ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Akaid Eserleri > Kelam İlmi > Mezheplere ayrılmanın sebepleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mezheplere ayrılmanın sebepleri  (Okunma Sayısı 1615 defa)
09 Ekim 2010, 19:50:14
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 09 Ekim 2010, 19:50:14 »



MEZHEPLERE AYRILMANIN SEBEPLERİ

Mezhepler tarihi müellifleri, islâm tarihinde ilk ihtilâfın, tâ Hz. Peygamberin vefat hastalığı zamanından itibaren başladığını kayde­derler[1]. Ashabın ilk devirlerinde ortaya çıkan farklı İctİhadlar, zamanında giderilmiş ve akisleri müteakip devirlere intikal etmemiş­tir, ancak hilâfet konusu müstesna. Hilâfet zaten islâm fırkalarının zuhuruna tesir eden en önemli ve devamlı âmillerden biridir.

Kitabımızın başında islâm tarihindeki ilk fikrî hareketleri (ihti­lâfları) anlatırken bunlardan hilâfet meselesine, iç savaşlara, nübüv­vet nurunun uzaklaşmış bulunmasına, İslâm dininin tanıdığı fikir hür-riyetine ve dıştan gelen tesirlere temas etmiştik.

Şehristânî (v. 548/1153), müslümanlar arasındaki ihtilâfları iki ana noktada toplar: hilâfette ve usûl-i dinde ihtilâf. «Ümmet-i Mu-hammed arasında en büyük ihtilâf hilâfet hakkındaki ihtilâftır. Zira İslâmın hiç bir devrinde hilâfet için yapılan mücadele herhangi bir dinî esas için yapılmış değildir» [2].

İbnu's-Sîd el-Batalyevsî (v. 521/1127), müslümanlar arasındaki fikrî ihtilâfların sebepleri hakkında müstakil ve değerli bir risale te­lif etmiştir. Kısaca «el-İnsaf» diye anılan bu eserde ayrılık sebepleri 8 madde halinde sıralanmıştır. Bu sebeplerden dördü, Kitab ve sün­netten ibaret bulunan naslardan bazılarının, birden fazla manaya de­lâlet etmesi (iştirak), hakikat ve mecaz manada kullanılması gibi ken­di hususiyetlerine aittir. Beşinci sebep, bizim için delil teşkil ede­cek ve kendisinden hüküm çıkaracağımız hadislere rivayet bakımından arız olan illetler. Altıncısı, hakkında Kitab veya sünnetten nas bulunmayan meseleler için içtihada başvurma realitesidir. Burada ic-tihad ve kıyası kabul etmiyen islâm âlimlerinin muhalefetinden baş­ka ictihadda bulunan âlimlerin kendi aralarındaki görüş farkları da bahis konusudur. Yedinci ihtilâf sebebini nesih teşkil eder. Bir defa nesih varmı, yok mu ihtilâfı. Sonra da nesih vardır, diyenlerin onun şümulü hakkındaki fikir ayrılıkları. Âlimler ve dolayısıyla müsiüman-iar arasındaki sekizinci ihtilâf esebebi de bazı şeylerin mubah olup olmadığı konusudur. Zira cenaze namazı için ezan okunması, teşrik tekbirleri, kırâat-i seb' vecihleri gibi bazı meseleler hakkında bunla­rın caiz olabileceği ve olamıyacağı tarzında deliller nakledilegelmtş-tir[3].

İbnu's-Sîd'in sıraladığı ihtilâf sebepleri netice olarak dinî bir mesele hakkında nassın bulunmayışı, yahut da bulunduğu halde ken­di tabiatının iktizası olarak çeşitli şekillerde anlaşılıp yorumlanma­sı noktasında toplanıyor. Dikkat edildiği takdirde görülür ki bu se­bepler kötü niyete değil beşerin aczine ve şâriin maksadını tam ola­rak anlıyamayışına dayanır. Halbuki rnüslümanlar arasındaki ihtilâf­ların hepsini hüsniniyete bağlamak mümkün değildir. Sahiplerini ve savunucularını mazur görmeye imkân bulunmayan görüşler de islâm tarihinde mevcuddur.

Verilen bu ön bilgilerden sonra islâm tarihinde mezhep ve fır­kalara ayrılmaya sebep teşkil eden âmilleri şöylece sıralamak müm­kündür :

1) Tarihin bu önemli içtimâi hadisesinin müessir sebebi, şüphe yok ki, ilâhî kaderdir. Dinler tarihinin ve özellikle ashâb-ı kiram dev­rinden itibaren islâm tarihinin din ve mezhep etrafındaki mücadele­leri incelendiği takdirde, «Bu bir hüm-i ilâhî imiş, başka türlü olma­sı mümkün değilmiş!» demekten başka bir şey yapılamaz. Kur'ân-ı kerimde Hûd sûresinin 118 ile 119 uncu âyetleri, insanlar arasında­ki bu ihtilâfın yaratılıştan geldiğini haber verir: «Eğer Rabbİn dile-seydi bütün insanları bir tek ümmet yapardı. Fakat onlar ihtilâfa de­vam edeceklerdir. Ancak Rabbinin, rahmetine mazhar kıldığı kimse­ler müstesna. Allah onları bunun için yaratmıştır». Mealini zikretti­ğimiz son cümle iki türlü tefsir edilebilir:    «Allah insanları  ihtilâf

etmeleri için yaratmıştır». Veya «Allah rahmetine mazhar kıldığı kim­seleri bu rahmet için yaratmıştır» tarzında[4].

2) Naslarm kendi karakterlerinden çıkan sebepler.    Bunlar İb­nu's-Sîd'in 8 madde halinde topladığı hususlardır. Kelâm ilminde bu sebep «müteşâbih naslarm bulunuşu» diye ifade edilir. Bilindiği üze­re naslar çeşitli yönlerden taksime tâbi tutulur. Bu taksimlerden bi­ri de onların muhkem ve müteşâbih kısımlarına ayrılışıdır. Kur'ân-ı kerimde de ifade edildiği   üzere muhkemât asıldır[5], müteşâbihât ise muhkemlerin ışığı altında anlaşılacaktır. Fakat âlimler arasında hangi naslarm muhkem, hangilerinin müteşâbih olduğu tesbit konu­sunda ortaya ihtilâf çıktığı gibi müteşâbihâtın tevil  edilip edilemt-yeceği hususunda da fikir ayrılıkları zuhur etmiştir. Ayrıca tevile ta­raftar olanlar tevilin sınırı  mevzuunda da farklı metodlar benimse­mişler ve farklı neticeler elde etmişlerdir.    Burada islâm dünyasına hariçten gelen yabancı din ve kültürlerin tesiri de söz konusudur.

3) Hilâfet, başka bir deyişle siyasi âmil.   İlk sebep ve asıl âmi­li siyaset, yani devlet riyaseti olduğu halde, bu sahadaki görüşlerine kuvvet kazandırmak,   iddialarını  kabûl-i âmmeye mazhar  kılabilmek için gittikçe dinî ve ilmî renge büründürülen cereyan. En açık örne­ği Şîa ve Havârıcdir. Müsteşrik Goldziher'e göre mezbepierin orta­ya çıkışının en önemli âmili budur[6]. Mezhepler tarifli mevzuun­da değerli eserler kaleme almış bulunan Muhammed Ebû Zehra da İslâm mezheplerini siyasî, itikadı ve fıkhî olmak üzere üçe ayırarak tedkik etmiştir[7].

4) Cehalet sebebiyle doğan fikir ayrılıkları. Rivayet edildiğine göre halife Hz. Ömer, bir gün. «Aynı Peygambere bağlı ajan ümmet-i Muhammed, nasıl olacak da hadiste haber verildiği ü?ere ihtilâ­fa düşecek» diye kendi kendine düşünmüş. Bunun İçin Abdullah b. Abbâs'a haber göndererek yanına çağırtmış, ona şöyle demiş:

Bu ümmetin Peygamberi aynt, kıblesi aynı ve Kftflfrı aynı iken nasıl olur da ihtilâf eder?                                                     

İbn Abbas şöyle cevap vermiş :

Yâ emîre'l-mü'minîn, Kur'an bizim zamanımızda nazil olmuş; biz onu okumuş ve ne için nazil olduğunu anlamışızdır. Fakat bizden sonra öyle kavimler gelecek ki Kur'âni okuyacaklar, ama ne için na­zil olduğunu bilemiyecekler. Her kesin kendine göre bir görüşü ola­cak, böylece ihtilâfa düşecekler.

Halife Ömer bu izahı ilk bakışta beğenmemiş, İbn Abbâs'ı böy­le konuşmaktan men'etmiş, yanında bulunan Hz. Ali de onu azarla­mış, o da savuşup gitmiş. Bir müddet sonra Ömer, İbn Abbâs'ın söz­lerini düşünmeye başlamış, onu tekrar yanına celbederek daha ön­ce söylediklerini tekrar ettirmiş. Bu defa da görüşünü beğenmiş[8].

İslâm mezhepleri tarihi bakımından görüş ayrılıklarına sebep teş­kil eden cehaletten maksad şudur: İnsan, dinî ilimlerde mütehassıs ol­madığı halde kendisinin ilim ve ictihad erbabından olduğunu zanneder. Bazan bu yanlış kanaati kişiye etrafındaki insanlar da telkin edebilir. Bu sebeple o, serbest görüş beyan etmeye başlar. Bu görüşlerinde bazan dinin asıllarında, bazan furuunda muhalif durumuna düşer[9]. Bu nevi cehaleti üçe ayırarak mütalâa etmek daha uygun olur:

(1) Şer'î hükümleri (maksadlan) anlamanın vasıtası olan arap-çayı bilmemek. Bilindiği gibi Kur'an   arap dili üzere  nazil olmuştur. Bu ilâhî kitap ancak nazil olduğu dil vasıtasıyla anlaşılabilir. Onun İçin de bu dilin lâfızlarına, mefhumlarına ve üslûbuna vâkıf olmak gerekir. Arapcamn elbette kendine göre özettikleri   vardır;  binaen­aleyh bu lisan başka lisanların kavram ve özellikleri yoluyla anlaşıla­maz. Q halde İslâm dininin usûl ve furuu hakkında söz söylemek Is-teyert kimsenin arapçayı hakkıyle bilmesi gereklidir.  Şayet bu mer­tebeye çıkamamış ise bu mertebeye çıkanların anladıkları manaları taklid etmekle, yetinmelidir. Nitekim İmam Şafiî (v. 204/820) de «er-Rişâ!e»sinde aynı görüşü beyan etmiştir[10].

(2) Şeriatın maksadlarını bilmemek. Şüphe yo-c ki İslâm dini Rasûlullah (şîa.)'in vefatına kadar kemale ermiştir[11]. Bu kemal dinin küllî kaidelerine aittir. Çünkü cüz'iyyat, yani furu-i fıkhı alâka­dar eden tek tek hadiseler bitmez. Binaenaleyh zuhur eden bir cüz'î eğer hayatta vâki olan, ihtiyaç duyulan bir şeyse külliyyâta irca edi­lerek hallolunur, değilse bid'attır, atılır.

«Onlar hâlâ Kur'ânı gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından gönderilmiş olsaydı elbet içinde birbiri­ni tutmayan bir çok şeyler bulunurdu»[12]. Mealini verdiğimiz âyet-i kerime Kur'anda lâfız ve mana bakımından ihtilâf ve tezad bulun­madığını gösterir. Hadis de Kur'anı tefsir ettiğine göre aynıdır.

İşte fikir ayrılıklarının bir kısmı bu iki noktayı anlamamaktan doğmuştur. Ehl-i bid'at ya kendilerince İslâm» ikmale kalkışmışlar, yahut da güya tenakuzlarını gidermeye çalışmışlardır[13].

(3) Dinî konularda aklı hâkim kılmak. Malûm olduğu üzere bil­ginin konusunu teşkil eden şeyler (ma'lûmât) üçe ayrılır: a) Şüp­heye mahal kalmadan bilinen şeyler : insanın kendi varlığını bilme­si gibi. b) Asla bilinemiyecek şeyler: mugayyebât gibi. c) Bilin­mesi de bilinmemesi de mümkün olan şeyler: nazariyyât. İnsanların düşünce ve muhakeme kabiliyetleri farklı olduğundan nazarî konu­larda umumiyetle ittifak hasıl olmaz. Halbuki aranan hakikat tektir. O halde onun bilinmesi için delile İhtiyaç vardır. Demek ki akıl, dinî konularda müstakil bir bilgi vasıtası olamaz. Akıl mutlak hâkim de­ğildir, o, âdî (tabiata ait) mevzuları tecrübe etmiştir. Onun ötesinde­ki hadiseler ise : âhiret, cennet, cehennem halleri pekâlâ değişik olabilir. Binaenaleyh tabiat kanunlarına aykırı bir haber bulununca hemen inkâra kalkışmamalıdır[14].

4] Bazı insanların, dinî mevzularda şahsî görüş ve arzularına uymaları. Bu sebeple ehl-i bid'ate «ehl-İ ehvâ» denilmiştir. Böyleler! umumiyetle İslâm muhitlerinin dışından aldıkları kültür, görüş ve me­yilleri...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Mezheplere ayrılmanın sebepleri
« Posted on: 01 Haziran 2020, 02:12:43 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Mezheplere ayrılmanın sebepleri rüya tabiri,Mezheplere ayrılmanın sebepleri mekke canlı, Mezheplere ayrılmanın sebepleri kabe canlı yayın, Mezheplere ayrılmanın sebepleri Üç boyutlu kuran oku Mezheplere ayrılmanın sebepleri kuran ı kerim, Mezheplere ayrılmanın sebepleri peygamber kıssaları,Mezheplere ayrılmanın sebepleri ilitam ders soruları, Mezheplere ayrılmanın sebepleriönlisans arapça,
Logged
22 Ağustos 2019, 16:37:35
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.052


« Yanıtla #1 : 22 Ağustos 2019, 16:37:35 »

Esselamu aleykum. Rabbim bizleri hak mezheplere tabi islami hakkıyla yaşayan kullardan olalim inşallah. ..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
23 Ağustos 2019, 05:31:56
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 15.658



« Yanıtla #2 : 23 Ağustos 2019, 05:31:56 »

Aleyküm selâm. Rabbim bizlere İslâmı hakkıyla yaşıyanlardan eylesin inşaAllah
Bilgiler için Allah razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
23 Ağustos 2019, 11:35:36
gulsahkilicaslan
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1.358


« Yanıtla #3 : 23 Ağustos 2019, 11:35:36 »

Rabbim razi olsun hocam insallah selam ve dua ile
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
25 Ağustos 2019, 15:20:44
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 16.877



Site
« Yanıtla #4 : 25 Ağustos 2019, 15:20:44 »

Ve aleykümüsselam Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &