> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Mükayeseli İbadetler İlmihali > Esneklik İlkesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Esneklik İlkesi  (Okunma Sayısı 2668 defa)
29 Ağustos 2012, 14:58:07
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 29 Ağustos 2012, 14:58:07 »



Esneklik İlkesi:

Vergi esnek olmalıdır, yani gerekirse harcamalardaki artışla karşılıklı olmaksızın oranın ve hasılanın artışını sağlamalıdır.

Esneklik bakımından zekât, tamamen ayrı bir kategoridedir. Yeryüzünde hiçbir yönetici, zekât nispetini en küçük şekilde bile olsa, değiştirmek gücüne sahip değildir. [110] Gerçekte, İslâm'ın uzun tarihi boyunca, en kötü bir yönetici bile zekât nispetini artırmaya veya onda küçük bir değişiklik yapmaya yeltenmemiştir. Çünkü böyle bir davranışa İslâm toplumunda bir gün bile müsade ve mü­samaha edilmeyecektir. Devletin ihtiyacı ne olursa olsun, meydana gelen hadise ne kadar büyük olursa olsun, Allah'ın koyduğu zekât sisteminin önemi, sarsılmadan    kalmıştır. Şüphesiz, devlet başkanına, savaş gibi zorlayıcı durumlarda yeni vergiler koyup halka yüklemek yolu açıktır. Hatta, toplum içinde çoğunluğun za­rarına olarak servetin sadece birkaç kişinin elinde toplanmasını önlemek için de bu yola başvurulabilir. Fakat zorlayıcı durum­larda konulan bu gibi yükümlülükler, o durumun ortadan kalk­masıyla kaldırılır; bu halin dokunulmaz kalması gereken zekâtla hiçbir ilgisi yoktur. Zekâtın en büyük yanı, onun mukaddes oluşu gereğindedir. Zekât, öyle bir tarzda tertip edilmiştir ki, o, kendi amacına hizmet eder. İşte, buradan mahiyeti icabı zekâtın, bugünkü devletlerdeki bazı vergilerin elastiki oluşu manasında bir elastiki­yeti olamayacağını söyleyebiliriz.

Hiçbir ülkede, her vergi, bu ilkelerin tümünü içine almaz. Günümüz vergileri bile, bazı ilkeleri şu ya da bu biçimde bozan ni­telikler taşır. Bir vergileme sistemi olarak zekât, vergileme ilkele­rinin çoğunu içine almakla kalmaz, günümüz vergileri karşısında belirli üstünlükler de taşır:

a) Günümüzdeki vergilerin en önemli eksikliği, vergi ka­çakçılığına açık olmasıdır. Birçok insanın yanlış bilgiler vererek gelir vergisinden kaçmaya uğraştıkları herkesçe bilinmektedir. Zekâtta ise, dinî-ekonomik niteliği sebebiyle insanların doğruluk dışı davranışlara yönelmesi beklenemez. Zekât, İslâm'ın beş temel şartından biridir. Allah'ın arzusuna gönüllü bir teslimiyeti belirtir.

b) Kullanılmayan birikmiş servetten alman zekât, soylu bir amaca yöneliktir. Zekât aracılığıyla birikmiş servetin, ekonomik akıma sokulması ve toplum yararına kullanılması mümkün olur. Zekât ilahî bir buyruk olduğundan, kişi kendi isteğiyle biriktirmiş olduğu servetini ortaya çıkaracaktır. Günümüzdeki vergi sistemle­rinde bu istekli işbirliği sağlanamaz. Çünkü hiç kimse gizli servet­lerini kendi isteğiyle açıklamaz. Gerçekten zekât, para yığmak eğilimini kontrol eder. Bu paraların üretken amaçlı yatırımlara yönelmesi için güçlü bir teşvik aracı olur. Çünkü İslâm kâra ve or­taklığa izin vermiştir.

c) Zekâtın amacı ve harcama alanları Kur'ân-ı Kerim'de be­lirtilmiştir. Bu sebeple, hükümet zekâttan elde ettiği geliri istediği biçimde harcayamaz. Oysa vergilerden sağlanan gelirler, günümüz devletleri tarafından    yararsızca kullanılabilir. Araştırmalar, vergi gelirinin daima üretken alanlarda harcanmadığını göstermektedir.  Öte yandan zekât, gelir vergileri kadar “hissedilir” değildir. Çünkü zekâtın ödenmesi ilahî bir buyruktur. Halk zekâtını isteyerek ödeyecektir.

d) Günümüzde tüm ekonomik açıdan ileri ülkelerde sosyal güvenlik programları istekleri artmıştır. Zekâtın  harcama yeri olan sekiz kalemden altısı yoksulluğun yok edilmesine yöneliktir: Namaz, zengin ve yoksul bütün toplumun eşitliği ve kardeşliği duygusunu geliştirir. Zekât, zenginlerde yoksulların geçiminden sorumlu oldukları fikrini uyandırır. Eğer kişi sosyal adaleti sağlamak, yoksulluğu yok etmek için: bir şeyler yapmıyorsa, na­mazın öğrettiği İslâm'ın sosyal ve ahlâkî değerleri mânâ ve öne­mini yitirecektir. Zekât en ileri ve en çağdaş bir kurumdur. Çünkü yoksulluğun yenilmesi uğrunda ekonominin bütün bölümlerine be­lirli yükümlülükler getirmektedir. Zekâtta toplumun bütün serma­yesi vergilendirilerek, yoksulların ve düşkünlerin ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanmaktadır. Zekât, millî servetin bütününü kapladığından, günümüz devletlerinin yoksul için geçim teklifi, sosyal refah düşüncesi açısından herhangi bir yenilik getirmemek­tedir.

Günümüzde sosyal güvenlik araçlarıyla ekonomik sıkıntıları gidermek sorumluluğunun devlete yüklenmesi, ilk kez Rusya'da olmuştur. İster zekâtın bir kopyası olsun, isterse bağımsız bir düşünce nin ürünü olsun, bu uygulama, ondört yüzyıl önce örnek bir sosyal güvenlik sistemi getiren İslâm'ın büyüklüğünü gösterir. Batı düşünürleri bilim ve gerçekten çok uzakken, İslâm, zekât yoluyla, kitlenin sosyal güvenliğinin sağlanmasını devletin ana görevlerinden biri olarak düzenlemiştir. [111]

e) Günümüz iktisatçılarına göre, bir vergi sistemi, toplum üzerindeki etkilerine bakarak değerlendirilebilir. Toplum yararını maksimize eden bir vergi sistemi, en iyi vergi sistemidir:

“Bir top­lumda ekonomik refahı arttırmanın iki yolu vardır: İlki üretim­deki gelişmeler, ikinci olarak üretilenin bölüşümündeki iyileşmelerdir.”  Üretimdeki gelişmeler,

1) Üretken güçlerin artışı kişi başına daha büyük bir” ürü­nün daha az çaba ile elde edilmesini sağlar,

2) Üretimin örgütlenmesindeki gelişmeler ki, işsizlik ve başka sebeplerle ekonomik kaynakların israfını asgariye indi­rir,

3) Toplum ihtiyaçlarını karşılayacak malların çeşit ve bileşimindeki iyileşmelerdir.

Bölüşümdeki iyileşmeler,

1) Günümüzün birçok toplumlarında görülen aileler ve kişiler arasındaki büyük servet eşitsizliğinde azalma,

2) Farklı zamanlarda belirli kişilerin ve ailelerin özel­likle toplumun yoksul kesimlerinin gelirlerindeki büyük dalgalanmaların azalması şeklinde ortaya çıkar.

Zekât, İslâm toplumunun üretim, tüketim ve bölüşüm kalıplarını iyileşme yönünde değiştirir. Kapitalizmin en büyük sakıncalarından biri, üretim araçlarının, büyük çoğunluğun ya­rarlarını hiçe sayan küçük bir mutlu azınlığın elinde olmasıdır. Bu, ülkede sanayî ve ticaretin gelişmesine sed çeken büyük bir ge­lir eşitsizliğini durmaktadır. Çünkü ekonomik düzene hakim olan bir tekel, daima ülkenin ekonomik kaynaklarının tam kullanımını önlemektedir.

Zekât, servet yığmanın uzlaşmaz bir düşmanıdır. Zengin müslümanlara yüklenen zorunlu bir vergi olarak zekâtın amacı, gelir eşitsizliğini yok etmek, satmalına gücünün yoksullara veril­mesini sağlamaktır. Kur'ân'a göre para kazanmanın hiçbir sakıncası yoktur. Fakat bir tek vatandaşının bile hayatın asgarî ih­tiyaçlarından yoksun kalmamasını sağlamak da İslâm devletinin mukaddes bir vazifesidir. Bu amaç zekât gelirinin yoksul ve muhtaçlar arasında uygun bir dağılımıyla gerçekleştirilebilir. Zekât, onlara satın alma gücünü aktararak, mal arz ve talepleri arasında denge kurar, ülkede üretimi destekler, gelişme ve refahı sağlar. El­lerinde satın alma gücü olan insanlar daha fazla talep edecekler, müteşebbisler daha fazla üretmeye çalışacak, iş alanları çoğalacak, böylece millî gelir artacaktır. Bu sebeple zekât, hem zenginin, hem yoksulun yararına işleyecektir. Hem ödeyene, hem de alana iyilik getirecektir. Zekât kendisi bir amaç değildir. Amaca götüren bir araçtır. Bu sebeple zekâtın özü, ayrıntılı kurallarında değil, var oluş amaçlarında aranmalıdır.




[110] Geniş bilgi ve başka görüşler için bkz. aşağıda 29.

[111] Bu konuda bkz. Yazgan, Turan: Sosyal Güvenlik Açısından Zekât,  İstanbul 1987; Beşer, Faruk: İslâm'da Sosyal Güvenlik, Ankara 1.987.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Esneklik İlkesi
« Posted on: 27 Ocak 2023, 11:48:03 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Esneklik İlkesi rüya tabiri,Esneklik İlkesi mekke canlı, Esneklik İlkesi kabe canlı yayın, Esneklik İlkesi Üç boyutlu kuran oku Esneklik İlkesi kuran ı kerim, Esneklik İlkesi peygamber kıssaları,Esneklik İlkesi ilitam ders soruları, Esneklik İlkesiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &