ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Minhacut Talibin  > Kadılık ( Hakimlik )
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kadılık ( Hakimlik )  (Okunma Sayısı 752 defa)
11 Kasım 2010, 23:57:34
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 11 Kasım 2010, 23:57:34 »



YİRMİBİRİNCİ BÖLÜM
KADILIK   (HAKİMLİK)

A.GENEL BİLGİLER

Kadılık yapmak farzı kifâyedir.

Bir beldede kadılık yapmaya ehil tek kişi varsa, bu görevi talep etmesi lazımdır. Beldede kadılık yapmaya uygun bir başka kişi olur ve ehil olan onun tayinine rıza gösterirse, o kişinin kadılık teklifini kabul etmesi caizdir. Zayıf kavle göre görevi kabul etmesi caiz değil­dir. Görevi talep etmesi ise mekruhtur. Bir başka zayıf kavle göre ise, görevi talep etmesi haramdır. İkinci aday ehil olanın benzeri ise, görevi kabul edebilir. Ancak insanlar arasında meşhur biri olmayıp, kadılık mevkisiyle ilmin yayılmasına vesile olacağı ümit ediliyorsa veya meşhur biri olup nafakaya ihtiyacı varsa, görevi talep etmesi menduptur. Aksi halde talep etmemesi evladır. Ben diyorum ki en sahih kavle göre, meşhur biri değilse veya nafakaya ihtiyacı yoksa görevi taleb etmesi mekruhtur. Allah daha iyi bilir.

Kadılık görevinin vacib olup olmaması beldeye göre dikkate alınır. Yani, beldede kadılık yapacak kişi tek ise görevi üstlenmesi vacib, bir başkası varsa üstlenmesi vacib değildir.

Kadıda bulunması gereken şartlar şunlardır: Müslüman ol

mak, mükellef olmak, hür olmak, erkek olmak, adil olmak, sağır ol­mamak, kör olmamak, konuşkan olmak(dilsiz olmamak), kadılık görevini yapabilecek kabiliyette olmak ve müctehit olmak.

Müçtehid; Kur'an, sünnet ve ahkam ile ilgili şeyleri bilen kişi­dir. Müçtehidin delillerin hassmı, genelini, mücmelini, mübeyenini, nasih ve mensurumu; hadislerin mütevatir olanı, olmayanı, mut­tasılını, mürselini; Arap dilinin lügat ve nahiv yönünü; alim olan sa­habelerin ve onlardan sonraki alimlerinin icma ve ihtilâfını ve kıyasın bütün çeşitlerini bilmesi gerekir.

Bu şartların tümünü taşıyan kişi yoksa sultan; güçlü, fasık ve­ya mükallid birini kadı tayin eder. Bu tayin zaruret nedeniyle kabul edilir.

İmam, kadıyı tayin ettiğinde bir yardımcı tayin etmesi için ona izin vermesi menduptur. İmam, yardımcı tayin etmesini yasaklarsa kadı yardımcı tayin edemez. Mutlak şekilde tayin edilmişse en sahih kavle göre, kadı gücü dahilindeki işler için değil de güç yetiremediği işlerde kendine bir yardımcı tayin eder.

Tayin edilen yardımcının kadıda bulunması gereken şartları taşıması lazımdır. Ancak Özel bir iş için tayin edilmişse, bu şartları taşıması gerekmez. Meselâ, şahitleri dinlemek üzere tayin edilen kişi­nin şahitlik konusunda bilgili olması yeterlidir. Tayin edilen yardımcı, ya kendi içtihadına göre veya mükallid ise taklit ettiği kişinin ic-tihâdma göre hüküm verir. Kadı yardımcıya, içtihadına (veya taklit et­tiğin müçtehide) muhalefet et şeklinde bir şart koşması caiz değildir.

Aralarında hüküm vermek üzere iki hasım bir şahsı hakim ta­yin ederlerse, mutlak şekilde caizdir. Ancak bu şahsın hüküm ver­meye ehil olması şarttır. Bir kavle göre, mutlak şekilde hakem tayin etmek caiz değildir. Zayıf kavle göre, beldede hakim olmaması şartıyla tahkim caizdir. Bir başka zayıf kavle göre ise kısas, nikah ve benzeri meseleler hariç mali davalarda tahkim caizdir.

Tahkim yoluyla verilen karar onu kabul eden için geçerlidir. Tahkim yoluyla can diyetinin katilin ailesine yüklenmesi halinde ca­ninin buna rıza göstermesi yeterli değildir. Karar verilmeden önce taraflardan biri tahkimden vazgeçerse, hakim karar veremez. En zahir kavle göre karardan sonra tarafların karara rıza göstermeleri şart değildir.

İmam, bir beldeye iki kadı tayin edip ve her biri için çalışacağı yeri veya zamanı veya her birinin hangi davalara bakacağını belli ederse caizdir. Keza imam, herhangi bir tahsiste bulunmazsa en sa­hih kavle göre caizdir. Ancak imam onların kararda görüş birliğine varmalarını şart koşarsa ca;z olmaz.

 

1. Azle Sebep Olacak Bir Halin Kadıda Peyda Olması

 

Kadı delirir, devamlı baygınlık geçirir, iki gözünü kaybeder, dil­siz veya sağır olursa veya içtihat ehliyeti ortadan kalkar veya gaflet ve unutkanlık sebebiyle zapt etme kabiliyetini kaybederse, verdiği hükümler geçerli sayılmaz. Keza en sahih kavle göre fasık olursa, verdiği hükümler geçerli sayılmaz. Bu durumlardan biri sebebiyle azlolan kadı, daha sonra bu hali ortadan kalkarsa, en sahih kavle göre kadılık sıfatı geri gelmez. Kadının azline sebep olan bir hal zu­hur etsin veya etmesin başka nedenlerden dolayı imam onu azletme yetkisine sahiptir.

Kadının bulunduğu beldede ondan üstün veya dengi biri varsa veya onu azletmekle bir fitnenin önüne geçmek gibi müslümanlar için bir maslahat varsa imam onu azledebilir. Bir maslahat yoksa onu azletmesi caiz değildir. Buna rağmen kadı onu azlederse -ima­ma itaat ilkesine riayet babından- en sahih kavle göre geçerli sayılır.

Mezhepçe kabul edilen rivayete göre, azl haberi kadıya ulaş­madan önce azledilmiş olmaz. İmam kadıya: "Bu mektubumu oku­duğun zaman azledilmiş olursun." diye bir mektup yazar o da alır okursa azledilmiş olur. Keza en sahih kavle göre bu mektubu baş­kası ona okumuş olsa azledilmiş sayılır.

Kadı vefat eder veya görevden alınırsa, vefat edenin malını sat­mak gibi belli bir meseleyle meşgul olmak üzere izin verdiği kişi de görevden alınmış sayılır. En sahih kavle göre, izin verilmediği halde mutlak olarak tayin ettiği yardımcısı da azlolunmuş sayılır. İmam kadıya: "Kendine bir yardımcı tayin et." veya bir şart belirtmeksizin "Bir yardımcı tayin et." demişse, bu izine binaen tayin edilen yardımcı da azlolur. İmam kendisine: "Benim adıma bir yardımcı ta­yin et." demişse, kadının vefatıyla bu yardımcı azlolmaz. İmamın ve­fat etmesiyle tayin ettiği kadı ve kadının vefat etmesiyle yetim ve \ akıf işlerine bakmak üzere tayin ettiği kişi azlolmaz.

Kadı görevden alındıktan sonra: "Şu şekilde hüküm vermiş­tim." derse, sözü geçerli olmaz. Kadı başka bir şahit göstererek hüküm verdiğini iddia ederse, en sahih kavle göre iddiası kabul edil­mez. Azledilen hakimin hüküm vermesi caiz olan başka bir hakimin hüküm verdiğine şahitlik ederse, en sahih kavle göre şahitliği kabul edilir. Şayet azledilmeden önce: "Şöyle hüküm vermiştim." derse, sözü kabul edilir.

Kadı kendi vilâyeti dışında bir vilayette bir karar verirse, bu­nun hükmü azledilmiş hakimin verdiği hüküm gibidir.

Bir kimse, azledilmiş kadının rüşvet yoluyla malını aldığını ve­ya meselâ iki kölenin şahitliğiyle karar verdiğini iddia ederse, kadı huzura getirilir ve davalarına bakılır. Şayet iki kölenin şahitliğiyle karar verdiğini ve malını rüşvetle aldığını zikretmezse, yine kadı huzura getirilir. Zayıf olan kavle göre davacı, davasına şahit göster­medikçe kadı huzura getirilmez. Kadı huzura getirilir de davayı in­kar ederse, en sahih kavle göre yemin etmeksizin sözü tasdik edilir. Ben diyorum ki en sahih kavle göre, yeminiyle birlikte sözü tasdik edilir. Allah daha iyi bilir.

Bir kimse, hakimin verdiği kararda haksızlık ettiğini iddia ederse, davası dinlenmez şahit göstermesi şarttır. İddia hakimin ka­rarı ile ilgili olmayıp hakimin şahsı ile ilgili ise, davaya yardımcısı veya başka birisi bakar.

 

2. Kadılık Âdabı
 

İmam (halife), kadıyı tayin ederken iki şahidin huzurunda bir yazı (tayin onayı) yazar. Şahitler, tayin edildiği beldeye kadı ile bir­likte giderler ve kadının beldeye tayin edildiğini halka bildirirler. Kadının tayin edildiği yaygın bir şekilde biliniyorsa, en sahih kavle göre kadının o beldeye tayin edildiğine dair yeterli delildir. Mezhep alimlerince kabul edilen rivayete göre, kadının tayininin sübutu için şahit olmadan ve yaygın olarak bilinmeden, tayin işini sadece yazı ile bildirmek yeterli değildir.

Kadı tayin edildiği beldeye gitmeden oradaki alim ve adil kişi­lerin durumlarını araştırıp öğrenmelidir.Tayin edildiği beldeye pa­zartesi günü sabahleyin girmeli ve belli bir konağı yoksa, beldenin orta yerinde bir konak edinmelidir.

Kadı önce hapiste olanların davalarına bakmalıdır. "Ben haklı olarak hapsedildim" diyenin hapsim devam ettirir. "Ben zulmen hapsedildim" diyenin hasmından delil ister. Hasmı hazır değilse, hu­zura gelmesi için ona bir yazı yazar. Daha sonra vasileri araştırır. Vasi olduğunu iddia edenin vasiliğinin sabit olup olmadığını, emin-lik durumunu ve nasıl tasarrufta bulunduğunu araştırıp öğrenir. Fasık olduğu tespit ettiği vasiden malı geri alır. Adil olup fakat zayıf olan vasiyi bir yardımcı ile takviye eder.

Kadı bir müzekki ve bir katip edinmelidir. Katibin Müslüman, adil, muhadere (hükmün meclisinde hasımlar arasında geçen konuş­maların yazıldığı defter) ve sicil defterini (her davanın hükmü ve hükmün tenfizi yazıldığı defteri) doldurmayı bilmelidir. Katibin fa-kih, aklının tam ve yazısının güzel olması müstehabtır.

Kadı bir mütercim de edinmelidir. Mütercimin adil ve hür ol­ması şart olduğu gibi birkaç kişi olmaları da şarttır. En sahih kavle göre mütercimin kör olması caizdir. Mütercimlerin birkaç kişi olma­larının şart olması, sağır kadıya davayı işittirmek içindir.Kadı suçlu­ları terbiye etmek için kamçı, hakları eda etmek ve ta'zir cezasını vermek için bir hapis edinmelidir.

Kadının meclisinin geniş ve bariz olması, sıcak ve soğuk sebe­biyle sıkıntı vermemesi müstehabtır. Meclis, zamana (yazın yaza, kışın kışa) ve hüküm vermeye uygun olmalıdır. Kadının mescitte hüküm vermesi, öfkeli, şiddetli açlık, susuzluk ve kızgınlık an­larında hüküm vermesi mekruhtur. Kadının hüküm verirken fakih-lerle istişare etmesi menduptur.

Kadının bizzat alışveriş yapmaması ve vekilleri herkesçe tanınmaması menduptur.
...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kadılık ( Hakimlik )
« Posted on: 20 Eylül 2019, 12:37:57 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kadılık ( Hakimlik ) rüya tabiri,Kadılık ( Hakimlik ) mekke canlı, Kadılık ( Hakimlik ) kabe canlı yayın, Kadılık ( Hakimlik ) Üç boyutlu kuran oku Kadılık ( Hakimlik ) kuran ı kerim, Kadılık ( Hakimlik ) peygamber kıssaları,Kadılık ( Hakimlik ) ilitam ders soruları, Kadılık ( Hakimlik )önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &