ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hz.Muhammedin İslam Daveti > Bir Tevhid Eylemi: Namaz
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bir Tevhid Eylemi: Namaz  (Okunma Sayısı 3112 defa)
02 Ağustos 2011, 17:01:35
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 02 Ağustos 2011, 17:01:35 »



Bir Tevhid Eylemi: Namaz


Müminler o kimselerdir ki, namazı gerektiği gibi kılarlar. [148] (Cehennem görevlileri) suçlulara sorarlar; 'Sizi hu yakıcı ateşe ne sürükledi?' (Onlar da) derler ki; 'Biz namaz kılanlardan değildik.[149]

Namaz, risâlet sürecinde emredilen ilk özel [150] ibadet oldu. Namaz, yaygın kanaate göre, risâletin ilk günlerinde ve hatta doğruluğu tartışmalara açık bazı rivayetler­de yer aldığı üzere, Resulüllah'ın Hıra mağarasında Cebrail'le ilk kez karşılaştığı sırada emredildi. Yine söz konusu kanaate göre, namazın nasıl kılınacağmı bizzat Cebrail öğretti. Bu rivayetlerin doğruluk durumları tartışmalara açık olmakla bir­likte, önemli olan şudur ki; namaz müminler tarafından risâletin ilk günlerinde kılmıyor olmasına rağmen, o ilk zamanlarda vahyolunan ayetler arasında namaz kılmayı emreden ve namazın nasıl kılınacağını bildiren bir ayet bulunmamakta­dır. Mevcut ayetler, daha çok, namazın önemine dikkat çeker niteliktedir. Bu du­rum, konuyla ilgilenen araştırmacılara, tarihçilere namazın Kur'an dışı bir yolla emredilmiş ve öğretilmiş olabileceğini düşündürmüş gözükmektedir. Cebrail'in bizzat bildirmesi ve öğretmesi ise en makul görüş olarak anlam kazanmıştır. An­cak, çoğu zaman hesaba katılmayan, fakat sağlam tarihsel dayanakları da bulunan bir başka ihtimal dikkatlerden kaçırılmamalıdır. Bu, namazın Cebrail tarafından emredilmesine ve nasıl kılınacağının öğretilmesine gerek kalmadan müminler tarafından kılınmaya başlanmış olmasıdır. Zira, namaz, Mekkelilerin İbrahimî gele­neğin bir unsuru olarak bildikleri ve inziva dönemlerinde veya Kabe'yi ziyaret sı­rasında, ara sıra da olsa yapageldikleri bir ibadetti.[151] Durum böyle olunca, nama­zı emreden bir ayetin veya ayet dışında ilâhî bir emrin verilmesi gerekli olmaya­bilir. Namazın önemine dikkat çekilmiş olması, kılınması gereğinin anlaşılmasına yeter. Hatırlanmalıdır ki, Resulüllah, risâletin ilk gününden itibaren, İslâm'ı in­sanlara ilk kez sunulan yeni bir din olarak değil, Hz. İbrahim'in tebliğ ettiği dinin kendi şahsında yeniden insanlığa sunulması olarak takdim etmişti.

Ne aracılığıyla ve nasıl emredildiğini bir yana bırakarak ifade etmek gerekirse, önemli olan risâlet sürecinde namazsız bir dönemin ve hatta günün bulunmuyor ol­masıdır. Bu konuda karşıt bir rivayet veya bilgi mevcut değildir. Resulüllah başta ol­mak üzere ilk müminlerin, mümin sıfatım üstlenişlerinin ilk anından itibaren na­maz kıldıkları kesin olarak bilinmektedir.[152] Bu son derece manidar bir durumdur. Çünkü bu, öncelik tevhid hakikatine imanda olmakla birlikte, tevhide iman etmek ile namaz ibadetinin aynı zamanda emredildikleri anlamına gelen bir durumdur.

Namazın, imanın diğer birçok şartından bile önce emredilmesinin nedenini ve hikmetini anlamak için, islâm'ın insanlara bildiriliş yöntemiyle ilgili temel özel­liklerden birisini dikkate almak gerekmektedir, islâm, risâlet süresinde, hiçbir za­man sadece inançla ilgili bazı esasları kapsayan bir din olmamıştır. Risâlet süreci­nin ne ilk gününde ve ne de son gününde böylesi bir durumun varlığı söz konu­su değildir, inanç konuları islâm'ın temelini oluşturmakla birlikte, sadece bir kıs­mını teşkil etmiştir. Dinin temelini inanç konuları, binasını ise bireysel ve top­lumsal hayatı çepeçevre kuşatan hayat tarzıyla, hâl ve hareketlerle, davranış bi-çimleriyle ilgili esaslar oluşturmuştur. Risâlet sürecinin tamamında, inanç esasla­rı ile, gerek bireysel ve gerekse toplumsal hayata bir istikamet tayin eden emirler ve tavsiyeler birbirleriyle bağlantılı ve birbirlerini tamamlayacak tarzda vahyolunmuştur. Bu açıdan, tevhid hakikatinin bildirilmesini takiben, tevhid hakikatinin yaşantıda yer alması gereken boyutunu temsil eden bir ibadet olarak namazın em­redilmiş olması oldukça önemlidir.

Namaz önemlidir; olmazsa-olmaz ibadettir. Çünkü, Allah'ı tevhid etmenin ey­leme dönüşmüş biçimini temsil etmektedir. Bütün özellikleriyle tevhid hakikati­nin davranışlara, duygu ve düşüncelere yansıyan boyutu olarak anlam kazanmak­tadır. Allah'ı tekbir etmek, teşbih ve tazim eylemek; O'na hamd etmek, şükür ve senada bulunmak; O'ndan yardım dilemek, günahlar için tövbe ve istiğfar etmek; dua etmek, niyazda bulunmak, yalvarmak, tevazu, huşu, zikir, tefekkür etmek.... tüm bunlar tevhidin insanlar için gerekli boyutunu ve gereğini ifade etmektedir. Böyle olunca da, namaz tevhid hakikatine iman etmiş kulun tevhidi bir eylemi olarak anlam kazanmaktadır. Allah, vahyi ile insanlara yönelirken; hakikate irrian etmiş kulları da dua ile, duanın sistemleşmiş ve yoğunlaşmış halini temsil eden namaz ile yegâne rableri olan Allah'a yönelmiş olmaktadırlar.

Namaz, önemi nedeniyle, bizzat Resulüllah tarafından 'dinin direği [153] olarak ni­telenmiştir. Farklı zamanlarda vahyolunan bazı ayetlerle de namazın önemine tekrar tekrar dikkat çekilmiştir. Bu konuda şu ayetler örnektir:

Felaha  ulaştı o  müminler ki,  onlar namazlarına  saygılıdırlar.[154]

Rabb'ini hamd ile teşbih et ve secde edenlerle ol. [155] Bu, kendisinde şüphe olmayan, mıütaküer için de kılavuz olan bir kitaptır; ki onlar, gayba inanır, namazı dosdoğru kılarlar. [156] işte bu (Kur'an) önündekileri doğrulayıcı ve şehirlerin anası (Mekke) ile çevre­sindekileri uyarıp korkutman için indirdiğimiz kutlu bir kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) korurlar. [157]

Tüm bu nedenlerden dolayı, diğer ibadetlerden belirli durumlarda sorumlulu­ğun kalkmasına rağmen, yetişkin ve akıl hastası olmayan bir müminden namaz sorumluluğunun kalkması hiçbir şartta kabul edilmemiştir. Savaşın en kızgın anında dahi onu terk etme izni verilmemiştir.[158]

Namaz, risâlet sürecinde birçok özelliği ve işlevi bünyesinde toplamış bir iba­dettir, imandan hayata, bireyden topluma kadar birçok konu ve alan onunla şe­killenmiş; onunla anlam kazanmıştır. Hatta daha da önemlisi, iman-küfür farklı­lığı namazın görünür hale getirdiği önemli konulardan birisini teşkil etmiştir. Mü­minlerle müşriklerin/kafirlerin inanç ve hayat tarzlarmdaki farklılıkların bir kim­lik unsuru olarak açığa çıkışı, özellikle risâletin ilk yıllarında namaz sayesinde mümkün olmuştur. Bu nedenledir ki, Resulüllah namazın önemine ve iman-şirk ayrımındaki işlevine her fırsatta dikkat çekmiştir. Önemi nedeniyle müminlerin namaz konusunda çok titiz olmalarını istemiştir. Namazın iman ile şirki/küfrü [159] veya daha sonraki dönemlerde de müminlerle münafıkları [160] birbirinden ayıran bir ibadet olduğunu bildirmiştir. Namazın terkinin imandan uzaklaşmaya [161] ve hatta Karun'la, Firavunla, Hâman'la ve Übey bin Halefte benzeşmeye [162] gidişin sebebi olabileceğine dikkat çekmiştir. Resulüllah'm bu açıklama ve uyarıları ise bir ayet­le vahyi temeline sahip olmuştur. Söz konusu ayet şöyledir: 'Yalnız Allah'a yöne­lin ve O'ndan korkun; namazı kılın ve müşriklerden olmayın.[163]

Belirtildiği üzere, namaz, risâlet sürecinde, hem risâlet sürecinin ve hemde iman eden kimselerin iman edişlerinin ilk anından itibaren günlük yaşantının de­ğişmez temel unsuru oldu. Resulüllah ve yanındaki müminler ilk günden itibaren hayatlarını. namazla tanzim ettiler. Günlerini namazla planlayıp programladılar. Günleri namazla başladı. Günün başında Rabbleri olan Allah'a, O'nun istediği ve emrettiği gibi olacaklarına söz verdiler. Ve tüm günü bu sözün gölgesinde sürdür­düler. Yine aynı sözleri tekrar ederek günlerini bitirdiler ve günün değerlendirme­sini yaptılar. Gün içinde beş ayrı zamanda (risâletin ilk yıllarında iki zamanda) namazlarına 'Allah'u ekber' diyerek başladılar. Bu ilanlarıyla da risâletin ilk günü emredilen 'Rabb'ini yücelt' [164] emrinin sözlü gereğini yerine getirdi­ler. Bu söz ebedî bir hükmü ifade etti; tevhid hakikatinin sembolü oldu. Namaz­larının içinde tekrar tekrar 'Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım isterim [165] diyerek sadece Allah'a olan kulluklarını ve bu kulluklarından ta­vizsiz ısrarlarım dile getirdiler. Böylelikle bütün bir günü, insanı yanlış şeylere sü­rükleyecek, zulüm, baskı, haksızlık, kötülük gibi her türlü yanlışlıklardan uzak tutacak bir tarzda yaşadılar.

Müminler namaz aracılığıyla Rabb'leri olan Allah'a yöneliyorlardı. O'nun emir ve isteklerini namaz aracılığıyla öğreniyorlar veya unuttuklarım onunla hatırlıyorlardı. Çünkü, namazda, Rabb'inin emir ve yasaklarının bulunduğu Kur'an ayetle­rini okuyorlardı. Okudukları ayetler vasıtasıyla bir kul olarak nasıl inanıp, nasıl yaşanılması gerektiğini sürekli gözden geçiriyor; inançlarına ve hayatlarına ilişkin Yanlışlarını düzeltme imkânı buluyorlardı. Mümin kişi imanı gereği namaz kıl­mak zorunda olduğu için, her mümin hiçbir özel eğitimden geçmese dahi, sadece namazı aracılığıyla Allah'a kulluğunun gerektirdiği esasları en doğru biçimiyle öğ­renme imkânım elde ediyordu. Hayatını tanzim edecek ölçüleri öğreniyordu. Mü­minler, daha sonraları ezan ve kametlerde ilan olunmaya başlanacağı üzere, yani gerçek saadet ve kurtuluşun yolculuğunu namazla başlatıyor, namaz­la devam ettiriyorlardı. Günahlarını namazla temizliyorlardı. Namaz insanları pis­liklerden (rics) [166] temizleyen bir ibadetti. Bu nedenledir ki, Resulüllah günde beş defa (risâletin ilk yıllarında iki defa) kılman namazı pisliklerden temizlenmek için yıkanmaya benzetmiş ve 'Düşünün, birisi kapısının önündeki nehirde günde beş kez yıkansa o kimse de hiç kir kalır mı? [167] demişti. Su maddî kirleri temizlerken, namaz ise maddî, manevî her türlü pisliği (rics) temizliyor; müminleri arındırıyordu.

Namaz, risâlet sürecinde, hiçbir zaman, sadece bireyin şahsını ilgilendiren, ta­mamıyla bireysel olan bir ibadet olarak anlam kazanmadı. O, bireyde açığa çıkan bir davranış olmakla birlikte, etkileri doğrudan toplumsal hayata yansıyan bir iba­detti. Toplumsal hayat ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Bir Tevhid Eylemi: Namaz
« Posted on: 14 Kasım 2019, 19:11:33 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Bir Tevhid Eylemi: Namaz rüya tabiri,Bir Tevhid Eylemi: Namaz mekke canlı, Bir Tevhid Eylemi: Namaz kabe canlı yayın, Bir Tevhid Eylemi: Namaz Üç boyutlu kuran oku Bir Tevhid Eylemi: Namaz kuran ı kerim, Bir Tevhid Eylemi: Namaz peygamber kıssaları,Bir Tevhid Eylemi: Namaz ilitam ders soruları, Bir Tevhid Eylemi: Namazönlisans arapça,
Logged
09 Mart 2014, 05:58:00
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #1 : 09 Mart 2014, 05:58:00 »

Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakatuh; Pylaşım için Rabbim razı olsun..Çok güzel bir konuya değinmişsizniz...,

Namaz bizi pisliklerden temizlediği gibi hastalıklarımızı da izale eyler.Manevi hastalıklarımızın ilacı muhakkk ki namazdır...Ama sadece namaz oduğunu bilmek yetmiyor.
 Mesela bir hasta rahatsızlandığı vakit hemen soluğu nerede alır...-doktorun yanında değil mi..
Çünkü muayene olur ve doktordan iyileşmek için ilaç alırr... oradan da eczaneye koşar...Reçetedeki bütün ilaçları alır.Çünkü iyileşmesi içni hepsi gereklidir..
Peki iyileşmesi için alması yeterli midir...?İlaçları alıp evinin bir köşesine koysa iyileşebiir mi...-elbette hayır
Peki ilaçlarını zamanına uygun kullanmasa ,ya da bir alıp bir almasa bir faydasını görebilir mi...?..-göremez.hatta bu sağlığını daha da tehdit altına düşürebilir...
Yani bir hasta iyileşmek için doktora gitmek,ilaçlarını almak,zamanında ve tam olarak kullanma zorundadır...
İşte kardeşlerim namaz da tıpkı bu hastaya benzer.Kalp hastalıklarımızın giderilebilmesi için en iyi doktor olan ve her şeyi hakkıyla bilen Rabbimize başvururuz.O bize reçete olarak namazı verir.
Biz de iyileşmek ve gaflet uykusundan uyanmak istiyorsak şayet namazı alırız .Onu bir köşeye atmaz zamanında ve tam olarak kullanırız inşAllah....
Böylelikle inşAllah hem imanımız hem de ihlasımız kemale erer.Namazın hakikatini anlar ve ona göre davranırız...
Rabbim dinimizin direği olan namazı daima kılabimeyi ve o direği sağlam bir vaziyette tutabilmeyi nasip etsin..kılmayanları da en kısa zamanda bu hakikatle tanıştırsın inşAllah...

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 09 Mart 2014, 06:06:10 Gönderen: mevlüdekalınsaz »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
13 Ekim 2015, 23:05:48
Damla
Öğrenci Grubu
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3.120


« Yanıtla #2 : 13 Ekim 2015, 23:05:48 »

Selamun aleykum:
Namaz dinmizce en gerekli ibadettir.Bir tevhid dinidir.Yazının içinde de yazdığı gibi:Namaz tevhid etmenin temsilidir.Ayrıca namaz bizi kötü ve günah olan hatta haramdan uzaklaştırır.Bizi güzel ahlaklı bir insan yapar.Ama namaz tevhidin sadece bir tanesidir.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
14 Ocak 2016, 23:01:37
Ruhane
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9.473


« Yanıtla #3 : 14 Ocak 2016, 23:01:37 »

Maddi manevi huzursuzluktan kurtulup feraha ermektır namaz.. Ruhun gıdasıdır.. Dünya işlerimizin yolunda gitmesıne sebeptır, çünkü beş vakıt rabbimizin huzuruna çıkıp ona secde ediyoruz ve tum ihtiyaçlarımızı O'ndan istiyoruz.. Dinin direği ve miracımız olan namazı buyuk hassasıyetle husu içinde kılmamızı rabbim nasıp eylesın.. Ahirette ilk hesaba çekılecegimiz ibadet olan namazımızı eksıksız kılmaya çalısanlardan oluruz insaallah
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &