ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Mucize Ve Büyük Özellikleri > Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenler  (Okunma Sayısı 1475 defa)
07 Ocak 2010, 23:45:48
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 07 Ocak 2010, 23:45:48 »



Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenler


İbni Sa´d, Ebû Yâlâ, Taberani, Beyhaki ve Ebû Nuaym Fadl bin Abbas´tan naklederler. O şöye demiştir: Peygamber (s.a.v.) buyurdu: "Başımı bağlayın. Ben Mescid´e çıkmak istiyorum!" Ben, başını bağla dım. O da Mescid´e çıktı. Tâ minbere kadar iki kişiye dayanarak gitti. Minbere oturduğu zaman; şu hutbesini irâd etti: "Bundan sonra derim ki: Ey insanlar, benim sizlerden ayrılığım, gerçekten yaklaşmış bulun maktadır. Şimdi ben sizlere diyor ve haber veriyorum! Kimin sırtına vurmuşsam, işte sırtım, gelip hakkını alsın. Kimin malını almışsam, işte malım, gelip hakkını alsın! Kime sövüp hakarette bulunmuşsam, işte haysiyetim ve namusum; gelip aynı şekilde davranarak benden hakkım alsın! Hiç bir kimse, sakın ola ki, "ben, Resûlüllah´a böyle bir şey yap maktan veya söylemekten korkarım!" diye düşünmesin. Zira hakkını almak isteyen birisine karşı, kızmak veya ona düşmanca davranmak; Allah´ın elçisi olarak benim şanımdan ve ahlakımdan değildir! Bu böy lece biline."

Sonra Reülüllah (s.a.v.) sözlerine şöyle devam ettiler: "Sizlere ha ber veriyorum! Kim içinden bir şey duyup söylemek isterse, kimin nef sinden şikayeti varsa; mutlaka kalkıp söylesin! Ben onun için, Allah´a dua edivereceğim!" Resûlüllahm bu sözü üzerine adamın biri ayağa kalktı ve şöyle dedi: "Yâ Resûlellah, ben; münafığın ve cimrinin birisi yim! Aynı zamanda ben; korkak, çok uyuyan ve çok yalan söyleyen biri­siyim! Benim için dua buyurur musunuz?"

Sevgili Resulümüz, o adamın bu sözleri ve ricası üzerine buyurdu lar ki: "Allah´ım, bu kuluna iman nasib eyle! Onun imanını ve islammı gerçek kıl! Onun nefsindeki çok uyuma, yalan söyleme, cimrilik gibi huyları gider! Onun korkaklığını da, cesaret ve kahramanlığa kalb eyle."

Fadl bin Âbbas der ki: Ben daha sonraları o adamın haline dikkat ederdim. Bir savaşta, halini müşahade ettim. Ondan daha kahramanını, ondan daha sabırlısını, ondan daha az uyuyanını göremedim."

Fadl îbni Abbas; (Peygamberimiz´in Mescid´deki hutbesi sırasında diğer olanları anlatmak üzere) der ki: O sırada kadının biri ayağa kalkıp parmağı ile dilini göstererek bir işarette bulundu. Onun ne demek iste diğini çok iyi anlıyan Peygamber (s.a.v.): "Ey hanım, sen Aişe´nin evine git, benim oraya gelmemi bekle!" buyurdu. Sonra Aişe´nin odasına gitti. Orada kendisini beklemekte olan kadının başına, elindeki asasını do kundurup onun için de dua eyledi."

Aişe validemiz bu hususta demiştir ki: "Eğer ben olsaydım, mu hakkak Resûlüllah´m o kadın hakkındaki duasını tanır, bellerdim. Eğer benim hakkımda böyle bir dua ve uyarı yapılmış olsaydı, her halde: "Ey Aişe, namazını güzel kıl!" şeklinde olurdu." [11]

îbni Sa´d, Aişe´nin şöyle dediğini rivayet eder: "Ben, Resûlüllah (s.a.v.) kadar, ölüm hastalığında çok sıkıntı çeken birisini hiç görme dim."

Buhari ve Müslim de Abdullah ibni Mes´ud´un şöyle dediğini nak lederler: "Ben, Resûlüllah´ın (s.a.v.) hastalığı sırasında, O´nun yanma girmiştim. O´nun, çok şiddetli bir sıkıntı ve acı çekmekte olduğunu gör düm ve dedim ki: "Ey Allah´ın Resulü, acınızın oldukça fazla olduğu an laşılmaktadır!" Peygamberimiz de şöyle buyurdu: "Evet, ben şu anda, içinizden en az iki kişinin dayanabileceği kadar acı çekmekteyim!" Bu nun ü erine ben: "O halde yâ Resûlüllah, ecriniz de iki misli olması la zım!" dedim. Peygamberimiz de bunu: "Evet, yâ Ibni Mes´ud!" diyerek karşıladı." [12]

Buhari ve Müslim Abdullah îbni Mes´ud´danf´şöyle rivayet ederler: Ben, Resûlüllah´ın (s.a.v.) huzuruna girdiğimde, O´na dokundum ve a-teşinin şiddetinden çok sıkıntı çekmekte olduğunu anladım. Dedim ki: "Ey Allah´ın Resulü, sıkıntınız çok şiddetli herhalde?" O da buyurdu ki: "Evet, çünkü ben, iki adamın çektiği kadar sıkıntı çekmekteyimdir." Dedim ki: "O halde, ecriniz de iki adammki kadar olacaktır." O da: "Evet" buyurdu.

Ahmed de el-Zühd adlı eserinde Ömer bin el-Hattâb´tan şöyle nak leder: "Peygamber´in (s.a.v.) hastalığı sırasında, O´nun huzuruna girdi ğimde, elimi elbisesinin üzerine koydum. Ateşini elbisesinin üzerinden duydum. Dedim ki: "Ey Allah´ın resulü, ateşi seninkinden daha yüksek olan bir hastaya rastlamıştım!" O da cevaben şöyle buyurdu:

"Bizim sevâb ve ecrimiz de böyle fazla olur. Bilinsin ki, insanların en şiddetli belâlara uğrayanları peygamberler, sonra sâlih kullardır!"

Buharı ve Müslim Ebû Musa´dan şöyle rivayet eder: Peygamberi miz hastalığı iyice arttığı sırada: "Ebû Bekir´e söyleyin, namazı kıldır sın!" buyurdu. Aişe: "O, yufka yüreklidir! Senin makamına durduğu zaman, namaz kıldırmaya güç yetiremez!" dedi. Peygamberimiz: "Ebû Bekr´e emrediniz, insanlara namazı kıldırsın!" diyerek emrini tekrarla dı. Aişe yine: "O buna güç yetiremez" dedi. Peygamberimiz de: "Ebu Bekr´e emrediniz, insanlara namazı kıldırsın" buyurdu ve "Siz kadınlar, Yusufun arkadaşlarısınız! Yâni bir sözü söyler, fakat o Özle başka mânâyı kasdedersiniz!" diyerek sözünü bitirdi. Elçi gidip Ebû Bekir´e Peygamberimiz´in emrini bildirdi. Ebû Bekir de, Peygamberimiz´in sağlığında insanlara namaz kıldırdı."

Buhârî´nin Aişe validemizin o sıradaki sözüyle ilgili olarak nak lettiğine göre, bizzat Aişe validemiz şöyle demiştir: "Ben, bu husustaki sözümü tekrarlıyarak, Resûlüllah´a karşı koymak istememiştim. Ben, sadece Rasulullah´tan sonra, O´nun makamına geçen bir adamı insan ların iyi görmeyeceğinden korkarak öyle söylemiştim... Ben, Resûlüllah´ın makamına geçen birisini insanların uğursuz sayacaklarını zannediyordum... Ve istemiştim ki, Resûlüllah Ebû Bekr´in yerine bir başkasını görevlendirsin..."

îbni Sa´d´ın Muhammed bin İbrahim´den rivayeti ise şöyledir: Peygamber (s.a.v.) hastalığı sırasında buyurdu ki: "Ebû Bekr insanlara namaz kıldırsın!" Bir ara kendisinde hafiflik hisseden Resûlüllah Efen dimiz, namaza çıktı. Bu sırada Ebû, Bekr, namazı kıldırmakta idi ve Resûlüllah´ın geldiğini farketmemişti. Resûlüllah eliyle onun omzuna dokundu. Ebû Bekr de geri çekildi. Peygamberimiz onun sağına oturdu ve namazı onun arkasında kıldı. Namazı yine Ebû Bekir kıldırmış oldu. Namaz kılındıktan sonra Peygamberimiz buyurdu ki: "Hiç bir peygam ber ümmetinden birinin arkasında namaz kılmadan vefat etmemiştir!" [13]

Beykakî´nin rivayetine göre de Aişe validemiz şöyle demiştir: Pey gamber (s.a.v.), vefatıyla neticelenen hastalığı sırasında, Ebû Bekir´in arkasında ve oturduğu yerden namazını kıldı." [14]

Yine Beyhakî Enes´ten rivayet ediyor: Peygamberin (s.a.v.) cemaatla kıldığı son namaz; bir kat elbiseye sarınarak gelip Ebû Bekir´in arkasında kıldığı namaz olmuştur."

Beyhakî, Enes´ten naklettiği bu rivayetle ilgili olarak der ki: "Bu namaz, Peygamber Efendimiz´in vefat ettiği Pazartesi günü kıldığı Sa bah Namazıdır." [15]

Taberânî Şeddâd bin Evs´ten rivayet eder. O şöyle demiştir: Pey gamber (s.a.v.) vefat ederken yanında idim... Bana hitaben buyurdu ki: "Ey Seddâd, senin neyin var?" Ben de: "Dünyâ başıma dar geldi!" de dim... Buyurdu ki: "Ey Şeddâd, böyle söyleme ve unutma ki yakında Şam fethedilecektir, Kudüs fethedilecektir. Sen ve evlâdın, orada müs-lümanlarm önderlerinden olacaksınız, inşâAllah!"

îbni Sa´d, Ömer bin Ali´den rivayet eder. O şöyle demiştir: Pey-gamber´in (s.a.v.) ilk hastalandığı gün, Çarşamba günü idi. Hastalığı, vefat edinceye kadar tam on üç gün devam etti." [16]





[11] Buhari´nin rivayetine göre, Abbas; oturmuş ağlamakta olan bir topluluğun ya­nından geçiyormuş. Onlara bunun sebebini sormuş. Onlar da demişler ki: "Peygamber (s.a.v.), Mescid´e başı sarılı olarak geldi ve bize bir veda hutbesi irâd etti." Artık, ayrılık iyice yaklaşmıştır" buyurdu. Bunun ve bu esnada söylediği diğer şeylerin te´siriyle ağlıyoruz. Bu sırada Peygamberimiz, özellikle Ensar"ı medhu sena eyledi ve onlara karşı iyi davranılma-sını öğütledi. Ayrıca Allah´ın kendisini dünya ile âhiret arasında muhayyer kıldığını, kulunun ise âhireti ve Rabbine kavuşmayı tercih ettiğini söyledi. Bütün bu söylenenler, bizi bu hale getirdi."

işte onlar, Rasulullah´ın amcası Abbas´a bu cevabı vermişler ve kendilerinin de ifade ettikleri gibi Rasulullah´ın firâkıyla gözyaşı döküp ağlamışlardır.

[12] Tirmizi´nin Aişe´den rivayeti ise şöyledir: "Ben, Resûlüllah´ın hastalığı sırasında acı ve sıkıntılarının şiddetini gören bîr kişi olarak; artık bundan sonra herhangi bir kimsenin kolayca ölüvermesinde imrenilecek bir şey olmadığı kanâatine varmış oldum." Nesai´nin ri vayetinde de şöyle denilmiştir: "Resûlüllah (s.a.v.); mübarek başı benim kucağımda olduğu h^lde vefat etti. Ben, bu sırada Sevgili Peygamberimiz´in çektiği şiddetli sıkıntıyı gördüğüm için, artık bundan sonra bir kimsenin çok sıkıntı çekerek vefat etmesini, asla ve ebediyen kerîh görmez oldum!" (Müellrfimiz´in burada zikrettiği hadis metni ise; Buhari, Müslim ve Tir-mizi´ye âit bulunmaktadır.)

[13] Bu, yanlıştır. Zira Peygamberimiz imam olmuş, Ebû Bekr O´na uymuş,.cemâat da Ebû Bekr´e uyarak kılmıştır. Peygamberimiz oturduğu yerden kılmış, Ebû Bekr ise ayakta kılmış ve cemaata tebliğ etmiştir ve kılınan bu namazdan sonra böyle bir hadis irâd edilme miştir. Peygamberimizin o sözü;-sabah namazını kıldırmakta olan Abdurahman bin Avf´ın arkasında namaz kıldığı zaman söylemiştir. Peygamberimiz bu namazın ikinci rekatinde yetişmiş ve namazdan sonra da: "Güzel eylediniz" buyurup sonunda da o mealdeki hadisini irâd etmiştir.

[14] Peygamberimiz, o sırada oturduğu yerden namazını kılmıştır. Fakat Ebû Be kir´in arkasında değil, sağında kılmıştır. Peygamberimiz Ebû Bekr´e değil, Ebû Bekr Pey-gamberimiz´...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenler
« Posted on: 17 Kasım 2019, 18:02:25 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenler rüya tabiri,Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenler mekke canlı, Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenler kabe canlı yayın, Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenler Üç boyutlu kuran oku Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenler kuran ı kerim, Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenler peygamber kıssaları,Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenler ilitam ders soruları, Peygamberimizin Hastalığı Sırasında Vukua Gelenlerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &