ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Eserleri > İhya-u Ulumiddin 3-4 > Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesi  (Okunma Sayısı 522 defa)
16 Ocak 2010, 15:34:34
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 16 Ocak 2010, 15:34:34 »



Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesi

İnsanlar, şükreden zenginin, sabreden fakirden üstünlüğü hususunda ihtilâfa düşmüşlerdir. Biz bunu fakirdik ve zahidlik bahsinde zikretmiş, bu husustaki hakikati belirtmiştik. Fakat bu kitapta fakirliğin genel olarak zenginlikten daha faziletli ve üstün olduğuna dair, durumların tefsirine bakmaksızın delil getirmeye çalışacağız.

Burada Haris b. Esed el-Muhâsibî´nin bazı kitaplarında, zengin âlimlerin bazılarına ashab-ı kiramın zenginliğiyle ve Abdurrahman b. Avf´ın malının çokluğuyla delil getirdiğinden dolayı itiraz ettiği hususunda belirttiği bir faslın hikâyesiyle yetineceğiz.

Hâris el-Muhâsibî134 ümmetin muamele ilminde en büyük âlimidir. İbâdetlerin derinliklerini, amellerin âfetlerini, nefsin ayıplarını araştıran âlimlerin hepsinden daha ilerdedir. Bu bakımdan onun konuşmasını, olduğu gibi hikâye etmek uygundur. Hâris el-Muhâsibî kötü âlimlere itiraz hususunda uzun uzun konuştuktan sonra şöyle demiştir:
"Rivayet olunduğuna göre, Meryem´in oğlu İsa (a.s) şöyle dedi:
´Ey kötü âlimler! Oruç tutuyorsunuz, namaz kılıyorsunuz, zekât veriyorsunuz. Fakat söylediklerinizi yapmıyor, bilmediklerinizi okutuyorsunuz. Ey kavim! Sizin hükmünüzün kötülüğüne şaşmamak elde değildir. Söz ve temennilerle dönüş yapıyorsunuz. Hevâ-i nefisle amel ediyorsunuz. Derilerinizi temizlemeniz -kalbiniz kirli olduğu halde- sizi Allah´ın azabından kurtarmaz. Size diyorum ki siz kalbur gibi olmayınız ki ondan ince un düşer de kepekler içerisinde kalır. Böylece sizler de hikmetleri ağızlarınızdan çıkarıyorsunuz, hileler göğsünüzde kalıyor.
Ey dünyanın köleleri! Şehvetin dünyadan isteği daha tamamen sona ermemiştir. Kalpleriniz sizin amellerinizden ağlamaktadır. Dünyayı dilinizin altına, amelleri de ayaklarınızın altına koymuş bulunuyorsunuz... Akibetinizi ifsad ettiniz. Bu bakımdan dünyanın tamiri, sizce ahiretin tamirinden daha sevimlidir. Acaba sizden daha zararlı kim olabilir? Karanlık evin dışına çıra konması ona ne fayda verir. Onun içi vahşi bir karanlıkla doludur. Böylece ilim nûrunun sizin ağzınızda olması, içiniz vahşetle dolu olduğundan dolayı size hiçbir fayda vermez.

Ey dünyanın köleleri! Ne muttakî kullar gibi, ne de şerefli kullar gibisiniz! Dünyanın sizi kökünüzden kazıyıp atması yakındır. Hem de sizi yüzüstü atar! Sonra sizi, burunlarınızın üzerine sürter. Sonra günahlarınız gelip alınlarınıza yapışır. Dünya da sizi deyyan olan Allah´a teslim edinceye kadar arkadan dürter. Çırılçıplak, tek başına olduğunuz halde Allah´ın pençe-i kahrına teslim olunursunuz. Allah Teâlâ günahlarınızın üzerine sizi durdurur, sonra amellerinizin kötüleriyle sizi cezalandırır´.

Kardeşlerim! Bu kötü âlimler insanların şeytanlarıdır. İnsanlar için fitnedirler. Dünyanın çirkefine ve zâhirî yüceliğine rağbet ettiler, daldılar. Onu âhirete tercih ettiler. Dillerini dünya için zelil ettiler. Onlar dünyada ar ve çirkinliktirler. Âhirette de zarar edenlerdir veya kerîm olan Allah fazl u keremiyle affeder. Muhakkak ben, dünyayı âhirete tercih edip helâk olan kimseyi görüyorum ki onun sevinmesi, üzüntü ile karışıktır. Ondan üzüntülerin çeşitleri ve günahların da her türlüsü akmaktadır. Onun gidişi felâkete doğrudur. Helâk olan bir kimse, ümidiyle aldanır. Ne dünyası kendisine kalır, ne de dini... Hem dünyada, hem ahirette zarar eder. Apaçık zarar işte budur!

Ey kavim! Bu ne büyük bir musibet, ne büyük bir felâket... Kardeşlerim! Allah´ı gözetiniz! Şeytan ve şeytanın Allah nezdinde beş para etmeyen delilleriyle mağrur olan dostları sizi aldatmasınlar. Çünkü onlar dünyaya üşüşürler. Sonra nefisleri için çeşitli özür ve deliller getirmeye çalışırlar ve Hz. Peygamber´in ashabının da malları olduğunu ileri sürerler. Ashab-ı kirâmın ismini anmak suretiyle aldananlar böbürleniyorlar ki halk onları mal edinmek hususunda mâzur görsün. Oysa bilmedikleri halde şeytan onları aldatmıştır.
Azap olasıca! Fitnelenmiş kimse! Senin Abdurrahman b. Avf´n malıyla delil getirmen şeytandan gelen bir aldatmacadır. Şeytan onu senin dilinle ileri sürüyor ve sen helâk oluyorsun! Zira sen, ne zaman ´ashabın ileri gelenleri zenginlik, şeref ve süs için mal edindiler´ desen, sen ümmetin büyüklerinin gıybetini etmiş olursun. Onları büyük bir tehlikeye nisbet etmiş olursun! Ne zaman ´Helâl malın toplanması, toplanmamasından daha üstündür´ iddiasında bulunursan, hem Hz. Muhammed´le, hem de diğer rasûllerle istihza etmiş olur, onları senin ve arkadaşlarının rağbet ettiğiniz bu hayırdan yüz çevirmeye nisbet etmiş olursun! Senin topladığın gibi, onlar mal toplamadıklarından dolayı -hâşâ-onları cehalete nisbet etmiş olursun! Ne zaman ´Helâl malın toplanması, toplanmamasından daha yücedir´ dersen, şunu iddia etmiş olursun ki Hz. Peygamber bu hususta ümmetine gereken nasihati yapmamış, malın toplanması ümmet için daha hayırlı olduğu halde onları mal toplamaktan nehyetmiştir ve senin iddi-ana göre bu şekilde onlara hainlik yapmıştır. Göğün rabbine yemin ederim, sen Hz. Peygamber´e iftira ediyorsun. Hz. Peygamber ümmet için nasihatçi, onlar için şefkatli ve onlar hakkında merhametli idi. Ne zaman ´malın toplanması daha faziletlidir´ iddiasında bulunursan şunu iddia etmiş olursun: Allah Teâlâ kullarını mal toplamaktan nehyettiği zaman, malın toplanmasının onlar için daha hayırlı olduğunu bildiği halde onların faydasını dikkate almamıştır! Veya şunu demiş olursun: -Hâşâ- ´Allah, malın toplanmasının daha doğru olduğunu bilmediği için kullarını mal toplamaktan nehyetmiştir´. Oysa sen maldaki hayır ve fazileti bilmektesin ve bunun için de çokça mal edinmeyi istiyorsun. Sanki sen rabbinden hayır ve fazilet yerini daha iyi biliyorsun.
Ey nefsim! Allah Teâlâ senin cehaletinden pek yücedir. Aklınla şeytanın senin başına -sana sahabenin malıyla delil getirmeyi süslü gösterdiği zaman- ne getirdiğini düşün!

Azap olasıca! Abdurrahman b. Avf´ın malıyla delil getirmek sana hiç de fayda vermez. Çünkü o, kıyamette dünyada günlük rızkından başka birşey edinmemiş olmayı temenni edecektir. Kulağıma geldiğine göre, Abdurrahman b. Avf (r.a) vefat ettiği zaman ashabdan bir grup Abdurrahman´ın arkasında bıraktığı servetten dolayı onun durumundan korkuyordu. Buna cevap olarak Ka´b el-Ahbar şöyle demiştir: ´Hayret! Siz Abdurrahman´ın durumundan ne diye korkuyorsunuz? O, helâlinden kazandı, helâlinden infak etti ve helâlini bırakıp gitti´. Bu söz, Ebu Zer el-Gıfârî´nin kulağına gitti. Ebu Zer, son derece hiddetli bir şekilde -yolda ölmüş bir devenin çene kemiğini eline aldı- Ka´b´ı aramaya başladı. Ka´b´a denildi ki: ´Ebu Zer-i Gıfârî seni arıyor!´ Bunun üzerine Ka´b, koşa koşa Hz, Osman´ın yanına girdi. Ona sığınarak hâdiseyi anlattı. Ebu Zer Gıfârî de Ka´b´ı sora sora Hz. Osman´ın evine geldi. Ebu Zer içeri girdiği zaman Ka´b kalkıp Hz. Osman´ın arkasına oturdu. Bunu, Ebu Zer´den korktuğu için yapıyordu. Ebu Zer ona dedi ki: ´Ey yahudi kadının oğlu! Abdurrahman b. Avf´ın terketmiş olduğu servette herhangi bir sakınca olmadığını söyleyen sensin ha? Oysa Hz. Peygamber (s.a), birgün Uhud´a doğru çıktı. Ben de beraberindeydim bana ´Ey Ebu Zer!´ dedi. Ben ´Buyurun! Ey Allah´ın Rasûlü!´ dedim. Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

Çok mal edinenler cennete zor girerler. Sonra sağına ve soluna, önüne ve arkasına işaret ederek ´şöyle yapanlar hariç´ dedi; ´onlar da pek azdırlar´.

Sonra dedi ki: ´Ey Ebu Zer!´ Ben ´Ey Allah´ın Rasûlü! Annem babam sana fedâ olsun! Dinliyorum seni!´ dedim. Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

Ben Uhud dağı kadar servetim olmasını, onu Allah yolunda harcamayı ve öldüğüm günde ondan iki kıratı (danik denilen para biriminin yarısı) arkamda bırakmış olmayı istemem!

Ben ´Yoksa yanlışlık mı var ya Rasûlullah! Yoksa iki kantar mı demek istiyorsun?´ dedim. Cevap olarak şöyle dedi: ´Sen (kantar demek suretiyle) çoğu kastediyorsun!´
Ey yahudi kadının oğlu! Sen ´´Abdurrahman b. Avf´ın geride bıraktığı servet için zarar yoktur´ diyorsun ha? Sen de yalan söylüyorsun, bunu söyleyen de yalan söylüyor!135
Ebu Zer (r.a) meclisten çıkıp gidinceye kadar, Ka´b (r.a) korkusundan sesini hiç çıkarmadı.

Rivayet olunduğuna göre, Abdurrahman b. Avfa Yemen´den bir kervan geldi. Öyle bir kervan ki Medinelileri bir ağızdan bağırttı. Hz. Âişe ´Bu ne gürültüdür?´ diye sorunca cevap olarak ´Abdurrahman´ın kervanı geldi de onun için bağırıyorlar´ denildi. Hz. Âişe Allah ve Allah´ın Rasûlü doğru söyledi!´ dedi.

Bu haber Abdurrahman´ın kulağına gitti. Abdurrahman Hz. Aişe´den ´Bunun mânâsı ne demektir?´ diye sordu. Bunun üzerine Âişe validemiz Hz. Peygamber´in (s.a) şöyle buyurduğunu söyledi:

Ben cenneti gördüm! Gördüm ki muhacirlerin fakirleri ve müslümanlar koşa koşa cennete giriyorlardı. Zenginlerden hiç kimsenin onlarla beraber cennete girdiğini görmedim. Ancak Abdurrahman b. Avf onlarla beraber sürünerek cennete giriyordu.136

Bu hadîsi dinleyen Abdurrahman şöyle demiştir:
´Deve kervanı da, onların sırtındaki mallar da Allah yolunda sadaka olsun. Kervanı getiren köleler âzâd edilmiştir. Bütün bunları onlarla beraber cennete koşarak girmemi temin eder ümidiyle yapı-yorum´.137

Rivayet olunduğuna göre, Hz. Peygamber, Abdurrahman b. Avf´a şöyle dedi:


Dikkat et! Muhakkak sen, ümmetimin zenginlerinin ilk cennete girecek olanısın. Fakat cennete ancak sürünerek girebileceksin !138

Azap olasıca ey fitnelenmiş! Artık mal yığmanın iyiliğine delil getirmen nerede kaldı! İşte Abdurrahman! Faziletiyle, takvasıyla meşhur olan, iyilikleriyle, malları Allah yolunda ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesi
« Posted on: 18 Eylül 2019, 00:29:13 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesi rüya tabiri,Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesi mekke canlı, Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesi kabe canlı yayın, Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesi Üç boyutlu kuran oku Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesi kuran ı kerim, Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesi peygamber kıssaları,Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesi ilitam ders soruları, Zenginliğin Kötülenmesi ve Fakirliğin Övülmesiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &