ALLAH-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
"Ey İman edenler! ALLAH'tan korkun ve sadıklarla beraber olun." (Tevbe; 119)
ALLAH-u Zülcelal'in dostlarından ayrılmamamız lazımdır. Zahiri olarak yanlarında bulunmadığımız zamanlarda ise, rabıta ile kendimizi onlara bağlamamız lazımdır. Bu rabıta dahi bizleri günahlardan muhafaza etmeye vesiledir.
İmam-ı Rabbani şöyle demiştir: "İnsanın kalbinin üzerine dağlar gibi nur gelse bile, eğer evliyalara karşı sevgisi yoksa, sen bu dağlar gibi olan nura itibar etme, çünkü onun sonu tehlikelidir. Bir kimse ALLAH dostlarına hürmetli ve onlara sevgisi olduğu halde kalbi dağlar gibi zulmetli olsa da onun akibetinden korkma. ALLAH-u Zülcelal onu güzel bir akibet ile dünyadan çıkaracaktır."
İnsan, evliyalara karşı muhabbeti ne kadar fazla ise, o kadar menfaat görür. Mesela Ebubekir Sıddık (R.A)'ın zahiri ameli diğer Ashab-ı Kiram'dan fazla değildi. Fakat Hz. Peygamber (S.A.V)'e karşı muhabbeti, diğer Ashab-ı Kiram'dan fazla olduğundan dolayı ümmetin en faziletlisi oldu.
İmam Buhari'nin zikrettiği şekilde, Hz. Ebu Bekir (R.A), kaza-i haceti anında bile Hz. Peygamber (S.A.V)'in hayali gözünün önünden gitmediği için, bu halden rahatsız olmuş, bu durumu Hz. Peygamber (S.A.V)'e bildirdiği zaman Hz...
[
Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın