ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Mükayeseli İbadetler İlmihali > Gider Üzerinden Alınan Vergiler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gider Üzerinden Alınan Vergiler  (Okunma Sayısı 3978 defa)
28 Ağustos 2012, 14:50:16
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 28 Ağustos 2012, 14:50:16 »



Gider Üzerinden Alınan Vergiler:

Maliye ilminde ve Vergi hukukunda,  ayrıca gider üzerinden alınan vergilerden de söz edilmektedir.

Genel bir deyimle, gelir veya servetlerin harcama yönünden vergiye tâbi tutulmasına, Gider Vergisi denir. Gider, gerek ser­vetin, gerekse gelir çeşitlerinden her birinin tüketim için kul­lanılması eylemidir. Başka bir deyişle, gider, bir kimsenin servet veya gelirinden tüketim için ödediği kısımdır. Bu anlamda gider, daha çok sübjektif ve şahsîdir. Oysa masraf terimi, daha objektif ve gayrişahsî olarak muhasebe ve işletme lisanında kullanılan bir terimdir. Gider ve masraflar, ortak bir isim altında “harcama” teri­miyle ifade edilebilir. Bu anlamda, servet ve gelirden, gerek tüke­tim, gerekse üretim için ödenen kısımlar, harcamadır. Gider vergi­lerinde verginin mevzuu, kanunda belirtilen mal, hizmet veya hu­kuki işlemlerdir. Vergi, bu malların istihsal ve satılmasında, hiz­metlerin veya hukukî işlemlerin yapılmasında, bunların fiyat, be­del, nevi veya fizik miktarları üzerinden hesaplanarak alınır. Bu vergilerde genel anlamda vergiyi doğuran olay konusunda belirti­len mal ve eşyanın üretilip satılması, hizmetin bedel karşılığı yapılması veya hukukî işlemlerin gerçekleştirilmesidir. Yu­karıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, yapıları itibariyle vasıtalı vergiler grubuna giren gider vergileri, vasıtasız vergiler grubuna giren gelir veya servet vergilerine nispetle gerek mevzu, gerekse vergiyi doğuran olay bakımından daha karışık ve çeşitli ölçülere dayanmaktadır. Başka bir deyişle, gider vergilerini belirli tek bir ölçüye göre tanımlamak imkânı yoktur. Gerçekten, dahilde alınan istihsal vergisi üretim nedeniyle veya Bina İnşaat Vergisi inşaat sebebiyle, İşletme Vergisi bir kısım mal ve eşyanın satın alınması sebebiyle, Banka ve Sigorta Muameleleri vergisi ile Nak­liyat ve PTT vergileri hizmet sebebiyle, Damga Vergisi ve Harçlar bazı hukukî işlemler sebebiyle ve Gümrük Vergisi veya ithalde alman İstihsal Vergisi ithalat sebebiyle Katma Değer Vergisi mal ve hizmetlerin el değiştirmesi sebebiyle doğmaktadır. Öte yandan gider vergileri, gerek mal ve eşyanın üretim ve tüketimi, gerekse hukukî muamelelerin yapılması bakımından da iktisadî ve hukukî muamele vergileri çeşitlerine ayrılabilir. Ayrıca bu vergilerin bir kısmında vergiyi doğuran olay, üretilen mal ve eşyanın satışı veya bir hizmet yapılması olduğu halde, diğer bir kısmında sadece ima­lat veya akit yapmaktır. Gider vergilerinde prensip itibariyle bir alım-satım sebebiyle bir giderin vergilendirilmesi söz konusudur. Bu anlamda konusu alım-satım olmayan damga vergileri ve harçlar ile bina inşaat vergisi ve hatta spor-toto vergisi ve rıhtım res­mini gider vergileri grubundan çıkarmak uygun düşebilir. Ancak, bunların gerek gelir, gerekse servet vergileri gruplarına da dahil edilme imkânı yoktur. Böylece, son vergileri de ister istemez gider vergilerinin bir çeşidi olarak incelemek gerekmektedir. [160]

Gider vergileri, üretilen, satılan ya da tüketilen mal ve hizmetler üzerine konulan vergilerdir. Gelir veya serveti elde edildik­leri zaman değil, harcandıkları zaman, mal ve hizmetlerin fiyat­ları içine gizlenmiş olarak vergilendirirler. Çoğunlukla, gayrişahsî vergilerdir. Vergi yükümlüsünün şahsî durumlarını dikkate almaksızın, üretim, tüketim, değişim gibi olaylara dayanırlar. Miktarları, ferdin tüketim harcamalarına göre değişir; vergilenmiş malları daha çok kullananlar, diğerlerine oranla daha fazla vergi öderler. Gider vergileri, gelirin yalnız harcanan kısmını hedef tutarlar; tasarruflar gider vergisine konu olmazlar. Tersine artan oranlı vergilerdir; ferdin geliri büyüdükçe tükettiği mal ve hizmetler üzerinden ödediği verginin gelirine oranı küçü­lür. Bu yüzden, gider vergilerini, gelirlerinin büyük bir kısmını tüketime ayırmak zorunda olan fakirlerin, gelirlerine oranla zenginlerden daha fazla ödedikleri kabul edilir. Gerçi yüksek gelirli­ler, mutlak olarak düşük gelir gruplarından daha fazla harcamada bulunur ve daha çok vergi öderler; ancak, yapılan harcamanın ve ödenen verginin toplam gelirlerine oranı fakirlerinkinden daha düşüktür.

Gider vergilerinin tarihi, bir bakıma, toplum tarihi kadar es­kidir. A. Smith, en eski gider vergilerini gümrük vergilerinin oluşturduğunu, bunların bilinmeyen zamanlardan beri ödenmeleri alışılagelmiş olmaları yüzünden, örf anlamına gelen “Customs” adının verilmiş olabileceğini belirtir. Eski Mısır'da ve Roma'da, da gider vergileri kullanılmış ve Roma'da Fransa'ya ve İspanya'ya geçmiştir. 17-19. yy.'lar boyunca, yer yer bütün Avrupa ülkelerinde uygulanmıştır. Günümüzdeki şekli ile vergi sistemlerine, 20. yy.'ın ilk yarısında girmişlerdir. Birinci Dünya Savaşı ve 1929 ekonomik krizinin yarattığı malî güçlüklerle, birçok devlet, geçici bir tedbir olarak genel gider vergilerine başvurmuş; ancak sağladıkları bol gelir sebebiyle bu vergiler kısa zamanda gelişip, vergi sistemleri­nin vazgeçilmez birer unsuru haline gelmişlerdir. Bu dönemde, ilk kez Almanya, 1916 yılında genel Gider Vergisi Kanunu çıkardı. Onu izleyen yıllarda bütün Avrupa ülkeleri yavaş yavaş bu usûle katıldılar.

Zekât hukuku açısından, gider üzerinden alınan zekâttan söz etmeye imkân yoktur. Zira zekât, zenginlerden alman bir vergi­dir. Bu verginin gideri de, fakirler ile din ve ümmetin umumî ya­rarlarına tahsis edilmiştir. Halbuki gider sahibi veya tüketici (müstehlik), zengin olabildiği gibi, fakir de olabilir. Oysa zekât mükellefiyeti açısından fakir, zekât ödemek bir yana, zekât al­maya hakkı olan kişidir. Devlet gelirini arttırmak amacıyla ihtiyaç ortaya çıkınca gider üzerinden vergi almak mümkünse de, gi­der üzerine zekât konulması, zekâtın ana prensiplerine ve ruhuna aykırı düşer. [161]

Yeniden belirtelim ki, zekât sistemi incelendiğinde, zekâtın kaynağının, bazı iktisatçı ve maliyecilerin görüşlerinin aksine, günümüz vergi sistemlerine de model olacak şekilde, hem servet-sermaye, hem gelir olabildiği derhal görülür. Saime hayvan serve­tinin, altın ve gümüş (nakit) servetinin, ticarî servetin zekâtı bi­rinci grubun örneğidir. Ziraî gelir, maden işletmesi geliri, kiraya verilen bina gelirleri, fabrika gelirleri, ticarî olmayan gelir sağlayıcı yerlerin gelirleri, ücretler ve serbest meslek kazançları da ikinci grubun örnekleridir. [162]

 
5- Oran Açısından Vergiler:

 

Vergide oran usûlüne gelinmezden önce, dağıtma usûlü uygu­lanmaktaydı. Bu usûle göre, ülkeden alınacak bir vergi miktarı, tüm olarak tespit edilir. Tespit edilen miktardan her vilayet payı ayrılır; vilayet payları kazalara, kaza payları bucaklara bölünerek matrahlara inilirdi. Ancak, matrahları önceden bilinebilen arazi, bina ve kira gibi vergilerde uygulanabilen bu usûlün, diğer vergi­lere uygulanması mümkün değildir. Ülkemizde de bir süre kul­lanılan bu usûl, terk edilme yolundadır.

Oran usûlünde ayırma teorisi gereğince, değişik oranların uygulanabilmesi için gelirler üç gruba ayrılmıştır:

1) Sermaye gelirleri,                                                   

2) Emek gelirleri,

3) Sermaye ve emeğin birleşmesinden, doğan gelirler.

Ayırma usûlünün asıl hedefi, emeği sermaye gelirinden daha az bir vergiye tâbi tutmaktır. Bu usûl, her ülkede maliye politika­larına uygun bir şekilde, birbirinden farklı olarak uygulanmak­tadır.

Oran açısından vergiler iki çeşittir:

 
Tek Oranlı Vergiler:

 

Alınacak vergi miktarının hesaplanmasında, matraha uygu­lanacak oranı matrahın artması halinde dahi değişmeyen vergi­lere Tek Oranlı, Eş Oranlı veya sadece Oranlı Vergiler de­nir. Matrahlardaki farklılık, az veya çok, oran üzerine tesir etmez. Meselâ 1000 liralık matrah ile 12.500 liralık matrahlara % 10 oranının uygulanmasıyla, vergi miktarının tespit edilmesi ha­linde, tek oranlı vergiden söz edilir. Ülkemizde, kurumlar vergisi bunun örneğidir. Eş oranlı vergilerde vergi oranı değişmemekle beraber, vergi matrahının artması derecesinde, alınacak vergi miktarının da artacağı açıktır. Esasen, tek oranlar usûlü ile izle­nen amaç da budur.

 
Artan Oranlı Vergiler:

 

Alınacak vergi miktarının hesaplanmasında, matraha uygu­lanacak oranın bu matrahın artmasıyla yükseldiği vergiler Artan Oranlı Vergilerdir. Hemen fark edileceği üzere, bu usûl, şekil olarak tek oranlı usûlden ayrılır. Tek oranlı usûlde, vergi mat­rahının artması, vergi oranında bir artış gerektirmediği halde, ar­tan oranlı usûlde matrahın artışına göre, vergi oranları da artmak­tadır.

Buna göre, 10.000 lira geliri olan mükelleften % 10'dan 1.000 lira değil, belki % 15'den 1.500 lira almak gerekir. Burada amaç, 10.000 lira geliri olan mükellefin ödeme gücünün, daha az gelirliye göre daha fazla olduğu düşüncesiyle, tek orana göre ödemesi gere­kenden daha fazla vergi ödemesidir.

Vergilerde artan oranlar usûlü çeşitli şekillerde uygulana­bilmektedir




[160] Belirtilen özellikler ve çelişkiler dolayısıyla, Maliye Bakanlığı, 1982 Bütçe Kanunu B Cetveli'nde vergileri değişik bir sınıflamaya tâbi tutmuştur,

1. Gelirlerden alınan Vergiler, Gelir, Kurumlar Vergisi vb.

2. Servetten alınan Vergiler, Emlak, Veraset ve İntikal vergileri vb.

3. Mallardan alınan Vergiler, dahilde alınan İstihsal Vergisi, İşletme Vergisi vb.

4. Hizmetlerden alınan Vergiler, Bina inşaat vergisi vb.

5. Dış Ticaretten alınan Vergiler Gümrük Vergisi vb.

Geniş bilgi için bkz- Erginay Vergi Hukuku,  s.  270-271, 134-136; Erginay,  Maliyesi, s. 103; Nadaroğlu, age, s. 355-372.

[161] Kardavî, FZ, c. II, s. 1023.

[162] Kardavî, FZ, c. II, a. 1054.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Gider Üzerinden Alınan Vergiler
« Posted on: 25 Mayıs 2020, 20:12:06 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Gider Üzerinden Alınan Vergiler rüya tabiri,Gider Üzerinden Alınan Vergiler mekke canlı, Gider Üzerinden Alınan Vergiler kabe canlı yayın, Gider Üzerinden Alınan Vergiler Üç boyutlu kuran oku Gider Üzerinden Alınan Vergiler kuran ı kerim, Gider Üzerinden Alınan Vergiler peygamber kıssaları,Gider Üzerinden Alınan Vergiler ilitam ders soruları, Gider Üzerinden Alınan Vergilerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &