ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Kuranı Kerim > Kuranda İnsan Psikolojisi > Kuran ve Kuran İlimleriyle İlgili Kavramlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuran ve Kuran İlimleriyle İlgili Kavramlar  (Okunma Sayısı 1287 defa)
18 Şubat 2011, 18:24:08
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 18 Şubat 2011, 18:24:08 »



KUR'AN VE KUR'AN İLİMLERİYLE İLGİLİ KAVRAMLAR

 Kur'an

 Kelime'nin kökü konusunda ihtilâf edilmiştir. Ba­zıları 'okumak' anlamına gelen 'Ka-Ra-E' fiil kökünden türediğini ve “rüchan” ve “küfran” gibi bir mastar ol­duğunu söylemişlerdir. Bunlara göre, Kur'an, “harfleri ve kelimeleri birbirine ekleyerek okunan şey” demek­tir.

'Ka-Ra-e' fiili “el-kar'ü” masdarıyla “toplamak” an­lamına da gelmektedir. Bu kelime bu şekilde, kadın­lar için iki hayz ve iki temizlik arasında kanın rahim­de toplanması anlamında da kullanılır. Nitekim, Kuran-ı Kerim'de, “Boşanmış kadınlar kendi başlarına üç temizlik müddeti (kuru') beklerler” (Bakara: 228) buyurulmaktadır; yani bu, üç temizlik süresini arka ar­kaya getirirler demektir. Bu anlamda Kur'an'ın, “top­layan” demek olduğu söylenmiştir. İbn-i Abbas'ın, “Mu­hakkak onun toplanması ve “kur'anı” bize aittir.” (Kıyame: 17) ayetini “toplanması ve kalbinde sabitleştirilmesi” şeklinde tefsir ettiği rivayet olunmaktadır. Bu bakımdan, bazıları, önceki kitapların meyvelerini top­ladığı, ilimlerin hepsini kendinde topladığı anlamında Kur'an'a “Kur'an” dendiğini ileri sürmüşlerdir.

“Ka-ra-e” fiili Cahiliyye dönemi Arapları'nda, “yav­ru vermedi, doğurmadı” anlamına da kullanılıyordu. Fakat, Kur'an'ın bu bağlamda kullanıldığı ileri sürülmemişse de, belki, “tertemiz olması” anlamına gelecek şekilde bu anlamla da ilgili olabilir.

Eş'arî ve onun görüşünde olan bazı bilginlere gö­re, Kur'an, “bir şeyi bir şeye yaklaştırıp bitiştirmek” an­lamında “Ka-Ra-Ne” fiilinden türemiştir. Kur'an'ın, su­re ve ayetlerin yanyana dizilmesinden oluştuğu için bu fiilden türediği söylenmiştir.

Bazı bilginlere göre “Kur'an” hiç bir kelimeden türetilmemiştîr. Bu kelime, Allah'ın Peygamberi'ne gön­derdiği kitap için bir özel isim olmuştur. İmam-ı gafîî bu görüştedir.

Kur'an'ın okunuşu, bazılarına göre “Kur’an” şek­linde hemzeli, bazılarına göre ise, “Kuran” şeklinde hemzesizdir. “Ka ra e”den türediğini söyleyenlerin ya­nında “kur'an”, yani “hemzeli”, ka ra ne”den türe­diğini söyleyenlerin yanında ise “Kuran”, yani, “hemzesiz”dir. Kur'an'ın hiç bir kelimeden türemediğini, “ka ra e” den türemiş olsaydı, her okunan şeye “Kur'an” denmesi, sözgelimi, Tevrat ve İncil'e de “Kur'an” den­mesi gerekeceğini ileri süren Şafii'ye göre, Kur'arı hemze­sizdir, yani “Kurandır. [2]

Bundan ayrı olarak, Kur'an'ın bir takım nitelikleri konusunda da ihtilâf edilmiştir. Bazılarına göre, Al­lah, Kur'an'ın lâfzını Levh-i Mahfuz'da yaratmıştır; çünkü, Kur'an'da “Muhakkak o, şerefli, üstün bir Kur'an'dır; Levh-i Mahfuz'dadır” (Büruc: 21-22) buyurulmaktadır. Bazılarına göre, Kur'an'ın lâfzı Cibril (Ceb­rail) dendir; çünkü, Kur'an'da “O kerim bir elçinin sö­züdür” (Hakka: 40) buyurulmaktadır. Bazılarına göre, Kur'an'ın lâfzı Hz. Peygamber'e aittir; çünkü, Kur'an' da, “Onu Ruh-ul-Emîn senin kalbine indirdi.” (Şuara: 193) buyurulmaktadır. Fakat geçmiş bilginlerin çoğun­luğu Kur'an'ı şu özelliklerle tanımlamışlardır:

“Kur'an Allah'ın kelâmıdır; harflerden ve sesler­den oluşmuştur; sure ve ayetlerden bir araya gelmiş­tir. Dillerimizle okunur, korunur, Mushaflarımızda ya­zılıdır, ellerimizle dokunulur, kulaklarımızla işitilir, gözlerimizle görülür. Bu bakımdan, mushafa saygı gös­termek de vaciptir. Ezelîdir, mahlûk değildir (bu nok­taya, “Kelime”yi anlatırken değineceğiz), Allah'ın zatıyla kaim bir sıfattır, sonraki bilginlerden bazıları lâf­zın yaratılmış (mahlûk) olduğunu söylemişlerdir. Lâfzı da, mânâsı da vahy kanalıyla Allah'tandır. Cünüp olan­ların ve abdestsiz olanların Mushafa dokunmaması ge­rekir. Lâfzın da Levh-i Mahfuz'da yazılı bulunduğu ve ne Peygamber'e, ne de Cebrail'e ait olmadığı genellikle kabul edilmiştir.” [3]

Bazıları şöyle bir Kur'an tanımına varmışlardır:

“Kur'an, Peygamberimiz'e vahy yoluyla indirilmiş, mushaflarda yazılı, tevatür yoluyla nakledilmiş olan ve okunmakla ibadet edilen icaz sahibi Allah kelâmıdır.” [4]

Kur'an-ı Kerim'de kendi niteliklerinden sözeden bazı ayetlerde şöyle denmektedir:

“Ramazan ayı ki, insanlar için hidayet, Furkan ve hidayetin apaçık delilleri olarak Kur'an onda in­dirildi.”  (Bakara: 185)

“Bu Kur'an, Allah'tan başkasına bir yalan olarak uydurulmuş değildir; ancak o kendinden öncekileri “doğrulamak ve Kitab'ı ayrıntılı olarak açıklamak içindir..”  (Yunus: 37)

“Belki akıl edesiniz diye, Arapça bir Kur'an indirdik.” (Yusuf: 2)

“Muhakkak bu Kur'an en doğru olana iletir.” (İsra: 9)                                                 

 “Muhakkak Kur'an'ı öğüt için kolaylaştırdık, ibret alan yok mudur?” (Kamer: 17)

 “Muhakkak kerim bir Kur'an'dır o, saklanmış, ko­runmuş bir kitaptadır.” (Vakıa: 77-78)

Kur'an'ın daha başka isimlerinin olduğu da söy­lenmiştir. Kitap, Fürkan, Zikr, Nur, Ruh, Hüdâ, Şifâ, Mecîd, Mesanî, Ümm'ül-Kitap, Hakk, Sıdk, Tezkira, Büşrâ, Tenzil, İlm, Mübîn vs. bunlar arasında anılmıştır. [5]

Bütün bu verdiğimiz bilgilerden anlaşıldığı kadarıyle, Allah'ın Son Nebisi Hz. Muhammed(SAV)'e vahy aracılığıyla indirdiği ayetlerden oluşan Kelâmının adı Kur'andır. İmam-ı Şafiî'nin dediği gibi, belki aka ra e” veya bir başka fiilden gelmekten öte, böyle bir fiil­den gelmiş olsun veya olmasın Kur'an bütünüyle özel bir isimdir. İlk inen ayetin “ka-ra-e” fiilinin emir şekli olan “ıfcra'”(oku) olarak gelmesi sanırız Kur'an'ın kavramını anlatırken de açıklayacağımız gibi, Kur'an, adı yönünden ayrı bir anlam taşımaktadır. “Kıraet” bu fiilden gelmiş de olsa, bugün bilinen şekliyle eldeki metni okumak demek olmaz. Kur'an'ın bazılarını yu­karıda sıraladığımız diğer isimleri ise, birer ayrı isim olmaktan çok, Kur'an'ın sıfatlarıdır.

Kur'an, İslâm Peygamberi'nin kendi sözleri olarak değil, Allah'ın kendisine vahyedilmiş kitabı olarak' ağızlarından dökülen ve Peygamberliği'ne tanıklık eden en büyük mucizesi ve yalnızca zamanındaki Araplar'ın de­ğil, Kıyamet'e kadar tüm insanların ve cinlerin eşini ortaya koyamayacağı ve bu konuda her varlığa her za­man meydan okuyan, ritmik, okunur ayetler ve su­relerdir. Tarihsel değeri olan dinî kaynaklar ve kitap­lar arasında, gerçeklik ve eşsizlik açısından Kur'anla karşılaştırılabilecek hiç bir örnek yoktur.

Kur'an'da hiç bir katma, ekleme veya çıkarma yoktur; fakat, bir takım ufak tefek okunuş farklılıkları vardır ki, bu da anlama etki etmez.

Kur'an'ın ele aldığı konulara yaklaşım, sunuş ve çözüm biçimi bütünüyle kendine özgüdür ve eşsizdir. Herhangi bir konuyu hiç bir zaman, bir kelâmcı veya bir diğer bilgin ya da yazar gibi sistematik bir biçimde ele almaz. Bunun tam tersine, “tasnifi” diyebileceğimiz, kendine has iç içe bir anlatım biçimine sahiptir. Çeşitlilikler gösterir, konular hemen değişir, bir konu­dan diğerine geçer, bir önceye döner veya tekrarlarda bulunur.

“Andolsun, biz bu Kur'an'da her türlü temsilden insanlar için tasrifte bulunduk; insanların çoğu ise ancak küfredip durmakta direttiler,” (İsra: 89) “Bak, nasıl ayetleri tasrif ediyoruz da, onlar yine sırt çeviriyorlar.” (En'am: 46)

 “Belki kavrarlar diye, hak, ayetleri nasıl tasrif edi­yoruz!”  (En'am: 65)

“İşte böyle ayetleri tasrif ediyoruz ki, “sen ders al­mışsın” desinler ve biz bilen bir kavim için onu iyi­ce açıklayalım.”   (En'am:  105)

Bir ahenk halinde böylesi değişkenliklerin sergile­nişi Tevhidi işaretleri göstermek içindir. Verdiğimiz ayetlerden anlaşıldığı üzere, Kur'an'ın böyle bir değiş­ken anlatım şeklini benimsemesi, kendisine karşı çı­kanların Peygamberi ve hattâ Allah'ı suçlaması ve ay­nı zamanda, insan düşüncesinin derinliklerinde fırtı­nalar estirmek içindir. Bu anlatım, değişkenlikte birlik ve çoklukta ahenk gösteren bir anlatımdır.

Kur'an sureleri ve ayetlerinin dizilişi hiç bir za­man kronolojik bir sıra takip etmez. Bakarsınız, birkaç ayet ardarda inmiştir ve ardarda Kur'an'da yerini al­mıştır, ama, hemen ardından gelen ayetler başka za­man inmiştir, hatta değişik konulardadır. Bazı sureler ve bazı ayetler çok uzun olduğu halde, bazıları çok kı­sadır. Bunun nedenlerinden biri de, aslında Kur'anda her ayetin birbiriyle kopmaz bir bağlantı içinde oluşu­dur. Kur'an'da, okuyucuya zaman zaman birbiriyle çelişirmiş gibi gelen çok sayıda ayet vardır; aynı zaman­da, ayet ve surelerin belirttiğimiz biçimde birbirleriyle bağlantısızmış gibi görünen “tasrifi” düzenlenişi aslın­da bizi şaşırtmamalıdır. Bize bağlantısız ve çelişkili gi­bi görünen yönler, aslında birer çelişki veya bağlantı­sızlık içinde değildir. Kur'an evrenin iç içe düzenini yansıtır. Ne var ki, evrenle bütünleşemeyen, Kur'an'la btitünleşemeyen insanın kendisinde vardır çelişki ve bağlantısızlık. Bu nedenle, Kur'an'a salt beşerî yete­neklerle yaklaşıp, sonra da, Kur'an'ın bütününü anla­ma iddiasında bulunmak veya Kuran üzerinde söz et­mek onun hiç anlaşılmadığını gösterir. Kur'an'ın an­lam derinliği ve daha bazı yönlerine “İnzal ve Tenzil'le, Tefsir ve Te'vil'i anlatırken değineceğiz.)

Kur'an Arapça olarak indirilmiştir ve Arapça, Kur'an'ın bir anlamda “biçimi”ni oluşturmaktadır. “Din yalnızca zihnî düzlemde bir felsefe, inanç ve kelâm değil­dir; fizikî ve bedenî de olmak üzere, tüm varlığımızı bütünleştirme yöntemidir din.” [6] Bu bakımdan, Arap­ça Kur'an'ın aslî öğelerinden biridir. Kur'an'ın Arapça olarak indirilmesi, yalnızca Araplar anlasın diye de­ğildir. Bir kez evrensel bir dinin evrensel bir dili ol­mak zorundadır. İkinci olarak, Kur'an'ın (filinin sesleri ve kelimeleri Vahy'in ayrılmaz parçalandır. Kur'an'ın Arapça olması, Kur'an Arapçasına kutsallık kazandır­mıştır. Bu kutsal dil, insanın yalnızca dinî gerçekler...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kuran ve Kuran İlimleriyle İlgili Kavramlar
« Posted on: 03 Haziran 2020, 09:13:52 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kuran ve Kuran İlimleriyle İlgili Kavramlar rüya tabiri,Kuran ve Kuran İlimleriyle İlgili Kavramlar mekke canlı, Kuran ve Kuran İlimleriyle İlgili Kavramlar kabe canlı yayın, Kuran ve Kuran İlimleriyle İlgili Kavramlar Üç boyutlu kuran oku Kuran ve Kuran İlimleriyle İlgili Kavramlar kuran ı kerim, Kuran ve Kuran İlimleriyle İlgili Kavramlar peygamber kıssaları,Kuran ve Kuran İlimleriyle İlgili Kavramlar ilitam ders soruları, Kuran ve Kuran İlimleriyle İlgili Kavramlarönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &