ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > İslam Tarihi > Hz.Muhammed in a.s ahlakı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz.Muhammed in a.s ahlakı  (Okunma Sayısı 1446 defa)
26 Mart 2010, 17:14:17
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 26 Mart 2010, 17:14:17 »



Hz.Muhammed´in(a.s.) Ahlakı


Peygamberimiz Aleyhisselamın Ahlâkı


Hz. Ali´ye Göre Peygamberimiz Aleyhisselam


Hz. Hüseyin der ki:

"Peygamber Aleyhisselamın ev içindeki meşgalesini babam (Ali b. Ebu Talib)´dan sordum.

Babam:

´Peygamber Aleyhisselam, evine girişinden itibaren vaktini:

Allah´a ibadete,

ev halkının işlerine,

ve kendi işlerine ait olmak üzere üçe ayırmıştı.

Şahsına ayırdığı vakti de, kendisiyle insanlar arasında buluşturmuştu.

O vakitte yanına, gelen insanlardan ancak seçkin sahabileri girerdi.

Halka dinî meseleleri onlar aracılığıyla tebliğ eder, halkı ilgilendiren hiçbir şeyi yanında tutmaz, birik ti rm ezdi.

Ümmetine ait vakti fazilet sahiplerine dindeki üstünlük derecelerine göre bölüştürüp kendilerini ona göre huzuruna çağırmak, Peygamber Aleyhisselamın âdeti idi.

Onlardan kimisi bir hâcetli, kimisi iki hâcetli, kimisi de daha çok hâcetli idi.

Peygamber Aleyhisselam, onların dinî hâcetleriyle meşgul olur, sorularına gereken cevapları verir, sonra da:

´Bunları burada bulunan, burada bulunmayanlara tebliğ etsin!

Bana kendisi gelemeyip hacetini arzedemeyen kimsenin hacetini siz bana arzediniz!

Muhakkak ki, sultana hacetini arzedemeyenin hacetini arzeden kimsenin ayaklarını Kıyamet gününde Allah Sırat üzerinde sabit kılar!´ buyururdu.

Peygamberimiz Aleyhisselamın yanında bundan başka birşey anılmaz, dile getirilmezdi.

Zaten kendisi de hiç kimseden bundan başkasını kabul etmezdi.

Peygamber Aleyhisselamın huzuruna girenler, talip olarak girerler, en büyük ilim zevkini tatmış ve onlara delâlet edici oldukları halde çıkarlardı´ dedi.

Babamdan, Peygamber Aleyhisselamın evinden çıkışında ne yaptığını sordum.

Babam:

´Resûlullah Aleyhisselam dışarıda konuşmazdı. Ancak konuşması, Müslümanlara yararlı olacak, onları birbirlerine ısındıracak, aralarındaki tefrikayı, soğukluğu kaldıracak ise konuşurdu.

Her kavmin yüksek hasletli kişisine ikram eder ve onu kavminin üzerine vali yapardı.

Hiç kimseden güleryüzünü ve güzel huyunu esirgemezdi.

Ashabını göremese arar, halka aralarında olan bitenleri sorardı.

İyiliği över ve berkiştirir, kötülüğü de yerer ve zayıflatırdı.

Kendisinin her işi itidal üzere idi, ihtilafsızdı.

Gaflete düşerler endişesiyle, Müslümanlan uyarmaktan geri durmazdı.

Her hali mûtad idi.

İbadet ve taat için kendisinde tam bir istidad vardı.

Ne hakkı tecavüz, ne de onu yerine getirmekte kusur ederdi.

Kendisine yakın olanlar, insanların en hayırlıları idiler.

Onun katında ashabın en üstünü, öğüdü en şümullü olanı ve mertebece en büyüğü de muhtaçlara yardımı ve iyiliği en güzel olanı olurdu´ dedi.

Babama, Peygamber Aleyhisselamın meclisindeki âdetinden sordum, o da:

´Resûlullah Aleyhisselam Allah´ı zikretmedikçe ne oturur, ne de kalkardı.

Mecliste yerlerden biryeri kendisine belirlemez, böyle yapmayı men ederdi.

Nerede olursa olsun, oturan bir cemaatin yanına vardığı zaman üst başa geçmez, meclisin sonuna oturur ve böyle yapmalarını Müslümanlara da emrederdi.

Kendisiyle birlikte oturan herkese nasibini verir, öyle ikram ederdi ki, herkes Resûlullah katında ken disinden daha mükerrem bir kimse yok sanırdı.

Kendisiyle oturan veya gelip hacetini arzeden kimsenin herşeyine, dönüp gidinceye kadar kat lanırdı.

Bir kimse, kendisinden bir hacette, istekte bulununca, onu reddetmez, verir, yahut tatlı ve yumuşak bir dille geri çevirirdi.

Onun döşeği ve güzel ahlâkı, bütün insanları içine alacak kadar genişti.

Onlara şefkatli bir baba olmuştu.

Hak hususunda herkes onun katında eşitti.

Peygamber Aleyhisselamın meclisi bir ilim, haya, sabır ve emanet meclisi idi.

Meclisinde ne sesler yükselir, ne bir kimse suçlanır, ne de işlenmiş bir kusur ve hata açığa vurulur du.

Resûlullah Aleyhisselamın meclisinde bulunanlar birbirinin dengi olup; birbirlerine karşı üstünlükleri, ancak takva yönündendi.

Hepsi de tevazulu, alçakgönüllü idiler.

Büyüklere tazim ederler, küçüklere şefkat ve merhamet gösterirler, ihtiyaç sahiplerini başkalarına tercih edip ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırlar, garib, yabancı olanları korur ve kollarlardı´ dedi.

´Peygamber Aleyhisselamın meclisindekilere karşı tutum ve davranışı nasıldı?´ diye sondum.

Babam:

´Resûlullah Aleyhisselam, meclisindekilere karşı daima güleçti.

Yumuşak huylu idi.

Esirgemesi, bağışlaması boldu.

Katı kalbli değildi.

Hiç kimse ile çekişmezdi.

Hiç bağırıp çağırmaz, kötü söz söylemezdi.

Hiç kimseyi ayıplamazdı.

Pinti ve cimri değildi.

Hoşlanmadığı şeye göz yumardı.

Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.

Birşey hakkındaki hoşnutsuzluğunu açığa vurmazdı.

Kendisini üç şeyden:

1. İnsanlarla çekişmekten,

2. Çok konuşmaktan,

3. Yararsız, boş şeylerle uğraşmaktan alıkoymuştu.
İnsanları da üç şeyde kendi hallerine bırakırdı:

1. Hiçbir kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz, ayıplamazdı.

2. Hiç kimsenin ayıp ve kusurunu araştırmazdı.

3. Hiç kimseye hakkında sevaplı ve hayırlı olmayan sözü söylemezdi.

Peygamber Aleyhisselam konuşurken, meclisinde bulunanlar başlarına kuş konmuş gibi sessiz ve hareketsiz dururlar; sözünü bitirip susunca, söyleyeceklerini söylerler; fakat kendisinin yanında asla tartışmaz, çekişmezlerdi.

Peygamber Aleyhisselamın yanında birisi konuşurken, konuşmasını bitirinceye kadar, diğerleri susarlardı.

Peygamber Aleyhisselamın yanında en sonrakinin sözü ile en öncekinin sözü farksızdı.

Meclisinde bulunanlar birşeye gülerlerse o da-onlara uyarak-güler, birşeye hayret ederi erse o da-onlara uyarak-hayret ederdi.

Meclisine gelen garibi erin, yabancıların sözlerindeki ve sorularındaki kabalık ve kıncılığa-ashabı da kendisi gibi davransınlar diye-katlanırdı.

´Bir ihtiyaç sahibinin ihtiyacını talep ettiğini gördüğünüz zaman, ihtiyacını ele geçirmesi için ona yardım ediniz!´buyururdu.

Gerçeğe uygun olmayan övmeyi kabul etmezdi.

Hakka tecavüz etmedikçe hiç kimsenin sözünü kesmezdi.

Haka tecavüz ettiği zaman da, ya onu men ederek sözünü keser, yahut meclisten kalkıp giderdi´ dedi.[1]

´Peygamber Aleyhisselamın susması nasıldı?´ diye sordum.

´Peygamber Aleyhisselamın susması, dört şey üzerine; yani (1) hilim, (2) hazer, (3) takdir, (4) tefekkür üzerine idi.

Takdir insanlara eşit bakış ve dinleyişte,

Tefekkür dünya ve ahiret işlerini düşünmesinde göze çarpardı.

Hilim ve sabrı kendisinde toplamıştı.

Hiçbir şey kendisini kızdırmazdı.

Hazere gelince, bu haslette kendisinde dört haslet toplanmıştı:

1. En iyiyi-tâbi olmak için-alırdı.

2. Çirkin olan şeyleri-geri durmak için-bırakırdı.

3. Görüşünü ümmetinin yararına olan şeylere harcardı.

4. Himmetini, ümmetinin dünya ve ahiret mutluluklarını sağlayacak şeyler üzerinde toplardı´ dedi. [2]
´Resûlullah Aleyhisselamın herhangi birşey için ´Hayır!´ dediği olmazdı. Yapmak istediği birşey ken
disinden istenildiği zaman ´Olur!´ buyurur; yapmak istemediği birşey kendisinden istenilince susar, onu
yapmak istemediği susmasından anlaşılırdı.´"[3]





[1] İtin Sa´d, Tabakât, c. 1 , s. 424-425, Tirmizî, Şemail, s. 59-60, Kadı lyaz, Şifa.c.1, s. 119-121.

[2] İbn Sa´d, c. 1, s. 425, Kadı lyaz, c. 1, s. 121-122.

[3] İbn Sa´d, c. 1, s. 368, Heysemî, Meonau´i-ievâid, c. 9, s. 13.

M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 8/405-409.



[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz.Muhammed in a.s ahlakı
« Posted on: 21 Kasım 2019, 16:39:47 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz.Muhammed in a.s ahlakı rüya tabiri,Hz.Muhammed in a.s ahlakı mekke canlı, Hz.Muhammed in a.s ahlakı kabe canlı yayın, Hz.Muhammed in a.s ahlakı Üç boyutlu kuran oku Hz.Muhammed in a.s ahlakı kuran ı kerim, Hz.Muhammed in a.s ahlakı peygamber kıssaları,Hz.Muhammed in a.s ahlakı ilitam ders soruları, Hz.Muhammed in a.s ahlakıönlisans arapça,
Logged
30 Ocak 2015, 11:24:01
Ramazan.
Forum Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 6.353



« Yanıtla #1 : 30 Ocak 2015, 11:24:01 »

Es Selamün Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatühü .Peygamber Efendimiz  (S.A.V.) mecliste herkesi eşit görür . hiçbirimizin birimize üstünlüğü yoktur . Peygamber Efendimiz son derece iyi ve güzel ahlaklı dır . Bu konuda Efendimiz ''Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim '' buyurmuştur.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 13 Nisan 2015, 19:38:21 Gönderen: Ramazan 7D »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &