ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hazreti Muhammed a.s.v > Mucize Ve Büyük Özellikleri > Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenler
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenler  (Okunma Sayısı 895 defa)
28 Aralık 2009, 14:39:13
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 28 Aralık 2009, 14:39:13 »



Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenler


Beyhakı, îbn-i îshak´ın şöyle dediğini naklede): Amîr Oğullarının heyeti Resulüllah´a geldiği zaman, içlerinde Amir bin Tufeyl ile Erbed bin Kay s Hâlid bin Cafer ve Hayyan bin Müslim bin Mâlik de vardı... Bunlar aslında kavimlerinin reisleri ve şeytanları idiler... Amir´in gelişi hiç de iyi niyetle değildi. Onun maksadı, Peygamber Efendimiz´e kötülük yapmaktı. Hitekim bu niyetini yolda gelirken Erbed´e de açıklamıştı... Ve demişti ki: "Bak Erbed, tam Muhammed´in yanma vardığımızda, ben onu lafa tutacağım, tam bu sırada sen de kılıcını çekip kendisini haklı-yacaksm! Bu iş, sana düşmektedir, sakın ihmâl ve dikkatsizlik yapma!" Erbed de bunu kabul etmişti...

Böylece Resûlüllah´ın huzuruna geldiler ve Amir dedi ki: "Ey Mu-hammed, beni kendine sâdık bir dost edin!" Peygamberimiz de dedi ki: "Eğer, gerçekten Allah´ın birliğine, O´ndan başka hiçbir ilah olmadığına inanırsan, seni kendime dost edinirim!" Peygamber Efendimiz´in bu şe kilde kendisine karşı şart koşmasına sinirlenen Amir bin Tufeyl, geri dönerken şu tehdidleri savuruyordu: "Ey Muhammed, madem beni kendine dost kabul etmedim, haberin olsun ben de burayı kırmızı atlara binmiş süvarilerimle doldurup çiğnetirim!" işte o, böyle tehdidler savu narak dönüp gitti... Peygamberimiz de kendisine beddüâ ederek: "Al lah´ım, Amir bin Tufeyl´i helak eyle!" buyurdu... Yolda giderlerken Amir Erbed´e dedi ki: ´Yazık sana ey Erbed, benim sana olan emir ve tenbihim nerede kaldı?" Erbed de ona şu cevabı vermiş: "Ey Amir, ben tam senin bana emrettiğini yapacağım sırada, vallahi Muhammed´le benim aram da sen bulunuyordun! Kılıcımı vursaydım, sana vurmuş olacaktım, Bu nun böyle olmasını elbette sen dahi istemezdin!"

Onlar, kendi ülkelerine doğru giderlerken, yolda Amir boynundan hastalandı. Selûl Oğullarından bir kadının evinde misafir kaldılar... Derken Amir´in hastalığı ağırlaştı ve Allah orada onu helak etti... Sonra diğerleri ülkelerine döndüler... Kavminin adamları Erbed´e sordular: "Arkanızda neler, ne gibi haberler var?" dediler... Erbed de: "Vallahi Muhammed bizi bir şeye ibâdet etmeye çağırdı... Fakat o şey şimdi-bu-rada olsa, ben onu; kılıcımla bir vuruşta katlederdim!" diye konuştu... Bundan bir veya iki gün sonra devesini satmak için yola çıkmıştı ki, Yüceler Yücesi Allah, bir yıldırım göndererek Erbed´i devesiyle birlikte yakıp helak eyledi...."

Beyhakî´nin rivayetine göre Müemmel bin Cemîl şöyle demiştir: Amir bin tufeyl Peygamberimiz´(e geldiği zaman Peygamberimiz kendi sine: "Ey Amir, müslüman ol!" diye emretti. Amir de şu karşılığı verdi: "Köyler ve çöller benim, şehirler senin olmak şartiyle müslüman olu rum!" Peygamberimiz bunu red eyledi, Amir de müslüman olmadan dö nüp gitti... Giderken de şu tehdidi savuruyordu: "Vallahi yâ Muhammed, burasını atlı askerlerle doldurup çiğneteceğim! Şu hurma larınızın her birine bir at bağlıyacağım!..." Onun bu şekilde tehdidler savurarak ayrılmasından sonra Peygamberimiz: "Allah´ım, Amir´i helak eyle. Kavmine de hidâyetler ver!" diyerek dua etti... Amir, yolda gider ken hastalandı, Selûl oğullarından bir kadının evindeyken boğazı şiş meye başladı... Kalkıp atına atladı, mızrağını eline alarak atını sürdü... "Ben, boğazı şişerek, bir kadının evinde mi öleceğim?" diyerek biraz gitti, sonra atından yere yuvarlanarak Öldü...."

Ebû Nuaym îbn-i Abbâs ´in şöyle dediğini nakleder; Erbed bin Kays ile Amir bin Tufeyl Resûlüllah´a geldikleri zaman, Amir dedi ki: "Yâ Muhammed, eğer Senden sonra idareyi bana bırakınsan, bu şartla müslüman olurum!" Peygamber (s.a.v.) de ona dedi ki: "Bu hususta, sana veya senin kavmine iş düşmez!" Durumdan sinirlenen âmir: "Ey Mu hammed, vallahi ben senin bu yurdunu atlar ve askerlerle doldurup harâb ederim!" diyerek tehdid etmeye kalkıştı. Peygamberimiz de ken disine: "Allah, seni bundan meneder!" diyerek karşılık verdi... Erbed´le birlikte yola çıkan Amir, Erbed´e dedi ki: "Bak Erbed, ben diyorum ki, hemen geri dönelim, ben Muhammed´i lafa tutayım, sen de bu sırada kılıcını çekip onun hakkında geliver!" Erbed, onun bu teklifini kabul etti. îkisi de geri döndüler. Amir, Peygamberimiz´e kendisiyle konuşacakları olduğunu söylüyerek, oturduğu yerden kalkmasını ve biraz yürümeleri ni teklif etti. Ve yürümeye başladılar... Bu sırada fırsatın eline geçtiğini zanneden Erbed, kılıcını kınından sıyırıp tam vuracağı sırada elinin kuruduğunu ve tutmadığını hissetti. Amir´in kensinine olan emrini ye rine getiremedi... Dönüp Amirle birlikte yola koyuldular... Amir kendi sine çıkıştı ve niçin emrini yerine getirmediğini sordu... Erbed de dedi ki: "Bak Amir, . benim o sırada elim kurudu ve tutmadı... Yoksa, ben senin emrini yerine getirmemeyi düşünmüş değilim!" İkisi birlikte gi derlerken, Rakm denilen yere geldiklerinde, Allah bir yıldırım gönderdi, Erbed´i yakarak kül etti... Amir´e de bir boğaz yarası -hastalığı verdi, o da kısa bir zaman içinde bu yüzden ölüp gitti... Ve Yüce Allah, şu âyetlerini inzal buyurdu:

"Allah, her dişinin neyi yüklendiğini, rahimlerin neyi eksiltip ar tırdığını, bilir. Onun yanında herşey bir miktar iledir. O, gizliyi ve aşikâreyi bilendir, büyüktür ve yücedir.."

"Aranızdan sözü gizleyen de, onu açık söyleyen de, geceley´n gizle nen de gündüzün görünen de birdir. (O, hepsini ve herşeyi bilir ve görür) Onların her birini, önünden ve arkasından izleyen melekler vardır. Onu Allah´m emrinden korurlar. Bir millet, kendi durumlarım değiştirme dikçe, Allah onların durumlarım değiştirmez. Allah da bir kavme kötü lük istedi mi, artık onu geri çevirecek olan da yoktur. Zâten onların, O´ndan başka koruyup kollayanları bulunmamaktadır. O´dur ki size, korku ve ümid içinde şimşeği gösterir, yağmur yüklü ağır ağır bulutları yayar.´

"Gök gürültüsü O´nu Överek, melekler de O´ndan korkarak O´nu tesbîn ederler. Ve Allah, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çar par. Allah, pek kuvvetli olduğu halde, onlar hâlâ O´nun hakkında mücâdele ederler.." [6]



[6] Ra´d suresi, 8-13

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenler
« Posted on: 21 Eylül 2019, 18:05:31 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenler rüya tabiri,Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenler mekke canlı, Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenler kabe canlı yayın, Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenler Üç boyutlu kuran oku Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenler kuran ı kerim, Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenler peygamber kıssaları,Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenler ilitam ders soruları, Amir Oğulları Heyetinde Vukua Gelenlerönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &