ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hz.Muhammedin İslam Daveti > Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisi  (Okunma Sayısı 2782 defa)
01 Ağustos 2011, 11:16:43
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 01 Ağustos 2011, 11:16:43 »



Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisi ve İnancı


Ahiret inancına sahip olmayan ve ahireti inkâr eden risâlet çağı Arapları ve özel­likle de Mekkeliler esasen ahiret bilgisinden haberdar kimselerdi. Onlar, içlerin­den bazı istisna kişiler hariç, ahiret inancına sahip değillerdi; ama ahiret inancını biliyorlardı. Ticarî faaliyetleri nedeniyle sürekli görüştükleri; alışveriş yaptıkları; evlerine, köylerine, şehirlerine misafir oldukları H iris uyanlardan ve Yahudilerden ahiret İnancını duydukları ve hatta bir şeyler sorup öğrendiklerinde kuşku yok­tur. Bunun yanı sıra, bazı tarihi bilgiler de İslâm davetine karşı çıkan müşrik li­derlerin ahiret bilgisine sahip olduklarını belgeler niteliktedir. Bu konuda Cahiliye dönemi şiiri önemli bir referanstır. Sakifli şair Umeyye b. Ebû's Sait'in şiirleri­nin ve Küs b. Saide'nin şiir ve söylevlerinin ağırlıklı konusu ahirettir. Onların bu bilgilerinin ve hatta inançlarının kaynağının ne olduğu önemli değildir; ister Hı­ristiyanlar ve Yahudiler olsun, isterse Hz. İbrahim geleneğinin son kalıntıları ol­sun. Önemli olan, ahiret inancına sahip kimselerin müşrik Araplar arasında yaşa­mış olmaları, müşriklerin de ahiret inancından haberdar olmalarıdır. Üstelik müş­rik Arapların inanç ve kültürlerinde silikleşip, etkisizleşmiş bir ahiret inancı da vardı. Bu konuda Cahiliye devri şiiri önemli bir tanıktır.

Cahiliye devri şiirinde 'dünya hayatı' ifadesine sıklıkla rastlanmaktadır. Elbet­te ki 'dünya hayatı' ifadesinin anlam kazanması için 'dünya dışı' hayatın bulunma­sı gerekir. Ancak söz konusu şiirlerde 'dünya hayatı' ifadesine sıklıkla rastlanma­sına rağmen, ahiret terimine pek rastlanmaz. Bu da gösteriyor ki, dünya hayatı inancı, ahiret hayatı inancından koparak risâlet dönemine kadar gelmişti. Ahiret terimi dilden adeta silinip gitmişti. Buna karşılık Cahiliye şiirinde özellikle cennet terimiyle karşılaşmak çok kolaydır. Örneğin; Ünlü şair Antere, sevgilisi Able'ye karşı duygularını anlattığı bir şiirinde, sevgilisine kavuşmanın mutluluğunu cen­net mutluluğuna benzetmiştir. Yine aynı şiirinde, sevgilisinden uzakta olmayı ise 'her şeyi yakan, geride bir şey bırakmayan ateşe' benzetmiştir. Bu nitelemenin ce­hennemi hatırlatması önemlidir. Eğer cennetten bahsedilmemiş olsa, 'her şeyi ya­kan, geride bir şey bırakmayan ateş' ifadesi gönül sıkıntısıyla veya salt ateşle açık­lanabilirdi, ancak görülüyor ki Antere'nin bu ifadesinde acı ve ıstıraplarını benzet­tiği şey cehennemin acı ve ıstıraplarıdır. Antere bir başka şiirinde ise 'cehennem' terimini açıkça kullanmıştır. O, söz konusu şiirinde 'Zilletle (içilecek) hayat suyu (ab-ı hayat) cehennem gibidir. Şeref ile (oturulacak) cehennem ise en güzel evdir' de­miştir.-Cahiliye çağının ünlü şairlerinden Züheyr ibn Ebî Sulmâ'nın bir şiirinde ise ahiret inancının yanı sıra, hesap gününden, dünya hayatında sahip olunması gereken sorumluluğundan bahsedilmektedir. Züheyr bir şiirinde şöyle demiştir: 'Göğüslerinizde olanı Allah'tan gizlemeye çalışmayın, ne kadar gizleseniz de Allah onu bilir. (Yaptığınız şeylerin karşılığı) ertelenir, bir kitaba kaydedilir, ya hesap gü­nüne kadar saklanır veya (hesabı) çabuk görülür; hemen intikamı alınır.

Bu bireysel örneklerin yanı sıra, ölümle ilgili yaygın bir inancın gerektirdiği uygulamada da ahiret inancının etkisinden bahsetmek mümkün olabilmektedir. Müşrik Arapların 'beliyye' ismini verdikleri inançları ve bu inançlarının gerektir­diği uygulamaları şöyleydi: Özellikle ünlü bir adam ölünce onun devesinin gözle-nni çıkarıp, mezarın yakınma bağlarlardı. Aç bırakılan deve bir süre sonra ölür­dü, inançlarına göre, ölen kişi zamanı gelince dirilecekti; dirildiğinde yaya kalma­ması için deveyi ona sunuyorlardı.

Tüm bunların yanı sıra, ahiret bilgisinin cahiliye dönemi Araplarmın gelenek-ennde yer aldığına bizzat Kur'an şahitlik yapmaktadır. Kur'an'm müşriklerin inançlarıyla ilgili konularda yaptığı şahitlik ise, salt tarihsel açıdan bile her türlü kuşkudan uzaktır. Çünkü, daha önce başka vesilelerle de ifade ettiğimiz gibi, Kur'an'ın şahitlik yaptığı konulardaki açıklamalardan bizzat müşrikler haberdar­dılar ve onun bu şahitliklerini yalanlayamamışlardır: "Dediler ki: 'Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yığını haline gelmişken, mutlaka yeniden diriltileceğiz öyle mi? îşin doğrusu, gerek bize, gerekse daha Önce de atalarımıza böyle bir (ahiret) tehdidin­de bulunuldu; (fakat) bu geçmişteküerin masallarından başka bir şey değildir!.[254] Ayette dikkat çeken şey, müşriklerin bizzat kendi kültürle­rinde, toplumsal hafızalarında ahiretle ilgili bir bilginin bulunduğunun ifade edil­miş olmasıdır. Üstelik bu, müşriklerin bizzat kendi ifadeleri olarak nakledilmiştir. Ancak ne var ki onlar bu bilgiyi bir inanca dönüştürüp kabul etmekte zorlandılar. Bu, daha önce ayrıntılı olarak ele alınıp incelendiği üzere, onların Allah'ı reddet-meleriyle büyük oranda benzerlik taşıyan bir durumdu. Biliyoruz ki onlar esasen Allah'ın varlığını ve hatta varlık olarak birliğini biliyorlardı, ama işlerine Allah'ı karıştırmak istemiyorlardı. Teorik olarak Allah'ı kabul ediyorlar ama fiilen 'Allah­sız' yaşıyorlardı. Bu açıdan, müşriklerin ahiret inancına verdikleri sert tepki asıl niyetlerini ortaya koyar niteliktedir. Onlar ahireti biliyor ama ahiret inancının ha­yatlarında belirleyici unsur olmasını istemiyorlardı. Bir başka söyleyişle, yaşadıkla­rı hayatın hesabını vermek işlerine gelmiyordu. Ahiret inancının gereğine göre ha­reket etmek istemiyorlardı. Sahip oldukları ahiret bilgisi, onlar için son derece iş­levsiz, adeta silinip yok olma aşamasına gelmiş bir bilgiden başka bir şey değildi.



[254] Mu'minun, 23:82,83
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisi
« Posted on: 23 Ekim 2019, 02:45:59 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisi rüya tabiri,Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisi mekke canlı, Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisi kabe canlı yayın, Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisi Üç boyutlu kuran oku Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisi kuran ı kerim, Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisi peygamber kıssaları,Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisi ilitam ders soruları, Müşrik Araplarda Ahiret Bilgisiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &