ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > İslam Tarihi > Abdi Yâlil in temsilci arkadaşlarına direktifleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Abdi Yâlil in temsilci arkadaşlarına direktifleri  (Okunma Sayısı 557 defa)
16 Mart 2010, 13:29:13
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 16 Mart 2010, 13:29:13 »



Abdi Yâlil´in Temsilci Arkadaşlarına Direktifleri ve Temsilcilerin Sakîfler Tarafından Karşılanmaları





Sakîf temsilcileri Sakîflere yaklaştıkları zaman, Abdi Yâlil, arkadaşlarına:

"Ben S a kîtl eri halkın en iyi bileni ve tanıyanıyım dır.

Siz olan bitenleri onlardan gizli tutun. Kendilerini savaş ve çarpışma ile korkutun.

Muhammed´in bizden büyük ve ağır gördüğümüz birtakım şeyler istediğini, fakat bizim onları kab­ule yanaşmadığımızı; zinayı, içkiyi kendimize yasaklamamızı, mallarımızın faizinden vazgeçmemizi, Rabbe´yi yıkmamızı... bizden istediğini haber verin" dedi.[181]

Sakîfler, temsilcilerini karşıladılar.

Temsilciler, Sakîfleri görünce, elbiselerine hüründüler. Hayırlı bir haberle dönmemişler gibi üzüntülü ve kaygılı güründüler.

Sakîfler temsilcilerinin yüzlerindeki üzüntü ve kaygıyı gördükleri zaman, içlerinden biri:

"Temsilcileriniz, size herhalde hayırlı bir haber getirmemiş!" dedi.

Temsilcilerin Taife girince ilk işleri, öteden beri yaptıkları gibi, Rabbe´nin (Lât´ın) yanına uğramak, onu ziyaret etmek, sonra da ailelerinin yanına dönmek oldu.

Sakîfler:

"Bunlar ne bir muahede, ne de bir görüşme yapamamışa benziyorlar!?" diyerek söylendiler.

İçlerinden bir topluluk, temsilcilerin yanlarına gidip, onlara:

"Sizler nelerle döndünüz?" diye sordular.

Temsilciler, Peygamberimiz Aleyhisselamın aleyhinde konuşmak gerekirse buna izin verilmesini istemişler, Peygamberimiz Aleyhisselam da buna izin vermişti.

Temsilciler, Sakîflere:

"Biz, sizin yanınıza; kaskatı, işini dilediği gibi tutan, kılıçla herkese üstün gelen, Arapları ve sair halkı kendisine boyun eğdiren, Benî Asfarlar ve sair halklar kaleleri içinde bulunmalarına rağmen ister iste­mez ya da kılıç korkusuyla kendisinden titreşen... bir adamın yanından geliyoruz!

O, bize çok büyük, ağır ve çetin işler teklif etti. Biz de hepsini reddettik.

Zinayı, içkiyi ve faizi bize yasakladığı gibi, Rabbeyi yıkmamızı da emretü!" dediler.

Sakîfler:

"Biz bunu hiçbir zaman kabul etmez ve yapmayız!" dediler.

Temsilciler:

"Andolsun ki, biz de bunları çok ağırve zor bulduk. Kendisinin bize karşı insaflı davranmayacağını sanıyoruz!

Hemen silahlarınızı, kalenizi onarın! Kalenizin üzerine büyük-küçük mancınıklarınızı dikin! Kalenizin içine de bir veya iki yıllık yiyeceğinizi sokun! İki yıldan fazla kuşatılmazsınız! Kalenizin arkasından da hendek kazın!

Bunları yapmakta acele edin! Çünkü, o işini muhakkak gerçekleştirir. Kendisine hiç güvenemeyiz" dediler.

Bunun üzerine Sakîfler, bir veya iki günü savaşma arzusu içinde geçirdiler. Sonra, Yüce Allah kalb-lerine korku düşürdü.

Temsilcilerine:

"Bizde savaşacak güç yok. Bütün Araplar ona boyun eğmiş bulunuyor. Hemen onun yanına geri dönüp istediğini kabul edin ve kendisiyle barış yapın. [182]

Kendisi bizim üzerimize yürümeden ve askerler göndermeden önce, sizinle onun arasında bir yazı yazın!" dediler.

Temsilciler; Peygamberimiz Aleyhisselamla kararlaştırdıkları şeyleri Sakîflerin ister istemez iyi karşılayacaklarını ve Peygamberimiz Aleyhisselamdan korktuklarını, İslâmiyeti kabule istekli bulunduk­larını görünce, [183] güveni korkuya tercih ederek:

"Biz zaten işi onunla karara bağlamışızdır. Kendisi istediğimiz şeyleri bize vermiş, istediğimiz şart­ları koşmuştur.

Kendisini, insanların Allah´tan en çok korkanı, insanların en iyisi, akraba haklarını en çok gazeteni, insanların en vefalısı, insanların en doğru sözlüsü ve insanların en merhametlisi olarak bulduk. [184]

Ancak, Rabbeyi (Lâfı) yıkmayı bıraktık, onu kendimiz yıkmaktan kaçındık.

´Öyleyse, ben adamlar gönderir, onu yıktırırım´ dedi.

Onu artk adamlar gönderip kendisi yiktıraçaktır" dediler. [185]

Sakîfler:

"Siz bunu sizden saklamam alı, bizi üzüntülerin en ağırıyla üzmemeli değil miydiniz?" dediler.

Temsilciler ise:

"Biz sizin kalblerinizdeki şeytanlık gururunu Allah´ın gidermesini istemi sizdir!" diye cevap verdiler.

Bunun üzerine, Sakîfler Müslüman oldular. [186]

Sakîflerden, kalbinde hâlâ müşriklik sevgisi bulunan çok yaşlı bir adam Rabbe´nin yıkılması sözü edilince:

"Bu, vallahi, onunla bizim aramızda bir doğruluk delilidir Eğer onun Rabbe´yi yıkmaya gücü yeterse, kendisinin dâvasında haklı olduğu, hak üzerinde bulunduğu, bizim ise bâtıl, boş üzerinde bulunduğumuz ortaya çıkacaktır!

Eğer Rabbe kendisini savunursa, artık bundan sonra hiçbir şey olmaz!" dedi.

Osman b. Ebi´l-Âs:

"Senin nefsin boş şeyler temenni eder ve seni aldatıp gider!

Rabbe dediğin de nedir ki?! Rabbe, kendisine kim tapıyor, kim tapmıyor, bilebilir mi?!

Bunun gibi, Uzzâ da, kendisine tapanı, tapmayanı bilmezdi. Halid b. Velidtek başına varıp onu yık­mıştı.

Yine bunun gibi, İsafı, Nâile´yi, Hübel´i ve Menafi da birer adam gidip yıkmışlardı.

Süâ´ı da bir tek adam gidip yıkmıştı.

Bunlardan hiçbiri kendisini koruyabilmiş midir?" dedi.

Yaşlı Sakafî:

"Rabbe, adlarını andıklarının hiçbirine benzetilemez!" dedi.

Osman b. Ebi´l-Âs:

"Sen, bana görünme! dedi. [187]



[181] Vâkıdî, Megâzî, c. 3, s. 969.

[182] Vâkıdî, Megâzî, c. 3, s. 969-970, Beyhakî, Delâilü´n-nübüvve, c. 5, s. 302-303, İbn Kayyım , Zâdu´l-mead, c. 3, s. 32.

[183] Vâkıdî, c. 3, s. 970, Beyhakî, c. 5, s. 302-303, İbn Kayyım , c. 3, s. 32.

[184] Vâkıdî, c. 3, s. 970, Beyhakî, c. 5, s. 303, İbn Kayyım, c. 3, s. 32.

[185] Vâkıdî, Megâzî, c. 3, s. 970.

[186] Beyhakî, Delâilü´n-nübüvvE, c. 5, s. 303, Ebu´l-Fidâ, Sîre, c. 4, s. 62, İbn Kayyım, Zâdu´l-mead, c. 3, s. 32.

[187] Vâkıdî, c. 3,3.970-971.

M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 7/401-404.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Abdi Yâlil in temsilci arkadaşlarına direktifleri
« Posted on: 14 Kasım 2019, 11:53:37 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Abdi Yâlil in temsilci arkadaşlarına direktifleri rüya tabiri,Abdi Yâlil in temsilci arkadaşlarına direktifleri mekke canlı, Abdi Yâlil in temsilci arkadaşlarına direktifleri kabe canlı yayın, Abdi Yâlil in temsilci arkadaşlarına direktifleri Üç boyutlu kuran oku Abdi Yâlil in temsilci arkadaşlarına direktifleri kuran ı kerim, Abdi Yâlil in temsilci arkadaşlarına direktifleri peygamber kıssaları,Abdi Yâlil in temsilci arkadaşlarına direktifleri ilitam ders soruları, Abdi Yâlil in temsilci arkadaşlarına direktifleri önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &