ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam-ı Şafi > Şafii zahire göre hüküm verir
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şafii zahire göre hüküm verir  (Okunma Sayısı 580 defa)
11 Eylül 2010, 18:25:06
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 11 Eylül 2010, 18:25:06 »



ŞAFİİ ZÂHİRE GÖRE HÜKÜM VERÎR

208- Şafiî Nassları Zâhirîne Göre Anlar Ve Öyle Hüküm Verîr:


Buraya kadar anlattıklarımızdan görülüyor ki, Şafiî dînî nasslan, Arap dilinin icaplarına göre anlamakta ve ona göre hüküm vermektedir. Bir mea´ele hakkında eğer nass bulamazsa o zaman icmâ-ı ümmete gi­der. Şafiî´nin delil olarak aldığı icmâ´ın hudutlarının biraz dar olduğu an­laşılıyor. Eğer icmâ´ da yoksa o takdirde sahabe kavillerine başvuruyor, onları delil tutuyor. Ancak sahabe kavillerinden Kitâb´m ve Sünnetin nasslanna en yakın olanı veya kıyasça en doğru olanı seçer alır. Amelî istikra´ onu buna götürmüştür. Bundan başkaca, diğer nazarî faraziyele-, ri de vardır. Ona göre, bir sahabenin kavline muhalefet eden bulunmadıy­sa o kavle tabi´ olmak gerekir. Ancak istikra´ bu kabîl durumların gayet az bulunduğunu gösterir. Ashab, aralarında ihtilafa düşerler ve hangi bir kavlin tercihini gösterir Kitab ve Sünnetten bir işaret de yoksa, o zaman Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali´nin kavillerine tabi´ olur. Ancak yine araştırmalar bu gibi ihtilâf hallerinde bir kavli seçmek için Kitab ve Sünnetten bir delâlet bulunmaması gayet nâdir ol­duğunu gösterir. Eğer bir mes´ele hakkında sahabe kavli de yoksa o za­man kıyasa gidiyor. Kıyası da nassa bir nevi´ hami ve nassla bir nevi´ istidlal sayıyor. Demek ona göre nass her şeydir.

îşte bunun için diyebiliriz İd, îmam Şafiî, dînî nasslan yorumda,´ hü­küm çıkarmada, usûle göre fer´î mes´eleleri delillere göre karara bağla­mada nasslann delâlet ettiği zahire dayanmaktadır. Onun içindir ki, is-tihsânı kabûî etmez. Çünkü istihsan nassın zahirine değil de, faîcîhin içinde doğan mânâya, yahut şerîatm ruh ve gayesine, dînî meselelerin içinde yoğrulan müctehidin fıkhî zevkine ve maharetine dayanmakta, fa-kîhin usûl ve füru´ anlayışına, kaynakları ve nereden geîdiği bilgisine i´ti-mad etmektedir. Evet Şafiî, istihsânı reddediyor. Çünkü o, ne nassın ibare ve işaretine, ne de delâletine dayanır. Eğer burada bugünkü kanu­nî bâzı tâbirleri kullanırsak, Şafiî şerîatm yorumunda maddî noktaya (delile) i´timad etmektedir. Yânı nasstan çıkanı alır, başka bir şeye bakmaksizın nassların kasdma bakar.

İşte bundan dolayıdır ki, istihsâlim ibtâline başlarken söze önce: Şeriatın dünyevî hükümlerde ancak amellerin ve sözlerin zahirine göre câri olduğunu isbatla başlıyor, Kalblerde ve niyetlerde gizli olanların se­vap ve cezasını Allah´ın hükmüne bırakıyor, vicdanlara müdâhale etmi­yor. Buna dâir beyanda bulunup buna delâlet eden âyetleri zikrederken şöyle diyor:

"Sânı yüce olan Allah, dünyada verecekleri hükümler hakkında onla­ra hüccetleri gösterdi, hüküm verdiklerine zahire göre hüküm vermeleri­ni, en güzel şekilde zahir olanı asla atmamalarını bildirdi."

"Kullar arasındaki hadlere, cezalara ve bütün hukuka dâir husus­larda Hz. Peygamber Aleyhisselâm´m hükümleri bu suretle yürümüştür, insanlara bildirmiştir ki, bütün hükümleri zahire göredir, vicdanlarda olanı Allah bilir, gizli olanları O cezalandırır." [1] Şafiî, insanların muame­lesi konusunda dînin zahire göre yol tuttuğunu gösteren âyetleri, Hadîs­leri ve haberleri zikrettikten sonra sözüne devamla diyor ki: "Benim bu zikrettiğim ve bunlarla yetinerek zikretmeden geçtiğim Allah hükümleri, sonra Hz. Peygamber´in hükümleri gösteriyor ki, hâkim veya müftü olan kimsenin ancak ilzam edici bir habere göre hüküm ve fetva vermesi caiz olur. Bu da Kitab ve Sünnettir, yahut da ilim erbabının ihtilafsız olarak söyledikleri veya bunlardan birine göre yapılan kıyastır. Istihsan yoluyla hükmetmesi, fetva vermesi caiz değildir. Çünkü istihsân tutulması gere­ken bir şey değildir, bu mânâların biri de sayılamaz." [2]

Onun bu sözlerinden anlıyoruz ki, dînî hükümlerin kaynaklarını o, Kitâb´a, Sünnete, icmâ-ı ümmete, sahabe kavillerine, nasslar üzerine ya­pılan kıyasa hasretmekte ve hükümleri zahire göre vermektedir. Şeriatı anlamada nassın hükmünü aşmamakta, nassm delâletinin ve maksadının dışına çıkmamaktadır. Bu yoldan başka bir yol tutanlar, dînin mantığın­dan ayrılmış, dünyevî hükümlerde zahiri nazar-ı i´tibâra almamış olur. [3]



209- Görüşünü Îzah Için Getirdiği Deliller

Şafiî kesin olarak diyor ki, şeriat zahire göre tenfiz olunur. Ulû´l-emr, hâkimler şeriatı tatbikte zahiri geçerek batma yönelmezler. Hâkim, insanların niyetlerini araştırmaz, içlerinde gizlediklerini, kalblerinde sak­ladıklarını meydana çıkarmakla mükellef değildirler. Hâkim, onların za­hirî hallerine bakar, tecessüs etmeden onların ahvâline gehâdet edeni i´tibare alır. Bu hususta §öyle demektedir: "Hüküm zahire göredir, gay-bı ancak Allah bilir. Zan ve tahmin üzerine insanlar hakkında hüküm ve­ren kimse, Allah´ın ve Peygamberinin yasak ettiği bir şey üzerine alıyor demektir. Halbuki insanların muttali´ olamadığı gaybe sevap ve ceza vermek ancak sânı yüce Allah´a aittir. Çünkü gizli işleneni, gaybı ancak Cenâb-ı Hak bilir. Kullarına ise kulların zahir hallerine göre haklarında hüküm vermelerim teklif etmiştir. Eğer bir kimsenin başka birini bâtı­na içindekilere göre yakalayıp muâhaze etmesi caiz olsaydı, bu hakkı Hz. Peygamber hâiz olurdu. Halbuki o bunu yapmadı. Bu vasfolunan bü­tün ilme şâmildir. Eğer birisi: Anlattığın-bâtına göre hüküm verilmeye­ceğine delâlet eden şey nedir? derse cevap verilir: Yüce Allah´ın Kitabı, Hz. Peygamber Aleyhisselâm´m Sünnetidir. Sânı yüce olan Allah´ın mü­nafıklar hakkındaki emrine bak. Peygamber´ine hitaben şöyle buyurur:

"Münafıklar sana gelince: Senin şüphesiz Allah´ın Peygamber´i oldu­ğuna şahadet ederiz, derler. Allah, senin, kendisinin Peygamberi olduğu­na bilir. AUah o iki yüzlü münafıkların yalancı olduklarına tanıktır. On­lar yeminlerini kalkan edinerek Allah´ın yolundan akkorlar. İşledikleri işler gerçekten ne kötüdür." (Münafıkûn: 1-2).

Böyle olduğu halde Hz. Peygamber onları hâlleri üzere bıraktı. Müs­lümanlarla evlendiler, mirasçı oldular. Ganimet malından onlara da ver­di. Onlara, Müslümanların hükümlerini tatbik etti. Halbuki Allâhu Teâlâ onların küfrünü, içlerinde gizlediklerini haber verdi. Onlar îman izhar ederek kendilerini Müslüman gösterip bu îmânı, öldürülmekten kurtulmak için bir siper yaptılar.

Hz. Peygamber (Ona salât ve selâm olsun) şöyle buyurmuşlardır:

"Ey msanlar, Allah´ın haram kıldıkları şeylerden vazgeçmeniz za­manı artık geldi. İçinizden birine bu pisliklerden bir şey isabet ederse, Allah´ın setir lalmasiyle onu gizlesin. Her kira de onu aşikâre yaparsa, biz de onun hakkında Allah´ın Kitabım tatbik ederiz. Kendilerinim açma­dıkları şeyi o açıp meydana çıkarmaz." [4]

Şafiî, şerîatın zahire baktığını sık sık söyler, dînin hükümlerinin ta­sarrufların zahirine göre verildiğini açıklar. Bu konuda misâl olarak Hz. Peygamber Efendimiz´in münafıklara yaptığı muameleyi, kalbleriyîe îman etmedikleri halde: Biz Müslüman olduk, diyen çöl Araplarına karşı islâm´ın tutumunu örnek veriyor. Yukarıda açıkladığımız gibi istihsânı ibtâl etmeği bunun üzerine kurmakta, şeriatın ruhunu alıp nasslara bak­mamağı, onlara i´timad etmemeyi hoş karşılamaktadır. [5]


210- Şafii´nin Görüşünün Dayandığı Esaslar, Bunlara, Ör­nekler, Liân Âyetinin Sebeb-i Nüzulünden Çıkan Netice:
Şafiî yine bu esasa göre ger´î hükümlerin gizli olan sebeplere, hads ve tahminin, hatâ veya isabet etmek ihtimâli bulunan şeylere dayanamı-yaeağnu söylemektedir.

Bir adam karısını zina ile itham etse ve isbât edecek dört şahit de getiremezse o zaman Kur´ân-ı Kerîm´in tarifi üzere ikisi liân yaparlar. Şafiî´ye göre bu da gösteriyor ki, hükümler umûmî olarak muttarid bir şekilde zahirî emre göre ayarlanır. Yoksa agıklanma veya hiç açıklanma­ma ihtimâli bulunan gizli veya bâtın bir şeye dayanmaz. Meselâ şu olayı ele alalım: Bir adam, Hz. Peygamfaer´e gelerek karısının zinadan hâmile olduğunu söyleyerek itham etti ve münasebette bulundugu kimseyi de tâyin etti. hz. Peygamber o adamı gördükten sonra şöyle dedi: "Eğer ka­dın iazü yüxlü bodur bir çocuk doğurursa, kocası ona iftira ediyor Yok büyük gözlü, irice bir çocuk doğurursa kocası doğru söylüyor demektir." Kadın bu sonuncu vasıflara uygun bir çocuk doğurdu, böyle­ce kocasının şüpheleri haklı çıktı. Bu hâdise üzerine liân âyeti indi: "Eş­lerine zina isnad edip de kendilerinden başka şahîdieri olmayanların şâ-hidîiği kendilerinin doğru sözlülerden olduğuna Allah´ı dört defa şahit tutmasiyle olur. Beşincide eğer yalancılardan ise Allah´ın lanetinin ken­disine obuasını diler. Kocasının yalancılardan olduğuna Allah´ı dört defa şahit tutması cezayı kadından savar,, Beşincide kocası doğru sözlülerden ise kendisinin Allah´ın gazabına uğramasını diler." (Nûr Sûresi: 6-9).
Bu âyet-i kerimenin nüzulünden sonra Hz. Peygamber (Ona salât ü selâm olsun) Allâhu Teâlâ´nın hükmü gereğince karı kocanın liân yap­masını emretti. Rivayet olunduğuna göre Hz. Peygamber şöyle demiştir: "Allah´ın hükmü olmasa, onun isi besbelli meydanda," Yine bu konuda şöyle buyurmuştur: Sizin ikinizden biri mutlaka, yalancı." Bu da göste­riyor ki şeriat zahire göre hüküm vermektedir. Şafiî de bunu böyle çı­karmaktadır.

Gerçekten bu mes´elede iki cürümden biri mutlaka bulunacaktır: Eğer koca doğru ise kadın zina irtikâb etmiş demektir. Eğer kocanın id­diası doğru değilse o zaman karısına iftira ediyor demektir, ortada na­muslu bir kadına iffetsizlik isnad edilerek kazif yapılmıştır. Eğer bunlar, yemin ettirilse islemiş olduğu cürcne yalan yere yemin etme suretiyle ikinci bir cürüm katmış olur. L...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Şafii zahire göre hüküm verir
« Posted on: 29 Mayıs 2020, 23:48:15 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Şafii zahire göre hüküm verir rüya tabiri,Şafii zahire göre hüküm verir mekke canlı, Şafii zahire göre hüküm verir kabe canlı yayın, Şafii zahire göre hüküm verir Üç boyutlu kuran oku Şafii zahire göre hüküm verir kuran ı kerim, Şafii zahire göre hüküm verir peygamber kıssaları,Şafii zahire göre hüküm verir ilitam ders soruları, Şafii zahire göre hüküm verirönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &