ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Biyoğrafi Dünyası > Hanım Sahabeler > Hadice Bint Huveylid (R. Anhâ)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hadice Bint Huveylid (R. Anhâ)  (Okunma Sayısı 5180 defa)
13 Mart 2009, 16:16:48
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 13 Mart 2009, 16:16:48 »



MÜ'MİNLERİN İLK ANNESİ HADÎCE BİNT HUVEYLİD (Radıyallâhü Anhâ)



Vallahi, Allah bana ondan daha hayırlısını şevce ola­rak vermedi. İnsanlar beni inkâr ettiğinde o bana inandı, insanlar beni yalanladığında o beni doğruladı, insanlar beni mahrum bıraktığında malıyla beni o destekledi. Diğer hanımlarımdan değil de, sadece dan Allah bana çocuklar ihsan etti.»[1]

Cahiliye devrinde et-Tâhire (temiz) diye çağrılıyordu. İki defa ev­lenmişti. Kocaları, Arap efendilerinden ve eşrafıtıdandı. Birisi Hind İbnu'n-Nebbaş İbn Zurare (Ebu Hâle)'dir. Hadîce'nin Hînd'den Hâle ve Hind isimli erkek çocukları olmuştur. Ebu Hâle'den sonra da Atîk İbn Abid el-Mahzumi ile evlenmiştir. Atîk'ten de Hind adında bir kız çocuğu olmuştur, Hadîce'nin babası Huveyiid İbn Esed İbn Abdiluzza kavmi arasında şerefli bir kimseydi. Hadîce'ye Ummu Hind (Hind'in annesi) denilirdi. Hadîce şerefli soylu ve zengin bir kadındı. Şam'a (Suriye'ye) gönderdiği bir kervanı vardt. Onun ticaret kervanı da Kureyş'in diğer kervanları gibiydi. O da bazılarını işçi olarak tutar, ser­maye kendinden, emek onlardan olmak üzere ortak çalışırdı. Mekke'­de el-Emîn'den başka adı olmayan Muhammed İbn Abdullah İbn Ab-dilmuttalib (Hz. Muhammed} (S.A.V.) yirmibeş yaşına geldiği sırada, Hadîce kölesi Meysere'yle birlikte kendisinin ticaret kervanında Su­riye'ye gidip gitmeyeceğini sormak üzere birisini ona gönderdi. Ebu Talib yeğeni Hz. Muhammed (S.A.V 'e :

—  Yeğenim! Biliyorsun ki, ben malsiz bir adamım. Zamanın kıtlı­ğı, geçim sıkıntısı üzerime çöktü.    Bu yüzden bizim ne malımız var, ne de kervanımız. Bak kavminin ticaret kervanı Şam'a gitmeye hazır­lanmaktadır.

Hadîce kervanındaki mallarla birlikte bazı adamları 'gönderiyor. Onlar bu ticaretten kazanç elde ediyorlar. Eğer sen ona gidip kendini arzetsen, herhalde temizliğin ve güvenilir olman sebebiyle seni baş­kalarına terci.h eder. Aslında ben senin Şam'a gitmeni istemiyorum ve yahudilerin sana zarar vermelerinden korkuyorum. Duyduğuma gö­re o, iki erkek deve karşılığında birini tutmuş. Biz senin için ona ver­diği miktara razı değiliz.

Hadîce, Hz. Muhammed (S.A.V)'e şu haberi gönderdi.

—  Sana, kavmime verdiğimin iki katını veririm.

Hz. Muhammed, onun bu teklifini kabul etti. Şam'daki Busra pa­nayırına gitti. Rahip Nestura'nın manastırına yakın bir ağacın gölge­sinde konakladı. Nestura Hz. Hadîce'nin kölesi Meysere'ye :

—  Şu ağacın altına inen kimdir? diye sordu. Meysere :

— O, Kureyş ve Harem (Mekke) halkından birisidir, dedi Nestura:

— Bu ağacın altına şimdiye kadar peygamberden başka bir kim­se inmemiştir dedi.

Hz. Muhammed götürdüğü malı satıp başka şeyler satın aldı ve onları Hz. Hadîce'ye takdim etti. Hz. Hadîce daha önce kazandıkları­nın iki katını kazanmıştı. Mekke'ye dönerken yolda, öğle vakti güne­şin harareti arttığında Meysere, devesiyle gitmekte oian Hz. Muhammed'i iki meleğin güneşten koruyup gölgelediklerini gördü.

Mekke'ye gelince Hz. Hadîce ona vermeyi kararlaştırdığının iki katını verdi. Meysere Hz. Hadîce'ye rahip Nestura'nın söylediklerini ve iki meleğin Hz. Muhammed'i gölgelediklerini anlattı. Hz. Hadîce Mekke'li hanımların Recep ayında, bir bayramlarını kutladıkları günü hatırladı. O gün bu bayramda yapılması gereken her şeyi yapmışlar hiçbir şeyi unutmamışlardı. Adam şeklinde yapılmış bîr putun yanın­da ibâdet ederlerken birisi onlara yaklaşıp yüksek sesle şöyle de­mişti:

— Ey kadınlar! Yakında sizin beldenizde, Allah'ın risâletiyle gön­derilecek Ahmed adında bir peygamber çıkacak. Hangi kadının ona eş olmaya gücü yeterse bunu yapsın.

Bunun üzerine kadınlar onu taşa tutup hakaret ettiler. Kötü söz­ler söylediler. Hadîce ona birşey söylemeyip diğer kadınların yaptık­larını yapmadı.                                                                                           

Hz. Muhammed koyun güderdi. Koyunlar çoğaldı. Sonra onun de­veleri ve bir de ortağı oldu. Hz. Hadîce'nin kızkardeşine kiraya ver­diler. Yolculuğa çıktıklanrid.a onda biraz alacakları kaldı. Ortağı onla­ra gelip alacağını istiyordu. Bu arada Hz, Muhammed'e :                 

—  Sen de git, diyordu.

Hz. Muhammed de şöyle diyordu :

—Sen git, çünkü ben utanıyorum.

Hz. Muhammed'in ortağı onlara gelince Hz. Hadîce'nin kızkardeşi :

—  Muhammed hani? O niye seninle birlikte gelmiyor? diyordu. Hz. Muhammed'in ortağı:                                 

—  Ona söyledim ama kendisinin utandığını ileri sürdü, dedî. Hz. Hadîce'nin kızkardeşi ise :

—  Ondan daha hayalı, daha iffetli,   daha... daha... hiç kimseyi görmedim, dedi.

Hz. Hadîce, Hz. Muhammed'e karşı bir sevgi duymaya başladı Dostu Nefise Bint Munye'nin yanına gitti. Kendisiyle evlenmek iste diğini söylemesi için onu Hz. Muhammed'e gönderdi. Nefise Hz. Mu hammed'e gidip

—  Neden dünyadan ilgini kesip, gençliğini kendine herşeyi   ya sak etmekle geçiriyorsun.   Ssna bağlı, seni    eğlendirip yalnızlıkta kurtaracak bir eşle oturmaya ne dersin? dedi,

Hz. Muhammed şu cevabı verdi :

—  Benim evlenecek param yok ki. Nefise Bint Munye şöyle dedi :

—  Güzelliğe, mala, şerefe ve denkliğe davet edilirsen kabul e1 rnez misin?

Nefise Bint Munye fırsatı ganimet bilip.şunları da söyledi:

—  Hadîce Bint Huveylid amcası Amr İbn Esed'e   seninle evlen­mek istediğini anlattı.   Size de şunları söylüyor:   Ey amcamın oğlu! Seni yakınlığın, halk içindeki şerefin, eminliğin, güzel ahlâkın  ve doğru sözlülüğün sebebiyle arzu ettim.

Hz. Hadîce o sırada, Kureyş kadınlarının en şereflisi, en soylusu ve en zenginiydi. Bu sebeple Kureyş erkeklerinin hepsi ellerinden gelse, onunla evlenmeyi isterlerdi.

Hz. Muhammed bu meseleyi duyunca amcalarına açtı. Amcaları Ebû Talib ve Hamza îbn Abdilmuttalib'le birlikte Hadîce'nin amcası Amr îbn Esed'e gittiler, Ebû Talib kalkıp şu konuşmayı yaptı :

—  Mühammed'le hiçbir kimse   mukayese edilemez.   O şeref vs asaletçe, akıl ve faziletçe onların hepsinden üstün gelir. Gerçi malı azdır. Fakat mal dediğin nedir ki. Geçici bir gölge, alınır verilir   eğ­reti 'birşey. Şimdi o sizden kızınız Hadîce'yi istemektedir.

Amr İbn Esed de şunu söyledi :

—  O boy ölçülemeyen benzersiz bir kimsedir.

Böylece Hz. Muhammed'e Hz. Hadîce'yi nikahladı.   Hz. Muhamed yirmi deve (onikibuçuk okıyyel mehir. verdi. Hz. Hödîce 40 ya-ş şmdaydı. Hz. Muhamrned'in ilk evlendiği hanımdı. Nikâh kıyıldıktan^ sonra develer kesildi, yemekler döküldü. Hadîce'nin evi eşe dostal açıldı. Gelenler arasında Fahr-i kâinatın süt annesi Halime de vardı| Süt oğlunun düğününde bulunmak için tâ Sa'd kabilesinden çıkmış! gelmişti. Bu mübarek kadın ertesi gün şerefli ve cömert gelinin ba-| ğışladığı kırk baş koyunla kabilesine dönecektir.

Hz, Muhammed (S.A.V)'in gözleri nemlendi. Annesini küçük yaşta kaybetmişti. Şimdi ince, latîf bir el bu eski yarayı derin bir şefkatle sarıyordu. Mahzun kalb, Hadîce'de uzun mahrumiyet devresinin; sıkıntısına güzel bir bedel bularak ferahladı.

Onbeş yıl bu evlilik mutluluk dolu olarak geçecekti. Ülfet ve de­vamlılıkla süslenmiş olarak... Cenâb-i Hakk da, kızlar ve oğlanlar he­diye ederek bu evliliğin saadetini artıracaktı. Hz. Hadîce el-Kasım isimli çocuğu doğurdu. Hz. Muhammed Ebu'l-Kasım [el-Kasım'ın ba­bası) künyesini aldı. Hz. Hadîce'nin ei-Kasım'dan sonra Rukıyye, Zey-neb, Ummu Kulsûm ve Fâtıma isimli çocukları oldu. El-Kasım daha sonra öldü.

Zaman ikisinin de üzerini senelerce sükûnet ve huzur verici ör­tüsüyle kuşattı. Bu süre içerisinde Fahr-i kâinat, sevgi pınarından do­ya doya içip kandı. Bu, öksüz olarak geçirdiği maziye bir karşılık, is­tikbâlde karşılaşacağı büyük meşguliyetlere vs ağır mücâdelelere de bir hazırlıktı.

Hz. Muhammed ancak sabahın aydınlığı gibi açık olan rüyalar görmeye başladı. Yalnızlığı tercih ediyordu. Hiçbir şeyi yalnız kal­maktan daha çok sevmiyordu. Bir gece, uykusunda bir rüya rgördü. Bu ona çok ağır geldi. Gördüğü rüya şuydu : Karnı çıkarılarak yıkanıp temizlenmiş sonra eskisi gibi tekrar yerine konmuştu. Bunu hanımı Hz. Hadîce'ye anlattı. Hanımı da:

— Bu bir hayırdır, müjdeler olsun, dedi.

Hz. Muhammed kırk yaşına geldiğinde Ramazan ayını Hıra ma­ğarasında, birçok geceyi ailesinin yanına dönmeden ibâdetle geçiri­yordu. Hıra'da ibâdet ettiği sırada, elinde içinde bir kitap bulunan bir kapla gökten yanına bir meleğin indiğini gördü. Melek ona ;

Oku dedi.   .

Hz. Muhammed (S.A.V.) :

—  Ben okumam (okuma bilmem) diye cevap verdi.

Melek onu sert bir şekilde sıkıp sonra serbest bıraktı ve ona :

— Oku, sözünü tekrar etti. Hz. Muhammed ona:

—  Ben okuma bilmem, dedi.

Melek onu kucakladı. Öyleki Hz. Muhammed onun ölüm olduğu­nu zannetti. Sonra onu serbest bırakıp :

—  Oku dedi.   "

Hz. Muhammed (S.A.V) :

—  Neyi okuyayım dedi.

Melek onu yine kucakladı. Hz. Muhammed bunun ölüm olduğunu

zannetti. Yine onu serbest bırakıp :

—  Oku dedi. Hz. Muhammed :

—  Neyi okuyayım? diye sordu.

Melek :

—«Yaratan Rabbinin adiyle oku. O insanı yapışkan bir madde­den yarattı. ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.033


View Profile
Re: Hadice Bint Huveylid (R. Anhâ)
« Posted on: 27 Mayıs 2019, 14:06:22 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hadice Bint Huveylid (R. Anhâ) rüya tabiri,Hadice Bint Huveylid (R. Anhâ) mekke canlı, Hadice Bint Huveylid (R. Anhâ) kabe canlı yayın, Hadice Bint Huveylid (R. Anhâ) Üç boyutlu kuran oku Hadice Bint Huveylid (R. Anhâ) kuran ı kerim, Hadice Bint Huveylid (R. Anhâ) peygamber kıssaları,Hadice Bint Huveylid (R. Anhâ) ilitam ders soruları, Hadice Bint Huveylid (R. Anhâ)önlisans arapça,
Logged
24 Ağustos 2012, 15:59:53
sen istersen

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 131


« Yanıtla #1 : 24 Ağustos 2012, 15:59:53 »

rabbim bize de hadice annemizin imanından ve zevceliğinden nasip eylesin amin.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
06 Mart 2013, 23:54:24
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« Yanıtla #2 : 06 Mart 2013, 23:54:24 »

«Ah Rabbim benim bir şeyim yok yavrum! Kureyş'li hiç bir kadın benim taddığım nimetleri tadmadı. Belki şu dünyada hiç bir kadın be­nim elde ettiğim şerefe ermedi; dünyada Muhammed Mustafa (S.A.V) in zevcesi'olmam şeref olarak yetip arttığı gibi ahirette ilk mü'min kadın olarak diriltilmem ve mü'minlerin annesi olmam en büyük ni­mettir benim için...»

Ne kadar güzel ve ulvi bir düşünce. Ne büyük bir sevgi. Radıyallahu anha. Rabbim Hatice validemizin şefaatine nail eylesin inşaallah

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &