ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Mucize Ve Büyük Özellikleri > Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizeler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizeler  (Okunma Sayısı 762 defa)
28 Aralık 2009, 14:59:49
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 28 Aralık 2009, 14:59:49 »



Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizeler


îbn-i îshâk, Beyhakı ve Taberanî Kürz bin Alkama´dan şöyle riva yet ederler: "Necrân´lı nasranîler bir heyet hâlinde Hz. Peygamb´er´e gel diler. Atmış aded binitli idiler. Aralarında Ebû Harise bin Alkarna da vardı. Ebû Harise; onların âlimi ve imamı idi... Rum Hükümdarları bu adama çok büyük itibar da bulunmuş çok miktarda mal ve bahşişler vererek onu zengin etmişlerdi... Onun istediği kadar ve istediği yerlere kiliseler yapmış, ona büyük hizmetlerde bulunmuşlardı... Çünkü onun dindeki ameli, ibâdet ve içtihadı çok üstündü... Bir heyet halinde yola çıktıkları vakit, Ebû Harise; katırına kasılmış, kardeşi Kurs bin Alkarna da onun yanıbaşmda yürüyordu... Derken Ebû Hârise´nin katırı tökez ledi, Kürz de Peygamberimizi kasdederek: "O uzak adam tökezlesin!"

dedi... Ebû Harise ise buna razı olmadı ve kardeşine hitaben: "Sen tö-kezleyesin!" dedi. Kardeşi ona: "Niçin böyle söylersin?" diye sordu. Ebû Harise de: "Vallahi O, hepimizin gelmesini beklediğimiz Peygamberdir!" diye cevab verdi. Bu cevaba şaşıran Kurs ise: "Peki, madem bunun böyle olduğunu biliyorsun, niçin O´na tabî olmuyorsun?" diye sordu... Ebû Harise de bu soruya, ancak şu şekilde mukabele etti:

"Bak kardeşim, bize bunca itibâr, izzet ve ikramlarda bulunanlar, şimdi O´na muhalif bulunmaktadırlar. Eğer biz, kendiliğimizden kalkıp bu Peygamber´e tabî olsak, bize verdikleri neleri varsa hepsini geri alır lar....

Kendilerinin âlimi ve imamı bulunan kardeşinin bu sözlerinden çok etkilenmiş olan Kürz bin Alkarna, kardeşinin bu şekilde islâm´a muhalif kalmasına karşılık müslüman olmayı kafasına koydu ve so nunda müslüman oldu...."

(İbn-i Sa´d´ın rivayetine göre, Ebû Hârise´nin o sözleri üzerine, kardeşi Kürz; derhal orada kardeşine karşı yemin etmiş ve mutlaka Muhammed´e gidip müslüman olacağını söylemiştir. Yâni bunu karde şinden gizlememiştir...."

Buharı Huzeyfetübnü´l-Yemân´dan şöyle rivayet eder: Necrân´dan el-Seyyid ve el-Akıb adındaki iki zât Peygamber (s.a.v.)e gelerek, kendisi ile karşılıklı lânetleşmeyi göze alıp kabul ettiler... İçlerinden biri diğe rine dedi ki, sakın O´nunla lânetleşmeyi göze alma! Eğer hakîkaten O, bir peygamber ise, onunla lânetleştiğimiz takdirde ne kendimiz, ne de neslimiz asla felah bulmaz!" Bunun üzerine lânetleşmeyi kabul etmek­ten vazgeçtiler ve Hz. Peygamber´e: "Bizden ne istersen onu Sana verip, Seninle sulh yapmağa hazırız" dediler... Ve iki bin elbise vermeleri şar tıyla sulh yaptılar..." [25] Ebû Nuaym Katâde´den şöyle rivayet eder; "Bize anlatıldığına göre, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Eğer azâb olsa idi, muhakkak Necrânlüar´m üzerine inerdi... Eğer onlar Benimle lânetleşmiş olsalar dı, Yeryüzünde onlardan eser kalmazdı...."

Ahmed ve Ebû Nuaym, îbn-i Abbâs´ın şöyle dediğini rivayet ederler: Bir gün Ebû Cehl gadaba gelip: "Eğer Munammed´i Kabe´nin yanında namaz kılarken görecek olursam, O´nun boynunu çiğneyeceğim!" Pey gamber Efendimiz de buyurdular ki: "Eğer o böyle bir şey yapmış olsa, melekler onu göz önünde parçalarlar! Eğer yahhudıler de gerçekten ö-lümü temenni etmeyi kabul etmiş olsalardı, hepsi ölürlerdi... Keza be­nimle mübâhele (karşılıklı lânetleşme) işini kabul edenler bundan vazgeçmeselerdi, Necrân´a döndükleri zaman, orada hiçbir şey kalma mış olduklarını görürlerdi...."

(imam-ı Ahmed´in bu rivayeti; İsmail bin Yezîd tarîkile Kurra´dan, o da Abdü´l-Kerîm bin Mâlik ei - Cezerî´den; bu da ikrime tarikiyle ibn-i Abbas´tandır... Keza bu haberi bu şekilde Buharî, Tirmizî ve Nesâi de Abdürrezzâk tarîkiyle Mua´mmer´den, o da Abdü´l-Kerîm bin Mâlik´ten rivayet etmişlerdir... Ayrıca Tİrmizî, bu rivayetin "Hasen" ve "Sahih" olduğunu da bildirmiştir...)

Hatîb, "El-Müttefak ve´l-Müfterak"adlı kitabında, içinde birtakım mechûl râvîler bulunan bir sened ile Kays bin el-Rabî´den nakleder: "Necrân Heyeti içinde bulunanlardan Şümerdel bin Kubâs el-Ka´bi dedi ki: Ben, Peygamber (s.a.v.)´e hitaben: "Ey Allah´ın Resulü, anam babam Sana feda olsun, ben tabiblik yaparak bâzı hastaları tedavi ediyorum. Benim için helâl olan nedir? diye sordum. Peygamber aleyhisselam da: "Damara neşter vurarak kan alırsın" "buyurdu... Ve ilâve etti: "Kanı kesmek için, mecbur kalmadıkça dağlamazsın... Yaptığın ilaçlar içine, bir nevi sütleğen olan şübrum´u da katmayasın! Yeri geldikçe Senami-ki´yi kullan... Fakat, bir hastanın hastalığının ne olduğunu bilmeden, hastalığı iyice tanımadan, tedavide bulunmayasin!"

Hz. Peygamber´in bu sözlerini dinledikten sonra O´nun dizlerini öptüm ve kendisine: "Seni hak Peygamber olarak gönderen Allah´a ye min ederim ki, Sen tıbbı benden daha iyi biliyorsun!" demekten kendimi alamadım...."[26]



[25] Bu olayın râvîsi Huzeyfe (r.a.), Benî Abs´tendir. El-Eş´as´ın Hasan-i Basrîden ri vayetine göre, Resûlüllah Efendimiz Huzeyfe´yi serbest bırakıp buyurmuş: "Ey Huzeyfe, sen istersen Mühâcirîn´e intisâb et, istersen Ensâr´a intisab et. Bunun üzerine Huzeyfe: "Ben Ensâr´dan olacağım" dedi. Ondan böyle o, Ensar´dan sayıldı. Hz. Osman´ın şehâdetinden sonra Kûfe´de vefat eyledi. (VâkıdPye göre, hicrî 36. yılında Medâin´de vefat etti.)

Mülâane olayı ise şöyle oldu: ilgili âyet (Al-i Imrân, 61) nazil olduktan sonra, Hz. Pey gamber (s.a.v.), yanına Hasan, Hüseyin, Fâtıma ve Ali´yi alarak evinden çıkmış; kim yalan söylüyorsa Allah´ın lanetinin onun üzerine olması için Necrân´lılarla lânetleşmek üzere yürü müş,.. Necrân Heyeti ise bunu görünce, içlerinden biri diğerine: "Vallahi bu adam, bir dağın yerinden oynaması için Allah´a dua etmiş olsa, O´nun bu duası kabul edilir! Ben O´nda böyle bir hâl görüyorum! Siz onunla sulh yapmaya bakınız! demesi üzerine, lânetleşmekten vaz geçilip sulh yapılmıştır...

[26] Celaleddin es-Suyuti, Peygamberimizin Mucizeleri ve Büyük Özellikleri, Uysal Kitabevi: 2/54-56.





[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizeler
« Posted on: 19 Eylül 2019, 19:49:08 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizeler rüya tabiri,Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizeler mekke canlı, Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizeler kabe canlı yayın, Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizeler Üç boyutlu kuran oku Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizeler kuran ı kerim, Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizeler peygamber kıssaları,Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizeler ilitam ders soruları, Necran Heyetinin Gelişi Ve Bu Sırada Vukua Gelen Mucizelerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &