ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Eserleri > İhya-u Ulumiddin 3-4 > Hilm´in Fazileti
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hilm´in Fazileti  (Okunma Sayısı 560 defa)
15 Ocak 2010, 20:20:50
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 15 Ocak 2010, 20:20:50 »



Hilm´in Fazileti

Hilm, öfkeyi yutmaktan daha üstündür. Çünkü öfkeyi yutmak, olmayan halîmlik sıfatını kazanmaya çalışmaktır. Oysa öfkeyi yutmaya ancak öfkesi kabaran bir kimse muhtaç olur ve bu hu-susta şiddetli bir mücahedeye muhtaçtır. Fakat bunu bir müddet âdet edindiği zaman kendisine alışkanlık olur ve artık bir daha öfkesi kabarmaz. Kabarsa da onu yutmakta herhangi bir zorluk sözkonusu değildir. Bu tabii halîmliktir. Bu, aklın kemâle ermesi ve bedeni kontrol altına almasının delâletidir. Öfke kuvvetinin kırılması ve akla teslim olmasıdır. Fakat bunun başlangıcı, kendini hilme zorlamak, zoraki bir şekilde öfkeyi yutmaktır.

Hadîsler

İlim ancak öğrenmekledir. Hilm de halîmliğe kendini zorlamakladır. Kim hayrı kasdederse ona hayır verilir. Şerden sakınan bir kimse ise şerden sakındırılır.36

Hz. Peygamber bu hadîs-i şerîfiyle hilm sıfatının yolunun önce kendini hilme zorlamak ve onun ağırlığına katlanmak olduğuna işaret etmiştir. Nitekim ilim öğrenmenin yolunun da öğrenmek ve bu husustaki zahmete katlanmak olduğu gibi.

Ebu Hüreyre Hz. Peygamber´in şöyle dediğini rivayet eder:

İlmi isteyiniz ilimle beraber sekineti (vâkarı) ve hilmi de isteyiniz. Öğrettiğiniz ve kendisinden ilim öğrendiğiniz kimselere yumuşak davranınız. Sakın âlimlerin katılarından olmayınız ki cehaletiniz hilminize galebe çalmasın.37

Görüldüğü gibi Hz. Peygamber bu hadîs-i şerîfiyle gururun, katılığın, öfkeyi tahrik edip kabartan biricik âmil olduğuna işaret buyurmuştur. Hilm ve yumuşaklığın engelinin bu sıfatlar olduğunu belirtmiştir. Şu dua, Hz. Peygamber´in duasındandır:

Ey Allahım! Beni ilimle zengin kıl! Hilimle süslendir. Takvâ ile şereflendir. Afiyet ile güzelleştir!38

Ebu Hüreyre Hz. Peygamber´in şöyle dediğini rivayet eder: Allah´ın katında yüksek derece arayın,

Ashab ´O yücelik nedir?´ diye sorunca Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

Senden alâkayı kesene karşı ilgiyi devam ettirmelisin. Seni mahrum edene vermelisin. Sana karşı cehalet ile hareket ederek vaziyet alana hilm göstermelisin.39

Beş şey peygamberlerin sünnetlerindendir: 1. Hayâ, 2. Hilm, 3. Hacamat (kan aldırmak), 4. Misvak kullanmak, 5. Güzel koku sürünmek.40

Hz. Ali Hz. Peygamberin şöyle dediğini rivayet eder:

Müslüman kişi, hilim sıfatı sayesinde gündüz oruçlu, gece ibadet yapan bir kimsenin derecesine varır. Müslüman kişi himayesi altında ailesi olduğu halde cebbar zorbalardan yazılır.41

Ebu Hüreyre der ki: ´Bir zat Hz. Peygamber´e gelerek: ´Benim birtakım akrabalarım vardır. Ben onlara sılayı rahim yaptığım halde onlar benden alâkayı kesiyorlar. Ben onlara iyilik yapıyorum. Onlar ise, bana kötülük.. Onlar câhillikle bana karşı çıktıkları halde ben onları hilimle karşılıyorum´ dedi. Cevap olarak şöyle buyurdu:

Eğer dediğin gibi ise sen âdeta onların yüzüne kum serpiyorsun. Durmadan bu ahlâka devam edersen, seninle beraber Allah´tan gelen bir yardımcı olacaktır.42

Metinde geçen mel kelimesi kum demektir. Müslümanlardan bir kişi dedi ki:

Ey Allahım! Benim yanımda bir mal yok ki sadaka vereyim. Bu bakımdan bir kişi, benim hakkımdan herhangi bir şeyi ihlâl ederse, o hakkım onun için sadaka olsun.
Bunun üzerine Allah Teâlâ Hz. Peygamber´e (s.a) ´Ben onu affettim´ diye vahyetti.

Bazılarınız Ebu Damdan gibi olmaktan âciz midir?

Ashab-ı kîram ´Ebu Damdan kimmiş ya Rasûlullah!´ diye sorunca şöyle buyurmuştur:
Ebu Damdan sizden önce yaşamış biriydi. Sabahladığı zaman şöyle derdi: ´Ey Allahım! Muhakkak ben bugün bana zulmedene hakkımı sadaka olarak vermiş bulunuyorum´.43
Rabbâniyyûn (Alu İmran/79) kelimesinin tefsirinde şöyle denilmiştir: ´Bunlardan maksat hâlim olan âlimler´dir´.

Hasan Basrî´nin ´Câhiller onlara hitap ettikleri zaman, onlar selâm derler´ (Furkan/63) âyetinin tefsirinde ´Hâlim kimselerdir ki eğer cehaletle kendilerine karşı yapılan bir hakarete mâruz kalırlarsa, o şekilde karşılık vermezler´ dediği rivayet olunur.
Atâ b. Ebî Rebah der ki: "Hevnen (Furkan/63) tabiri hilm mânâsındadır".

İbn Ebî Habib; ve kehlen (Alu îmran/46) kelimesinin tefsirinde ´Kehl, hilmin son mertebesidir´ demiştir.

Mücahid ´Onlar lağvın yanından geçerken şerefli olarak geçerler´ (Furkan/72) âyetinin tefsirinde ´Onlara eziyet edildiği zaman affederler´ demiştir.

Rivayet ediliyor ki, İbn Mes´ud kendisine hakaret edenlerin yanından geçti. Fakat hiçbir karşılık vermedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurdu:

İbn Mes´ud şerefli olarak sabahladı ve akşamladı.44
Sonra bu hadîsin râvisi İbrahim b. Meysere ´Cahiller kendilerine lâf atarsa selâm derler´: (Furkan/63) ayetini okumuştur.

Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur:


Allah bana o günü göstermesin, öyle bir zaman gelecek ki âlimlere uyulmayacak, hilm sahibi insanlardan utanılmayacaktır. İşte o zaman dilleri Arab, fakat gönülleri Acem gönlüdür!45

İçinizden akıl sahipleri beni takip etsin! Onlardan sonra gelenler ve daha sonra gelenler, sakın ihtilaf etmeyin, yoksa gönülleriniz de ayrılır. Sokak fitnelerinden de korununuz!46

Rivayet ediliyor ki Eşeç 47 adlı zat Hz. Peygamber´e elçi olarak geldi. Devesini kapıda çöktürdü. Sonra deveyi bağladı. Sırtında bulunan iki elbiseyi çıkardı. Torbasından iki tane güzel elbise çıkarıp onları giydi. Bütün bunları Hz. Peygamberin gözü önünde yapıyordu. Hz. Peygamber onun yaptığını görüyordu. Sonra Hz. Peygamber´e doğru, yürümeye başladı. Bunun üzerine Hz. Peygamber kendisine şöyle dedi:

-Ey Eşec! muhakkak sende iki´ahlâk vardır. Allah da,Peygamber de onları sever!

-Annem ve babam sana feda olsun! Onlar nelerdir?

-Onlar hilm ile sabırdır!

-Acaba bu iki ahlâkı ben çalışarak mı elde ettim, yoksa tabiî olarak mı bende vardı?

-Hayır! Allah seni o ahlâklar ile beraber yaratmıştır.

-Hamd o Allah´a mahsustur ki beni Allah ve Rasûlü tarafından sevilen iki ahlâk ile yaratmıştır!48

Allah, hâlim olan, Allah´tan utanan, zengin, namuslu, çoluk çocuk babası ve muttaki bir kimseyi sever ve muhakkak ki fâhiş konuşan, çenesi düşük olan, dilencilik yapan, ısrarcı olan bir ahmaktan da nefret eder.49
İbn Abbas (r.a) Hz. Peygamberin şöyle dediğini rivayet eder:

Kim de şu üç hasletten birisi bulunmazsa, o kimsenin amelinden hiçbir şeye güvenmeyiniz:

1.
Kendisini Allah´a karşı olan günahlardan menedecek takvâ,

2. Sefih bir kimseyi durduracak hilm,

3.
İnsanlar arasında idare etmesine vesile olacak bir ahlâk.50
Allah Teâlâ kıyamet gününde mahlukları bir araya getirdiği zaman bir dellâl şöyle çağırır: ´Fazilet ehli nerede?´ Bu çağrı üzerine, az oldukları halde, bir kısım insanlar kalkıp süratle cennete doğru yürürler. Melekler bunları karşılar ve kendilerine şöyle derler:

-Biz sizin süratle cennete doğru gittiğinizi müşahede ediyoruz!

-Biz fazilet ehliyiz!

-Sizin faziletiniz neydi?

-Biz zulme uğradığımız zaman sabrederdik. Bize kötülük yapıldığı zaman affederdik. Bize karşı cehaletle muamele edildiği zaman hilm gösterirdik.

-Cennete giriniz! Çalışanların ecri olmak bakımından cennet ne güzel evdir!51

Ashâb´ın ve Alimlerin Sözleri

Hz. Ömer şöyle demiştir:
İlim öğreniniz! İlim için sekinet ve hilm öğreniniz!´

Hz. Ali şöyle der:
´Hayr, malının ve evladının çoğalması değildir. Hayr, ilminin çoğalması, hilminin büyümesi, ibadetinle halka karşı böbürlenmemen, iyilik yaptığın zaman Allah´a hamdetmen, kötülük yaptığın zaman Allah´tan af dilemendir.´

Hasan Basrî şöyle demiştir: İlmi arayınız! Fakat onu vâkar ve hilimle süslendiriniz!´
Eksem b. Sayf şöyle demiştir: ´Aklın direği ve dayanağı hilm´dir. İşin temeli de sabırdır´.

Ebu Derda şöyle demiştir:
´Ben halkın dikensiz yaprak oldukları bir zamanda onlara yetiştim. Sonra yapraksız dikenler oluverdiler. Onları tanıdığın takdirde seni tenkid ederler. Onları bıraktığın takdirde seni bırakmazlar´.
Dinleyenler, kendisine ´O halde ne yapmalıyız?´ diye sorunca cevap olarak şöyle demiştir: ´Kendi hakkından fakirlik günün için onlara borç vermelisin?

Hz. Ali (r.a) şöyle demiştir:
´Halîm bir kimsenin hilminden ötürü kendisine ilk verilen mükâfat şudur ki; bütün insanlar câhile karşı ona yardımcı olurlar´.

Muaviye şöyle demiştir:
´Kulun, hâlimliği câhilliğini, sabırlılığı da şehvetini mağlup etmedikçe ictihad derecesine varamaz ve buna da ancak ilim kuvvetiyle varabilir´.

Muaviye, Amr b. Ethem´e52 şöyle dedi:
´İnsanların hangisi daha cesur ve kahramandır?´ Cevap olarak Amr şunu söyledi: ´Hâlimliğiyle cahilliğini geri çeviren kimse´.

Muaviye devamla dedi ki: ´Erkeklerin hangisi daha fazla cömer...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hilm´in Fazileti
« Posted on: 17 Ağustos 2019, 18:21:51 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hilm´in Fazileti rüya tabiri,Hilm´in Fazileti mekke canlı, Hilm´in Fazileti kabe canlı yayın, Hilm´in Fazileti Üç boyutlu kuran oku Hilm´in Fazileti kuran ı kerim, Hilm´in Fazileti peygamber kıssaları,Hilm´in Fazileti ilitam ders soruları, Hilm´in Faziletiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &