ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Mükayeseli İbadetler İlmihali > İhtilaf Noktaları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İhtilaf Noktaları  (Okunma Sayısı 349 defa)
28 Ağustos 2012, 14:20:23
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 28 Ağustos 2012, 14:20:23 »



b) İhtilaf Noktaları:

(1) Hukukçuların ihtilaf ettiği en önemli nokta, gizli mal­ların zekâtının tahsil ve harcamasının devlete mi, yoksa mü­kellefe mi ait olduğudur.

(2) Üzerinde durulan meselelerden birisi de, zekâtı alan devletin ve devlet başkanının dinî durumudur. Fukahanın ifa delerinden anlaşılan odur ki,  İslâm devletini idare edenler diğer mevzularda haksız ve gayrimeşru tasarruf ve dav­ranışlarda bulunmakla beraber, zekâtı toplayıp dağıtma işinde dürüst davranıyorlarsa, bunlara zekât verilir. Zekâtı yerine sarfetmiyorlarsa verilmez, gizlenir; eğer cehren, (açıktan) alırlarsa, Cumhur'a göre yeniden ehline verilmesi gerekir.

Yusuf Kardavî, -ilgili görüşlerle, Hz. Peygamber, Raşid Halifeler'in uygulaması ve sahabenin fetvalarını gözönünde tutarak- bu konuda kendi görüşünün, tıpkı aslındaki gibi açık veya gizli ayırımı yapmadan, her çeşit malın zekâtının devlete ödenmesi ge­rektiği tarzında olduğunu belirtir. Hz. Osman'ın uygulaması, bağlayıcı bir nitelik kazanmayıp, zaruret ve kolaylık gibi, çeşitli hal ve şartlara göre bazan zekâtın mükelleflerin dağıtımına bırakılacağını gösterir. Ama asıl olan, devletin zekâtı tahsil ve tevziidir. Muhammed Ebu Zehra, Abdulvehhab Hallaf ve Abdurrahman Hasan da bu görüştedir. [260] Bu sonuca göre, müslüman devletlerin zekâtı her yönüyle organize edebilmek için, özel bir idarî mekanizma oluşturması gerekir.

Yusuf Kardavî, zekâtın devletçe tahsili halinde -ziraî ürünle­rin zekâtı için tahminde bulunurken yapıldığı gibi- ödenecek zekât miktarının 1/3 veya 1/4'nin, mükellefin kendi ödemesine bırakmanın doğru olacağını belirtir. Böylece onlar, kendi bilgi ve tercihlerine göre, muhtaç akraba ve komşularına yardım imkânı bulacaklardır. Bu esasın benimsenmesiyle, çözüm yollarına uygun şekiller uygulama alanına sokulmuş olur.

Yusuf Kardavî'nin açıklamasına göre, yukarıdan beri sözü edilen devletle, -cüz'i hükümlerde aykırı davransa da- egemenliği için islâm'ı esas alan, onu devleti için anayasa, sosyal, iktisadî, siyasî ve kültürel işleri için sistem olarak benimsemiş müslüman devlet kastedilmektedir. İslâm'ı inkâr ederek, doğu veya batı sis­temlerini benimseyen devletlere kesinlikle zekât ödenemez. [261]

Suudi Arabistan'da yayınlanan zekât kararnamelerinde, na­kit ve ticaret malı için beyan edilen zekâtın yansının mükellef ta­rafından hak sahibi yoksul ve muhtaç akrabaya ödenmesine izin verilmiştir. 1950'den beri zekât tamamen devlete ödeniyordu. Necd ve Hicaz'daki halkın şikâyet ve talepleri üzerine 1957 yılında, na­kit zekâtın bir kısmının doğrudan mükellefçe ödenmesine izin ve­rilmiştir. Daha sonra, 1382-1383'te, kişi ve şirketlerin zekâtlarını tamamen devlete ödemesi kararlaştırılmıştır. Nihayet, 1396'da çıkarılan bir fermanla, sadece nakit ve ticaret zekâtının yarısının mükellefçe ilgili kişi ve yerlere ödenmesine izin verilmiştir. Şirketler bu iznin dışında bırakılmıştır[262].

Mısır'da hazırlanan 1983-1984 tarihli zekât kanunu tasarısı (m. 22) da, beyan edilen zekât miktarının % 25'i geçmeyen kısmının, mükellef tarafından hak sahiplerine ödenmesine izin vermiştir[263].

Bu görüş ve uygulamalara karşılık, zekâtın tamamen ilgili kamu kurumuna veya kuruluşuna ödenmesi gerektiği görüşünü savunanlar da vardır. Bunlardan biri olan Osman Huseyn Abdul­lah'a göre yoksul akrabası veya tanıdıkları olanlar, zekâtlarını öderken, bu muhtaç kişileri zekât kuruluşuna bildirmelidirler. [264]

Kuveyt'te kabul edilen 1982 tarihli zekât kanunu, tüzel kişiliği ve müstakil bütçesi bulunan zekât fonuna gönüllü ödeme yapılmasını öngörmüştür. [265]




[260] Halkatu'd-Dirasati'l-îctima'iyye'den Kardavî, FZ, c. II, s. 773-774; Karaman, İslâm'ın Işığında Günün Meseleleri, c. II, s. 106.

[261] Bakara: 2/85.

[262] Abdullah, Zekât, s. 43, 206.

[263] Abdullah, age, s. 204.

[264] Abdullah, age, s. 204.

[265] Abdullah, age, s. 213.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İhtilaf Noktaları
« Posted on: 26 Mayıs 2020, 15:55:49 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İhtilaf Noktaları rüya tabiri,İhtilaf Noktaları mekke canlı, İhtilaf Noktaları kabe canlı yayın, İhtilaf Noktaları Üç boyutlu kuran oku İhtilaf Noktaları kuran ı kerim, İhtilaf Noktaları peygamber kıssaları,İhtilaf Noktaları ilitam ders soruları, İhtilaf Noktalarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &