ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Akaid Eserleri > Kelam İlmi > Kelâm ilminin tarifi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kelâm ilminin tarifi  (Okunma Sayısı 6950 defa)
09 Ekim 2010, 20:32:53
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 09 Ekim 2010, 20:32:53 »



KELÂM  İLMİNİN TA'RÎFİ,  MEVZUU, GAYESİ


Şimdiye kadar yapılan tarihçeden anlaşılacağı üzere İslâm 'dtninin iman esaslarından bahseden ilim, asr-ı saadetten sonra başlamak üze­re zamanımıza kadar çeşitli safhalar geçirmiş, bu arada çeşitli isim­lerle de yâd edilegelmiştir. Akaİd İlmi, Usûlu'd-dîn, Tevhîd ve sıfat ilmi, Fıkh-ı ekber, Kelâm iimi diye sıralayacağımız, bu isimleri teker etker inceleyelim. [1]

 

A. Akaid İlmi, Usûlü'd-Din
 

Akaid, akîde kelimesinin cem'idir Düğüm bağ­lamak, düğümlemek mânâsındaki «akd = » kökünden türeyen akîde : gönülden bağlanılan, kesinlikle karar verilen, düğüm atmışcasına kat'iyyetle inanılan şey demektir. Gönülden bağlanmaya ve kesinlik­le karar vermeye «i'tikâd» denilir. «îman»da aynı mânâya gelir.

O halde «İslâm akaidi» : İslâm dininde kesinlikle inanılan husus­lar mânâsına gelir ki biz bunlara iman esasları (mu'menun biti) de­riz. Buna göre «akaid ilmi» iman esaslarını ihtiva eden bir ilim ola­caktır

Akîde inanış tarzı, yani iman esaslarını kabul ve telâkki tarzı mâ­nâsına da kullanılmıştır. Bilhassa selef ulemâsına izafe edilen akî­de risaleleri bunun şâhidleridir: Ahmed b. Hanbel'in akîdesi, Tahâ-vî'nin akîdesi, Taberînin akîdesi gibi. Bu durumda akîde kelimesi, ay­nı zamanda bir iman risalesinin muhteviyatına ad olmaktadır [2].

«İslâm akaidi» : İslâm dininin amelî [pratik) değil, itikadı (naza­rî, teorik) hükümlerini ihtiva eden ve bunlardan bahseden bir ilim­dir [3]

Görüldüğü üzere bu ta'rif şümullü tutulmuştur. Binaenaleyh bu itikadî hükümlerden bahsedilirken seief yoluna uyutabileceği gibi ke-lâmcıların metodu da takîbedilebilir. O halde hangi devirde ve han­gi metodia olursa olsun iman esaslarından bahseden ilim, akaid il­midir. Bu nevi' kitaplara da akaid kitapları denebilir. Fakat husûsî mânâda «Akaid», iman esaslarından muhtasar olarak bahseden bir ilmin adı olmuştur.

Dinin esasları (temelleri, prensipleri) demek olan USÜLÜ'D-DÎN'in «Akaid ilmi» mânâsına kullanıldığını söyliyebiliriz. İslâmın iman esaslarından, ister selef yoluyla, ister kelâm metoduyla olsun, bahseden ilme usûlü'd-din, meselelerine de «ahkâm-ı asliyye» denil­mesinin sebebi, bunun, gerçekten İslâm binasının temelini teşkil etmesidir. Zira bu ilim sayesinde Allah'ın varlığı ve birliği, nübüvvet müessesesinin hak oluşu, ceza ve mükâfat gününün vuku' bulacağı isbat edilmedikçe islâmın ne fıkhı mevzularından, ne de ahlâkî kai­delerinden bahsetmek mümkün değildir [4].[5]

 

B. Tevhîd İlmi
 

Tevhîd : birlemek, bir şeyin bir ve tek olduğuna hükmetmek, onu böylece bilmektir. Istılahta : Allah'ın zatını, akılların tasavvur ede­ceği ve zihinlerin canlandırabileceği her şeyden tenzih etmektir (uzak tutmaktır). Tevhîd üç şeyle gerçekleşir: Allah'ın ulûhiyetini kabul etmek, birliğini tasdik etmek ve her türlü şeriki ondan nefyetmek [6]

Bilindiği üzere hicrî birinci asırdan sonra, islâm dünyasında, sa­pık addedilen ba'zı itikadî mezhepler (fırkalar) zuhur etmiştir. Bu de­virde en çok ihtilâf edilen konular mürtekib-i kebîre, sıfât-ı ilâhiyye ve buna irca' edilebilecek olan kader meseleleriydi. Bu meselelerin ıepsi de akaidin ilahiyat bahsiyle ilgilidir. Fırkaların ba'zıları Allah'­ın sıfatlarını isbat ederken ifrata kaçıp teşbîhe düşüyor (Müşebbihe), kimi de O'nu tenzîh ederken sıfatlarını nefyediyordu (Mu'tezlle). Cebriyye, kulun elinde hiç bir İradenin mevcüd olmadığını söylüyor, Kaderiyye ve Mu'tezile ise kulu kendi fiillerinin halikı kılıyordu. Hic­retin ikinci ve üçüncü asırlarında cereyan eden bu münakaşalara  devirlerin ehl-i sünnet uleması (Seiefiyye) kendi zaviyelerinden ce­vaplar veriyordu. Bu cevapları ihtiva eden risalelere Tevhîd risale­leri ve bunların teşkil ettiği ilme de Tevhîd veya Tevhîd ve sıfat ilmi denilmiştir. Çünkü bahis konusu edilen meseleler Allah'ın tevhîdi ve sıfatlarıyla ilgili bulunuyordu. Bilâhare ehl-i sünnet ilm-i kelâmı­nı te'sis eden Ebu'l-Hasan el-Eş'arî (v. 324/936), Selefiyyenin bu ilm-İ tevhîdine nübüvvet ve âhiret bahislerini de ilâve ederek ehl-i sün­net akaidini İkmâl eyledi.

Verilen bu izahattan anlaşılacağı üzere «Tevhîd İlmî» selef me­toduyla islâm akaidinden bahseden bir ilimdir. İleride, Önemli itika­dı fırkalardan bahsederken göreceğimiz üzere selef metodu tesli­miyete dayanan bir iman metodudur. Buna göre Kur'an'da ve sahih hadislerde mevcud olan itikada müteallik hükümlere bunlarda na­sıl mevcûd ise aynen öylece inanılır. Bu itjkadî hükümlerin hiç­biri reddedilmediği gibi aklın müdahalesiyle herhangi bir te'vîle de tâbi' tutulamaz.

Tevhid ilmi, başlangıçta daha çok Allah'ın tevhidinden ve sıfat­larından bahsediyordu. Bilâhare akaidin nübüvvet ve âhiret bölüm­lerini de bünyesinde cem' ettiği halde yine aynı ismi muhafaza et^ mistir. Çünkü tevhîd ve sıfat daima akaid ilminin en önemli konu­larını teşkil etmiştir [7]

Bununla beraber islâm tefekkür tarihinde «İlm-i Tevhîd» zaman zaman «İlm-i kelâm» yerine de kullanılmıştır [8][9]

C. Fıkhı Ekber

 

İtikadı ve arnelî meselelerde imâm, naklî ve aklî ilimleri cami", Nu'man  b. Sabit İmâm-ı  A'zam  Ebû  Hanîfe  (80/699-150/767),  fıkhı  = Nefsin, (ebedî saadet yönünden) lehi-de ve aleyhinde olan şeyleri bilmesidir» tarzında şümullü olarak ta'-rif etmiştir. Bu ta'rifin içine İslâm dininin i'tikadiyât, vicdâniyat (ah­lâk, tasavvuf) ve ameliyatı (fıkth) girmektedir. Ebû Hanîfe, bunların içinden itikadiyâta tahsîsan «Fıkh-ı Ekber unvanını lâyık görmüştür [10], Bilindiği gibi onun bu ismi taşıyan bir akaid risalesi de mevcuddur.

İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe Ehl-i Sünnet ulemasından ve selefiy­yenin muasırlarından olmakla beraber akaidde selef metodunu tama­men benimsememiştir. Fıkhı tefekkürâtından da anlaşılacağı üzere, Ebû Hanîfe, akia ehemmiyet veren bir şahsiyettir. Onun bu tefekkür hususiyetini akaid sahasında da görmekteyiz. Bu sebeple «Fıkh-ı Ek­ber» için : selef yolundan kelâm metoduna intikal özelliği taşıyan bir metod, ifadesini kullanacağız. Bu metod, bilâhare kelâm ilminde yerleşen ıstılahları  kullanmaz, [11]

 

D. Kelâm İlmi
 

Bilindiği gibi kelâm ilmi ilk defa Mutezilenin elinde zuhur et­miştir. Hasan-i Basrî'nin (v. 110/728) meclisini terkederek ayrı bir ilim halkası teşkil eden Vâsıl b. Ata' (v. 131/748) Mu'tezile fırkası­nın kurucusu kabul edilmiştir. Mu'tezilenin akaid sahasında ta'kîbet-tiği izah tarzına kelâm metodu denilmiş ve bu ilim de kelâm ilmi adı­nı almıştır. Bu ehl-i bid'at kelâmının zuhurundan iki asır sonra Eş'arî Ev. 324/936) ve Mâtürîdî Ev. 333/944) ile ehl-İ sünnet ilm-i kelâmı kurulmuştur. Ehl-i sünnet ilm-i kelâmı giderek her iki koldan da inki­şaf etmiş ve değişen kültür akımları karşısında müteharrik bir me­tod ta'kîbetmiştir. Şimdi sunduğumuz bu küçük tarihçenin ışığı altın­da kelâm ilminin ta'rîfini, mevzuunu,.gayesini... teker teker ele alalım. [12]

 

1.  Kelâm ilminin ta'rifleri:
 

«Söz» mânâsına gelen «kelâm» lâfzının iştirakiyle teşekkül eden «kelâm ilmi» terimi, konusu ve gayesi itibariyle olmak üzere İki tür­lü Ta'rîf edilegelmiştir. [13]

 

a) Mevzuuna göre ta'rîfi :
 

İslâm dininin akaid esasları, 6 noktada hülâsa edilmiştir. «Ârnen-tü»de ifadesini bulan bu esaslar, âlimler tarafından bazen üçe irca'

edilir ve bunlara usûl-İ selâse» denilir : Allah'a iman, nübüvvet mü­essesesine iman ve âhirete iman. Bütün semavî dinlerin kabul ettiği bu üç esas da ikinci bir irca' ameliyesiyle tek asılda hülâsa edilebi­lir; bu, ulûhiyet esasıdır ki «aslu'l-usûl»dür; diğer iki ası! ise Allah'­ın fiillerinden ma'dûddur. Bu izahattan sonra Selefiyyenin akaidine neden «ilm-i tevhîd ve sıfat» denildiğini daha iyi anlamış bulunuyo­ruz. Buna göre akaid ilmi : Allah'ın zâtından, sıfatlarından ve bilhas­sa birliğinden bahseden bîr ilimdir.

Fakat kelâm âlimleri, kelâm ilmini ta'rîf ederken umumiyetle usûl-i selâseyi zikretmeğe ehemmiyet vermişlerdir. Bunlardan Sey-yid Şerif Cürcânî'nin (v. 816/1413) tercih ettiği ta'rif şöyledir: kelâm, Allah'ın zâtından, sıfatlarından, mebde' ve meâd (başlan­gıç ve sonuç, yaratılış ve âhiret) itibariyle yaratılmışların (mümkinâ-tın, masnû'âtın) hallerinden İslâm kanunu üzere bahseden bir ilim­dir» [14]

Görüldüğü üzere bu ta'rifte usûl-i selâsedeft ikisi (ülühiyet ve âhiret) bahis konusu edilmektedir. Her halde, âhiret tamamen sem'î bir bahis bulunduğundan onun isbatında nübüvvetin mündemiç oldu­ğu düşünülmüş olmalıdır ki nübüvvet ayrıca zikredilmemiştir. Nite­kim Senûsî'ye (v. 895/1490) ait şu ta'rif de ulûhiyetin yanında nü­büvveti zikretmekle yetinmiş ve âhireti onda mündemiç kabul etmiş­tir : «İlm-i kelâm, ulûhiyet bahislerini, peygamberlerin gönderildiği­ni, onların bütün haber verdiklerinde doğru olduklarını ve buna bağ­lı olan hususları bilmekten İbarettir.»[15]

Merhum Ömer Nasûhi Biimen'in (v. 1971 m.) tercih ettiği ta'rif ise usûl-i selâsenin hepsini sarahaten zikretmektedir: İlm-i kelâm Allah taâlârtın zâtından ve sıfatlarından, nübüvvet ve risâlete dair meselelerden, mebde' ve mead itibariyle yaratılmışların hallerinden İslâm kanunu üzere bahseden bir Mimdir» [16].

Kelâm ilminin, mevzuun...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kelâm ilminin tarifi
« Posted on: 20 Ağustos 2019, 04:53:34 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kelâm ilminin tarifi rüya tabiri,Kelâm ilminin tarifi mekke canlı, Kelâm ilminin tarifi kabe canlı yayın, Kelâm ilminin tarifi Üç boyutlu kuran oku Kelâm ilminin tarifi kuran ı kerim, Kelâm ilminin tarifi peygamber kıssaları,Kelâm ilminin tarifi ilitam ders soruları, Kelâm ilminin tarifiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &