ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Kuranı Kerim > Kuranda İnsan Psikolojisi > Adl ve Adalet
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Adl ve Adalet  (Okunma Sayısı 1488 defa)
03 Nisan 2011, 15:02:18
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 03 Nisan 2011, 15:02:18 »



ADL/ADALET

 Ahlâk ve özellikle hukukun en temel kavramı adalettir. Adalet hukukun amacıdır. Adaletin en genel tanımı, hak­lıya hakkım, suçluya cezasını vermek biçiminde yapılabi­lir.

A-d-1 (adele) kökünden gelen adi (adalet) ve muadelet sözcükleri, eşitlik ve denklik anlamını içkindir. Adi ve idi, birbirine yakın sözcüklerdir. Ancak adi, düşünceyle kavrananlarda kullanılır, hükümler gibi; idl ise, duyularla kavrananlarda kullanılır; ölçülen, tartılan ve sayılan nes­neler gibi. Adalet, eşitçe paylaştırma demektir.[452]

Adl sözcüğü, hepsi de denge ve denkleştirme kavram­larıyla yakından ilgili olarak, dört anlamda kullanılır:

Adalet, fîdye, benzerlik/denklik ve karakter bütünlüğü,  inceleyelim.[453]

 1. Adalet/Kist:

 Adalet kavramını anlatmak üzere Kur'an'da iki sözcük kullanılır: Adl ve kist. Nitekim iki âyette, kist ve adl sözcükleri, dönüşümlü olarak kullanılmıştır.[454] Yer yer hak sözcüğü de adalet anlamındadır. Daha çok denge kavra­mını anlatmak için ise mizan sözcüğü kullanılır. Bu an­lamda adaletin zıddı, cevr ve zulümdür (adalet x cevr, zu­lüm).[455]

 a. Adalet Emri:

 Kur'an, adil olmayı ve adaleti uygulamayı emretmiştir:

"Doğrusu Allah adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bak­mayı emreder. Hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasaklar. Tutasınız diye size öğüt verir."[456]

Her Cuma namazında hutbelerin bitminde okunan bu âyetteki adl sözcüğü, karşılık vermede eşitlik olarak yorumlanmıştır. Buna göre, iyiliğe iyilikle, kötülüğe kötü­lükle karşılık verilir. İhsan ise, iyiliğe daha fazlasıyla, kö­tülüğe daha azıyla karşılık vermektir.[457]

Ayrıca, bu âyetteki adl sözcüğü, kelime-i tevhid olarak da yorumlanır.[458]

Âyette yer alan "yakınlar" (zi’l-kurbâ) sözcüğü, kişinin kan veya evlilik bağıyla bağlı bulunduğu yakınları anlamı­na gelir. Ancak, ahlâki yönde kapsamlı bir teşvik belirten bu âyetin anlam örgüsü içinde geçtiği için, kişinin bütün yakınlarını, ait olduğu "cemaatin bütün bireyleri"ni işa­ret etmektedir.[459]

"De ki: Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yü­zünüzü ona doğrultun. Dinde samimi olarak ona yalvarın. Sizi yarattığı gibi, yine ona döneceksiniz."[460]

Bu âyetteki "kist" sözcüğüne "doğru olan" anlamı da verilmiştir.[461] Bir önceki âyette "fahşâ" (utanç verici iş) sözcüğü geçer. Bu bakımdan, "kist" sözcüğü buna aykırı bir işi anlatmak üzere kullanılır. Öyleyse, buradaki "kıst'ın "doğru olan" biçiminde karşılanması daha uygun görünüyor. "Her sec­de yerinde yüzünüzü ona doğrultun" cümlesi, "her türlü ibadet eyleminde, bütün varlığınızı ortaya koyun" biçimin­de daha uygun bir şekilde karşılanabilir.[462]

Hz. Davud'un adaleti, "davacılar temsili"yle, şöylece anlatılır:

"Sana davacıların haberi geldi mi? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de onlardan ürk;müştü. Şöyle demişlerdi: Korkma. Birbirinin hakkına te­cavüz etmiş iki davacıyız. Aramızda adaletli (hakça) hük­met. Ondan ayrılma. Bizi doğru yola çıkar."[463]

Âyetin de­vamında davacıların olayı sunuşu ve Hz. Davud'un karar verişi anlatılır. Sonra da Hz. Davud'a, şöyle seslenilir:

"Ey Davud! Seni şüphesiz yeryüzünde hükümran kıldık. Öy­leyse insanlar arasında adaletli hüküm ver. Hevese uyma, yoksa seni Allah'ın yolundan saptırır. Doğrusu, Allah'ın yolundan sapanlara hesap gününü unutmalarına karşılık çetin bir azap vardır."[464]

Ehli kitabın çekemezlik yüzünden bölündükleri dile getirildikten sonra, hevese uyulmaması, adaletli hüküm verilmesi belirtilir:

"Bundan ötürü sen birliğe çağır ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve şöyle söyle: Allah'ın indirdiği kitaba inandım. Aranızda adaletli (hakka uygun) hüküm vermekle emrolundum. Allah bizim de rabbimiz, sizin de rabbiniz. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz kendinizedir. Bizimle sizin aranızda tartışıla­cak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar. Dönüş onadır."[465]

 b. Adaleti Yayma Ve Engelleme:

 "Dilsiz ile adaletli meseli", adaleti yayma ve engelleme durumlarını ele alır:

"Allah, iki adamı misal veriyor: Biri hiçbir şeye gücü yetmeyen bir dilsiz -ki efendisine yüktür, nereye gönderir­se (herhangi bir işe koşsa) bir hayır çıkmaz-. Bu, doğru yolda olan adaleti emreden kimse ile bir olabilir mi?"[466]

Bu meselden önce, özgürlük ile kölelik yahut daha ge­nel bir tanımlamayla bağımsızlık ile bağımlılık arasmdaki karşıtlık belirtilerek, sınırlı güce sahip varlıklar ile sınırsız ve kavranmaz kudret sahibi Allah'ın aynı olamayacağı or­taya konur. Yukarıdaki meselde dilsizlik ve adaleti emret­me karşılaştırılır. Dilsizlik, yetersizliği ve ehliyetsizliği ol­duğu kadar, adaleti yayma görevini ihmali de gösterir. Bu meselin konusu, dilsizlik, yetersizlik ve ehliyetsizlik ile dürüstlük, adalet ve yeterlilik arasındaki karşıtlıktır. Ada­leti emretme, sadece kendisi dürüst ve erdemli biri ol­makla kalmayıp, aynı zamanda doğru yaşama tarzını başkalarına emretme özelliğine, güç ve yetkisine sahip oluşu da içerir.[467]

Adaleti emredenleri öldürenler, acıklı bir sonla karşıla­şacaktır.

"Allah'ın âyetlerini inkâr (küfr) edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere ve insanlar içinden adaleti emredenleri öldürenlere, elem verici bir azabı müjdele. On­lar, dünya ve ahirette işleri boşa çıkacak olanlardır. Onların hiç yardımcıları yoktur."[468]

"Yarattıklarımızdan bir topluluk, hakkı (doğru yolu) gösterir ve ona göre (adaletli) hükmeder."[469]

Bu âyette, ge­nel bir atıf yapılır. Böylece ana yargı, bütün çağları ve bü­tün toplumları, yani Allah'ın mesajlarını yürekten kabul edip, Allah'ın mutlak hakikat olduğu inancı içinde, bu mesajların ışığı altında yaşamaya çalışan herkesi kucak­layacak kadar geniş tutulmuştur.[470]

"Musa'nın milletinden, hakkı gösteren (yehdûne bil hakkı) ve ona göre (adaletli) hüküm veren (ve bihi ya'dilûn) bir topluluk vardı."[471]

İsrail oğullarının dikbaşlı ve fesat peşinde koşan günahkârları yanında, dürüst olanlan da bulunuyordu. Bu âyet, yukandaki genel gön­dermenin, somut-tarihi örneğini gözler önüne seriyor.[472]

 c. Adaletin Görünüşleri:

 Adalet, hayatın her alanında yansıma bulabilir. Kur'an, günlük hayatta adaletin en gerekli olduğu alan­lardan örnekler verir.[473]

 A) Sözde/Konuşmada Adalet:

 Allah'ın sözü, dosdoğru ve adaletlidir:

"Allah size kitabı açık açık indirmişken, Allah'tan başka bir hakem mi iste­yeyim? Kendilerine kitap verdiklerimiz, onun gerçekten rableri katından indirilmiş olduğunu bilirler. Öyleyse sen şüpheye düşenlerden olma. Rabbinin sözü (vaadi) dosdoğ­ru olarak (sıdkan ve adlen: doğruluk ve adaletle) tamam­landı. Onun sözlerini değiştirecek yoktur. O, işitir ve bi­lir."[474]

Her türlü konuşma ve görüş açıklamada, yakınlar aleyhine bile olsa, adaletten sapılmamalıdır:

"Yetim malına, erginlik çağma erişene kadar en iyi yol­la yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı doğru (bi’l-kıst) yapın. Biz ki­şiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz. Konuştuğu­nuzda (bir görüş açıkladığınızda), -akraba (yakınlar) bile olsa- sözünüzde âdil olun. Allah'ın ahdini yerine getirin. Allah size bunları, öğüt almanız için buyurmaktadır. Bu dosdoğru yoluma uyun. Sizi Allah yolundan ayrı düşüre­cek yollara uymayın. Allah size, bunları sakınasınız diye buyurmaktadır."[475]

 B) Hükümde/Yargılamada Adalet (Mahkeme Adaleti):

 Mahkemede hüküm verilirken, adaleti sağlama konu­sunda en fazla sorumluluk taşıyanlar, yargıç ile tanıktır. Bu yüzden, hakkın yerini bulması için. Kur’an bu iki özel­likteki insanların adaletli olmaları üstünde önemle durur.[476]

 1- Doğru Karar (Adaletli Hüküm):

 Mahkemede doğru /adaletli kararı, delilleri inceleyen yargıç verecektir:

"Hiç şüphesiz Allah size, emanetleri ehline teslim et­menizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletli hüküm vermenizi emreder. Allah, size ne güzel öğüt veri­yor. Şüphesiz Allah, işitir ve görür."[477]

Burada hükmetme, hem hukuki anlamda, hem de başka insanlann tutum ve davranışlarını yargılama ve değerlendirme anlamında dü­şünülmelidir.

Hz. Peygamber'in adaletli hüküm vermesi istenir:

"(..) Eğer sana gelirlerse, aralarında hükmet, yahut onlardan yüz çevir. Yüz çevirirsen sana bir zarar veremezler. Eğer hüküm verirsen, aralarında adaletli hüküm ver. Allah, adil olanlan sever."[478]

Bu âyet, Medine yahudilerince, karar vermesi için Hz. Peygamber'in önüne getirilen belli bir hukuki duruma veya durumlara işaret etmektedir. Karar kişisel sevgi veya nefrete göre değil, Allah katından vahyedilen ahlaki kanunlar esas alınarak verilir. Gayri müslimler bile olsa, sonuç değişmez.

Muhammed Esed, bu âyetteki hükmün, hukukî değil, itikadı konular için geçerli olduğunu belirtir. Ona göre, Kur'an'daki her tarihî atfın, aynı zamanda genel bir muh­tevaya sahip olduğu şeklindeki Kur'an prensibi ışığında bakıldığında, bu âyette işaret edilen "karar" (hüküm), Kur'an'ın açıkça teyid veya reddettiği inançların dışındakilerin doğru olup olmadığına karar vermeyle ilgilidir.[479]

Çatışan mü'minler arasındaki arabuluculuk da, âdil ölçülerde yapılmalıdır:

"Eğer mü'minlerden iki topluluk, birbirleriyle savaşır­larsa (çatışırsa), aralarını düzeltin. Eğer biri ötekinin üzerine saldırırsa, saldıranlarla Allah'ın buyruğuna dönmele­rine kadar savaşın. Eğer dönerlerse aralarını hakça bu­lun, âdil/eşit davranın. Şüphesiz Allah, âdil davranarları sever."[480]

 2- Doğru Tanıklık:

 Mahkemede doğru karar verilebilmesini sağlayan araç­lardan birisi de, doğru...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Adl ve Adalet
« Posted on: 10 Nisan 2020, 06:21:04 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Adl ve Adalet rüya tabiri,Adl ve Adalet mekke canlı, Adl ve Adalet kabe canlı yayın, Adl ve Adalet Üç boyutlu kuran oku Adl ve Adalet kuran ı kerim, Adl ve Adalet peygamber kıssaları,Adl ve Adalet ilitam ders soruları, Adl ve Adaletönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &