ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslamda Bayanlar Dünyası (Tıbbi & İlmi Konular) ๑۩۞۩๑ > Müslüman Bayanlar ve İslami ilimler > Müslüman Bayanlar İçin Namaz > Özel günlerinde bayanın namaz ibadeti
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Özel günlerinde bayanın namaz ibadeti  (Okunma Sayısı 2708 defa)
14 Ekim 2010, 13:17:12
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 14 Ekim 2010, 13:17:12 »



Özel Günlerinde Bayanın Namaz İbadeti


Son yıllarda, bazılarınca tartışma sebebi haline getirilen konulardan birisi1 de, Müslüman bir hanımın özel günlerinde namazlarını kılmaya devam edip edemeyeceğidir. Bu meseleyi ele alıp tartışırken, zorunlu olarak, bazı ön bilgilerin verilmesi gerekmektedir.

A - Namaz Kılabilmek İçin Abdestli Olma Mecburiyeti

Namaz kılmak isteyenin, abdest almasının şart olduğu; "Ey mü'minler, namaz kılacağınız zaman; yüzünüzü, ellerinizi ve dirseklere kadar kollarınızı yıkayın ve ıslak ellerinizi başınızın üzerine hafifçe sürün ve bileklere kadar ayaklarınızı yıkayın..." şeklindeki Kur'ân nassı2 ile sabittir. Âyetten rahatlıkla anlaşılacağı gibi, abdestsizlik hâlinde kişi hükmen kirli sayılmakta ve bu hâl namaza mâni olmaktadır. Buna göre, kadın veya erkek olsun, hiçbir Müslüman, abdestsiz namaz kılamayacaktır. Çünkü, âyetteki hitap her iki cinse şamildir. Aksi bir davranışta bulunan kimse, Allah'ın bu konudaki emrini ihlâl etmesi sebebiyle günahkâr olacak ve namazını edâ etmiş sayılmayacaktır.

Suyun bulunmaması veya bulunduğu hâlde kullanımının zararlı olması durumunda3 ise, hükmî kirlilikten (hadesten) temizlenmek için, aynı âyetin devamında, temiz toprakla teyemmüm alınması emredilmiştir; "...Su bulamadığınızda, temiz toprağa ellerinizi sürün ve onunla yüzünüzü ve kollarınızı hafifçe ovun/meshedin." Görüldüğü gibi, olağanüstü durumlarda, abdestin yerine geçecek olan temizlik, teyemmüm yapma şeklinde, bizzat Yüce Allah tarafından belirlenmiştir. Bu hâlde bile, teyemmüm almaksızın, namaz kılmak caiz olmadığı için, suyun varlığı ve kullanımının zararsız olduğu durumlarda, su ile abdest alınmadan, suyun yokluğu durumunda ise, teyemmüm yapılmadan kılınacak namaz sahih olmayacak, bu kurala uymayarak namaz kılan kimseden ibadet sorumluluğu düşmeyecektir.

Konu ile ilgili olarak Hz. Peygamber de; "Sizden biri abdesti bozulduğu zaman, abdest almadığı sürece, Allah onun namazını kabul etmez."4; "Allah Teâlâ temizlenmeksizin hiçbir namazı kabul etmez."5 buyurmuştur.

B - Cünüp Bir Şahsın Namaz Kılabilmek İçin Yıkanma Mecburiyeti

Cünüplük; eşlerin cinsî münasebette bulunması; kadın veya erkeğin cinsel tahrik sonucu, haz duyarak, cinsel organlarından akıntı gelmesi gibi sebeplerle oluşan mânevî/hükmî kirliliktir. Cünüplük hâli hükmî kirlilik/hades oluşturduğundan, namaza mâni olduğu, bu hâlde iken namaz kılınamayacağı şu âyette belirtilmektedir; "...Namaz kılmak istediğinizde, şâyet cünüpseniz yıkanınız..."6 Âyete göre; Cünüp olan kadın ya da erkek, namaz kılabilmek için; su mevcut olup kullanımı zarar vermediğinde, yıkanmalıdır ki, bu sebeple yıkanma, halk arasında boy abdesti olarak isimlendirilmektedir.

Su bulunmadığında veya suyun kullanımı zararlı olduğunda, cünüplüğün oluşturduğu hükmî kirlilikten temizlenmek için, temiz toprakla teyemmüm alınmalıdır.

Teyemmüm alınırken, yalnızca yüzün ve dirseklere kadar kolların toprakla ovulması/meshedilmesi yeterlidir. Konu ile ilgili âyet şöyledir; "...Namaz kılmak istediğinizde şâyet cünüpseniz yıkanınız... Ancak su bulamıyorsanız, temiz toprağa ellerinizi sürün ve onunla yüzünüzü ve kollarınızı hafifçe ovun.."7 Görüldüğü gibi, yıkanma veya abdest alma ile, suyun bulunmadığı veya kullanımının zararlı olduğu durumlarda onun yerine alınacak teyemmüm arasında bir fark bulunmamaktadır.

Bu ön bilgilerden sonra, yukarıda dile getirilen konunun tartışılmasına sebep olan hususa yani özel günlerini yaşayan hanımların hükmen kirli sayılıp sayılmadığı konusuna gelmiş bulunuyoruz.

C - Özel Günlerini Yaşayan Kadınların Hükmen Kirli Sayılıp Sayılmayacağı İle İlgili Görüşler

Kadınlarda görülen âdet kanamasının (hayız kanı) ve doğum sonrasındaki kanamaların (nifas kanı) fizikî bir kirlilik oluşturdukları âşikârdır, bunun yanında, söz konusu kanamaların, yaralanma veya bir organın kesilmesi olayında görülen kanamalardan tıbbî farklılık gösterdiği de bir gerçektir. Bu kanamaların bizi ilgilendiren yönü, kadınların bunlar sebebiyle, hükmen kirli sayılıp sayılmayacaklarıdır. Bu konudaki görüşleri şöyle açıklamak mümkündür:

1 - Âdet ve Nifas Kanamasının Hükmî Kirlilik Oluşturması Sebebiyle Kadınların Bu Günlerde Namaz Kılamayacağı ve Bunun Delilleri

İslâm'ın ilk yıllarından beri Müslüman ilim adamları tarafından ittifakla benimsenmiş olan görüşe göre, kadınlarda âdet ve nifas kanaması hükmî kirlilik oluşturmaktadır. Buna göre, bu hâldeki kadınlar, hükmî kirlilikten temizlenmiş olma şartı bulunan ibadetlerini eda edemeyeceklerdir. Namaz için, maddî kirlilikten temizlenmenin yanında, hükmî kirlilikten/hadesten de temizlenmenin şart olması8 sebebiyle, âdet ve nifas kanaması gören kadın, bu günlerde namaz kılamayacaktır.

İslâm âlimleri arasında bu hususta ittifak vardır.

Âdet ve nifas kanamasının hükmî kirlilik oluşturduğuna dâir deliller ve bunların değerlendirmeleri:
a- Deliller

1- Kitap

Kur'ân'da hanımların hayız hâllerinin, onlar için bir ezâ hâli olduğuna dikkat çekilerek, bu günlerinde onlara cinsî açıdan yaklaşılmaması şeklinde bir açıklama bulunmakla9 birlikte, bu akıntının kadını hükmen kirli kılıp kılmadığı, ayrıca, kadınların bu hâlleri devam ederken, ibadetlerini eda edip edemeyecekleri hakkında bir açıklama mevcut değildir. Nitekim, kadınların özel günlerindeki kanamalarının, kendilerini hükmen kirli kılacağı şeklindeki görüşü benimseyen İslâm âlimleri, görüşlerini âyete değil de sünnete dayandırmışlardır. Ancak, âyette10, özel günlerindeki bayanlara yaklaşma yasağının, "âdet kanamasının bitmesi ve sonrasında temizlenmeleri (yıkanmaları/boy abdesti almaları) ile son bulacağı" mealindeki ifadeden, kadınların bu hâlinin cünüplük gibi büyük hades hâli olduğunun anlaşılabileceğini ifade eden alimler de vardır.11 Çünkü âyette, bayanların âdetlerinin bitmesi sonrasında, kirlenmiş bölgelerini yıkamaları değil, bütün bedenlerini yıkamaları yani yıkanmaları hâlinde, temizlenecekleri ifade edilmektedir. Burada kullanılan "iza tetahherne" kelimesindeki fiil kalıbı12, bir temizlenme emri olarak, "in küntüm cünüben fe't-tahherû" şeklinde, Mâide Sûresi'nin 6. âyetinde, büyük hades/cünüplük sonrasındaki temizlenme için kullanılmıştır. Burada da temizlenme ile ilgili olarak aynı fiil kalıbının kullanılmış olması (= lâ takrabûhünne hatta yethurne, feiza tetahherne...), büyük ihtimalle, bu iki hâlin hükmen aynı hâl olduğuna işaret etmektedir. Buna göre, kadınlar âdet kanamaları olduğu zamanlarda, cünüplük hâlindeki gibi hükmen kirli sayılmaktadırlar. Bu sebeple, kadınlar âdetli iken namaz kılamayacakları gibi, bu kanamanın bitiminde, yıkanmak suretiyle hükmî kirlilikten kurtulmuş ve namaz ibadeti ile sorumlu hâle gelmiş olmaktadırlar. Buradan şu da anlaşılmaktadır: Kadınların âdet günlerinde namaz kılamamaları, onların maddî temizliklerine gerektiği şekliyle titizlik gösteremeyeceklerinden öte, bu hâldeki hanımların, kanama son bulana kadar, hükmen kirli sayılmalarındandır. Namaz kılabilmek için, hadesten temizlenmenin (= abdesti olmayanın abdest alması, cünüp kimsenin ise yıkanması) şart olduğu ise, Kur'ân'ın açık bir emri olarak yukarıda zikredilmişti.

Öte yandan, namaz öncesinde, inananların abdest alarak veya yıkanarak hükmî/mânevî kirlilikten temizlenme şekillerinin gösterildiği âyette13, genel bir kaide olarak, "Allah'ın kullarına sıkıntı ve meşakkat vermeyi amaçlamadığı, ancak onların temiz bulunmalarını murad ettiği" şeklindeki Kur'ânî ifadeden hareketle, bayanların özel günlerinin namaz ibadeti için niçin elverişli olmadığı açık bir şekilde ta'lil edilmemişse de, o hâldeki ferdin namaz için elverişli olmadığından, mutlaka bu hâlden kurtulması gerektiğine dikkat çekilmekte, ancak temizlenme için ağır ve zahmetli yolun izlenmesi istenmemektedir.

Bu kaide, özel günlerini yaşayan kadınların namaz ile mükellef tutulmamasının hikmetlerinden bir kısmını gösterir mahiyettedir. Çünkü âdet günlerinde, kadının abdesti, akan sıvı ve kanla sık sık bozulacak, bu akıntıların oluşturduğu kirlilikten uzak kalmak ise, hayli sıkıntı oluşturacak hatta bazı durumlarda mümkün bile olamayacaktır. Belki bir namaz kılarken, malum akıntıların gelmesi sebebiyle, kadının birkaç kez namazı bozulacak, tekrar gelen sıvının kesilmesinin beklenmesi ve yeniden abdest alarak namaza başlanması, zannedildiğinden fazla meşakkat doğurabilecektir. Ayrıca, genellikle özel hâllerinde kadınların "Premenstrual sendrom" diye isimlendirilen bir problem yaşadıkları günümüz araştırmacıları tarafından tespit edilmiştir. Normalden daha fazla sıkıntılı olma, bitkin düşme, depresyon veya üzüntülü ruh hâli, konsantrasyon bozukluğu, gerginlik ve unutkanlık gibi durumlar bu sendromun ruhî yansımaları olarak sayılmaktadır. Bu sendromun fizikî belirtileri olarak ise; baş ağrısı, karın şişkinliği, mide bulantısı, baş dönmesi veya baygınlık hâlleri gözlenmektedir.

Kabûle şâyân bir namazın ruhu mesabesinde olan huşûa değişik açılardan mâni teşkil eden fizikî ve ruhî durumlarla kadınların özel günlerinde karşılaşma ihtimallerinin yüksek olduğu düşünüldüğünde, bu özel günlerde kadınların namaz ibadetinden niçin muaf tutulmuş olduklarının hikmeti biraz daha berraklaşmaktadır.

2- Sünnet


Kur'ân'ın sağlıklı bir şekilde anlaşılıp uygulanabilmesi için, fiilî ve kavlî olarak, sahih sünnete başvurulması gerekir. Çünkü Allah Teâlâ, Kur'ân'ı tebyin yetkisin...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Özel günlerinde bayanın namaz ibadeti
« Posted on: 28 Mart 2020, 22:50:42 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Özel günlerinde bayanın namaz ibadeti rüya tabiri,Özel günlerinde bayanın namaz ibadeti mekke canlı, Özel günlerinde bayanın namaz ibadeti kabe canlı yayın, Özel günlerinde bayanın namaz ibadeti Üç boyutlu kuran oku Özel günlerinde bayanın namaz ibadeti kuran ı kerim, Özel günlerinde bayanın namaz ibadeti peygamber kıssaları,Özel günlerinde bayanın namaz ibadeti ilitam ders soruları, Özel günlerinde bayanın namaz ibadeti önlisans arapça,
Logged
15 Ekim 2010, 16:13:23
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« Yanıtla #1 : 15 Ekim 2010, 16:13:23 »

Allah razı olsun abla emeğine sağlık çok önemli konulardan birini seçmişsin


Âdetli ve lohusa kadınlar namaz kılamaz ve oruç tutamazlar Bu süre içinde geçen namazlar onlar için bağışlanmıştır Daha doğrusu bu süre içinde namaz kılmakla yükümlü bulunmadıklarından sorumlu da değildirler Oruçlarını ise bu halleri geçtikten sonra imkân bulduklarında kaza ederler



Lohusalık ve âdetli olmak bir bakıma hastalığa benzediği ve bu durumdaki hanımlar, maddî ve manevî (psikolojik) bakımdan normal durumlarından farklı oldukları için kendilerine namaz kılmak ve oruç tutmak yasaklanmış, bu halleri geçtikten sonra namazı değil, orucu kaza etmeleri istenmiştir



Namaz ve orucun bu durumlarda tutulmayacağı; namazın değil, yalnızca orucun sonradan kaza edileceği konularında sahih hadisler ve bu hadisler üzerinde oluşmuş icma (alimlerin, mezheblerin ittifakı) vardır



Kur'ân-ı Kerim'de "hayızlı ve lohusa kadınların oruç tutmayacakları ve namaz kılmayacakları yazmıyor" diyerek bu ittifaklı hükme karşı çıkmak ve "kadınları ibadetten mahrum etmeye hakkımız yok" diyerek duygu istismarı yapmak, İslâmî ilimlerde yeri olmayan bir yaklaşımdır


Çünkü bu ilimlere göre İslâmî hükümlerin kaynağı yalnızca Kur'ân değildir, bunun yanında Sünnet, ictihad ve icma vardır İslâm'ın tek kaynağını Kur'ân kılan anlayış ve yaklaşım "muteber ve sahih İslâm'ın dışında kalan" bir anlayıştır; buna mezheb demek caiz ise "ehl-i Sünnet dışında kalan" bir mezhebdir, sünnî Müslümanları bağlamaz


Müslüman hanımlar asırlardan beri bu hallerinde, yukarıda zikredilen sınırlara riayet etmişlerdir ve bu durumdan da şikayetleri yoktur Yeni müctehidler (!) hayızlı ve lohusa kadınları namaz kılmaya ve oruç tutmaya sevketmeden önce, hiçbir mazeretleri yok iken namaz kılmayan ve oruç tutmayan milyonca Müslüman kadın ile meşgul olsunlar, onlara İslâmî hayatı ve ibadeti talim ve telkin etsinler; İslâm'ı onların heva ve heveslerine değil, onları İslâm'ın şekil, ruh, mâna ve maksadına yaklaştırsınlar; eğer niyetleri halis ise


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
18 Temmuz 2015, 10:45:11
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 15.438



« Yanıtla #2 : 18 Temmuz 2015, 10:45:11 »

Emeklerinize sağlık  güzel konu paylaşmışsınız.Bilgi ne büyük nimet elhamdülilah .Fakat hayata nakşedilmesi ayrı bir güzellik.Sonsuz şükürler olsun Allah'ım
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
18 Temmuz 2015, 18:10:52
İkraNuR
Öğrenci Grubu
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3.427



« Yanıtla #3 : 18 Temmuz 2015, 18:10:52 »

Ozel gunlerde adetli we lohusali gunlerd namaz kilinmaz. Cnk gunahtir. Allhim bizlere yaptugun kolaylik icn sukurler olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
18 Temmuz 2015, 20:26:17
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.967


« Yanıtla #4 : 18 Temmuz 2015, 20:26:17 »

Aleykümselam.Rabbim razı olsun paylaşımdan kardeşim.Peygamber efendimiz hayızlılık bittikten sonra gusül alınıp böyle namaz kılınması gerektiğini söylemiştir.Bu durumda hayızlı iken kişi biten kadar namaz kılmaz ve bitince hayızlılık gusül alıp,namaz kılmaya devam eder...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &