ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Usulü Fıkıh Eserleri > Hukuku İslamiye >  İcmaın mahiyeti
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İcmaın mahiyeti  (Okunma Sayısı 1673 defa)
26 Mart 2010, 09:52:56
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 26 Mart 2010, 09:52:56 »



ÜÇÜNCÜ KISIM


İcmaa Datkdtb



İçindekiler : İcmaın mahiyeti. İcmaın ehli, şartı ve istinatgahı. 1c-maın tarikleri ve hükmü. İcmaın haddi zatında kabil ve vaki olup olma­dığı. [16]


İcmaın mahiyeti :



439 - : Icma, lügatte azm, kasd, ittifak manasınadır. Istılahta : «Ümmeti Muhammed´den olan müctehidlerin bir asırda, bir hükmü şer´î üzerine ittifak etmeleri» dir.

Demek ki icma, bir kerre bu ümmeti merhumeye hâs bir hüccettir, bir tekrimi ilâhî eseridir. Sonra bu icma salâhiyeti, müetehitlerin hasai-smden olup avamını nâssm ittifakları icma sayılmaz. Çünkü avamını nâs, icmaın istinat edeceği delillere muttali değildir. Zaten onların bir meselede ittifakları adeten kabil olamaz, kabil olsa da ona bizim ıttılaı-mız mümkün değildir.

440 -: İcma, yalnız bir kısm şer´î hükümlerde, yâni: dinî umurda carîdir. İbadetlerde ve hukukî meselelere ait hususlarda icma cereyan eder. Vücudi bârî, sıhhati risalet gibi itikada ait olan esaslar, mücerred icma ile sabit olamaz. Ve şer´î delillerden istinbatı mümkün olmayıp şarii mübinin tasrihine mütevakkıf bulunan ahiret ahvâli, eşratı saat gibi şey­ler de icma ile bilinemez. Bunlar, şariin nususuna mütevakkıftır, ve illâ devr lâzım gelir. Yâni: Bu husustaki nususun icmaa, icmaın da bu nü-suna tevakkufu lâzim gelir ki, bu bâtıl olan bir devrdir.

Kezalik : âlemin hudusu gibi aklî hükümlerde veya bir ilâcfn bir hastalığa nafi olması gibi gayri dinî hükümlerde veya vaktile görülmüş veya ileride -görülecek tarihî hâdiselerde de insanların ittifak etmeleri icmaı ümmetten mâdud olamaz. [17]

İcmaın ehli, şartı ve istinatgahı:



441 -: Ehli icma; fâsik, mübtedi olmayan ve icühad kudretini ha­iz bulunan zatlardır.

îcmaın şartı da bir asırda, yâni: bir zamanda bulunan ve bu evsafı haiz olan müctehidlerin ittifak etmeleridir.

Binaenaleyh bir mesele hakkında bir asırdaki müctehidlerden yal­nız bir kısmının ittifak etmeleri, bir icma mahiyetinde olamaz.

Bazı zevata göre müctehidlerden bir İki zatın muhalefeti, icmaın inikadına mâni değildir. Bir hadisi şerifte: en büyüt cemaate tâbi olunuz) buyurulmuştur. Ekser için hükmi kül vardır.

442 -: Yalnız ehli beyti nübüvvetin, yalmz Hulefai Râşidinin ve­ya yalnız Medinei Münevvere ehlinin ittifakları bir icma sayılmaz.

Yalmz İmamı Mâlike göre Medinei Münevvere ehlinin ittifakları ic-madan mâduddur.

Zeydiyye ile İmamiyyeye göre Resulü Ekrem´in itretinden -mü­barek neslinden başkalarının icmaı sahih değildir.

Zahariyyeye ve İmam Ahmedden bir rivayete göre de ashabı ki­ramdan olmayan müctehidlerin icmaı muteber değildir. Bunlara göre, -ümmetim dalâlet üzerine toplanmaz) hadisi şe­rifi ashabı kirama hastır.

443 -: icmaın inikadı için, İmam Ahmed ibni Hanbele ve İmarn Şafiîden bir kavle göre asrın inkırazı şarttır. Müttefik olan müctehidler, vefat etmedikçe icma tahakkuk etmiş olmaz. Çünkü içlerinden bazıla­rının rücuu, tebdili kanaat etmesi caizdir, melhuzdur.

Demek ki, bu zatlara göre müctehidlerden bazılarının bilâhare itti­faktan ayrılmaları, sabık icmaı ihlâl eder.

444 -: Cumhurı fukahaya nazaran bir meselede ittifak eden müc­tehidlerin yalnız ashabı kiramdan veya ehli beyti nübüvvetten olmaları veya tevatür adedine baliğ bulunmaları ve bunların ittifakları üzerin­den bir asır geçmesi şart değiidir. Belki herhangi bir asırdaki mücte­hidlerin ittifakı da —usulü dairesinde-icmadan mâduttur. Bir asır­da bulunan müctehidler, bir mesele hakkında, bir kerre ittifak ettiler mı, artık o mesele icma ile sabit olmuş olur. Ondan sonra yetişecek mücte­hidlerin varlığı ve tevali edecek senelerin, asırların mevcudiyeti bu icmaı İhlâl edemez. Hattâ bu icmaı vücude getirmiş oîan müctehitlerden bir kaçının bilâhare reyinden dönmesi de münakid bulunan bu icmaı izale edemez. Çünkü müctehidîerin bu icmaı, bir teemmül ve tefekkür devre­sinden´sonra vuku bulmuş olacağından artık sonraki fikirleri, evvelce tam kanaatleri dairesinde tecellî etmiş olan bir ittifaka müzahim ola­maz.

445 -: Bir mesele hakkındaki sabık ihtilâf, o mesele hakkındaki lâhik icmaın tahakkukuna mâni olamaz. Şöyle ki: bir mesele hakkında bir asrın müctehidleri ittifak edemeyip meselâ: iki veya üç reyde bu­lunmuş oldukları hâlde onlardan sonra gelen müctehidler, bu reylerin birinde ittifak etseler, artık icma vukua gelmiş olur. Fakat bu iki veya üç reyden başka bir reyde ittifak etse bu icma sayılmaz. Çünkü evvelki müctehidîerin bu hususta yalnız iki veya üç reyde ittifakları vardır. Bu­nun haricinde bir reye mahal bulunmadığına âdeta ittifak etmiş demek-dirler. O hâlde muahhar asırdaki müctehidlerin buna muhalefeti savap görülemez.

Meselâ: vaktile müctehidler, bir Ölünün sahih ceddi var iken karde­şine hisse verilip verilmemesi hususunda ihtilâf edip bir kısmı ceddin müstakillen varis olacağına, bir kısmı da mukaseme yoîile varis olaca­ğına kail olmuştur. Artık sonraki müctehidlerin bir üçüncü kavi olmak üzere ceddin mahrumiyetine kail olmaları caiz olamaz. Böyle bir kavi, evvelce müttefekun aleyh olan bir reyi nefy edeceğinden muteber değil­dir,

Kezalik: ribevî mallardaki illeti riba hakkında müctehidler kısmen ittifak ve kısmen ihtilâf etmişlerdir. Şöyle ki: bu illet, Hanefîlerce keyl maarcinstir, Şafiîleree ta´m maar cinstir, Mâliküerce de iddihar maâl cinstir. Demek ki, bu illetin bir cüz´ünde ihtilâf, diğer bir cüz´ü olan cinste de ittifak etmişlerdir. Binaenaleyh sonradan gelen müctehidlerin, illeti ribanın bidûnilcins hangi bir şey olduğunda ittifak etmeleri muteber olamaz.

446 -: Müctehidlerin bir hadise hakkında ittifak etmeleri, şüphe yok ki, mücerred reylerine müstenid olmayıp yine bir şer´î delile müs-tenid bulunur. Bu delil, haberi vahid veya kıyas olabilir. İcma ile bu deliller kuvvet bulur, artık asıl delil, icma olmuş olur, hükm icmaa iza­fe edilir.

İcmaın senedi, istinatgahı bir kat´î delil de olabilir. Fakat bu halde icma, hüccet olmakta müstakil olamaz. Belki hükm esasen o kafi delil ile sabit olmuş, icma da buna munzam bulunmuş, o kafi delilin te´vile. takyide muhtemil olmadığım göstermiş olur.

Meselâ: Beş vakitteki namazların farziyeti, kitab ile ve sünnet ile sabit olduğu gibi icmaı ümmet ile de sabit bulunmuştur! Zekât, oruç, hac hakkında da böyledir. [18]

İcmaın tarikleri ve hükmü:



447 - : Müctehidlerin ittifaklarında İki tarik vardır: Biri azimet, diğeri de ruhsat tariktir. Şöyle ki: bir mesele hakkında bir asırdaki müctehidlerin birden hüküm verip onunla hepsinin aynı veçhile amel etmeleri, azimet tarikîle olan bir icmadır. Bununla o mesele hakkında bir «İcmaı kavli», «icmaı amelî>, vücudo gelmiş olur. Bilâkis bir mesele hakkında bu müctehidlerden bir kısmı hüküm verdiği hâlde veya onun­la amel ettiği hâlde diğer bir kısmının ona vâkıf olduğu ve teemmül za­manı geçtiği hâlde sükût etmesi de ruhsat yolile bir icmadır. Buna da, «İcmaı sükûtî» denir.

448 - : İcma, bir hüccettir, temam hükmü yakin ifade etmektir. Bir meselenin hükmü icma ile sabit oldu mu artık o hüküm, kafidir. Buna muhalif görülen herhangi bir delîl, mutlaka müevvel, mukayyed veya nensuh demektir, icmaa müzahim olamaz.

Bir kerre esasen icmaın hücceyitini inkâr, Hanefî fukahasmca muh­tar olan kavle göre ikfarı müatelzimdir. Sonra sübuti kati, yâni: teva­tür ile sabit olan herhangi bir muayyen, gayri sükûtî icmaı ademi ka bul de ikfarı istilzam eder. Çünkü ümmeti dalâlete isnad, şarii mübinin tezkiyesini inkâra müeddî olur. îcmaı sükûtî ise edillei kat´iyyeden ol­makla beraber münkiri tekfir olunmaz. Hattâ Şafiüerce icmaı sükûtî, icma sayılmaz. Çünkü bu sükût, rızaya delâlet etmez, bir mehabet ve hürmetten veya fitne havfinden dolayı sükût edilmiş olabilir. Buna ceva­ben deniliyor ki:_ Hakka karşı sükût etmek haramdır. Ashabı Kiram ile sair müetehidîn ise böyle bir haram ile itham edilemez. haktan susan, yâni: bâtılı gördüğü hâlde susup hakkı söylemeyen dilsiz bir şeytandır) buyurulduğu malûmdur. O hâl­de vâki olan bir ittifaka karşı sükût eden bir müetehid, onun hak ol­duğunu kabul ettiğinden dolaya sükût etmiştir. Ve illâ sükût etmesi ka­bil olmazdı. Şüphe yok ki, eazımı ümmet, kanaatlerini söylemekten asla çekinmemişlerdir. Onların tarihi hayatı malûmdur.

449 - : Bir hâdise hakkında icma bulunduğu ya tevatür ile veya şöhret tarikile veya haberi ahad ile malûm olur. Tevatür tarikile sabit olan icmaın en kuvvetlisi ise sahabei kiramın icmaldir. Tevatür ile sa­bit olmayan bir icmaı kabul etmemek bir bid´attir, münkiri dalâlete nisbet olunur. Fakat ikfar olunmaz.

450 - : Bazı zevata göre, icma ile sabit olan hüküm, bilinmesinde hassa ile âmme müşterek olan bir hüküm ise, inkârı küfrü icap eder. Namazların âdetleri, rükünleri ve hac ile orucun farzları ve zamanları, zinanın, sirkatin, ribanm tahrimi gibi. Bunları inkâr, Resulûllah´ın ka-tiyyen dininden olan şeyleri inkâr etmektir.

Fakat mücmeün aleyh olan hüküm, yalnız hassanın muttali olacağı bir hüküm ise inkân küfrü mucip olmaz. Bir kadını annesinin veya halasının üzerine almanın tahrimi, Arafatta vukuftan evvel vukubu-lacak bir cinsî mukarenetle hacem fesadı, ceddenin altıda bir tevrisi ve katilin maktule varis olmadan men´i gibi. Bunların hakkındaki icmaı inkâr edenin dalâletine hükm edilirse de küfrüne hükm edilemez. Çün­kü müevvildir. Ona göre icma ehli olan ümmetten maksat, bütün mü­minlerdir, yalnız müetehidler değildir. Böyle bir hükümde bütün mümin­ler müttefik, buna hepsi muttali olmayınca icma vücude gelmiş olamaz.

işte bu, bir te´vildir. Te´vil ise ikfara mânidir. Bunun içindir ki, kat´î naslan te´vil "edan bir kısım ehli hava, tekfir edilmemekte...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İcmaın mahiyeti
« Posted on: 29 Mayıs 2020, 17:18:46 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İcmaın mahiyeti rüya tabiri, İcmaın mahiyeti mekke canlı, İcmaın mahiyeti kabe canlı yayın, İcmaın mahiyeti Üç boyutlu kuran oku İcmaın mahiyeti kuran ı kerim, İcmaın mahiyeti peygamber kıssaları, İcmaın mahiyeti ilitam ders soruları, İcmaın mahiyetiönlisans arapça,
Logged
26 Mart 2010, 10:10:37
queen

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 231


« Yanıtla #1 : 26 Mart 2010, 10:10:37 »

bizleri sınava hazırlıyorsunuz. teşekkürler.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &