ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Fetavayı Resulullah > Zekat ve oruç
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zekat ve oruç  (Okunma Sayısı 1460 defa)
14 Ekim 2010, 12:36:15
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 14 Ekim 2010, 12:36:15 »



ZEKAT


Develerden Verilen Sadakalar
 

Develerden verilen sadakalar ve bunların değerleri nedir? Bu sadakaları vermeyenlerin cezaları nedir?

Resulullah'a (as), develerden verilen sadakanın durumu sorulduğunda şöyle dedi: "Devesinin -sadaka olarak- hakkını vermeyen hiçbir deve sahibi yoktur. Devenin hakkı onun sütü sağıldığında verilen süttür. Eğer bu sada­kasını vermez ise kıyamet gününde develerine, bir yer açılır, orada öylesine böğürürler ki bir an bile duraksamazlar. Dünyadaki sahiplerinin üzerine a-yaklanyla basar ve (ağızlarıyla) ısırırlar. Bu eziyet kullar arasında hüküm verilinceye kadar her günü elli bin yıl olan günlerce sürer. Develerden birisi bırakır, bir diğeri hemen aynı işlemi sürdürür. Hüküm verildikten sonra o da kendi yolunu görür, o yol onu ya cennete veya cehenneme götürür".

Galiba bu hadisin anlamı, sahiplerinin sadakalarını vermediği develerin tümünün kıyamet gününde getirileceği ve dünyada iken zekâtlarının veril­memesinin bir bedeli olarak kendi sahiplerini çiğneyecekleridir. Bu ceza on­ların ahirette hak edecekleri cezadır. Tüm işlerin en iyisini bilen Allah Azze'dir. [255]

 
Atlardan Verilen Zekat Hangisidir?
 

Resulullah'a (as) atların bu husustaki durumları sorulunca şöyle buyur­du: "Atlar (at sürüsü) üç türlüdür: îlki; sahibi için bir günah ve yük olanıdır.

ikincisi; sahibi için bir örtü, bir kalkan oluşturandır, üçüncüsü ise; sahibi i-çin sevap ve hayır olandır. Sahibi için sevap ve hayır olan atları sahibi Allah Azze yoluna hazırlar, iplerini biraz geniş tutarak otlağa veya bağa salar. At­ların onun otlağından ve bağından (yiyerek veya çiğneyerek) yokettiklerine karşılık ona yalnızca hasenat (sevap ve ecir) verilir. Eğer o kimse bu alların yüzünden bir kıtlığa yahut bir kuraklığa uğrarsa, bundan dolayı (Allah ka­tındaki) derecesi anar, şerefine şeref eklenir. Atların geride bıraktıkları ve tersleri (dışkıları, tezekleri) nedeniyle de Allah Azze ona ecirler (hasenat ve sevap) verir. Atlar (sürü halinde) bir nehire veya akar suya gidip oradan su içmek istediklerinde onları su içmekten alıkoymazsa ona sevap (hasenat ve ecir) verilir. Bunlardan dolayı bir at sürüsüne sahip olan kişiye bol sevap fe­cir ve hasenat) vardır. Allar onun için bir hasenat vesilesidir. Bir diğer kimse ise atlarını bir zenginlik ve iffet vesilesi olarak besler, sonra da bu sürüden dolayı kendine düşen Allah Azze'nin hakkını verir. Bundan dolayı bu sürü böyle bir kimse için (düşmanlara yahut cehenneme karşı) bir kalkan ve bir korunak oluşturur. Bir diğer kimse de riya (gösteriş), övünme vesilesi ve Müs­lümanlar için bir düşmanlık aracı olarak al yetiştirir. îşte bu atlar onun bu amaçlan nedeniyle bir günah ve yük vesilesi olup çıkarlar".[256]

 
Sığırları Olan Bir Kimse Onların Hakkını Vermezse
 

Resulullah'a (as) sığırların durumu sorulduğunda şöyle buyurdu: "Sığır­ları yahut davarları olup da onlar nedeniyle vermesi gereken Allah Azze'nin hakkını vermeyen kimselere kıyamet gününde ceza olarak yalnızca şu var­dır: Büyük bir alan hazırlanır. Dünyada iken sahip oldukları hayvanlar bu­raya konur. Hiç aralıksız burada böğürürses çıkarırlar. Aralarında boynuz­suz, kulağı yarık ve boynuzu kırık hiçbir hayvan olmaz (hepsi kusursuz ve eksiksizdir). Dünyada iken Allah Azze'nin hakkını vermeyen sahiplerini bu meydanda boynuzlamaya, onlara tos vurmaya, onları süsmeye ve ayakları altına alarak çiğnemeye başlarlar. Bu cezayı biri bırakır diğeri devam ettirir. Bu azap, her günü elli bin dünya günü olan bir gün boyunca kullar arasın­da hükümler verilip insanlar kendilerini cennete yahut cehenneme götüre­cek olan yollarını görünceye kadar sürer gider".[257]

 
Sadaka Ve Bağış Hakkındaki Açıklamalar
 

Sadaka, bağışlar ve onların sevapları hakkında el-Muvattâ adlı eserde O-merî'den rivayet olunan şu haber yeralmaktadır: Haris b. Hazrec oğullarına mensup ensardan bir adam anne ve babasına sadaka verdi. Daha sonra an­nesi ve babası öldüler, oğullarına miras olarak hurma ağaçları kaldı. Bunun üzerine Resulullah'a (as) durumu aktardılar. Resulullah (as) şöyle buyurdu: "Ana ve babana sadaka vermekle zaten hak ettiğin seyjzbım (ecrini) aldın-Şimdi de sana kalan mirasını al".

İbn-i Ebu Şeybe'nin kitaplarından birisi olan "Kitabu Ukdiyeti Resulullah (as)" adh eserde Câbİr'den şöyle rivayet olunmaktadır: Ensar'dan bir kadına oğlu bir hurma bahçesi vermişti. Sonra kadın vefat etti. Kadının çocuğu şöy­le dedi: "Ben hurma bahçesini anneme hayatta iken verdim, o şimdi Ölü, aynı zamanda kardeşleri var". Resulullah (as) şöyle fetva verdi: "Hurma bahçesi hem sağlığında hem de ölümü durumunda annene aittir". Çocuk, "ama ben ona bahçeyi sadaka olarak verdim" dedi. Resulullah (as), "şimdi bu durum ortadan kalktı", buyurdu.

Muvattâ, Buharı ve Müslim'de Numan b. Beşir'in şöyle dediği rivayet e-dilmektedir: Babam beni Resulullah'a (as) .getirerek bana mal vermesine ta­nık olmasını istedi, ve Resulullah'a (as) şöyle dedi: "EyAllah'ın elçisi!Ben oğ­luma bana ait olan bir köle verdim". Resulullah (as) şöyle buyurdu: "Her ço­cuğunun (-böyle bir kölesi- var mı?)".

Yunus ve Muammer'in rivayet ettikleri hadiste de bunun benzen ifade­ler geçmektedir: Resulullah (as), "her çocuğuna böyle bir köle verdin mi?" buyurdu. Adam, "hayır" dedi. Resulullah (as), "öyleyse (bu köleni veya malı­nı) geriye al",  buyurdu.

Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir.

Müslim'de şunlar geçmektedir: Resulullah (as), "Allah'tan korkun ço­cuklarınız arasında adaleti gözetin" buyurdu. Ümmü Nu'man, yani Abdul­lah b. Revâhâ'nın kızkardeşi olan Umre bint-i Revâhâ, kocası Beşir'den, oğlu Nu'man'a diğer kardeşlerinden ayrı olarak bir şeyler vermesini istiyor ve O'na, "Nu'man'a vereceğin bağışa Resulullah'ı (as) tanık tut" diyor, bunda ısrar ediyordu. Kocası ise bu işte ağır davranıyor ve kafisini bir yıldır oyalı­yordu. Nihayet Umre, çocuğuna mal (veya bir köle) verdi ve şöyle dedi: "Re­sulullah 't (as) tanık tutmadıkça (bu işten veya senden) asla razı olmayaca­ğım". Bunu duyan Resulullah (as), "ben asla (zulme ve haksızlığa) zorbalığı tanık olmam" buyurdu. Küçük çocuğuna karşı babanın tavrı budur. Arria bü­yük oğluna yahut bir yabancıya herhangi bir şey verdiğinde veya bağışladı­ğında verilen bu şeyin geri alınması kaçınılmazdır. Küçük oğlana verilen ise asla geri alınmaz. Bu hususta asıl olan, Ebubekir'in, kızı Aişe'ye söylediği şu sözdür: "Eğer Huzeyne gibi olsaydın bugün bir malın varisi olurdun. Tekâ-sur suresi indiğinde Resulullah (as) şöyle buyurdu: Ademoğlu 'malım, ma­lım ' der durur. Ey insan! Acaba senin malından sana ne yarar var? Malın­dan sana gelen yarar yiyerek tükettiğin şeyler, giyerek eskütiklerin ya da ma­lından insanlara dağıttığın sadakalardır". Resulullah (as) sadakalara "im-dâ"ı şart koşmuştur. İmdâ (imza) ise verilen malın o kişiye ait olduğunu tes-bit etmek, alan kimseyi güçlü kılmak ve sağlama almak demektir. Ariyet (ö-dünç verilen) bir şey ve avans (faizsiz ödünç) olarak verilen mallar gibi. Bunların koşulları, geri alınmalarıdır. Vasiyet de bu kabildendir. Çünkü vasi­yet yalnızca vasiyet eden kimsenin ölümüyle gerçekleşir.

Tâvus'tan rivayet olunan ve Abdurrezzak'm "Musannef'inde yeralan bir haberde Tavus şöyle dedi: Adamın biri Resuluİlalra (as) bir bağışta bulundu, Resulullah da (as) buna karşılık adama bir şeyler hediye etti. Adam razı oi-

mayınca Resulü ilah (as) verdiği ödülü artırdı. (Anlatan, "saymıyordum ama herhalde bu hal üç kez yinelendi" dedi) Resulullah (as) bu durumdan hoşnut olmadı ve şöyle dedi: "Bağış kabul etmeyişim seni üzmüş olmalı!". Bu hu­susta Muammer şöyle dedi: Resulullah (as) dedi ki, "ben Kureyşltlerden, En-sar'dan ya da Sakif kabilesinden başka kimselerden bağış kabul etmem ".

Ebu Hureyre'nin hadisinde ise, "... ya da Devsîlerden başka,." ifadesi yer almaktadır. [258]

 
Kalpleri İslam'a Isındırılmak İstenenler (Müellefetu'l Kulub)
 

Resulullah (as) kalpleri îslam'a ısındırılmak, İslam'a kazandırılmak İste­nen kimselere karşı çokça cömert davranıyor ve onlara boİca ikramda bulu-, nuyordu. Bu durum İslam'ın gücünü arttırıyor ve destek ve temellerini güç­lendiriyordu. Ama tüm bunlar nasıl oluyordu?

Allah Azze'nin, Resulüne gözünün gördüğünce verdiği ve müşriklerin yağlarından (değerli herşeylerinden) kendisine helal ettiği nimetlerden kıs­meti olarak her ne varsa, kalpleri İslam'a ısındırılmak istenenlere veriyordu. İmam Buharı, Resulullah'ın (as), müellefetu'l kulübün ve onların beşten fazla olan sayılarının durumunu bir babda açıklamaktadır. Abdullah b. Zeyd, Re-sıilullah'tan (as) rivayet etmektedir. Zührî şöyle dedi: Bana anlattığına göre, Allah Azze, Resulüne Hevâzİn mallarından dilediğince verdiği zaman Resu­lullah (as) Kureyşli bir adama bu mallardan yüz deve verince Ensardan bir gurup O'na gelerek şöyle dedi:  "Allah, Resulünü affetsin; mal dağıtırken Kureyştileri çağırıyor, savaş olunca da onların kanlarının akmastnı önlemek için bize ve kıltçlarımtza müracaat ediyor". Bu durum ResuİuIIah'a (as) an­latıldığında Ensara haber gönderip tümünü uygun bir çatı altında topladı. Bİ-raraya geldiklerinde yanlarına gelerek onlara şöyle dedi:  "Konuşup durdu­ğunuz ve ba...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Zekat ve oruç
« Posted on: 15 Aralık 2019, 21:37:36 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Zekat ve oruç rüya tabiri,Zekat ve oruç mekke canlı, Zekat ve oruç kabe canlı yayın, Zekat ve oruç Üç boyutlu kuran oku Zekat ve oruç kuran ı kerim, Zekat ve oruç peygamber kıssaları,Zekat ve oruç ilitam ders soruları, Zekat ve oruçönlisans arapça,
Logged
15 Ekim 2016, 21:35:51
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.713


« Yanıtla #1 : 15 Ekim 2016, 21:35:51 »

Esselamu aleykum.Rabbim bizleri onun farzlarina uyup zekatini veren orucunu tutan kullardan olalim inşAllah.. 
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &