ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Konulu Siyer > Aile Reisi Hz. Peygamber
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Aile Reisi Hz. Peygamber  (Okunma Sayısı 937 defa)
28 Şubat 2010, 22:37:08
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 28 Şubat 2010, 22:37:08 »



Aile Reisi Ve Baba Olarak Hz. Peygamber (s.a.v.)

Hz. Peygamber (s.a.v.), bütün hayatı boyunca bizzat kendisi "Ey Rabbimiz! Bize dünyada da âhirette de iyilik ver, bizi cehennem azabından koru" (2/Bakara 201) âyetinde olduğu gibi dünya ve ahiret dengesini, yaşayışında tesis etmiş, bunu aile hayatında da göstermiş ve müminlere yaşanılır ve izlenebilir örnekler bırakmıştır.

Onun hanesi yeryüzünde gelmiş-geçmiş ve gelecek hanelerin, kurulacak yuvaların en mesudu, en bahtiyarı ve en bereketlisi olmuştur. Onun hânesinde her zaman burcu burcu saâdet kokardı. Âlemde hiçbir kadın Hz. Peygamberin, hanımlarını sevdiği gibi sevilmemiştir. Hiçbir erkek de Hz.Peygamber (s.a.s.) gibi sevilmiş değildir. Bu sevgi halesinin elbette bir sebebi vardı. Allah Rasûlü eli altında bulunanlara uyguladığı terbiye usûlüyle onların kalplerinde, sonsuz bir alâka ve bağlılık hasıl etmiştir.

Hiç şüphesiz Rasûlullah (s.a.v.), orta halli insanlar için bir örnek teşkil etmeyen, tamamen zühd ve takvaya dönük insan üstü bir ömür sürmemiştir. Bilâkis o, her sıkıntıyı, her türlü problemi yaşamış, bunlara verdiği tepkilerle bize izlenmesi gereken bir yöntem, bir metot sunmuştur. Ümmete, hem sosyal hem de rûhî/mânevî alanlarda olmak üzere, gerekli asgari davranış yolunu göstermiş, bu asgari sınırı aşıp iyiye ve güzele doğru yükselmek yönünde onları gayret göstermeye teşvik etmiş, yine de son kararı fertlere bırakmıştır.

Ancak peşinen söylemek gerekir ki onun aile reisi olarak çizdiği portre de hayranlıkla izlenecek mükemmelliktedir: Sabrın, merhametin, teennili davranışın, anlayışlılığın, inceliğin, hoşgörünün ve sorumluluğun timsalidir, o Peygamber. Ve bu faziletler belki de hiç kimsede kendini bu denli güzel ifade edememiştir.

Allah katında aile reisinin değeri, eşine ve yakınlarına verdiği değerle ölçülür. Bu konuda Hz. Peygamber (s.a.s.): ?En hayırlınız, aileniz için hayırlı olandır. Bana gelince ben, aileme karşı sizden en hayırlı olanınızım? buyurmuştur.

Nafaka: Kur'anı Kerim'e göre, İslam ailesinde reis, babadır. Çünkü Allah, mahlukatın bazısını bazısına üstün kılmıştır ve erkek, malından kadın için harcamaktadır. "Veren el alan elden üstündür" ün gereği ailesine infakla erkek, üstünlüğünü izhar etmiş olur. İslam, aile efradının maddî ihtiyaçlarını (gıda, yiyecek-giyecek, mesken, tedavi ve hatta estetiğe yönelik olanları ve zineti) karşılamak, terbiye, talim ve himayelerini sağlamak vazifesini erkeğe yükler.

İslâm ailesinde erkeğin ekonomik anlamdaki vazifesi, mehirle başlar. Hz. Peygamber (s.a.v.), daha evlenirken hanımlarına vermesi gereken mehri ihmal etmemiş, hepsine o zamanın örfüne göre mehrini vermiştir. Sadece Hz. Safiyyeye vermemiş, ona da Hürriyete kavuşman mihrindir buyurmuştur. (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai) Ümmü Habibe'nin nikahı Habeşistan'da kıyılırken, o da ihmal edilmemiş, Necaşi, Hz. Peygamber (s.a.v.)adına dört yüz dinar mehir vermiştir. Medineye hicretten sonra Hz. Peygamber (s.a.v.), Âişeye mehrini vermede zorluk hissetmiş ve bu yüzden gerdek gecikmiştir. Hz. EbûBekr durumu anlayınca Hz.Peygamber'e (s.a.v.)ödünç vermiş, bundan sonra Rasûlullah, Âişeyi evine getirmiştir.

Günlük ihtiyaçlar konusunda Hz.Peygamberin (s.a.v.) gösterdiği hassâsiyet, mehir meselesinden daha az değildir. Çünkü Allah, Kur´ân-ı Kerimde O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.(4/Nisâ, 5) buyurur. Hanımının giyecek ve yiyeceği kocanın gelirine uygun olarak sağlanmalıdır. Yedirmenin, giydirmenin ve meskenin yanı sıra, koca, hanımı için hayırseverlik ve cömertlik sayılacak harcamalar da yapmalıdır. Nezaket ve zarafet timsâli Peygamber (s.a.v.) şöyle der: Erkeğin hanımına harcadığı her şey sadakadır, Erkek hanımına su bile içirse onun ecri vardır. Kıyâmet günü kişinin mîzânına konacak ilk şey, ailesinin nafakası için harcadıklarıdır. Eve ne zaman bir şey gelse, kocası onu öncelikle hanımına vermelidir. Kişi kendi nefsinde kıt kanaat yaşamayı tercih etse de, Hz.Peygamber gibi ailesine geniş davranmalı, cimrilik etmemelidir. Yeme ve içmenin kıt olduğu ile ilgili hadisler, hicretten sonra yaşanan umumi darlıkla ilgilidir.

Hz. Ömer (r.a.) anlatıyor: "Benî Nadir´in emvali, Cenâb-ıHakk´ın Rasûlüne (s.a.v.)fey´ kıldığı, üzerine at ve deve koşulmayan (yani savaşsız elde edilen) mallardandı. Ureyne köyleri, Fedek, tıpkı (Beni Kureyza ve Beni Nadir´in emvali gibi) sırf Rasûlullah'a âit yerlerdi. Rasûlullah (s.a.v.), buralardan elde edilen gelirlerden ailesinin bir yıllık nafakasını ayırırdı. Geri kalanı da Allah yolunda hazırlık olmak üzere silah ve binek için sarfederdi. Nitekim âyette şöyle buyrulmuştur: "Allah´ın (fethedilen diğer küffâr) memleketleri ahâlisinden Peygamber?ine verdiği fey´i, Allah´a, Peygamberine, hısımlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalanlara aittir. Tâ ki bu mallar içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmasın..." (59/Haşr, 7) (Ebû Dâvud, Harâc)

Süs ve güzel giyim kadının zinetidir. Hz. Peygamberi dikkatle tâkip eden ve onun yaşayışının dışına çıkmamak için yoğun gayret gösteren gönül erleri sahabilerden Hz. Osman, eşine iki yüz dirhem değerinde ipek elbise almış ve "bununla onu sevindireceğim" demiştir.

İçinden taze et (balık) yemeniz ve takacağınız bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren O´dur (16/Nahl, 14)  De ki: Allah´ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar, dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde müminlerindir. İşte bilen bir topluluk için âyetleri böyle açıklıyoruz? (7/A'râf, 32). Âyetlerde gördüğümüz gibi Kur´ân-ı Kerim, ziyneti, süsü teşvik eder ve yasaklamaz. Hz. Âişenin bir değil, birçok altın yüzük taktığı bilinmektedir. Hatta sefer dönüşü taktığı gerdanlığın kaybolması ifk hâdisesine neden olmuştur. Necâşîden hediye gelen ud, parfüm vs. gibi şeyleri Hz. Peygamber (s.a.v.), hanımlarına taksim eder, kullanmalarına da yasak getirmezdi. Tabii Peygamber hanımları da süs ve zinetlerini kullanma şekil ve şartlarını iyi biliyorlardı.

Nafakanın en önemli kısmını elbette mesken oluşturmaktadır. Hz. Peygamber (s.a.v.), eşlerinin her biri için müstakil bir mekan tahsis etmiştir. Her odanın, bugünün tabiriyle müstakil bir daire gibi ihtiyacı karşılayacak temel unsurları ihtiva ettiğini muhtelif rivâyetler göstermektedir (mutfak, banyo vs.). Hz. Peygamberin bu mevzûdaki tutumu kesinlikle dikkate değerdir. Kalabalık ve birkaç ailenin birlikte yaşadığı evlerde Hz. Peygamberin hassâsiyetini bulabilmek mümkün değildir ve bu durumda mahremiyet zarar görür.

Hz. Peygamber, âilesinin geçimini temin etmekle beraber, hanımlarının kazanç sağlamalarına da engel olmuyordu. Nitekim Hz. Zeynep, deri işlemekte ve dikmekte mahir olup, bu işi yapmakta; gelirini de sadaka olarak dağıtmaktaydı.

İlgi ve Sevgi: Bir eş ve babanın ailesine olan ilgisinin en önemli göstergesi, onlarla birlikte vakit geçirmesidir. Hz. Peygamber (s.a.s.), buna îtinî eder, ne ibâdeti, ne arkadaşlarıyla geçirdiği vakit ne de dünya meşguliyeti buna mani olmazdı. O, ailesi ile birlikte olduğunda, onlarla sohbet eder, hal ve hatırlarını sorar, şakalaşır ve eğitmeye çalışırdı.

Rivâyetler, Hz. Peygamberin âilevî sohbeti iki istikamette oluştuğunu göstermektedir: Birincisi, âile fertlerinin her biri ile şahsen teması ve husûsî sohbeti; İkincisi, âile fertlerinin tamamının birbiriyle temas ve sohbeti.

Bu her iki sohbetin, günlük siyasi ve irş**** faaliyet ve diğer meşguliyetler içerisinde ihmale uğramaması için Rasûlullah (s.a.s.), birkaç kesin prensibe yer vermiştir:

Hanımlarıyla geçireceği gece, belli bir esasa bağlanmış, kur'a ile tesbit edilen bir sıra ile her gece birinin yanında kalmak, prensip olmuştur. Nevevi'nin açıklamasına göre kadın hayızlı halde olsa bile sohbet nöbetinde atlama yapılmamıştır.

Ayrıca her sabah mescitten çıktıktan sonra ve her ikindi vakti namaz kıldıktan sonra kadınların her birine teker teker ziyaretler yapar, alışılan muayyen bir müddet boyunca onlarla sohbet ederdi.

Bir de özellikle âilenin bir araya gelmesini sağlamak maksadıyla her akşam, bütün hanımlar, Rasûlullah (s.a.s.), o gece kimin yanında geceleyecek ise, topluca oraya gelirler, sohbet ederlerdi. Bu toplantılarda Rasûlullah'ın zevcelerine ibretli kıssalar anlattığı, hepsinin güldürücü şakalar yaptığı rivâyetedilmiştir.

Hz. Peygamber, günlük sabah ve ikindi ziyaretlerine müsadesiz girer (zaten bütün hanımlar onu bekliyor olduğu için izne gerek de yok), selam verir, elini omuzlarına ya da başlarına koyarak öper, hal-hatır sorup meseleleriyle alakadar olurdu. ondaki bu incelik, hanımlarının ruhlarına bütün letâfeti ve nûrâniyetiyle sirâyet etmiş olacak ki, bir değil bir çok hanım birbirlerine aynı zarâfetle yaklaşmışlardır. Arada bir, görülen kıskançlıktan kaynaklanan meseleler ise kadın fıtratının ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilebilir. Burada da Hz. Peygamber, tavır ve davranışlarıyla hanımlarına örnek olmuştur. Bundan ötürü aile reisi, eşinden hangi tutumu sergilemesini bekliyorsa kendisi de o tutum içinde olmalıdır. Kişi nasıl muamele ederse aynıyla mukabele görür.

Meselâ, bir gün önce, savaşta babası ve bazı yakınlarını kaybeden Safiyye'nin yanında Hz. Peygamber (s.a.v.) hiç uyumamış, sabaha kadar kendisiyle sohbet edip, ilgilenmiştir. Böyle bir ilgiye de ihtiyacı vardır ve kendisinden bu ilgi esirgenmemiştir. Ve neticede Hz. Peygamber'e gönülden bağlı, onu hiçbir dünya nimetine değişmeyen samimi bir müslüman çıkar karşımıza. Safiyye, Medine'ye geldiğinde bütün kadınlar onu görmeye gelirler. Âişede tanınmayacak bir kıyafetle onu görmeye gider. Ancak Rasûlullah, Âişe'yi tanır ve "Safi...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Aile Reisi Hz. Peygamber
« Posted on: 20 Ocak 2020, 20:31:39 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Aile Reisi Hz. Peygamber rüya tabiri,Aile Reisi Hz. Peygamber mekke canlı, Aile Reisi Hz. Peygamber kabe canlı yayın, Aile Reisi Hz. Peygamber Üç boyutlu kuran oku Aile Reisi Hz. Peygamber kuran ı kerim, Aile Reisi Hz. Peygamber peygamber kıssaları,Aile Reisi Hz. Peygamber ilitam ders soruları, Aile Reisi Hz. Peygamber önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &