> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Tefsir Eserleri > Emri Maruf Nehyi Münker > İnkarcıların dîni garip karşılamaları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İnkarcıların dîni garip karşılamaları  (Okunma Sayısı 486 defa)
26 Mayıs 2011, 16:28:51
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 26 Mayıs 2011, 16:28:51 »



İnkarcıların Dîni Garip Karşılamaları


Günümüzde "dinin garip olması" demek, yaşadığı son asrında dinin, Peygamber (s.a.v.) zamanında olduğu gibi bâtılın hâkim unsur ve satvet sahibi olduğu, sapık düşünce ve fikirlerin, uydurma sistem ve nazariyelerin tahakkümüne ma'ruz kaldığı, câhiliyenin güçlenip hâkimiyetini kurduğu ilk asrına dönmesi demektir. Fakat doğru fikrin taşıyıcısı ve buna da'vet edici makamında olanlar, daima azınlığı teşkil etmiş, toplumdaki varlıkları daima -ekseriyetçe ve sürü kalabalıklar tarafından- rahatsızlık kaynağı olarak görülmüş ve kabul görmemiştir. Böyle bir durumda insanlarla dolup taşan her şehir (genel olarak her yer) daima ahlaken çöker ve Allah'ı anmaktan uzaklaşır. Yeryüzünde din ile hükmedenler azalır ve rablerini unuturlar. En küçük bir yerde insanları aydınlatacak kâmil bir insan aramak niyetiyle çıkıp, zor ve meşakkate katlanır da uzun süre yorulsan ve araştırsan dahi derde deva bir kimse bulamayacak kadar zor şartlarla karşılaylacaksm. islâm'a ışık tutacak ve onu bağrına basacak birini bulmak o kadar güçleşecektir. Eski bir Arap şairi şöyle der:
"İnsanlar ne kadar da çoğaldı. Hayır aksine ne kadar da azaldı. Allah şahittir ki ben yalan söylemiyorum. Çok kişiyi görmek için gözlerimi açıyorum. Fakat hiç birini göremiyorum."
Nebî'ye (s.a.v.) "bu gariplerin kim olduğu" sorulunca şöyle cevap verdiler:
"Halkt kötülüklere mağlub olmuş ve isyankârları itaat edenlerinden daha çok bir toplumun arasında kalan salih kişilerdir." 250
İşte bu salih kişiler, cehaletin ve azgınlığın karanlığında hidâyetin meş'alelerini taşıyan Allah'ın kullardır. Dünyada insanları ıslah etmek ve ruhlarını terbiye etmek gibi önemli ve zor bir görevi üstlenmişlerdir. Bâtılın kabarmasından korkmazlar. Aksine hakkı, ortadan kalktığı zaman tekrar yerine koyup, onun hakimiyetini kurmaya çalışırlar. Hatta onları "peygamberlerin halifeleri" diye adlandırırsak, hak ve doğruluğun sınırlarını aşmış olmayız. Zira onlar, peygamberlerin üslendikleri en mühim bir görevi yüklemişlerdir. Yolunu kaybedenler, nebiler ve peygamberler vasıtasıyla doğru yolu buldukları gibi, onlar vasıtasıyla da hakkı ve doğruyu bulurlar. Bu nedenle Allah Rasûlü'nden (s.a.v.) rivayet edilen bir hadis-i şerifde "garipler" sözü şöyle açıklanmıştır.
"İnsanların (şeriat ve sünnetten) bozduklarım düzeltmeye çalışanlardır. 251
Nebî'nin (s.a.v.) bu sözleriyle ifâde etmek istediği bu salih kişiler, içinde yaşadıkları insanlar arasında yabancı garipler durumuna düşerler. Herkesçe garip karşılanır, düşünceleri hoş karşılanmaz, görüşleri yadırganır. Halk onların sözlerini, davranışlarını, iyiliklerini ve ahlâklarını garip bulur. Yolları tektir. Bu yolda kendilerine arkadaşlık edecek tek bir dostları yoktur. Buna rağmen, hayatlarının son anına kadar Allah'a güvenip dayanarak varacakları yere ulaşırlar. Bu ne büyük kurtuluştur.
Allame İbnü'l-Esîr "din garibi" hadisini şöylece açıklar:
"İslâm, doğduğu asırda -o gün müslümanların azlığı nedeniyle- yanında hiç bir kimsesi olmayan tek başına kalan garip kimse gibi idi. Yine garip doğduğu güne dönecek. Yâni son zamanda gerçek müslümanlar azalacak, garipler gibi olacaklar. Ne mutlu o gariplere! Yâni İslâm'ın doğuşunda yaşayan o garip müslümanlar nasıl ki cenneti hakketmişler, sonunda onların durumuna düşen garip müslümanlar da cennete girmeye hak kazanacaklardır. Bunların "garipler" diye tercih ve tahsis edilmeleri, başlangıçta olduğu gibi sonuçta da inkarcıların eziyetlerine karşı sabretmeleri ve islâm'a bağlı kalmakta ısrar etmelerindendir." 252
Bu garipler her zaman değişmez bir kural olarak İslami her çizgide yürüyenlerin karşılaştığı tüm meşakkat ve akıbetlerle karşılaşırlar. Bazen eziyetlere hedef, bazen acı söz ve darbelere maruz kalırlar. Hayat saadeti ve gönül rahatlığından mahrum, yakınları bile kendilerine düşman önlerine mayın tarlaları çıkar. Huzur duyacağı yeryüzü kendilerine dar gelir. Yaşadıkları vatanda garip, aileleri içinde yabancılar gibi yaşarlar. Çok defa da kahır, zulüm ve işkence çektirilerek, varlıklarından ve yurtlarından çıkartılarak hicrete zorlanırlar.
"Kabilelerden (yâni bulundukları toplumlarından) koparılmak suretiyle yalnız, kalanlar" hadisinde253 geçen "Garipler" kavramının geniş anlamı bu ölçülerle ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Muhaddislerin açıklamalarına bakılırsa garipler, muhacirlerdir. Bu kelime tek başına doğru bir tasvirle "gariplik, işkence ve zulüm" olarak ifâde edilmektedir. Bu kavramı, tarihin derinliklerinden bakarak izah edersek göreceğiz ki hak taraftarlarından ilk cemaatin üzerinde yürüdüğü yolu "mahrem yol" şeklinde tasavvur etmek mümkündür. Bu mahrem yol başlangıçtakilerin çizdiği yol olmakla beraber, onların izlerini sürdüren son nesil ise aynı yolun kurbanlarıdır.



250 Buharî-Fazaü-u Ashâb-ü Nebî (s.a.v.) babında. Müslim-Sahabenin fazileti ve onu takip eden nesil babında rivâye etti. Yukarıdaki hadis metni Müslim'indir. (Müslim Tere. Cilt. 10 Had. No. 215.)
251 El-Câmi il Ahkâm-il Kur'an: 4/172.
"20. Asır, asr-ı saadetin mantığıyla Cihad'ın müşahhas örnekleriyle renklenmeye başladı. Böyle umuyorduk. Dünyamız küfrün hâkimiyet dengesinin bozulduğu anlarını yaşamaktadır. İslâm'ın devrimci ruhunu taşıyan nesil, inancının devletini kurmadan cihadı bırakmak niyetinde değil.
İslâm gençliğinin, doğu ve batı emperyalizminin tılsımını bozduğu müşahede edilmektedir. Artık bu gençlik, niçin savaştığını, neyin uğrunda ölüneceğini ve sonuçta neyin ve nasıl gerçekleşeceğini hedeflemiştir. Hedefine şaşmadan gitmekte. "Çünkü müslûmandırlar" sloganları: Allahu Ekber. Taktikleri; Lâ ilahe; Yâni kırılışı putların yâni yıkılışı putlaşanlarm, yâni silinişi (İslâm ülkelerini işgal eden yerli ve yabancı emperyalist) işgalci güçlerin, yani atılışı (ümmet içindeki) anamalcıların, bankerlerin,
feodallerin.....Staratejileri: İllallah. Yalnız Allah'ın hükümranlığını tanımak, ancak
Kur'anî hayatı savunmak. Kurban veriyorlar Kur'an yolunda her biri..." (Ashâb-ı Uhdud" dan iktibâsen- (Çeviren)
252 Müslim - Kitabu'l-İman-Terc: C: 2, Sh. 21
253 Ahmed b. Hanbel-Müsned: 2/177

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: İnkarcıların dîni garip karşılamaları
« Posted on: 19 Ekim 2020, 23:51:20 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İnkarcıların dîni garip karşılamaları rüya tabiri,İnkarcıların dîni garip karşılamaları mekke canlı, İnkarcıların dîni garip karşılamaları kabe canlı yayın, İnkarcıların dîni garip karşılamaları Üç boyutlu kuran oku İnkarcıların dîni garip karşılamaları kuran ı kerim, İnkarcıların dîni garip karşılamaları peygamber kıssaları,İnkarcıların dîni garip karşılamaları ilitam ders soruları, İnkarcıların dîni garip karşılamalarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &