ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam Ebu Hanife >  Hanefiyye Mezhebinin İntişarı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hanefiyye Mezhebinin İntişarı  (Okunma Sayısı 531 defa)
11 Eylül 2010, 06:45:05
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 11 Eylül 2010, 06:45:05 »



HANEFİYYE MEZHEBİNİN İNTİŞARI

93- Mezhebin Küfe´de Kurulup Oradan Her Tarafa Întîşarı


Hanefiyye mezhebi Kûfe´de doğdu. Ebû Hanîfe´nm ders hal­kasında teessüs etti. Sonra mezhebin üstadının vefatı üzerine ule­ma onu Bağdad´da öğrenip Öğretmeğe devam ettiler. Bundan son­ra mezheb îslâm diyarının birçok taraflarına yayıldı. Irak, Suriye, Mısır, Anadolu, Maverâünnehir Hanefiyye mezhebini kabul etti. Sonra bu hududları da aşarak Hind ve Çin Müslümanlarının yegâ­ne mezhebi oldu. Bugüne kadar o uzak diyarlarda tele mezhep ha­linde kalmıştır. Hind ve Çin Müslümanları ibâdetlerinde ve aile nizamlarında Hanefiyye mezhebine uymaktadırlar.


94- Ebü Yusuf Başkadı Olunca, Mezhebin Nüfuz Kazanıp Kuvvetlenmesi


Ebû Hanîfe´nin birinci talebesi îmam Ebû Yusuf, Harun Reşid´in Kadısı olunca, Hanefiyye mezhebi resmî bir mevki´ kazandı ve bu onun intişarını daha da sür´atlendirdi. 170 senesinde Ebû Yusuf Bağdad´da Kadıîkuzat = Başkadı olunca devletin her ta­rafında Hanefiyye mezhebi büyük nüfuz kazandı. Ebû Yusuf´un em--ri olmadıkça bir kadı tâyin olunmuyordu. Aksâ-yı Şark´tan, Şimalî Afrika´ya varıncaya kadar, îslâm diyarının hiç bir yerinde Ebû Yu­suf´tan işaret ve emir almadıkça, hiç bir kadı o makama getiril-miyordu. Onun ise ietihad ve fetvada kendi yolunu beğenmiş almış olanları, kendi arkadaşlarını o makamlara getirmesi tabiî bir şey­di. Bu ise, hüküm istinbatmda Ebû Hanîfe´nin çığın demekti. Böy­lelikle Irak fukahâsmm re´yleri îslâm diyarının her tarafında umum arasında yayılmış oldu. Yalnız Endülüs bundan müstesna­dır. Çünkü Endülüs´de ayni sebeple Mâlikî mezhebi yerleşmiştir, îbn-i Hazm şöyle diyor : «İki mezhep bidâyet-i emirde riyaset ve nüfuz sayesinde yayılmıştır. Şarkta Hanefî, Endülüs´te Mâlikî mezhepleri.»

Abbasîlerin idaresi altında bulunan her yerde Hanefiyye mez­hebi diğer mezhebîerden çok yayılmıştır. Abbasîlerin kuvvetli oldukları zaman, mezheb daha kuvvetlenmiş, onlar zaafa uğrayınca o da zayıflamıştır. Irak ve civarında Abbasîler kuvvetli İdi. Daha doğ­ru bir tâbirle Şark´ta onların kuvvetinin karşısına duracak yoktu, idarî nüfuzları zayıflayınca dînî nüfuz onun yerini tutardı. Her iki halde de Hanefiyye mezhebi durumdan istifade ederdi. Bunun için Abbasîler bunu daima takviye ederlerdi. Bağdad ahalisi de Hane­fiyye mezhebine tamâmiyle temayül ederler, mezhebe yardımda halifeleri takviye eylerlerdi. Şafiî mezhebi Bağdad´da intişara baş­layınca Hanefiyye mezhebine asla galebe çalamadı. Hanefiyye mez-hebî daima galip durumda kaldı. Ebû Hanid îsfirayinî bir defa Ab­basî Halifelerinden Kadir Billâh´a nüfuz ederek Ahmed Bâzerî Şa­fiî´ye Kadı tâyin ettirdi. Bütün Bağdad ayaklandı. İki tarafa ay­rıldılar, aralarında fitne koptu ve bu hal yatışmadı. Halife eşrafı ve Kadıları davet edip, bir toplantı yapmak zorunda kaldı ve şöy­le bir ferman okudu:

tsfirayinî suret-i haktan Emîl´ül-Mü´minîne nasihat eder gö­rünerek ona hıyanette bulunmuştur. Onun kötü niyeti anlaşılmış olduğundan Emir´ül-Mü´minîn, Bâzerî´yi azletmiştir. Yine selefleri gibi Hanefiyye ulemâsını bu makamlara getirecek, onlardan lâzım gelen inayet ve himayesini esirgemiyecektir.» Böylece Hanefiyye yine eski şeref ve itibarını kazanmışlardır.

Selcukîler, Âli Büveyh gibi Şarktaki îslâm Devletleri de Ab­basî Halifelerine uyarak Hanefiyye mezhebini takviye ediyorlardı. Çünkü onların dînî kültürleri bu mezhebe göre idi.


95- Ulemanın Mezhebi Neşîr Hususunda Gayretleri


Halifeler kadılarını Hanefiyye müctehidlerinden seçmeleri se­bebiyle başlangıçta Hanefiyye mezhebinin nasıl nüfuz kazandığına böylece işaret etmiş oluyoruz. Fakat Hanefiyye mezhebi kuvvetini yalnız resmî makamlardan olan bir mezhep değildi. Hanefiyye ule­ması canlı bir ilim hareketi gösteriyordu. Mezhebi neşir için çalı­şıyorlardı. Diğer mezheb uleması ile aralarında münazaralar cere­yan ederdi. Ebû Hanîfe´nüı açtığı metin ve mâkul yolda yürüdüler. Mezhebi halka sevdirdiler. Kendi diyarlarmdaki ulemaya göre kâh kuvvetli, kâh zayıf olan bu ilim hareketi sayesindedir ki, Ha­nefiyye mezhebi, devletin ona yardımı azaldıktan sonra hep ayni kuvvette devam etti, ulemanın bu canlı hareketi sayesinde bir çok, ülkelere yayıldı. Ulemânın canlı faaliyet göstermedikleri yerlerde mezheb kuvvetlenemedi. Garbdan başlıyarak Şarka doğru mezhe­bin yerleştiği bâzı memleketleri zikredelim.



96 - Mezhebin Şimalî Afrika´da Yayılması


Şimalî Afrika´da Trablus, Tunus, Cezayir´de baştan Hanefiyye mezhebi o kadar çok yayılmış değildi. Oralarda Ehl-i Hadîs fuka-hâsının mezhebi üstün tutulurdu. Escd´ül-Fırât b. Sinan oraların kadılık makamına geçince, vaziyet değişti. Bu, Fırat, İmam Mâ-lik´in ve Ebû Hanıfe´nin ashabından ders okumuştu. Fakat Irak fukahâsına meyli daha fazla idi. Bu mezheb hoşuna gitmişti. Af­rika kadılığını işgal edince Hanefiyye mezhebini neşre çalıştı. Ve mezheb orada sür´atle yayıldı. îbn-i Ferhûn diyor ki: «Hanefî Mez­hebi Afrika´da 400 senesine kadar çok meydana çıktı, sür´atle ge­lişti. Ondan sonra durdu, bu mezheb eskiden Mağrİbe ve Endü­lüs´e de biraz girmişti.»

Makdisî, Ahsen´üt-Takâsîm´de: Sicilya halkı Hanefîdiıier; di­yor ve şunu naklediyor. Mağrib ahâlisinden bâzısına: Ebû Hanîfe´­nin mezhebi size nasıl geldi? diye sormuş, onlar da şöyle demişler: Vehb b. Vehb[1] İmam Mâlik nezdinde fıkıh ve ilim tahsil ederek memlekete dönüp geldi. Esed b. Abdullah da onun bu ilmine gıpta etti. O da Mâlik´ten okumak üzere Medine´ye gitti. Mâlik hastalan­mıştı, ondan ders alma imkânım bulamadı. Medine´de uzun müd­det kaldı. Mâlik ona: ? Sen git, Vehb´den ders al, ben ilmimi ona tevdi ettim, ne bilgim varsa ona verdim. Böyle buralara gelmeğe, seyahata katlanmağa bile lüzum yok dedi. Bu sözler Esed´in gücü­ne gitti. Mâlik gibi başka bir âlim bulunmaz mı? diye sordu. Ona-«Kufe´de Muhammed b. Hasan nâmında bir genç var, Ebû Hanî­fe´nin talebesindendir» dediler.

Esed Kûfe´ye gitti. İmam Muhammed´den ders almağa başla­dı. Muhammed onda keskin bir zekâ doymak bilmeyen bir ilim me­rakı gördüğünden, başka hiç bir kimseye göstermediği itina ve dik­kati ona gösterdi. İlimde kemâl derecesine erdiğini, alacağını aldı­ğını gördükten sonra ona müsâade etti, Esed Mâğribe don-dü. Mağribe geldiğinde ders okutmağa başladı. Etrafım gençler sardı. Gördükleri ilmî incelemeler onları hayran bırakıyor, duyduk­ları mes´eleleri pek beğeniyorlardı. Esed öyle mes´eleler öğrenmiş­ti ki, bunları Vehb b. Vehb´in kulağı duymuş değildi. Esed´in şöh­reti duyuldu, nice talebeler yetiştirdi. Böylece Ebû Hanîfe´nin (Al­lah ona rahmet etsin) mezhebi Mağrib´de yayılmış oldu.

Makdisî diyor ki: Bu mezheb Endülüs´de neden yayılmadı, di­ye sordum.

Dediler ki: ? Endülüs´de de buradakinden az değildi. Fakat günün birinde sultanın huzurunda iki taraf münazara yaptılar. Sultan münakaşanın uzadığını görünce sordu: .

? Ebû Hanîfe nerelidir?

? Kûfe´iidir, dediler.

? Peki, Mâlik nerelidir?

? Medine´Iidir, dediler.

Bunun üzerine sultan:

? Hicret yurdu olan Medine´nin imamı bize kâfidir, dedi. Ebû Hanîfe taraftarlarını dışarı çıkardı:

? «İşlerimde iki mezheb olmasını sevmem, dedi»

Bu haber gösteriyor ki, Hanefî mezhebini Mağrib´de neşreden Esed b. Fırat´tır. Bu mezheb Endüİüs´de de intişar etmiştir. Fakat Endülüs´de uzun zaman durmamıştır. 400 senesinden sonra Mağ-rib de sönmeğe yüz tutmuş, nihayet orada da nâmı nişanı kalma­mıştır.

Hanefiyye mezhebinin Mısır´da yayılmasına gelince; Mehdî zamanında İsmail b. Elyesâ´ Kûfî, Mısır kadısı olunca mezheb Mı­sır´da tanınmağa başlamıştır. O da Ebû Hanîfe gibi vakfın lüzu­muna kail değildi. Bu ise Mısır fukahâsının hoşuna gitmedi. Onun için Mısır´ın fakıhı Leys b. Sa´d kadıya giderek:

? Sana rnuhâsım olarak geldim, dedi.

? Ne hususta, deyince :

? Müslümanların vakıflarını hükümsüz bırakman hususunda, diye söze başladı ve devamla : Hz. Peygamber, Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Zübeyr ve onlardan sonra gelenler hep vakıf yapmış­lardır, dedi, Sonra bu mes´eleyi Halife Mehdî´ye yazarak kadıdan şikâyet etti. Bizim gözümüzün önünde ResûluIIah´ın Sünnetine tu­zak kuran bir adamı bize kadı yaptın... dedi. Mehdî de kadıyı az­letti.

Abbasîlerin saltanatı kuvvetlen dikçe Mısır´da Hanefî Mezhebi de kuvvetlLidi. Fakat her ne hal ise Şark ülkelerinde olduğu gibi Mısır´da halk kitlesi arasında o kadar yayılmadı. Mısır´da halk arasında Şafiî Mezhebi devam etti. Çünkü Şafiî Mısır´da idi. Diğer taraftan imam Mâlik´in İbn-i Vehb, îbn-i Hakem gibi talebeleri Mısır´da olduğundan Mâlikî mezhebi de hayli yayıldı. Onun için

Mısır´da Hanefî kadısının yanında Şafiî ve Mâliki mezhebleri ka­dıları da bulunurdu. Kadılık bu üç mezheb arasında müşterek idi.

Fâtimîler Mısır´ı işgal edinceye kadar hal böyle devam etti. Fâtimîler Mısır´ı alınca Şia´nın Ismâiliyye mezhebini resmî mezheb ilân ettiler. Kadılar onlardan olurdu. Fakat bu, diğer dört mez­hebe son veremedi. Halk ibâdetlerinde kendi mezheblerine göre hareket ederlerdi. Devlet buna ekseriya göz yumardı, hattâ onlar çok defalar camilerde cemaatle teravih namazı kılmağa müsaade ederlerdi. Diğer mezheb sâliklerine düşman gözüyle bakmazlardı Yalnız Hanefî mezhebini kabul edenlere müsamaha göstermezler, Hanefîlere meydan vermezlerdi. Diğer mezheb erbabına ka...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hanefiyye Mezhebinin İntişarı
« Posted on: 31 Mayıs 2020, 15:09:02 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hanefiyye Mezhebinin İntişarı rüya tabiri, Hanefiyye Mezhebinin İntişarı mekke canlı, Hanefiyye Mezhebinin İntişarı kabe canlı yayın, Hanefiyye Mezhebinin İntişarı Üç boyutlu kuran oku Hanefiyye Mezhebinin İntişarı kuran ı kerim, Hanefiyye Mezhebinin İntişarı peygamber kıssaları, Hanefiyye Mezhebinin İntişarı ilitam ders soruları, Hanefiyye Mezhebinin İntişarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &