> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > İslami Hareketin Tarihi Seyri  > İsa ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İsa ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesi  (Okunma Sayısı 1003 defa)
24 Eylül 2011, 09:03:36
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 24 Eylül 2011, 09:03:36 »



İsa (a.s) 'ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesi


Defalarca nebi ve resullerin çağrısına muhatab olan, defalarca yükselip alçalan İsrailoğulları, şimdi de İsa (a.s)'ın çağrısına kulak vereceklerdi. Ama ne yazık ki on­lar da hep ataları gibi dinleyici olmuş ve neticede bağnaz bir anlayışla reddetmeye kalkışmışlardı.

İsariloğullarının Rabbani çağrıya ille karşı çıkışlan ve ilk ihtilaftan, temiz ve iffetli olan annesi Meryem Hatun ile başladı. Onlar her alışageldikleri, maddi tecrübeler, za­hiri sebepler, birtakım adet ve gelenekleriyle olaylara yaklaşımda bulunuyorlardı. Onlar bundan da öte, kendi yaratılışlarına ve dolayısıyla Adem'in yaratılışına bakmaksızın hükümde bulunuyorlardı ki bu büyük bir yanıl­gıydı.

Yüce Allah'ın İsa (a.s)'i babasız olarak yaratması, Adem (a.s)'ı topraktan var etmesi, O'nun her şeye gücünü yettiğini ispatlayan sadece bir sırrıdır. Çamurdan yaratıla­na nasıl hayat bahşetmişse, babasız yarattığına da o şekilde hayat bahsetmiştir. O halde herhangi bir olayı bilmeyişimiz veya aklımızın almayışı, o konuyu inkar etmeyi ge­rektirmez. İşte bugün materyalist kafalıların düşündüğü, İsrailoğullarının düşündüğünün aynısıdır. Olaylara onlar gibi hep maddeci gizle bakmakta ve bu nedenle hep yanılmaktalar.

Bu olayda (Hz. İsa'nın doğuşunda) İsrailoğullarının ve tüm insanlığın algılaması gereken husus, sırlarla dolu olan hayatın varlığından haberdar olmalarıdır. Her ne ka­dar insanlık bu sırrın tabiatını anlamıyor, Allah'ın ölü maddelere hayat veren gücünün keyfiyetini idrak edemi­yorsa da... Bu kısa izahattan sonra şimdi yönümüzü Allah'ın çağrısına çevirelim de bu konudaki hüccetleri din­leyelim:

"Melekler demişti ki, Ey Meryem Allah kendi­sinden bir kelimeyi sana müjdeliyor. Adı Meryem oğlu İsa Mesihtir. Dünyada ve ahirette şanı yücedir. Allah'a yakın kılınanlardandır. Beşikte ve yetişkinlik halinde in­sanlarla konuşacaktır ve salihlerdendir. Meryem dedi ki: Ey Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olabilir?' Allah dilediği­ni öyle yaratır ve bir şeyin olmasını isterse ona 'ol' der o da oluverir. Ona kitabı, hikmeti, Tevrati ve İncili öğretecek, onu İsrailoğullarına peygamber olarak gönderecek ve onlara diyecektir ki: 'ben size Rabbinizden bir ayet getir­dim. Ben size çamurdan kuş gibi bir şey yapıp ona üfleyeceğim de Allah'ın izniyle hemen kuş olacak. Anadan doğma körleri ve abraşı iyi edeceğim. Allah'ın izniyle ölüleri dirilteceğim. Eğer iman edenlerden iseniz elbette bundan sizin için delil vardır. Benden önce gelen Tevrati tasdik ederek, size yasak edilenlerin bir kısmını helal kıl­mak üzere size Rabinizden ayet getirdim. Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin. Şüphe yok ki Allah, benim de sizin de Rabbinizdir. Öyle ise O'na kulluk edin. Doğrusu yol işte budur."  [97]

"(Ve demiştik ki): İncil ehli Allah'ın indirdiği indideki hükümlerle hüküm versin. Kim Al­lah'ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse, işte onlar fasıkların (kafirlerin) tâ kendileridir." [98]

Bu ayetlerin izahında Hz. İsa'nın doğuşunu, babasız olarak dünyaya gelişinin Elmalılı Hamdi Yazır şöyle izah ediyor:

"Allah'ın müteşabih bir kelimesi olan İsa'yı muh­kem asıllarla ile izah, ilmi imana bağlayan bu muhkem ayetin sebeb-i nüzulü; Necran'dan gelen Hıristiyan mu­rahhas heyetinin huzuru-i risaletteki mübaheseleri oldu­ğundan müfessirler müttefiktirler. Binaenaleyh bu ayet önce nassan ibaresi ile Hırisitiyanlara, ikinci olarak işaret­le Yuhadi vesaireye cevaptır. Necran heyeti demişlerdir ki, madem ki İsa'nın beşerden bir babası olmadığı müsel­lemdir, o halde Allah olması lazım gelir.

Şimdi bunlara karşı buyuruluyor ki: İsa'nın ve tasdik ettiği bilimum peygamberlerin getirdiği ilahi kitaplar ve ezcümle Tevrat ve İncil mucibince Hz. Adem'in beşerden bir babası olmadığı malum ve müsellemdir. Halbuki bütün bunların şehadetiyle Adem ne Allah'tır, ne de O'nun oğludur. İşte İsa da tıpkı onun gibi ne Allah, ne de O'nun

oğludur. Allah İsa'nın babası değil, yaratanı ve Rabbıdır. İsa ancak Meryem'in oğludur. Hak budur. Bunun hilafı Tevrat ve İncili ve İsa'yı dahi tekzibdir." [99]

İsa Mesih, İsrailoğullarına bir çok mucizeler gösterdi­ği halde bu mucizelerin sahibi Allah olduğunu, O'nun eş­siz gücüyle meydana getirdiğini, mucizelerin kendi pey­gamberliğine bir alâmet olduğunu açık seçik ilan edip teş­hir ettiği halde onlar yine imana yanaşmadılar, küfür ve inatlarında ısrar ettiler. Bütün banlara rağmen İsa (a.s), davasından vazgeçmiyordu:

"Onların inkarlarım hissedince 'Allah uğrunda yardımcılarım kimlerdir?" dedi. Havari­ler: 'Biziz Allah'ın yardımcıları, Allah'a iman ettik, sen de şahid ol ki biz müslümanlardanız. Ey Rabbimiz, indir­diğine iman ettik ve Râsulünün ardınca gittik. Bizi şahit olanlarla birlikte yaz." [100]

Havariler, İsa (a.s)'in yardım isteğine anında cevap vermiş, Allah'ın yolunda yardım için, içtimaî nizamı gerçekleştirmeye yardım için derhal ileri atılmışlardı. Her davetçinin (Hz. İsa gibi) mutlaka yardımcılara ihtiyacı vardır. Nitekim Rasullullah da hacc mevsiminde hicretten önce şöyle demişti:

 "Rabbimin sözünü tebliğde bana yar­dım edecek kimdir? Muhakkak ki Kureyş, Rabbimin sö­zünü tebliğ etmemi engelliyor." Nihayet Ensar'ı buldu. Resullullah'ı korumak için söz verdiler. Rasulullah da on­larla anlaşarak Medine'ye hicret etmişti. Havariler İsa (a.s)'a yardım etmek istediklerinde, İsrailoğulları İsa'yı öldürmek ve onu asmak istemişlerdi. Bu davranışlarından önce de onu zamanın kralına şikayet ederek şöyle demişlerdi:

'Biri çıkmış, insanları saptırıyor, krala itaatten alıkoyuyor, tebayı parçalıyor, aralarına ni­fak sokuyor. Baba ile evladın aralarına giriyor'. Hatta kö­tü bir kadının oğlu olduğunu bile söylemekten çekinmediler. Böylece kralı İsa (a.s)'ın aleyhine tahrik ettiler. Kral da onu yakalatarak öldürmek istemiş, ancak onun yerine ona benzeyen birini yakalayarak asmıştı. Böylece Allah elçisini onlara öldürtmeyerek katına almıştı. Onları da haşre kadar lenetlemiş bir horluk ve bir aşağılık içinde terketmiştir. [101] İşte bu sebeple yüce Allah: 'Hile yaptılar, Allah da onları cezalandırdı ve Allah hile yapanların ce­zasını en iyi verendir. Hani Allah demişti ki: 'Ey İsa, seni öldürecek olan benim. Seni kendime yükseltip kaldıracak, sen kafirlerin içinden tertemiz çıkaracak ve sana tabi ol­maları için kıyamet gününe kadar küfredenlerden üstün tutacak da benim. Sonra dönüşünüz yalnız bana'dır. Ayrı­lığa düştüğünüz konularda aranızda ben hükmedeceğim." [102]

Yine bu konuda başka bir ayette yüce Allah şöyle bu­yurur:

"Yahudilerin inkar etmeleri ve Meryem'e iftirada bulunmalarından ve Allah elçisi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük demelerinden onları lanetledik, rahmetimizden kovduk. Oysa onu öldürmediler ve asamadılar. Ancak kendilerine bir benzetme yapıldı. Esasen İsa katli konu­sunda kendileri de ihtilafa düşüp kesin bir şüphe içindedirler. Onların bu öldürme hadisesine ait bir bilgileri yok­tur. Ancak kuru bir zan peşindedirler. Onu gerçekten öl­dürmemişlerdi. Doğrusu onu Allah yükseltip himayesine almıştır. Allah, azizdir, hükmünde hikmet sahibidir." [103]

Yahudiler Hz. İsa'yı öldürmek istemekle ilk defa bir peygamberi öldürmek istemiyorlardı. Daha önce de bir­kaç peygamber öldürmüşlerdi. Onlar böyle vahşi olaylara daha önceden tanık olmuşlardı. Onun için de 'Hemen onu yakalayın ve asın' dediler. Ama Yüce Allah, İsa (a.s)'ı on­lardan en güzel bir şekilde korudu. O hilebazların bütün hile ve tuzaklarını iptal ederek sınırsız iradesini tahakkuk ettirdi.

İsa Mesih, daha sonra Yahudi ve Hıristiyanlar arasın­da tartışmalarda ifrat ve tefrit noktalarına çekilecek ve yüryüzüne inişi konusunda birçok mezhepler bir çok tar­tışmalara gireceklerdir (Halbuki ölümü dirimi, yeryüzü­ne inecek mi' inmeyecek mi, ne zaman ve nerede inecek, gibi sorulara Allah'ın kitabında kesin bir açıklık getirilmemiştir). [104] Böylece ehli kitap, Yahudi ve Hıristiyan ol­mak üzere iki büyük millet olarak hüküm sürecektir. ' Hıristiyanlık, Hz. İsa'ya inanan havarilerden oluşuyor ilk defa. Aslında Kur'anın ifadesine göre, havariler, Hıristiyan olan değildi. Onlar saf ve temiz müslümanlardı. Ancak daha sonralan İslam'dan feragat ederek Hıristiyan­lık adı altında yeni bir din teşekkül ettiler. Hıristiyanlık dinini ilk kez kullanmaya başlayan (M. S. 43-44) Antakyalı müşrikler oldu. Aziz Paul ve Barnabas Antakya yöre­sine gelip dinlerini yaymak istediklerinde, kendilerine karşı çıkan müşrikler onlara alaylı bir şekilde Mesihî an­lamına gelen Hıristiyan dediler. Daha sonra bu isim yay­gınlık kazandı ve o günden itibaren geçerli oldu. Ancak Kitabı Kerimde Hz. İsa'ya tabi olanlara hiç bir zaman Hı­ristiyan denilmemiştir. Aksine onlara 'Nasara' yani 'yardımcılar' adı verilmiştir. [105]

Nasara yani Hz. İsa (a.s)'in yardımcıları, onun göğe kaldırılmasından sonra çeşitli fırkalara ayrıldılar. Kimileri inkar etmeye kalkarken, kimileri de onu Allah'ın oğlu, hatta daha da ileri götürerek 'Allah' ilan ettiler. Kur'an-ı Mübin onların küfürlerini şöyle açıklıyor:

"Şüphesiz ki Allah, Meryemin oğlu Mesih'tir." diyen­ler kafir olmuşlardır. Halbuki İsa şöyle demişti: 'Ey İsrailoğulları, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Al­lah'a ibadet edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, ona Allah cennetini haram kılmıştır. Ve barınacağı yer de cehen­nemdir. Zalimlerin hiç bir yardımcısı yoktur." [106]

Yine başak ayette de şöyle buyuruluyor:

"Yahudiler, 'Üzeyir Allah'ın oğludur' dediler. Hirisitiyanlar da 'Me­sih (İsa) Allah'ın oğludur' dediler. Bu onların ağızlarıyla uydurdukları sözleridir. Ki daha önce küfredenlerin sözle­rine benzer. Allah onları kahrettsin, haktan batıla nasıl çevriliyorlar. Onlar alimlerini...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: İsa ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesi
« Posted on: 28 Kasım 2020, 04:58:53 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İsa ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesi rüya tabiri,İsa ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesi mekke canlı, İsa ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesi kabe canlı yayın, İsa ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesi Üç boyutlu kuran oku İsa ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesi kuran ı kerim, İsa ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesi peygamber kıssaları,İsa ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesi ilitam ders soruları, İsa ın İsrailoğullarıyla Olan Mücadelesiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &