ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri > Mucemüs Sağir  > Yahudilerin ihanetinin cezası
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yahudilerin ihanetinin cezası  (Okunma Sayısı 2206 defa)
14 Ocak 2011, 16:51:09
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 14 Ocak 2011, 16:51:09 »



Yahudilerin İhanetinin Cezası


124. Eşlem el-Ensârî rivayet ediyor:

Resûlullah beni Kurayza Yahudileri esirlerinin başına ta­yin etti. Ben onların çocuklarının avret yerlerine bakıyordum. Buluğa ermişse boynunu vuruyordum. Buluğa ermemişse Müslümanlara ganimet olarak kalıyordu.[466]

 

İzah

 

Yahudiler tarih boyunca kendi peygamberlerine eziyet etmiş­ler, hattâ onlardan bâzılarını şehid etmişler, bâzılarını da öldür­meye teşebbüs etmişlerdir. Bunun içindir ki, Kur'ân'da lanetlen­mişlerdir.

Yahudiler Peygamberimizi de öldürme teşebbüsünde bulun­muşlar, ona eziyet etmişlerdi. Onu en kritik zamanda arkadan vurmuşlardı.

İşte yukarıdaki hadiste bu hainlikleri sebebiyle onlara verilen ceza haber verilmektedir. Konu özetle şöyle gerçekleşmiştir:

Peygamberimizin Medine'deki diğer Yahudi kavimleriyle ol­duğu gibi, Kurayzaoğulları Yahudileriyle de antlaşması vardı. Medine'yi müşterek düşmana karşı koruyacaklardı. Buna rağmen onlar birkaç defa Resûlullah ile yaptıkları anlaşmayı bozdular. En kötüsü Resûlullahın can düşmanlarıyla birlik oldular. Mekke müşriklerine mektup yazarak "Siz gelin, biz Müslümanları Me­dine'de arkalarından vuracağız" dediler.

Nihayet müşrikler Kurayzaoğullarının sözlerine de güvenerek Medine üzerine büyük bir ordu ile saldırıya geçtiler. Bu arada Kurayzaoğulları Yahudileriyle aralarında şu üç maddelik anlaş­mayı yaptılar:

1. Savaş sona erinceye kadar Kurayzaoğulları on gün müş­riklerin safında Müslümanlara karşı savaşacaklardı.

2. Müşrikler için silah temin edeceklerdi.

3. Müşriklerin ihtiyaçlarını karşılamak için karargahları yanına pazar kuracaklardı.                         

Evet, Yahudiler Peygamberimizi ve Müslümanları en nazik ve en tehlikeli bir anda, ölüm kalım savaşında yardımsız ve yalnız bırakıyorlardı. Müşterek vatanlarını daha önce söz verdikleri hal­de düşmana karşı korumuyorlardı. Bununla da kalmayarak elle­rine geçen fırsatı değerlendirmek istiyor, Müslümanları arkala­rından vurma planları yapıyorlardı. Böylece ahitlerini ikinci defa bozmuş oluyorlardı. Onların bu hali şu âyet-i kerimelerle bildiri­liyor:

"Sen kendileriyle antlaşma yaptığın halde, onlar her defasında pervasızca ahidlerini bozarlar. Harp meydanında yakaladığında onları darma dağın et ki, arkalarından onlara destek verenlere ib­ret olsun—belki böylece akıllarını başlarına alırlar."[467]

Kurayzaoğulları tarihe Hendek Savaşı olarak geçen bu savaş­ta müşriklerle yaptıkları bu anlaşmaya sâdık kaldılar. Peygamber­imiz ve Sahabîler bir yanında kalabalık müşrik ordusuyla sava­şırlarken, diğer taraftan Medine'de bıraktıkları kadınlarından ve çocuklarından endişe ettiler. Çünkü Kurayzaoğulları Yahudileri Medine'de idiler. Bu da Kur'ân'da şöyle haber verilir:

"O vakit düşman orduları size hem yukarıdan, hem de aşa­ğıdan saldırmışlardı. Öyle ki, onların dehşetinden gözler yılmış, yürekler ağıza gelmişti."[468]

Hz. Ebû Bekir de bu korku ile ilgili olarak şöyle diyor:           

"Medine'deki çoluk çocuğumuz hakkında Kurayzaoğulları Yahudilerinden duyduğumuz korku, müşriklerden ve onlann müttefiklerinden duyduğumuz korkudan çok daha fazlaydı. Za­man zaman dağın tepesine çıkıp Medine evlerine bakardım. Onla­rı sükûnet içerisinde görünce, Allah'a şükr ve hamd ederdim."

Nihayet Allah Müslümanlara müşriklere karşı zafer ihsan etti, müşrikler mağlup bir vaziyette Mekke'ye dönmek zorunda kal­dılar.                                                         

Peygamberimiz cepheden henüz yeni dönmüş, banyo yapıp koku sürünmüştü ki, başında beyaz sarığıyla Cebrail (a.s.) geldi. At üzerindeydi, Peygamberimize sitem etti, "Ey Allah'ın Resulü! Sen silahını bıraktın mı? Vallahi biz daha silahlarımızı çıkarma­dık. Allah seni affetsin. Kalk silahını kuşan onların üzerine yürü" dedi.

Peygamberimiz "Kimin üzerine?" diye sorunca da, Cebrail (a.s.) eliyle Kurayzaoğullarının bulunduğu yeri gösterdi ve "İşte oraya" dedi. Sonra da meleklerle birlikte oraya gitti. Peygamberi­miz de derhal ordusuna emir verdi ve hedef olarak Kurayzaoğullarının yurdunu gösterdi. Kısa bir kuşatmadan sonra Yahudil­er şartsız teslim olmayı, Sa'd bin Muâz'ın (r.a.) vereceği hükmü kabul edeceklerini bildirdiler.

Sa'd da Peygamberimizin emriyle iki toplum arasında hüküm vermeyi kabul etti. Yahudilere silahlarını teslim ederek teslim ol­malarını söyledi. Onlar denileni yaptılar. Sonra da hükmünü şöy­le verdi:

"Ben onların hakkında buluğ çağına eren erkeklerin öldürül­mesine, mallarının Müslümanların arasında taksim edilmesine, kadınlarla çocukların esir edilmesine hükmettim."

Bu hüküm Peygamberimizi çok sevindirdi, bunu şöyle açık­ladı:

"Sen onlar hakkında Allah'ın yedi kat gök üstünde Levh-i Mahfuzdaki hükmüne uygun hüküm verdin. Allah'a yemin ede­rim ki, Allah da bana senin bu hükmün gibi emir vermişti. Senin bu hükmünle Allah, melekler ve mü'minler razı oldular."

Sa'd bin Muaz'ın (r.a.) bu hükmü Tevrat'ın hükmüne de uy­gundu. Tevrat'ın böyle durumlarla ilgili hükmü şöyle idi:

"Bir şehre savaş için yaklaştığında onları sulha davel edesin, eğer senin sulh şartını kabul eder sana kapılarını açarlarsa, içinde bulunan kavmin hepsi sana haraç verip hizmet etsinler. Eğer sulha yanaşmayıp savaşırlarsa, onları muhasara edesin. Allah'ın Rab onları sana teslim ettikte erkeklerin tamamını kılıçtan geçiresin. Kadınları, çocukları ve hayvanları ve bütün ganimeti, yani o şehirde bulunan malların tamamını yağma edip Allah'ın Rabbin sana verdiği düşmanlarının ganimetini yiyesin."[469]

Bu hüküm kendi şeriatlarında da geçerli olduğu için Yahudiler itiraz edemediler, hükme razı oldular. Zaten Sa'd bin Muaz da (r.a.) Tevrat'ı çok iyi bilen biri idi. Hükmü, Tevrat'ta olduğunu bilerek verdi.

Sonra hüküm infaz edildi. İşte izahını yaptığımız hadisin râvîsi, Resûlullahın kendisini Kurayza Yahudileri esirlerinin başına tayin ettiğini, çocuklarının avret yerlerine bakarak buluğa ermiş olanın boynunu vurduğunu, buluğa ermemişse Müslümanlara ga­nimet olarak kaldığını haber vermektedir. Bu husus Kur'ân'da şöyle haber verilir:

"Kitap ehlinden olup da o kâfirlere arka çıkanları Allah kalele­rinden indirip yüreklerine korku saldı ki, siz onlardan bir kısmını öldürüp bir kısmını da esir alıyordunuz."[470]

Konu hakkında tafsilatlı bilgiyi Tarih Aynasında Yahudiler isimli eserimizin 203-214. sayfalarına havale ediyoruz. [471]         

 

Resûlullahın Ve Ashabının Çektiği Sıkıntı                                                         
 

125. İbni Abbas (r.a.) rivayet ediyor:

Ebû Bekir (r.a.) günün sıcak bir saatinde dışarı çıktı. Onun çıktığını gören Ömer de (r.a.) çıktı, Ebû Bekir ile karşılaştı. "Ey Ebû Bekir, bu vakitte dışarı çıkmana sebep nedir?1' diye sordu.

Ebû Bekir, "Allah'a yemin ederim ki, şiddetli açlık se­bebiyle dışarı çıktım" dedi.

Ömer, "Allah'a yemin ederim ki, ben de bu sebepten dı­şarı çıktım" karşılığını verdi. Onlar böyle konuşurlarken Resûlullah (s.a.v.) yanlarına geldi ve,

"Bu vakitte dışarı çıkmanızın sebebi nedir?" buyurdu.

Onlar, "Allah'a yemin ederiz ki, biz şiddetli açlık sebe­biyle dışarı çıktık" cevabını verdiler.

Resûlullah (s.a.v.),

"Nefsim kudreti elinde olan Allah'a yemin olsun ki, ben de ancak bu sebeple dışarı çıktım. Geli­niz" buyurdu. Beraberce Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin evine geldiler. Ebû Eyyûb Resûlullah için yiyecek veya süt hazırladığını daha önce söylemişti. Resûlullah o gün gecik­miş, zamanında gelememişti. Ebû Eyyub de onu ailesine yedirmiş ve sonra da hurma bahçesine çalışmaya gitmişti. Resûlullah ile arkadaşları kapıya geldiklerinde hanımı çıktı ve "Ey Allah'ın Peygamberi ve beraberindekiler, merhaba, hoş geldiniz" dedi.

Resûlullah (s.a.v.),

"Ebû Eyyûb nerede?" diye sordu.

Kadın, "Hemen gelir. Bu vakitte gelmenizin sebebi ne­dir, ey Allah'ın peygamberi?' dedi.

Resûlullah (s.a.v.) geri döndü, tam o sırada bahçesinde çalışan Ebû Eyyub onu gördü, koşarak gelip Resûlullaha yetişti ve:

"Merhaba, hoş geldiniz ey Allah'ın Peygamberi ve ya­nındakiler! Ey Allah'ın Resulü, bu vakitte sen gelmezdin?" dedi. Onu geri eve getirdi. Sonra da hemen gitti, bir hurma dalı kesip geldi. [Daim üzerinde yaş ve kum hurmalar oldu­ğu gibi, yeni olgunlaşmakta olanları da vardı].

Resûlullah (s.a.v.),

"Bundan ne istedin, bize kuru hur­malardan toplasaydın?" buyurdu.

"Ya Resûlallah, hem kurusundan, hem yaşından, hem de yeni olgunlaşmışından yemenizi istedim. Size bunun yanın­da hayvan da keseceğim" dedi.

Resûlullah (s.a.v.),

"Eğer kesersen sağılanlarından kes­me" buyurdu.

Ebû Eyyûb bir kuzu veya oğlak alıp kesti. Hanımını da, "Sen ekmek pişir; ben de yemek yapacağım. Sen daha iyi ekmek pişirirsin" dedi. Kendisi de oğlağın ya­rısını pişirdi, yarısını da kızarttı. Yemek pişince getirip Re­sûlullah ve Ashabının önlerine koydu. Resûlullah (s.a.v.) oğlaktan bir parça aldı, bir ekmeğin üzerine koydu ve Ebû Eyyûb'a vererek:

"Ey Ebû Eyyûb, bunu Fâtıma'ya götür. Çünkü o da günlerden beri böyle bir şey bulamadı" buyurdu. Ebû Ey­yûb da onu Fâtıma'ya götürdü. Hepsi yiyip doyduktan son­ra Resûlullah (s.a.v.),

"Ekmek, et, kuru ve yaş hurmalar" dedi ve gözleri yaşardı. Şöyle buyurdu:

"Bunlar kıyamet gü...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Yahudilerin ihanetinin cezası
« Posted on: 15 Eylül 2019, 23:17:46 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Yahudilerin ihanetinin cezası rüya tabiri,Yahudilerin ihanetinin cezası mekke canlı, Yahudilerin ihanetinin cezası kabe canlı yayın, Yahudilerin ihanetinin cezası Üç boyutlu kuran oku Yahudilerin ihanetinin cezası kuran ı kerim, Yahudilerin ihanetinin cezası peygamber kıssaları,Yahudilerin ihanetinin cezası ilitam ders soruları, Yahudilerin ihanetinin cezasıönlisans arapça,
Logged
20 Kasım 2017, 18:05:14
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.266


« Yanıtla #1 : 20 Kasım 2017, 18:05:14 »

Esselamu aleykum.Rabbim tüm muslumanligi yahudilerin şerrinden ve kotulugunden azabından korusun inşAllah. Rabbim razı olsun bilgilerden kardeşim. ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
20 Kasım 2017, 18:38:37
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 16.125



Site
« Yanıtla #2 : 20 Kasım 2017, 18:38:37 »

Ve aleykümüsselam Rabbim paylaşım için razı olsun Rabbim bizleri doğru yoldan ayırmasın
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
07 Haziran 2018, 01:40:20
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 14.694



« Yanıtla #3 : 07 Haziran 2018, 01:40:20 »

Aleykümüsselam yahudiler peygamberlerlerine bile çok eziyet etmişlerdir ahirettede cezalarını çekeceklerdir
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &