıl ihlas ile Allah'a ibadet etti. Bu ibadetleri sonunda ona öyle bir hal ihsan edilmişti ki; her dua ettiği hasta, duasının bereketi ile iyi olup şifa buluyordu. Onun peşine takıldım, hiç bırakmadım ve sonunda içki içti, zinaya düştü, katil oldu, en sonunda da küfre girdi." Bu o kimsedir ki, Allah-u Zülcelal ayet-i kerime de şöyle anlatır:
"...Şeytanın hali gibidir ki, o insana kafir ol dedi, kafir olduğu zaman da ona şöyle dedi; ben senden uzağım, ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım." (Haşr; 16)
Şeytanın ikinci hilesi: İnsanı ibadet ve tevbe etmekten daima alıkoymaya çalışır. Eğer Allah-u Zülcelal kuluna lutfederse, o               mel'una şöyle cevap verir:
"Benim ecelim kendi elimde olmayıp Allah-u Zülcelal'in elindedir. Belki şu anda ecelim gelir de ne bir ibadete ne de bir              tevbeye muvaffak olurum. Zira beş şey vardır.
Birincisi: Kıyametin ne zaman kopacağı.
İkincisi: Buluttakinin kar mı, yağmur mu, yoksa azap mı olduğu:
Üçüncüsü: Ana rahminde ki çocuğun erkek mi kız mı, sarışın mı esmer mi olduğu:
Dördüncüsü: Bir kimsenin ilerde hayır mı şer mi işleyeceği.
Beşincisi: Bir kimsenin hangi yerde ve ne şekilde öleceği.
İbn-i Abbas radıyallahu anh: "Fakat insan günahı devam ettirmek ister." (Kıyamet; 5) ayetinin tefsirinde şöyle demiştir:
"Ademoğlu, günahını takdim, tevbesini tehir eder. Bir gün gelir de insan kötü bir hareket üzere iken, tevbesiz ölüverir gider. Öyle ise insanın ne zaman öleceği belli olmadığı için, yaptığı kötü hareketlerden, bir an önce tevbe etmelidir."
Tevbesiz gitmekten Allah'a sığınırız. Tevbe konusu hafife alınmamalıdır. Allah-u Zülcelal, tevbe edenleri dostlarından saymış ve            ayet-i kerimede methetmiştir:
"Şüphesiz ki Allah çok tevbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever." (Bakara; 222)
Zahidin şefaatçısı zühdü, abidin şefaatçısı ibadeti, muhsinin şefaatçısı ihsanı, günahkarın şefaatçısı da tevbe ve pişmanlıktır.             Pişmanlık ve tevbe bu kadar önemli bir meseledir.
Şeytanın üçüncü hilesi: Şeytan yardımcılarına der ki:
"Siz dördünüz, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ümmetinden her kim namaz kılarsa, hemen gidip biriniz onun önünden, biriniz ardından, biriniz solundan, diğeriniz sağından, acele ettirmeye uğraşın."
Bunun üzerine, eğer o kimse şeytanın vesveselerine uymayıp namazında acele etmezse, Allah-u Zülcelal onun namazı için yediyüz şehit sevabı verir. Yani şeytanın görevlerinden birisi, insanı ibadetlerde acele ettirmeye çalışmaktır. "Namazını çabuk kıl da şu işi yap!" diye telkinde bulunur.
Allah-u Zülcelal, o kula lütfederse, şeytana şöyle cevap verir:
"Tam olup da az olan ibadet ve amel, noksan olup çok olanından hayırlıdır."
Her yapılan ibadetin, kime karşı yapıldığı iyice düşünülmeli, adap ve erkanına göre yapılmalıdır. Zira acele etmek şeytandan, ölçülü hareket etmek ise Allah'tandır.
Şeytan, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e namaz kılan kimseye kurmuş olduğu tuzakları şöyle anlatmıştır:
"Namazı geciktiren kimseyi, ne zaman namaz kılmak isterse tutarım, ona vesvese veririm. Derim ki:
"Henüz vakit var, sen de meşgulsün, hele şimdilik işine bak, sonra kılarsın. Ben böyle söyleyince o da namazını vaktinden sonra kılar. Ve bundan dolayı, kılmış olduğu namaz, yüzüne çarpılır.
Eğer o kimse beni mağlup ederse, ona şeytanlarımdan birini yollarım. Böylece onu namazını vaktinde kılmaktan alıkoyarım. O, bunda da beni mağlup ederse, bu defa onun hesabını namazda görmeye bakarım. O, namazın içinde iken, sağa bak, sola bak            derim. O da, sağa sola bakar. O böyle yapınca, yüzünü okşar ve alnından öperim.
Bundan sonra ona, 'sen kesinlikle yaramaz bir iş yaptın.' derim ve böylece onun huzurunu bozarım. Sen de bilirsin ki ya Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, her kim namazda sağa-sola çok bakarsa Allah-u Zülcelal onun namazını kabul etmez.
Eğer bunda da başarılı olamazsam, yalnız başına namaz kıldığında yanına gider ve ona çabuk çabuk namaz kılmasını emrederim. O da bunu yapıp, tıpkı horozun gagası ile yerden bir şeyler topladığı gibi yapar. Bunu da yaptıramazsam; bu sefer cemaatle namaz kılarken yanına giderim, orada onun başına bir gem takıp başını imamdan önce rükû ve secdeden kaldırırım. İmamdan önce de rükû ve secde yaptırırım. İşte böyle yaptığı için, kıyamet günü, Allah-u Zülcelal onun başını eşek başına çevirir."
Her ne şekilde olursa olsun, şeytan bizi ibadetten alıkoymak ve namazımızı fesat etmek için uğraştığında; daha fazla gayret gösterip Allah-u Zülcelal'den bolca yardım istememiz, şeytandan O'na sığınmamız lazımdır.
Yine şeytan, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e:
"Sen ümmetin için ferahlanırsın, halbuki ben onlara ne tuzaklar kurarım ne tuzaklar...
Miskinlere, çaresizlere ve zavallılara giderim. Namazı bırakmalarını emrederim ve onlara derim ki; namaz size göre değil, o, Allah'ın afiyet ihsan ettiği ve bolluk verdiği kimseler içindir.
Sonra da hastalara giderim. 'Namaz kılmayı bırak' derim. Çünkü Allah-u Zülcelal 'Hastalara zorluk yok' buyurdu, iyileştiğin zaman çokça kılarsın. Ve o, böylece namazı bırakır. Hatta bazen küfre bile girer, Allah'a karşı isyankar olur. Şayet o, hastalığında namazı terk ederek ölür giderse, Allah-u Zülcelal'in huzuruna çıkarken Allah-u Zülcelal'i öfkeli bulur."
Hilekar şeytanın dördüncü hilesi: Kulun gösteriş ve riyaya düşmesini temine çalışmaktır. Eğer Allah-u Zülcelal o kuluna yardım ederse, şeytanın bu vesvesesine şöyle cevap verir:
"Fayda ve zarar ancak Allah'tan olup Allah izin vermedikçe kimsenin ne faydası ne de zararı yoktur."
Bir kimse yaptığı hayır ve hasenatı, taat ve ibadetleri unutmalıdır. İnsanın Allah'a karşı minnet duygusunu gönlünden bile geçirmesi doğru değildir.
Minnet denilince, hemen başkaları hatıra gelmesin. İnsanın kendi kendine dahi minneti vardır. Bu da bir nevi minnettir. Bu sebeple, Allah-u Zülcelal aşkı ile yananlar, nefislerinin içine girerek, riyanın niyet ve ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.032


View Profile
Re: Şeytanın Hileleri
« Posted on: 18 Nisan 2019, 17:19:34 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Şeytanın Hileleri rüya tabiri,Şeytanın Hileleri mekke canlı, Şeytanın Hileleri kabe canlı yayın, Şeytanın Hileleri Üç boyutlu kuran oku Şeytanın Hileleri kuran ı kerim, Şeytanın Hileleri peygamber kıssaları,Şeytanın Hileleri ilitam ders soruları, Şeytanın Hileleri önlisans arapça,
Logged
03 Ekim 2009, 20:21:30
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« Yanıtla #1 : 03 Ekim 2009, 20:21:30 »

Amin Amin Amin
En büyük mücadelemiz, savaşımız şeytan,nefis ve heva ile olanıdır.Savaşı kazanabilmek için de düşmanımızı tanımalı ve ne tür hilelerle bize yaklaştığını bilmeliyiz ve ona karşı mücadelemizi gerçekleştirmeliyiz.Şeytanı sevindirmemek bizim elimizde Gayretle çalışmalıyız... 

Allah razı olsun hocam çok güzel bir konuydu Allah sizi korktuğunuzdan emin umduğunuza nail eylesin inş
+rep
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
13 Aralık 2009, 23:58:34
akmina

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 477


« Yanıtla #2 : 13 Aralık 2009, 23:58:34 »

AMİN cümlemize nasip etsin inşAllah.ALLAHIM  İÇİMDEKİ NEFSİN ŞERRİNDEN SENİN YARATIĞIN VE İDAREN ALTINDAKİ MAHLÜKATIN ŞERRİNDEN SANA SIĞINIRIM.Bizleri koru YA RABBİM......
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
23 Ekim 2014, 18:01:30
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #3 : 23 Ekim 2014, 18:01:30 »

amin amin amin ecmain inşAllah..Allah azı olsun hocam..son derece istifade ettiğim bir yazıydı..
şeytanla olan mücadeemizde muzaffer olabilmek için düşmanımızı iyi tanıyıp ona göre tedbirimizi almamız gerek inşAllah..Rabbim bizlere güç ve kuvvet versin inşalalh..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 23 Ekim 2014, 18:01:53 Gönderen: mevlüdekalınsaz »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
04 Kasım 2014, 23:55:29
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24.299


« Yanıtla #4 : 04 Kasım 2014, 23:55:29 »

Esselamu aleyküm.Rabbim razı olsun paylaşımdan hocam.Rabbim bizi şeytanın vesvesesinden ,şeytanın tuzaklarından korusun.Bizleri de nefsimizle başbaşa bırakmasın inşAllah......
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &