ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İslam Dini Büyükleri > El Hasenul Basrî r.a.
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: El Hasenul Basrî r.a.  (Okunma Sayısı 1061 defa)
08 Eylül 2010, 22:26:53
behicegul

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 45


« : 08 Eylül 2010, 22:26:53 »



El-Hasenu´l-Basrî (R.A.)

Aralarında el-Hasenu´l-Basrî gibisi bulunan bir topluluk nasıl sapıtabilir?[1]

Müjdeci, Hz. Peygamber´in hanımı Ümmü Seleme´ye, cariyesi Hayra´nın bir oğlan çocuğu dünyaya getirdiğini müjdelemeye geldi.

Müminlerin annesinin içini sevinç kapladı, asıl ve vakur yüzün­de memnuniyet belirdi.

Hemen birisini, lohusahk devresini kendi evinde geçirsin diye anneyi ve bebeğini evine getirmeye gönderdi.

Hayra, Ümmü Seleme´nin yanında çok değerliydi ve onu çok severdi.

O, yeni bebeği görmeyi de çok arzu ediyordu... Az sonra Hayra, kucağında çocuğuyla geldi...

Ümmü Seleme çocuğa bakınca, içinde bir rahatlık ve sevinç his­setti...

Bebek, güzel ve parlak yüziüydü, kusursuz ve organları tamdı. Kendisine bakan kimseye sevinç veren ve onu büyüleyen bir çocuktu.

Daha sonra cariyesine dönüp:

«Çocuğuna isim koydun mu? Hayra!» dedi.

Hayra: «Hayır anneciğim!

Ona istediğin ismi seçme işini sana bıraktım» dedi.

Ümmü Seleme: «Allah´ın bereketiyîe, ona el-Hasen (güzel) adını koyalım» dedi.

Daha sonra ellerini kaldırıp onun için hayır duada bulundu.

el-Hasen´e duyulan sevinç müminlerin annesi Ümmü Seleme´nin evinde bitmedi. Ona Medine evlerinden bir başka ev daha katıldı.

Bu, yüce sahabî, Resûlüllah´ın vahiy kâtibi Zeyd İbn Sabit´in eviydi.

Çünkü çocuğun babası Yesar da Zeyd´in azatlı kölesiydi. O, Zeyd´in yanında çok değerli ve en çok sevdiği kimseydi.

Sonradan el-Hasenu´i-Basrî diye meşhur olan el-Hasen İbn Yesar Resûlüllah´ın (s.a.s.) odalarından birinde büyüdü...

Yine Resûlüllah´ın (s.a.v.) zevcelerinden birinin kucağında yani Ümmü Seleme diye tanınan Hind Bint Süheyl´in kucağında terbiye edildi.

Ümmü Seleme —şayet onu tanımıyorsan— Arap kadınlarının en akıllısı, en faziletlisi ve en ağırbaştısıydı.

Yine o Resûlüllah´ın (s.a.v.) hanımlarının en bilgilisi ve Resûlül-lah´tan (s.a.v.) en çok hadis rivayet edeniydi.

O, Resûlüllah´tan (s.a.v.) 387 hadis rivayet etmişti.

Bütün bunlara ilâve olarak o, Gahiliye döneminde yazmayı bilen çok az sayıdaki kadınlardandı...

Şanslı çocuğun müminlerin annesi Ümmü Seleme´y´e olan ilgisi bu noktada kalmadı...

Bu daha da ileri gitti...

Çoğunlukla, el-Hasen´in annesi Hayra, müminlerin annesinin bazı ihtiyaçlarını yerine getirmek için evden çıkardı. Henüz emmekte olan çocuk açlıktan ağlardı. Çok ağlayınca Ümmü Seleme onu kucağına alır oyalamak için memesini ağzına verir ve annesinin yokluğunu ona

belli etmezdi...

Onu çok sevdiği için memesinden ağzına kolayca süt akar, çocuk onu emer ve ağlamasını keserdi.

Böylece Ümmü Seleme el-Hasen´in iki yönden annesi olmuştu: O, müminlerin annesi olarak onun da annesiydi... Aynı zamanda süt annesiydi...

Müminlerin anneleri arasındaki sıkı ilişkiler ve odalarının bir­birine yakın olması mutlu çocuğa; bütün bu odalara gidip gelme..:

O odaların sahibelerinin ahlâklarını alma...

Onların gittikleri yolda gitme imkânını vermişti...

Kendisinin anlattığına göre, o devamlı hareket ve oyunlarıyla bu odaları şenlendirir...

Hatta o, zıplayarak müminlerin annelerinin odalarının tavanları­na ellerini dokundururdu.

Ei-Hasen devamlı, peygamberin nurunu saçan kokularla dolu bu odalarda dolaşıp duruyor...

Müminlerin annelerinin odalarında toplanan bu tatlı kaynaklardan alıyor...

Resûlüllah´ın (s.a.v.) mescidinde büyük sahabîlere talebe oluyor­du...

Böylece o, Osman İbn Affan, Ali İbn Ebî Talib, Ebu Musa el-Eşa-rî, Abdullah İbn Ömer, Abdullah İbn Abbas, Enes İbn Malik, Cabir İbn Abdullah ve başkalarından hadis rivayet etmiş oldu...

Fakat o, müminlerin emiri Ali İbn Ebî Talib´e çok düşkündü.

Onun dîni konulardaki ciddiyetini, güzel ibadet etmesini ve dün­yaya ve dünya nimetlerine önem vermemesini çok beğendi...

Hz. Ali´nin güzel konuşması, hikmeti, özlü sözleri ve kalpleri tit­reten öğütleri onu adetâ büyülemişti.

Takva ve ibadet konusunda onun ahlâkını almıştı...

Güzel ve edebî konuşmada onun yolunu tutmuştu...

El-Hasen ondört yaşına gelip adam sınıfına girince ebeveyniyle birlikte Basra´ya gitti ve ailesiyle birlikte oraya yerleşti.

Böylece ei-Hasen Basra´ya nisbet edildi...  Ve halk arasında el-Hasenu´i-Basrî diye meşhur oldu...

Basra, el-Hasen´in oraya gittiği gün, İslâm devletinin en büyüt kalelerinden biriydi...


Basra´nın büyük mescidi büyük sahabî ve tabiîlerden oraya ge­lenlerle kaynaşıyordu...

Çeşitli ilim halkaları mescidin içini ve avlusunu şenlendiriyordu.

El-Hasen mescide bağlanıp Muhammed ümmetinin alimi Abdul­lah İbn Abbas´ın halkasına katıldı ve ondan tefsir, hadîs ve kıraatları öğrendi.

Ayrıca ondan ve başkalarından fıkıh, edebiyat, lügat ve başka ilimleri öğrendi...

Ve nihayet tam bir alim ve güvenilir bir fakih oldu.

Halk, bol ve gür ilminden doya doya içmek için ona geldiler...

Katı kalpleri yumuşatan dökülmeyen gözyaşlarını coşturan vaaz­larını dinlemek...

Akılları çelen hikmetini ezberlemek...

Misk kokusundan daha güzel olan davranışlarını örnek edinmek için onun etrafında toplandılar...

Ülkede ve. insanlar arasında el-Hasenu´l-Basrî´nin adı ve şöhreti yayıldı...

Halifeler ve amirler onu sormaya ve onunla ilgili haberleri takip etmeye başladılar...

Haiid İbn Safvan [2] şöyle anlatır:

«Hire´de [3] Mesleme İbn Abdülmelik´le [4] karşılaştım. Bana şöyle dedi:

«Halis! Bana Basra´nın Hasen´inden haber ver. Çünkü ben zanne­diyorum ki onun durumunu senden başka hiç kimse bilmiyor».

Ben de: «Allah emirî iyilikte devam ettirsin...

Gerçekten onun hakkında en iyi bilgiyi verecek kimse benim...

Ben onun evinin komşusu, toplantısında dostu ve Basra halkının onu en iyi bileniyim» dedim.

O: «Haydi, ne biliyorsan söyle» dedi.

Ben şöyle söyledim: <=O, gizlisi açığı gibi olan...

Sözü hareketi gibi olan bir kimsedir...

Bir iyiliği emrettiğinde, onu en iyi yapan kimseydi...

Bir kötülüğü yasakladığında ondan en çok sakınan birisiydi.

Ben onun halktan uzak durduğunu ve onların sahip olduklarına önem vermediğini gördüm...

Halkın ona muhtaç olduğunu ve onda olanları istediklerini gör­düm...»

Bunun üzerine Mesleme şöyle dedi: «Yeter, Haiid! Yeter!

Aralarında böyle birisi bulunan bir topluluk nasıl sapıtabilir?»

Haccac İbn Yusuf es-Sekafî Irak´a vali olup şid´det ve baskıda bulununca...

El-Hasenu´l-Basrî Haccac´ın baskısına karşı çıkan, halk arasında onun yaptıklarının kötü olduğunu ve doğruyu; yüzüne açıkça haykıran az sayıdaki kimselerden biriydi.

Bu arada Haccac kendisi için Vasıt´ta [5] bir bina yaptırdı.

Binanın yapımı bitince halka kendisine mübarek olsun ve hayırlı olsun demek için ona gelmelerini ilân ettirdi...

El-Hasen halkın toplanacağı böyle bir fırsatı kaçırmak istemedi...

O, halka nasihat etmek, onlara hatırlatmalarda bulunmak, onlara dünya malına rağbet etmemelerini ve Allah´ın katında olana rağbet et­melerini söylemek için çıktı...

Toplantı yerine gelince, insan topluluklarını, sarayın güzelliğine tutulup genişliğine ve süslerine hayranlıklarından onun etrafında do­laştıklarını gördü ve konuşmak üzere aralarında durdu.

Şunları söyledi:

«Kötülerin en kötüsünün yaptığını gördük. Biliyoruz ki firavun onun yaptığından daha yükseğini ve daha büyüğünü yapmıştı. Daha sonra Allah firavun´u mahvetmiş ve onun inşa edip yükselttiğini de yıkmıştı...

Keşke Haccac, semadakiierin ona buğzettiğini ve yerdekilerin onu kandırmış olduğunu bilseydi...»

Bu şekilde konuşmaya devam etti. Nihayet dinleyenlerden birisi Haccac´ın onu cezalandırmasından korkarak:

«Yeter Ebu Said (el-Hasen)... Yeter...» dedi. El-Hasen ona şöyle cevap veHdi:

«Allah bunları halka açıklamaları ve gizlememeleri için alimler­den söz aldı...»

Ertesi gün Haccac öfkeden yerinde duramaz bir halde makamına girdi ve orada oturanlara:

«Yazıklar olsun size...

Basra halkından birisi kalkıp hakkımızda dilediğini söylüyor, son­ra içinizden ona cevap verecek veya ona itiraz edecek birisi çıkmıyor!

Korkaklar! Vallahi, size onun kanından içireceğim...»

Daha sonra, kılıç ve idam edilirken mahkumun altına konulan de­rinin getirilmesini emretti. İstedikleri getirildi...

Celladı çağırttı, o da gelip önünde durdu...

Arkasından bazı adamlarını el-Hasen´e gönderip, onu kendisine getirmelerini emretti...

Çok geçmedi el-Hasen geldi, gözler ona çevrildi ve kalpler çarp­maya başladı...

El-Hasen, kılıç, deri ve cellâdı görünce dudaklarını kımıldattı...

Müminin celâli, müslümanın izzeti ve Allah´a davet edenin vaka-nyla Haccac´a doğru yürüdü.

Haccac onu bu halde görünce ondan çok korktu ve ona: «Buraya Ebu Said... Buraya...» dedi.

Ona yer açmaya devam ediyor ve:

«Buraya...» diyordu. Halk dehşet içinde ve garip garip ona bakı­yordu. Nihayet o...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 11 Eylül 2010, 15:35:15 Gönderen: Sumeyye »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: El Hasenul Basrî r.a.
« Posted on: 23 Ağustos 2019, 12:05:42 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: El Hasenul Basrî r.a. rüya tabiri,El Hasenul Basrî r.a. mekke canlı, El Hasenul Basrî r.a. kabe canlı yayın, El Hasenul Basrî r.a. Üç boyutlu kuran oku El Hasenul Basrî r.a. kuran ı kerim, El Hasenul Basrî r.a. peygamber kıssaları,El Hasenul Basrî r.a. ilitam ders soruları, El Hasenul Basrî r.a.önlisans arapça,
Logged
02 Mart 2014, 13:24:20
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« Yanıtla #1 : 02 Mart 2014, 13:24:20 »

Rabbim kendilerinden razı olsun. Bizlere de onların şefaatlerini ve ilmi donanımlarını nasip eylesin.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
02 Mart 2014, 17:59:43
Rüveyha
Forum Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6.764


« Yanıtla #2 : 02 Mart 2014, 17:59:43 »

Mevlam büyük Allah dostlarından razı olsun..Hakkıyla idrak edenlerden olmak dileğiyle ..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
15 Nisan 2014, 19:44:16
8-D fatma zehra

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 402


« Yanıtla #3 : 15 Nisan 2014, 19:44:16 »

ne kadar güzel yazmışsınız Allah sizlerden razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Bir günah işlediğinde hemen tövbe et, insan suya düştüğü için boğulmaz, çıkamadığı için boğulur.
21 Nisan 2015, 19:15:36
Kaan Han
Dünyalılar
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 778


« Yanıtla #4 : 21 Nisan 2015, 19:15:36 »

Mevlam büyük Allah dostlarından razı olsun..Hakkıyla idrak edenlerden olmak dileğiyle ..

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &