ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam-ı Şafi > Şafii mezhebinin yayılışı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Şafii mezhebinin yayılışı  (Okunma Sayısı 733 defa)
11 Eylül 2010, 17:10:44
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 11 Eylül 2010, 17:10:44 »



Şafii mezhebinin yayılışı

248- Şafii Mezhebinin Yayıldığı Yerler Ve Mühim Merkez­leri:


lbn-i Haldun Mukaddime´sinde der ki: Şafiî mezhebinde olanlar Mı­sır´da, basta yerlerden daha çoktur. Bu mezheb Irak´da, Horasan´da, Mâ-verâünnehir´de yayılmıştır. Bütün İslâm merkezlerinde fetva ve tedris iş­lerinde Hanelilerle yanyana yer almışlardır. Aralarında münazara mec­lisleri çoğalmış, hılâfiyyât kitablan her iki tarafın delilleriyle dolmuştur. Sonra Şarkın sönmesiyle bunların hepsi de sönüp gitti. îmam Muhammed b. îdris Şafiî Mısır´a gelip Benî Hakem yurduna yerleşince, Abdu´1-Ha-kem oğulları Eşheb îbn-i Kasım, îbn-i Mevâz ve başkaları, sonra Haris b. Miskin ve oğulları ondan ilim aldılar. Şafiî fıkhı Mısır´da gelişti. Son­ra Râfızîlerden Fatımî Devletinin ortaya çıkmasiyle Mısır´da Ehl-i Sün­net fıkhı inkıraz buldu, onun yerini Ehl-i Beyt fıkhı aldı. Eyüp Oğlu Yû­suf Salâhaddin Eyyûbî´nin eliyle Mısır´da Kölemen Devleti yıkıhncaya kadar durum böyle gitti. Salâhaddin Eyyûbî Mısır´ı alınca Şafiî fıkhı yi­ne canlandı, Suriye´den ve Irak´tan Şafiî erbabı Mısır´a döndüler. Mısır´­da bu mezhebe rağbet azalmışken bu defa tekrar kuvvetlenip en güzel bir duruma geldi. Ünlü bilginler yetişti. Suriye´de Eyyûbî Devletinin sa­yesinde Muhiddin Nevevî gibi meşhur bir âlim yetişti. îzzeddin b. Abdü´3-Selâm da böyledir. Mısır´da İbnü´r-Rıf´a, Takıyyüddin îbn-i Dakîku´1-îyd, bu ikisinden sonra da Takıyyüddin Sübkî yetişti. Böylece Şafiî fıkhı bu çağda Mısır´da Şeyhü´l-Islâm olan Sirâcüddin Bulkînî´ye kadar gelmiştir. Bugün Mısır´da Şafiî ulemâsının en büyüğü odur. Belki de bu çağdaki bütün ulemânın en büyüğüdür."[1]

Şafiî mezhebi ve onun yayılışı hakkında lbn-i Haldun´un sözleri bun­lardır. Şafiî mezhebinin Mısır´da başladığını, sonra İslâm ülkelerinin do­ğu kesimlerinde Hanefî mezhebine ve diğer mezheblere galebe çaldığını, daha sonra da doğduğu yer olan Mısır´a döndüğünü söylüyor. Bu kısa­ca bir özet olup biraz açıklamağa ihtiyaç vardır. [2]


249- Şafiî Mezhebinin Mısır´da Yerleşmesi:


İmam Şafiî Mekke´de ictihadda bulundu. Irak ulemâsı onun mezhe­bini öğrendiler. Fakat o çağda ulemâ, derslerinde mezhebci bir yol tut­muş değildiler. Her âlim, karşılaştığı mes´ele hakkında hür olarak icti-had eder, bâzan başkasımn incelemelerinden de faydalanır, böylece ken­disi için bir çığır açardı; faydalandığı kimsenin yoluyla ve görüşüyle hiç bağlanmak sızın kendi görüşünü açıklardı. Bir âlim, başka bir âlimi tak-lid etmezdi; ancak avam, bir mes´ele sordukları zaman o âlimi taklid ederdi. Bundan dolayı Şafiî´nin ictihad etmesiyle veya halkının Şafiîliği Öğrenmesiyle Mekke ve Irak gibi ülkeler Şafiîliği kabul edivermiş olmadı,

Müctehidler veya onlardan bâzıları imamlardan birinin ictihaddaki yolunu ihtiyar edip böylece taklid yeli esmeğe başlayınca, sonraları da her bölgenin halkı bir imâmı taklid edip onun mezhebini kabul edince, Şafiî mezhebi Mısır´da yerleşti ve kökleşti; halk o mezhebin yolunu tut­tular. Çünkü halk Mısır´da yayılmış olan Mâlikî mezhebiyle Mısır´da ta­nınan Hanefî mezhebini bir yana bırakıp Şafiî mezhebini öğrenmeğe ko­yuldular. Böylece Mısır Şafiî mezhebinin doğup büyüdüğü bir yer ordu.

Ibn-i Sübkî, Tabakât´ında Şafiî mezhebiyle ilgili olarak Mısır ve Su­riye hakkında şöyle der: "Bu iki bölge, Şafiîliğin merkezidir. Şafiî mez­hebi kurulalıberi, bu ülkelerde kadılık ve hatiblik Şafiî ulemâsının elinde­dir, başkasına vermezler."

Şafiî mezhebi, Mısır´da yerleştikten sonra yayılmağa bağladı, Irak´-da meydana çıktı, Bağdad´da mezhebin tabi´leri çoğaldı. Horasan, Turan. Suriye, Yemen gibi birçok ülkelere yayıldı. Mâverâünnehir´e, iran´a, Hi­caz´a ve Hindistan´ın bâzı yerlerine girdi. Hicretin 300 yılından sonra Ku­zey Afrika´nın bâzı kesimlerine ve Endülüs´e kadar uzanıp sokuldu.
[3] [4]

250- Fâtimîler Devrinde Söndükten Sonra Eyyubîler Zama­nında Şafîîlîğin Tekrar Canlanması, Şafii Kadısının Üstün Tutulması, Osmanlılar Zamanında Hanefîliğin İleri Tutulması:


Şafiî mezhebinin yayılmış olduğu bu ülkelerden her birindeki duru­mundan kısaca bahsedelim: Şafiî mezhebinin ilk yurdu Mısır olup bura­da Mâlik! ve Hanefî mezheblerine üstün gelerek orada dâima çoğunluk hâlinde durmuş, Fatımî Devletinin Mısır´ı almasına kadar hâkim mezheb olmuştur. Fâtımîler Mısır´a girince Şafiîlikle ameli ortadan kaldırmışlar, Şîanın îmâmiyye mezhebine göre amel etmeği kabul ettirmişlerdir. Niha­yet Eyûb Oğlu Yûsuf Salâhaddin Eyyûbî, Fâtımîlerin saltanatına son ve­rerek Şîa mezhebiyle ameli yasak edip Ehl-i Sünnet mezheblerini tekrar diriltmiştir. Bu arada Şafiî mezhebine en büyük önemi ve yeri vermiştir.

Çünkü gerek Salâhaddin ve gerekse ondan sonra gelen Eyyûbî hükümdar­ları Şafiîliği tutmuşlardır, hepsi Şafiî idiler. Yalnız Suriye´de hükümdar­lık yapan îsâ b. Âdil Ebû Bekir, Hanefî mezhebini kabul etti. Bu aile için­de ona gelinceye kadar Hanefî olan yoktu. Ondan sonra çocukları onun izinden gittiler. Hanefî mezhebine candan bağh olan bu hükümdarı, Hanefîler, Hanefiyye fukahâsından sayarlar.

Eyyûbîler Devletinin yerini Kölemenler Devleti alınca, Şafiî mezhe­binin i´tibarı asla azalmadı. Çünkü bu Devletin hükümdarları da Şafiî idiler. Ancak Baybars´tan önce gelen Seyfeddin Kutuz Hanefî mezhebin­de idi. Fakat hükümdarlığı kısa sürdüğünden devletin resmî mezhebinde onun bir te´siri olmadı. Hattâ Celâleddin Süyûtî, Hüsnü´1-Muhâdara´da bu hükümdarların içinde Şafiî olmayan yoktur, diyor.

Eskiden olduğu gibi bu devlette de mahkemelerde kaza ve hüküm, Şafiî mezhebi üzere idi. Fakat Sultan Zahir Baybars, Ehl-i Sünnetin dört mezhebinden birer kadı bulunmak üzere kadıların dört olması düşüncesi­ni ileri attı. Her kadı kendi mezhebinin îcablarına göre hüküm verecek­tir. Böylece Kahire´de ve Fustat´da her mezhebin bir kadısı oldu. Nâible-ri bunlar tâyin ediyorlar, şahitleri bunlar gösteriyorlardı. Fakat dört mezhebin arasından Şafiî mezhebine daha üstün bir yer verdi. Bütün memlekete nâibleri tâyin etme hakkı yalmz ona aitti. Nasıl ki yetim mal­larına ve evkafa nezaret edip onları idare işi de Şâfiîlere verilmişti. Böy­lelikle devlette Şâfiîler ibrinci derecede geliyordu, onun ardından Mâli-kîler, sonra Hanefîler, sonra Hanbelîler gelmekte idi. Ancak Subhu´1-A´şâ´-mn kaydettiğine göre, îbn-i Batûta, Melik Nâsir´ın hükümdarlığı sırasın­da Hanefîlerin, Mâlikîlerden ileri tutulduğunu söylüyor. Fakat Hanefîler-den Burhaneddin b. Abdulhak kadı olunca, Melik Nâsır´a, eski âdet üze­re Mâlikî Kadısının onun üst tarafına oturmasını işaret ettiler ve böyle yapıldı. Çerkeş Kölemenleri zamanında durum hep böyle eskisi gibi de­vam etti. Nihayet Osmanlı Türkleri Mısır´ı aldılar. O zaman dört mezhe­be göre kadılıklar ve Şâf iîlerin hâiz oldukları yüksek mevki´ ortadan kalk­tı. Kadılık, Devletin resmî mezhebi olan Hanefîliğe hasredildi. Ve bugü­ne kadar hal böyle devam etmiştir. Ancak Ahvâl-i Şahsiye Kanununda, vakıf, mîras ve vasiyet nizamlarında diğer mezheblerden de hükümler alınmıştır. Zaten Mısır´da da şer´î mahkemelerde îslâm şeriatı üzere an­cak bu dâvalara bakılır. (Diğer hususlar nizamî mahkemelerde medenî kanunlara göredir.)

Türklerin Mısır´ı fethiyle Şafiî mezhebi resmî mezheb olmak vasfını kaybettiyse de Mısır halkı içinde en yaygın mezheb olarak yaşamıştır. Zîrâ Şafiîlik ve Mâlikîlik bu iki mezheb Mısır halkının kalbine yerleşmiş­tir. Mısır köylerinde halk ibâdetlerini bugüne kadar bu iki mezhebe göre yapagelmiştir. Mısır köylüsü ibâdetinde bu iki mezhebe göre ameli seç­miştir. Mâlikîlik Mısır´ın Saîd semtinde, Şafiîlik de deniz semtinde yâni Kahire´den aşağı kısımda daha çoktur.  
[5]


251- Şafiî Mezhebinin Suriye´ye Girmesi Ve Evzai Mezhebi­nin Yerîni Alması:


Suriye halkı, EVzâî mezhebinde idi. Mısır´da kadılık yaptıktan sonra Şâfiîlerden Ebû Zür´a Muhammed b. Osman Dımeşkî, Şam Kadısı olunca Şafiîlik burada yayıldı. îbn-i Sübkî Tabakât´mda onun hakkında §Öyle diyor: "O, baş olmağa lâyık bir kişi idi. Şafiî mezhebini Şam´a sokan odur, denir. Kendisinden Müzenî´nin Muhtasar´mı okuyup belleyen herke­se yüz dinar bahşiş verirmiş... 302 yılında Şam´da öldü." Onun Şâfü mez­hebini Şam´da yaymasını (denir) sözüyle ifade etmesi, Sübkî´nin dikkat­li ve ince bir tâbiridir. Çünkü bu mezheb, aralarındaki - komşuluk dolayı-siyle Mısır´dan Suriye´ye herhalde geçmişti. Ulemâ, bu iki ülkede birin­den diğerine gelip giderdi. Fakat Ebû Zür´a, Suriye´de kadılık yapan ilk Şafiî kadısıdır. Ondan önce Suriye Kadısı Evzâî mezhebinde idi. Ebû Zür´a kadı olunca, nüfuzu sayesinde Şafiî mezhebinin, Evzâî mezhebinin yerini almasına çalıştı. Gördüğün gibi, bahşişler vererek Şafiî mezhebini öğre­nip bellemeğe teşvik ederdi. Suriye´de bundan sonra dâima Şafiî kadıla­rın bulunmasiyle, Evzâî mezhebi inkıraza yüz tuttu, Şafiî mezhebi ise kuvvetlenip üstün geldi. Ebû Zür´a´nın sağlığında Şafiî mezhebi henüz üs­tünlük sağlamamıştı. Hattâ ondan sonra gelen kadılar zamanında da EV­zâî mezhebi devam etti. Kadılık vazifesi Evzâî mezhebinde olanlardan alınsa da, Suriye halkı arasında mezheb i´tibarlı yerini muhafaza etti. Kaza işlerinde bulunmasalar da müftüler vardı. Zehebî Târihi 347 yılı olaylarından bahsederken diyor ki: "Bu yılda Şam´da Evzâî mezhebi müftüsü olan Ebû Ha...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 11 Eylül 2010, 17:29:44 Gönderen: sidretül münteha »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Şafii mezhebinin yayılışı
« Posted on: 05 Haziran 2020, 12:35:57 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Şafii mezhebinin yayılışı rüya tabiri,Şafii mezhebinin yayılışı mekke canlı, Şafii mezhebinin yayılışı kabe canlı yayın, Şafii mezhebinin yayılışı Üç boyutlu kuran oku Şafii mezhebinin yayılışı kuran ı kerim, Şafii mezhebinin yayılışı peygamber kıssaları,Şafii mezhebinin yayılışı ilitam ders soruları, Şafii mezhebinin yayılışıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &