ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Akaid Eserleri > İman ve Hayat > İman umut doğurur
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İman umut doğurur  (Okunma Sayısı 1459 defa)
26 Ocak 2011, 15:59:31
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« : 26 Ocak 2011, 15:59:31 »



İMAN UMUT DOĞURUR:

 
Öbür taraftan da iman ile umudunu birbirini takip ettiğini görüyoruz. İmanlı insan daha umutludur. Hadisleri daha çok hayra yorar. Uğursuzluktan, usanç verici bir bıktırıcı şeylerden uzak durur. Çünkü imanın manası, bu kainatı idare eden, hiç bir şeyden geri çekilmeyen yüce bir kuvvete inanmak demektir. Sınırsız bir kuvvete, sonsuz bir rahmete ve hudutsuz bir lutfa inanmak,demektir. Kudretli, merhametli, darda kalıp da kendisine dua edenlere karşılık veren; belaları def eden; kullarına bol bol lutufta bulunan, günahları bağışlayan, kullarının tevbesini kabul eden bir ilaha inanmak, demektir. O ilah ki, kullarına analarından daha şefkatli, kendilerinden daha lütufkardır.

Öyle bir ilah ki, gündüz günah işleyenler tevbe etsinler diye elini gece uzatır; gece günah işleyener gündüz tevbe etsinler diye elini gündüz uzatır.

Öyle bir liahki, kularının tevbe etmesine, yolunu yitiren birinin yolunu bulduğu zamanki sevincinden, uzun müddet gurbet kahrı çeken bir insanın evine döndüğü zamanki sevincinden ve susuz bir insanın su bulduğu andaki sevincinden daha çok sevinir.

Bir ilah ki, iyiliğe on ila yedi yüz kat ve daha fazla sevap; kötülüğe de bire bir günah yazar veya affeder.

Bir ilah ki kendinden kaçanı yanına çağırır, kendine geleni ta uzaktan karşılar. Ve der ki: “Kulum beni nasıl düşünürse öylelim. Beni andığı zaman yanındayım. Beni içinden anarsa ben de onu içimden anarım. Beni topluluk içnide anarsa bende onu daha iyi bir topluluk içinde anarım. Bana bir karış yaklaşırsa ben de ona bir arşın yaklaşırım. Bana bir arşın yaklaşırsa ben de ona bir kulaç yaklaşırım. Bana yürüyerek gerise ben de ona koşarak gelirim”53.

(53) Hadis-i Kudsi’yi Buhari ve diğerleri rivayet etmiştir.     

Bir ilah ki gam-u şadiyi insanlara nöbetleşe verir; korkuyu emniyete; zayıflığı kuvvete çevirir. her darlıktan sonra bir bolluk, her kederden sonra bir neşe ve her zorluktan sonra bir kolaylık verir.

Böyle merhametli, kerem sahibi affedici, kullarını seven, yüce Arş’ın Rabbi ve her istediğini yapan ilaha sığınan mü’min sonsuz bir ümitle yaşar. O hep iyimserdir. Hayata güler yüzle bakar. Hadiseleri gülümseme ile karşılar; ekşi suratla değil.

O, savaştığı zaman Allah’ın yardımına güvenir. Çünkü kendisi Allah ile, Allah da kendisi iledir. Bir de kendi Allah’ın, Allah da kendinindir:

“Mutlaka kendilerine yardım edecektir. Ve galip gelecek olanlar, mutlaka bizim ordumuzdur”. (Saffat: 37/172-173)

Hasta olunca şifadan ümit kesmez:

“Beni yaratan, bana yol gösteren O’dur. Beni yediren, içiren O’dur. Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur”. (fiuara: 26/78-80)

Bir günah işlediği zaman Allah’ın affından ümidini kesmez. Günahı ne kadar büyük olursa olsun, Allah’ın affından daha büyüktür:

“De ki: Ey nefislerine karşı giden kullarım, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir”(Zümer: 39/153).

Mü’min bir güçlükle karşılaştığı zaman kolaylık umut eder:

“Muhakkak her güçlükle beraber bir kolaylık vardır”(İnşirah: 94/5, 6)

Bir güçlük, iki kolaylığı hiç bir zaman yenemez54. İbn-i Mes’udHazretleri diyor ki: Eğer güçlük bir deliğe girse muhakkak kolaylık da arkasından gelir.

(54) Burada güçlüklerin bir sayılması Arapça grameri ile ilgili bir kaide dolayısı iledir, o da marifenin marife olarak tekrarı aynı sayılır, kaidesidir. Mütercim.

Başına bir felaket gelse, Allah’ın kendisini mükafatlandıracağını veya daha iyisini vereceğini umar.

“Onlara bir bela eriştiği zaman:

“Biz Allah içiniz ve O’na döneceğiz derler. İşte Rab’lerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlaradır ve doğru yolu bulunanlar da onlardır”(Bakara: 2/156, 157).   

Birisiyle düşmanlık ettiği veya hoşlanmadığı zaman aralarının düzeleceği ümit ederek yakın ilişki kurar ve barışa taraftar olur; inanır ki Allah kalpleri döndürür:

“Belki de Allah sizinle, onlardan düşman olduklarınız arasına sevgi koyar. Allah (buna) kadirdir. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir”(Mumtehine: 60/7).

Halkın gafil anında batılın ayağa kalktığını görürse bilir ki, batıl zail olmakta ve hak galip gelmektedir:

“Hayır, biz hakkı batılın üstün atarız da o onun beynini parçalar, derhal (batılın) canı çıkar”, “köpük yok olup gider. İnsanlara yararlı olan ise yeryüzünde kalır”(Ra’d: 13/18).

İhtiyarladığı, saçları ağarmağa başladığı zaman, durmadan öbür hayatı; ihtiyarlığın, ölümün, mutsuzluğun olmadığı hayatı ümit eder:

“Rahman’ın, kularına gıyaben va’d ettği Adn cennetlerini. fiüphesiz O’nun va’di olacaktır. Orada boş söz değil, yalnız selam işitirler. Orada sabah akşam rızıklarıda hazırdır”(Meryem: 19/61, 62)

Maddeciler hep alışageldikleri adetlere, dış sebeplere takılıp kalırlar; bunların ötesinde her şeyin olacağına ihtimal vermezler. Mü’minler ise, dış sebepleri aşar varlığın sırrına, sebepleri ve sonuçları yaratan Allah’a nüfuz ederler. O Allah ki kullarının bilmedikleri gizli sebepleri bilir. Öyleyse neden felaket felaket üstüne geldiği zaman, bıçak kemiğe dayandığı zaman kullar O’na yüz tutmasın?

Zorluk anlarında sığnakları, yalnızken arkadaşlar, azken yardımcıları O’dur. Doktorlar hasatlığına çare bulamayan hastalar O’na yüz tutar ve O’ndan şifa dilerler. Üzgünler O’na yönelir, O’ndan sabır ve selamet isterler, kaçırdıkları şeyin bedelini O’ndan isterler.

Mazlumlar ona yönelir, zalimden hakkını derhal almasını O’ndan niyaz ederler. Mazlumun bedduası ile Allah arasında perde yoktur.

Çocuğu olmayanlar ona yalvarır, evlat isterler.

Bütün bunlar isteklerinin yerine getirilmesini, umduklarının gerçekleşmesini arzu ederler. Bu da Allah’ın kudreti karşısında hiç bir şey değildir.

İbrahim Aleyhisselam, yaşlı olmasına rağmen:

“Ya Rabbi, bana hayırlı bir evlat ver”. (Saffat: 37/100)

Dedi, Cenab-ı Allah da duasını kabul etti ve ona misafir insanlar şeklinde melekler gönderdi; bunlar Hz. İbrahim’e müjde, akıllı uslu bir çocuğun olacaktır, dediler. O da: Bu ihtiyar halimde mi bana çocuk müjdesi veriyorsunuz, dedi. Melekler dediler ki: Sana verdiğimiz müjde gerçektir, ümidini kesme! Hz. İbrahim: Sapıklardan başka kim ümidini keser ki, dedi?”. (Hicr: 15/53-56) 

Bu münasebetle Allah’a hamd etti ve:

“Bu yaşlı halimde bana İsmail’i ve İshak’ı lutfeden Allah’a şükürler olsun. O duamı kabul buyurdu”dedi. (İbrahim: 14/39)

Hz.Yakup, oğlu Yusuf’tan uzun müddet ayrı kaldığı ve aradan o kadar uzun müddet geçtiği için, çocuğuna yeniden kavuşma ümidini yitirebilirdi. Üstelik Mısır’dan zahire getirirlerken Kıralın bağday ölçeğinin çalınması hadisesi üzerine oğlu Bünyamin’in de tutuklandığını duydu. Yine de ümitsizlenmedi, bilakis şöyle dedi:

“Bana güzelce sabretmek düşer. Umarım ki Alah bütün çocuklarımı bana geri verir. O, her şeyi bilir, hikmet sahibidir”. Yusuf: 12/83)

Yusuf için üzüntüsünü açıkladığı zaman, diğer oğulları:

“Baba, vallahi Yusuf diye diye mahvolacaksın, dediler. Kendi ise: Ben üzüntü ve tasamı Allah’a şikayet ediyorum. Allah’tan sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim, dedi”. (Yusuf: 12/85-86)

Daha sonra da içinde Allah’ın, kendini çocuklarına kavuşturacağı umudunu açıkladı ve şöyle dedi:

“Ey oğullarım, gidin, Yusuf’u ve kardeşlerini araştırın Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin; zira kafir kavimden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!”. (Yusuf: 12/87)

Zekeriyya Aleyhisselam da:

 “Rabbine gizli bir seslenişle yalvarmıştı: Rabbim, demişti, ben, bende kemik gevşedi; baş ihtiyarlık alevi ile tutuştu. Rabbim, sana dua ile hiç bir zaman bahtsız olmadım. Doğrusu ben arkamdan yerime geçecek yakınlar (ımın iyi hareket edemiyecekler) inden korktum; karım da kısır. (Ne olur) katından bana yerime geçecek bir veli lutfet. Ki o, bana ve Yakup oğullarına mirasçı olsun. Rabbim, onu beğendiğin bir insan yap”. (Meryem: 19/11)

Dedi. Gökten olumlu cevap oldu:

“Ey Zekeriyya, biz sana bir oğul müjdeleriz, adı Yahya’dır. Daha önce ona hiç kimseyi adaş yapmadık”. (Meryem: 19/11)

“Eyub’a da (lutfettik). Rabbine: “Bu dert bana dokundu, sen merhametlilerin en merhametlisisin!” diye dua etmişti. Biz de onun duasını kabul ettik, kendisine bulaşan derdi kaldırdık; onu tarafımızdan bir rahmet ve ibadet edenler için bir hatıra olarak kendisine ailesine ve onlarla beraber bir katını daha verdik”.(Enbiya: 21/83, 84)

Yunus Aleyhisselamı da balık yuttu karanlıklar içinde:

“Senden başka ilah yoktur. sen eksikliklerden uzaksın, yücesin, ben zalimleridn oldum! diye yalvardı. Biz de onun duasını kabul ettik ve onu tasadan kurtardık. İşte biz, inanları böyle kurtarırız”.(Enbiya: 21/87, 88)

Musa Aleyhisselam kavmi ile beraber, Firavun’dan ve askerlerinden kurtulmak için geceleyin kaçıyorlar. Kaçtıklarını öğreniyorlar ve yakalamak için asker çıkarıyorlar.

“Güneş doğarken onların ardına düştüler. İki topluluk birbirini görünce Musa’nın adamları: “İşte yakalandık” dediler”(fiuara: 26/60-62).

Ama nasıl yakalanma! Önlerinde deniz, arkalarında düşman!! Fakat Musa telaşa kapılmadı, ümitsizliğe düşmedi; aksine,

“Rabbim benimle beraberdir. Bana yol göstericektir dedi”(fiuara: 26/62)

Ve ümidi boşa çıkmadı...

“Musa’ya:“Değneğinle denize vur!” dedik. Yarıldı (on iki yol açıldı). Her bölüm, kocaman bir dağ gibi oldu. Ötekileri de buraya yaklaştırdık. Musa’yı ve beraberinde olanları tamamen kurtardık. Sonra ötekilerini boğduk. fiüphesiz bunda bir işaret vardır”.(fiuara: 26/6...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İman umut doğurur
« Posted on: 26 Mayıs 2020, 15:22:52 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İman umut doğurur rüya tabiri,İman umut doğurur mekke canlı, İman umut doğurur kabe canlı yayın, İman umut doğurur Üç boyutlu kuran oku İman umut doğurur kuran ı kerim, İman umut doğurur peygamber kıssaları,İman umut doğurur ilitam ders soruları, İman umut doğururönlisans arapça,
Logged
08 Mayıs 2015, 20:15:38
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.042


« Yanıtla #1 : 08 Mayıs 2015, 20:15:38 »

Esselamu aleyküm.İnsanın imanı tam olduğu sürece,umut doğurur.Her şeyin Rabbimden geldiğini bilir ,sabır eder ve bekler.Böylece umut doğurur.
“Bana güzelce sabretmek düşer. Umarım ki Alah bütün çocuklarımı bana geri verir. O, her şeyi bilir, hikmet sahibidir”. Yusuf: 12/83)
Umut Hz.Yusuf kayıp olduğun da Hz. Yakub 'un sabır ederek ,umut ederek Rabbimden Hz.Yusufu geri vermesini beklemesidir.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
28 Haziran 2018, 01:55:29
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 15.643



« Yanıtla #2 : 28 Haziran 2018, 01:55:29 »

Aleyküm Selâm. Elhamdülillâh 🌸  İmanın güzelliğine bakarmısınız. İçimizde imanımız olduğu sürece umudumuz herzaman olucaktır. Rabbim imanlarımızı nurlandırıp kuvvetli eylesin inşaAllah.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &