ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Eserleri > İhya-u Ulumiddin 1-2 > Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak  (Okunma Sayısı 1385 defa)
04 Şubat 2010, 18:32:15
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 04 Şubat 2010, 18:32:15 »



Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak

Daha önce emri bi´l ma´ruf´un derecelerini zikretmiş ve demiştik ki: Bu derecelerin ilki, işlenen günahı, işleyene tarif edip günah olduğunu bildirmektir. İkinci derecesi va´z, üçüncü derecesi sözle hakaret, dördüncü derecesi vurmak ve ceza vermek sûretiyle hakkı yapmaya cebren zorlamaktır.

Bu derecelerin cümlesinden olarak sultanlara ancak tarif ve va´zdan ibaret olan birinci ve ikinci derece uyarmanın tatbiki caizdir; yani saltanat erbabının uyarılması tarif ve va´z yoluyla olur. Cebren menetmek ise, fertler sultan hakkında bunu yapamazlar. Çünkü böyle yapmak, fitneyi tahrik eder, şerri kabartır. Bundan doğan mahzur, işlenen günahtan çok fazla olur!

´Ey zâlim, ey Allah´tan korkmaz´ gibi sözle hakaret etmek ise (eğer bu sözden fitne kopup şerri başkasına sirayet etmezse) caizdir. Aksi takdirde caiz değildir. Eğer söylediklerinden ötürü kendisinden başka herhangi bir kimseye kötülük dokunmayacağını biliyorsa böyle söylemesi caiz, hatta mendubdur. Çünkü selefi salihîn perva etmeksizin, canlarını feda ederek ve kendilerini çeşitli işkencelere maruz bırakarak tehlikelere atılır, açıkça saltanat erbabını uyarırlardı. Zira onlar bilirlerdi ki, bu yolda ölmek şehitliktir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur:

-Şehitlerin en hayırlısı Hz, Hamza´dır. Ondan sonra zâlim bir idarecinin huzuruna varıp Allah rızası için ona iyiliği emreden ve kötülükten meneden ve böyle yaptığından dolayı öldürülen bir kimsedir.?(36)

Hz. Peygamber (s.a) Hz. Ömer´i (r.a) vasfederek şöyle buyurmaktadır:
-O demirden yapılmış bir boynuzdur. Allah yolunda hiç kimsenin kınaması ve azarlaması onu engellemez. Hakikati söylemek Ömer´i öyle bir hale getirmiştir ki, onun tek bir dostu kalmamıştır.?(38)

Dinde kuvvetli olanlar, zâlim sultanın yanında hakkı haykırmanın, konuşmaların en üstünü olduğunu ve böyle konuşan bir kimsenin öldürülürse şehid olduğunu bildikleri için (nitekim bu hususta hadîsler vârid olmuştur) nefislerini bile bile tehlikeye atarak, çeşitli işkencelere göğüs gererek ve Allah yolunda bu hususta sabrederek ve canlarını Allah yolunda hiçe sayarak bu vazifeye atılmışlardır.

Saltanat erbabına yapılan va´z ve nasihatin yolu, selef âlimlerinden nakledilen yoldur. Biz bunun bir kısmını Helâl ve Haram bölümünde Saltanat Erbabının Huzuruna Girme kısmında zikretmiştik. Burada ise, saltanat sahiplerine yapılan va´zın yönünü ve çirkin hareketlerinin nasıl reddedileceğini bildiren bir kısım hikâyelerle yetineceğiz.

O hikâyelerden biri Hz. Peygamberi öldürmeye teşebbüs eden Kureyş önderlerine karşı Hz. Ebubekir´in kullandığı metoddur. Bu metod Hz. Urve´den (r.a) rivayet edilir. Urve der ki: Ben Amr´ın oğlu Abdullah´a dedim ki: ´Kureyşilerin Hz. Peygamber´e düşmanlık güttükleri anda yüce peygambere vermiş oldukları eziyetlerden en şiddetlisi olarak hangisini gördün?´ Bu sual üzerine Hz. Abdullah şöyle dedi: ´Günün birinde Kureyş eşrafı, Hz. İsmail?in hicrinde toplanmış bulunuyorlardı. Ben de meclislerine vardım. O esnada Hz. Peygamberin durumunu müzakere ediyorlardı. Dediler ki: ´Bu kişiye (Hz. Peygamber) karşı gösterdiğimiz sabrı hiçbir şeye karşı göstermedik. Bu adam bizi hamakatla itham ediyor. Ecdadımıza küfrediyor. Dinimizi horluyor, cemaatimizi dağıttı. İlahlarımıza sövüyor. Biz ondan sadır olan büyük bir işe karşı sabır gösterdik´. Onlar bu durumdayken Hz. Peygamber (s.a) çıkageldi. Rükni Yemanî´yi istilam edinceye kadar yürüdü. Sonra Kâbe´yi ziyaret ederken toplanan Kureyşlilerin yanından geçti. Onların yanından geçerken ona bazı kötü sözler söylediler. Râvî der ki: ´Ben bu sözün menfi tesirini Hz. Peygamberin mübarek yüzünde hissettim´. Bundan sonra Hz. Peygamber tavafına devam etti. İkinci bir defa onların yanından geçerken, tekrar eski söz gibi ona hakaretâmiz sözler attılar. Ben bunun da Hz. Peygamber´in mübarek yüzünde menfi tesirini gördüm. Sonra Hz. Peygamber yoluna devam etli. Üçüncü defa onların yanından geçerken eski sözler gibi kendisine yine tarizde bulundular. Öyle ki Hz. Peygamber durdu ve onlara şöyle haykırdı:

-Ey Kureyş cemaati! İşitiyor musunuz? Dikkat ediniz! Muhammed´in nefsini kudret elinde tutan Allah´a yemin ederim. Şu anda size ölümle gelmiş bulunuyorum.?

Kureyşliler bu söze karşılık başlarını önlerine eğdiler. Onlardan tek kişi kalmadı ki, başını eğmesin... Sanki her birinin başına bir kuş konmuştu. Hatta Hz. Peygamber hakkında daha önce onların düşmanlıkta en şiddetlisi olan dahi Hz. Peygambere yalvarıp Hz. Peygamberin hiddetini teskin edici konuşmalar yapmaya başladı. Hatta bu en şiddetli düşman Hz. Peygamber´e şöyle diyordu: ´Ey Ebu Kasım! Reşid olarak dön git. Allah´a yemin ederim, sen cahil bir kimse değilsin´.

Bu yalvarışa karşılık Hz. Peygamber (s.a) dönüp gitti. Ertesi gün Kureyşliler tekrar Hicri İsmail´de toplandılar. Ben de onlarla beraberdim. Birbirlerine şöyle dediler: ´Dün sizin Muhammed´e onun da size karşı söylediklerini hatırlıyorsunuz. Sizi rahatsız eden harekete başlayıncaya kadar yakasını bırakmadınız´.

Onlar bu şekilde müzakere ederlerken yine Hz. Peygamber çıkageldi. Bu sefer toplu halde Hz. Peygamber´in üzerine sıçradılar. Etrafını sardılar.

´Şöyle diyorlardı: Sen misin şöyle diyen, sen misin böyle diyen!´ Yani o ana kadar onların ilahları ve bozuk dinleri hakkında Hz. Peygamber ne söylemişse onları tekrar ediyorlardı. Râvî diyor ki: Buna karşılık Hz. Peygamber (s.a) şöyle haykırdı: ?´Evet! O sözü söyleyen benim?´.

Onların içinden bir kişiyi gördüm. Hz. Peygamberin mübarek yakasına yapıştı, bu esnada Ebubekir Sıddîk (r.a) ayağa kalktı, ağlayarak şöyle dedi:
?Allah sizi kahretsin! Rabbim Allah´tır dediğinden dolayı bu kişiyi öldürmek mi istiyorsunuz? Oysa o size rabbinizden apaçık deliller getirmiştir.?

Bu sözden sonra Hz. Peygamber´in yakasını bırakıp hırpalamaktan vazgeçtiler. Bu hâdise, Kureyşlilerin Hz. Peygamber´in başına getirdiği hâdiselerin en katısı ve merhametsizi olarak bilinir.(39)

Abdullah b. Amr el-As der ki: Hz. Peygamber Kâbe´nin önünde duruyordu. O anda Ukbe b. Ebî Muayt çıkageldi. Bu kişi Hz. Peygamberin omuzundan tuttu. Hz. Peygamber´in elbisesini boynuna doladı, şiddetli bir şekilde Hz. Peygamber´i boğmaya çalıştı. Hz. Ebubekir gelip Ukbe´nin omuzuna yapıştı; onu Hz. Peygamber´den uzaklaştırarak şöyle dedi: ´Rabbim Allah´tır dediği ve sizler için rabbinizden apaçık emir ve yasaklar getirdiği için mi bu kişiyi öldürmek istiyorsunuz?´

Rivayete göre Muaviye tabiinden Âta´yı hapsetti. Bunun üzerine Ebu Müslim Havlanî ayağa kalkarak (minberde hutbe okuyan Muaviye´ye) şöyle haykırdı: Ey Muaviye! Devletin hazinesindeki mal ne senin, ne babanın, ne de annenin kazancından hasıl olmuştur!

Bu söz üzerine Muaviye şiddetle öfkelendi, minberden inerek cemaate ´Yerinizden kıpırdamayınız!´ dedi. Sonra bir ara gözden kayboldu. Daha sonra çıkageldi, minbere çıkıp dedi ki: ´Ebu Müslim beni çok kızdıran bir konuşma yaptı. Oysa ben Hz. Peygamberden dinledim, şöyle demişti:´Öfke şeytandandır. Şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateş ise, ancak su ile söndürülür. Bu bakımdan içinizden biri, öfkelendiği zaman yıkansın´. Ben de şimdi içeri girdim, yıkandım. Ebu Müslim doğru söyledi. Devlet hazinesindeki mal ne benim ne de babamın emeğinin karşılığıdır. Bu bakımdan siz mallarınızı ve devlet hazinesindeki haklarınızı almaya geliniz.

Dubbe b. Muhsan el-Anzî şöyle anlatır: Ebu Musa el-Eş´arî Basra´da bizim vâlimizdi. Bize hutbe okuduğu zaman Allah´a hamd ve sena eder, Hz. Peygamber´e salat ve selam getirir, ondan sonra, Hz. Ömer´e dua ederdi. Ebu Musa´nın böyle yapması beni oldukça öfkelendirdi. Hutbe esnasında ayağa kalkıp ona dedim ki: ´Sen neden Ömer´den önce gelen Ebubekir´den bahsetmiyorsun? Neden Ömer´i ondan daha üstün tutuyorsun?´ Bu olay birkaç cuma tekrarlandı. Sonra vali, Hz. Ömer´e beni şikâyet etmek maksadıyla bir şikâyetname yazarak şöyle dedi: ´Dubbe el-Anzî hutbe esnasında sözle bana saldırıyor´; Bunun üzerine Hz. Ömer ona, beni Medine´ye göndermek üzere bir emirnâme yazdı. Vali beni Medine´ye gönderdi. Medine´ye vardım. Hz. Ömer´in kapısını çaldım. Dışarı çıktı:

-Sen kimsin?
-Ben Dubbe´yim.
-Ne merhaba, ne ehlen!
-Merhaba Allah´tandır. Ehl ise benim(burada ne ehlim, ne de malım var) ya Ömer! İşlediğim bir günah ve yaptığım bir suç olmaksızın hangi hakka dayanarak memleketimden beni buraya zorla getirdin?
-Seninle memleketine tayin ettiğim vali arasında ne geçti?
-İşte şimdi o hususu sana haber vereyim. Bizim vali Cuma hutbesini okuduğu zaman, önce Allah´a hamd ü sena ve Hz. Peygambere salât ü selâm okuduktan sonra başlıyor sana dua etmeye... Onun bu hareketi beni kızdırdı. Ben de ayağa kalkarak ´Niçin Ömer?den önce Ebubekir?den bahsetmiyorsun! Ömer´i Ebubekir´den üstün tutuyorsun?´ dedim. Bu durum birkaç defa tekerrür etti. Sonra beni şikâyet etmek üzere sana mektup yazdı.

Hz. Ömer beni dinledikten sonra ağlayarak gerisin geri çekilip şöyle dedi:

-Allah'a yemin ederim, sen validen daha isabetli ve daha doğrusun. (Ey Allah'ın kulu!) Allah senin günahını affetsin. Acaba benim günahımı affeder misin?
-Ya emir´ul mü´minîn! Allah seni affetsin!
Sonra Hz. Ömer gerisin geriye çekilip şöyle dedi:
-Allah'a yemin ederim, Ebubekir´in bir günü ve bir gecesi vardır ki, Ömer´den, Ömer´in soyundan ve sopundan daha hayırlıdır. Ey Dubbe! İster misin sana Ebubekir´in gününden ve o gecesinden haber vereyim?
-Evet! Ya emir´ul mü´minîn!

-Ebubekir'in gecesi şudur: Hz. Peygamber (s.a) müşriklerden kaçmak istediğinde Mekke´den çıkmaya karar verdi ve geceleyin çıktı. Ona Ebubekir arkadaşlık yaptı. Ebubekir bazen Hz. Peygamber?in önünde yürüyordu. Bu durumu farkeden Hz. Peygamber Ebubekir´e şöyle sordu: ´Neden böyle yapıyorsun ya Ebubekir? Oysa ben senin böyle yaptığını ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak
« Posted on: 07 Haziran 2020, 02:12:36 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak rüya tabiri,Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak mekke canlı, Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak kabe canlı yayın, Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak Üç boyutlu kuran oku Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak kuran ı kerim, Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak peygamber kıssaları,Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak ilitam ders soruları, Sultanlara Emr-i bi´l-Ma´ruf ve Nehy-i An´il-Münker´de Bulunmak önlisans arapça,
Logged
01 Ağustos 2016, 20:56:13
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.060


« Yanıtla #1 : 01 Ağustos 2016, 20:56:13 »

Esselamu aleykum.Allahin emirlerine uyan peygamber efendimizin yolunda giden ve rahmete kavusan kullardan olalim inşallah....
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
01 Ağustos 2016, 21:10:15
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 16.895



Site
« Yanıtla #2 : 01 Ağustos 2016, 21:10:15 »

Ve aleykümüsselam ve rahmetüllah.  Iyiliği emredip kötülükten alıkoymayı her bir kimseye uygulamalıyız. Rabbim bizleri doğru yoldan gidenlerden eylesin. Rabbim paylaşım için razı olsun.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
02 Ağustos 2016, 15:37:15
Rüveyha
Forum Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6.764


« Yanıtla #3 : 02 Ağustos 2016, 15:37:15 »

Ve aleykumusselam.İyiliği emredip,kötülükten men edenlerden olalım İnşaAllah.Rabbim razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &