ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Usulü Fıkıh Eserleri > İslam Devletler Hukuku > Hür müslümanın eman vermesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hür müslümanın eman vermesi  (Okunma Sayısı 575 defa)
18 Şubat 2011, 13:31:47
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 18 Şubat 2011, 13:31:47 »



Hür Müslümanın, Çocuğun, Kadının, Köle Ve Zimmînin Eman Vermeleri


Serahsî -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: Bilelim ki bu kitabın en ince ve zevkli meseleleri "eman" konularıdır. Nahiv ilminin ve usûl-i fıkhın ince­likleri burada anlatılmıştır. İmam Muhammed bu konulan yazarken teyzesinin oğlu olan ve nahiv ilminde ileri bir mevkide bulunan Ali b. Hamza el-Kisâî'ye danışmıştır. Denilir ki, bizim rivayet hafızlarını imtihan etmek isteyen kişi, Kitâbu's-Salât'ın Ezan bölümünden sorsun. Fıkıhta ve nahivde derinleşmiş kimseleri imtihan etmek isteyen ise Kitabus-Siyer'in eman bölümünden imtihan etsin.

346- İmam Muhammed dedi ki: - Adaletli veya fasik hür ve müslüman bir erkeğin müşriklere verdiği eman, bütün müslü-manlar adına caiz olup hepsini bağlar. Çünkü Rasulullah (s.a.v.):

"Müslümanların kanları kısas ve diyette eşittir. Onlar, ken­dileri dışında kalan herkese karşı tek bir el gibidir. (Biribir-lerine yardım ederler.) En yetkisiz kişileri bile onlar adına söz verebilir ve sözü geçerlidir."

Burada zimmetten maksat söz vermekdir. Bu söz muvak­kat olsun, ebedî olsun farketmez. O, bir eman ve zimmet ak-didir.

Şayet hadiste geçen "Ednarf sözü, Yüce Allah'ın: "Bundan daha az, daha çok..."[4] sözünde olduğu gibi çoğun karşılığı olan az manasına alınırsa, yukarıdaki hadis bir kişinin vereceği emanın sahih olduğuna delildir.

Şayet Yüce Allah'ın: "İki yay kadar yahut daha yakın ol­du..."[5] sözünde olduğu gibi, yakınlık manasında ise, sınırda düşmana en yakın bulunan müslümanın verdiği emanın sihha-tına delildir.[6]

Şayet aşağılık anlamındaki denaetten müştak ise, fasıkın entarimin da sahih olduğuna delil olur. Çünkü "denaet" sıfatı, müslümanlardan ancak fasik kimseye yakışır.

Netice olarak emanda yardım manası vardır. "Biz hakikat sana apaçık bir fetih takdir ettik"[7] ayet-i kerimesi Hudeybiye antlaşmasıyla ilgili olarak inmiştir. Yüce Allah bu ayette Hudeybiye antlaşmasını apaçık bir fetih ve de­ğerli bir yardım olarak isimlendirmektedir. Her müslüman dine yardım etmeğe ehildir. Böylece o müslüman burada İslam cemaati yerine kaim olur.

Nitekim bir müslüman müşriklerle savaşıp zararlarını defedecek olursa, onlarla savaşma farziyeti diğer müslümanlardan düşmüş olur. Aynen bu şe­kilde eman ve antlaşma akdiyle müslümanlar o müslümn eliyle zafer kazanırsa, bütün müslümanlar kazanmış gibi olur.

347- Hür ve müslüman kadının verdiği eman da geçerlidir. Çünkü kendisi de destek olanlardandır. Ancak kadın, direkt bizzat savaşacak bir bünyeye sahip değildir. Eman, söz ile yar­dımdır ve kadının bünyesi buna müsaittir. Nitekim o, malıyla cihad edebilmektedir.

Çünkü erkeğin malının cihadda kullanılabildiği gibi kadının malı da cihad-da kullandır.

348- Kadının verdiği emanın sahih olduğuna dair delilimiz. Rasulullah (s.a.v.) in kızı Zeyneb"in İslama henüz girmemiş olan kocası Ebû'l-As b. er-Rabî'i koruyup eman vermesi ve Rasulullah (s.a.v.)'in onun verdiği bu emanı geçerli kabul et­mesidir.

Um mü Hâni'den gelen bir rivayette de şöyle demiştir: "(Mekke fethi günü) kocamın akrabalarından iki müşrike e-man verip onları evime aldım. Ali b. Ebi Talib (r.a.) aniden içeri girip onları öldürmek istedi ve: "Müşrikleri mi koruyor­sun?" dedi. Ona: "Allah'a yemin ederim ki beni öldürmeden onları öldüremezsin" dedim. Sonra dışarı çıktım ve müşrikle­re: Gelmemesi için kapıyı kilitleyin, deyip Rasulullah (s.a.v.)'e gittim. O'nu bulamadım. Nihayet Hz. Fatima1 ya rastgeldim ve ona: "Annemin oğlu Ali'den neler çektim? Kocamın akraba­larından iki müşriği koruyup eve aldım. Bir baktım içeri girdi ve onları öldürmeye kalkıştı." dedim. Ama Fatıma, kocasından daha çok beni azarladı.

Q sırada Rasulullah (s.a.v.) çıkageldi. Henüz üzerinde yolculuk izleri vardı. "Merhaba ya Ümmü Hâni" diyerek gön­lümü aldı. Ona dedim ki: "Ya Rasulallah! Annemin oğlu kar­deşim Ali'den neler çektim! Elinden zor kurtuldum. Kocamın akrabalarından iki müşriki koruyup eve aldım. Bir baktım Ali içeri girdi ve onları Öldürmek için üzerlerine saldırdı." Rasu­lullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ali'nin buna hakkı yoktu. Senin koruduklarını biz de korumuş ve eman verdiğin kimselere biz de eman vermş oluruz."

Daha sonra Fatıma (r.a.)'a söyleyerek su getirmesini istedi. Yıkandıktan sonra da bir tarafı sağına, diğer tarafı soluna atıl­mış tek bir elbise içinde sekiz rekat namaz kıldı. Bu olay, Mek­ke fethi günü kuşluk vaktinde oldu.

Rasulullah (s.a.v.), Ümmü Hâni'nin verdiği emanı sahih kabul etmiş ve kendisi eman verdikten sonra Hz. Ali'nin onlara saldırma hakkına sahip olma­dığını belirtmiştir.

Sözü edilen sekiz rekat hakkında da şöyle denilmiştir: İki rekatı, Mekke' nin fethi için şükür namazıdır. İki rekatı, îmare b. Ruveybe'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah'm kuşluk namazından önce kıldığı iki rekattır. Dört rekat ise, İbn Mes'ud'un rivayetine göre adeti üzere kıldığı kuşluk namazıdır. Tek bir elbise ile ve elbisenin bir ucu sağ omuzdan sarkıtılmış ve diğer ucu da sol o-muzdan sarkıtıldığını bildiren sözler işe tek bir elbise ile ve bu şekilde namaz kılınmasında bir sakınca bulunmadığına delildir.

Hz. Ömer (r.a.) m şöyle dediği rivayet edilir. Kadının müslümanlara karşı müşriklere eman vermesi caizdir. Bir rivayette de: antlaşma yapması ve eman vermeğe söz vermesi caizdir Hz. Aişe de aynı görüştedir.[8]

349- Savaşçı değilse, Müslüman kölenin eman verme yetkisi yoktur.

Bu görüş, Ebû Hanife'nin görüşüdür. Ebû Yusuf tan bu konuda rivayet edi­len iki görüşten biri de budur. Ebû Yusuf tan diğer revayete göre ise, ki bu da Muhammed'in görüşüdür: Savaşçı olsun veya olmasın verdiği eman geçerlidir. Çünkü o da, elindeki imkanlar oranında dine yardım eden bir müslümandır. Eman da, söz ile yardımdır ve köle buna sahiptir. Direkt olarak savaşma sala­hiyeti ise elinde olan bir iş değildir. Direkt olarak bizzat kendisi savaşa ka­tılamaz. Efendisinin ona izin vermesi gerekir. Ayrıca köle kafirlerin can ve mal­ları hususunda, onlara eman verince, onlara saldırma yasağı önce kendisini ve daha sonra sirayet yoluyla başkalarını ilzam eder.

Bu konuda köle de hür gibidir. Bu konuda delil, Ramazan hilalini görmek üzere yapılan şahitliktir. Şahid, önce kendisi yemez ve içmez. Daha sonra da başkalarına yeme içmeyi yasaklar. Fakat Ebû Hanife şöyle der: emanda yar­dımın manası gizlidir. Bu, ancak savaşabilecek kimse için ortaya çıkar. Efen­dinin hizmetiyle meşgul olan köle, savaşma salahiyetine sahip değildir. Onun için de eman verme yetkisine sahip olamaz. Ama efendisinin izniyle savaşa katılma yetkisine sahip olunca eman verme yetkisine de sahip olur. O zaman tasarrufu müslümanları gözetmek doğrultusunda gerçekleşmiş olur. Çünkü onlarla savaşma yekisine sahip olmadığı halde onlara eman verdiği takirde kendisi buna bağlı kalmadan başkalarını ilzam etmiş olur. Buna da yetkisi yoktur. Onun için de kölenin eman verme yetkisi yoktur.

350- imam Muhammed dedi ki: Bu konuda cariye de köle gibidir. İmam Muhammed, Abdullah b. Ömer'den rivayet edilen şu haberi delil olarak getirir :

"Kadın, köle ve çocuğun emân vermesi caizdir."

Ebû Hanife, hadisi "savaşan köle" şeklinde anlamaktadır.

351- Fazl er-Rakkâşî'nin naklettiği haberi de delil olarak zikreder. Bu zat diyor ki: Bir kalenin önüne geldik. Bir köle, kendilerine eman verildiğini bir oka yazarak onlara fırlattı. Durumu Ömer b. Hattab (r.a.)'a bildirdik. Cevabında şöyle yazdı: O, müslümanlardan bir kişidir ve emanı caizdir.

Hz. Ömer (r.a.) o kölenin verdiği emanm sahih olduğuna, savaşçı oluşunu değil, müslüman oluşunu sebep göstermiştir. Ancak Ebû Hanîfe meseleyi şöyle izah eder: Bu köle savaşçı idi. Çünkü ok atmak, savaşçıların işidir. Hz. Ömer, savaşçının emanının sahih olması için müslüman olması gerektiğini belirtmiştir.

Meğâzî kitapları bu kölenin okuna Farsça olarak "korkmayın" yazdığını söylerler.

352- Müslümanların emriyle düşmana karşı savaşıyor olsa bile, zimminin verdiği eman geçersizdir.

Çünkü kendisi de aynı inançta olduğu için onlara bir meyli vardır. Normal olarak onlara eman verirken hedefi müslümanları gözetmek değildir. Ayrıca o, İslama yardım ehlinden de değildir. Savaşta ihtiyaç anında yardımlarını iste­mek, köpeklerin yardımını istemek gibidir. Yahut aynı inancı paylaştıkları kim­selere karşı onları savaştırmak, kendilerini son derece hakir düşürmek içindir. Onun için de verecekleri eman sahih olmaz.

353- İmam Muhammed dedi ki: Müslümanlardan ergen­liğe yaklaşmış bir çocuğun veya kafirlerden henüz İslama gir­miş olup İslamm ne olduğunu bilen bir kimsenin verdiği eman ise, caizdir.

Ebû Hanife'ye göre caiz olmayıp müslümanları bağlamaz. İmam Muham-medin buna caiz demesinin sebebi şudur: Çünkü bu kişi akıl sahibi ise, İslamı sahihtir. İmanı sahih olanın ise, iman ettikten sonra verdiği eman da sahih olur. Çünkü eman vermek, söz ile dine yardım etmektir. Böyle bir kimsenin sözü, dinin aslında muteber olduğuna göre, dine yardım hususunda da muteberdir.

Ebû Hanife'ye göre ise, durum şudur: Eman verebilecek olan müslüman-ların yararları ve bunların gözetilmesi işi kapalı bir şeydir. Bu yararları gözetme işi. meşeleri yerinde değerlendirebilen kimsenin işidir.[9]


 


[4] Mücâdele : 58/7

[5] Necm: 53/9

[6] Eman, güvence demektir. Çeviren.

[7] Fetih: 48/1

[8] Aynı konuyla ilgili olarak İbn Hişam'm verdiği şu bilgi de dikkati çekmektedir: İkrime b. Ebî Cchl'in hanımı olan Ümmü Hakim binti Men'e kocası adına Allah Rasulünden eman istemiş, Hz. Peygamber'in kabul etmesi üzerine yola revan olarak ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hür müslümanın eman vermesi
« Posted on: 30 Mayıs 2020, 20:35:54 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hür müslümanın eman vermesi rüya tabiri,Hür müslümanın eman vermesi mekke canlı, Hür müslümanın eman vermesi kabe canlı yayın, Hür müslümanın eman vermesi Üç boyutlu kuran oku Hür müslümanın eman vermesi kuran ı kerim, Hür müslümanın eman vermesi peygamber kıssaları,Hür müslümanın eman vermesi ilitam ders soruları, Hür müslümanın eman vermesiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &