ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > el-İhtiyar  > Tilavet secdesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tilavet secdesi  (Okunma Sayısı 854 defa)
08 Nisan 2011, 12:57:01
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 08 Nisan 2011, 12:57:01 »



TİLAVET SECDESİ


Secde âyetini okuyanın da, dinleyenin de tilavet secdesine varması vâcibdir (İmam Şafiî): Hz. Peygamber (sas) buyurdu ki;

“Secde âyetini okuyanın üzerinde secde vecibesi vardır. Secde âyetini dinleyenin üzerinde de secde vecibesi vardır.” Bu hadîs-i şerîfde geçen ve üzerinde diye tercüme ettiğimiz ali’y harfi vâciblik ifade eder. Kaldı ki; bazı secde âyetlerinde 'secde edin' emri vardır ki; bu emir de vâciblik ifade eder.

Bazı secde âyetlerinde ise; secde etmemek kınanır ki; bu da secdenin vâcib olduğu mânasındadır. Tilavet secdesi geniş zamanlı bir vâcibdir. Secde âyetini okuyan kimse kâfir de olsa, hayızlı veya nifaslı yahut cünüb veyahut abdestsiz, veya akıllı bir çocuk yahut kadın ya da sarhoş da olsa; secdeye varması vâcibdir. Çünkü nass bu hususda tafsilat vermemiştir. Üzerine namazın edası da, kazası da vâcib olmayan kimsenin; meselâ hayızlı veya nifaslı kadının tilavet secdesine varması vâcib olmaz. Zira bu secde namazın cüzlerindendir.

Secde âyetleri şu yerlerde bulunur: A'raf’ın sonunda, Ra'd, Nahl, İsrâ, Meryem ve Hacc sûresinin ilkinde (İmam Şâfıî), Furkan, Neml, Secde, Sâd (İmam Şâfıî) Fussilet, Necm, İnşikak ve Alak sûrelerinde: Hz. Osman (ra) ın mushafında böyle belirtilmiştir.

Tilavet secdesinin şartları namazın şartları gibidir: Çünkü bu secde namazın bir cüz'üdür.

Ve zamanında yapılmamışsa, sonra kaza edilir (İmam Şâfıî): Çünkü bu secde vâciblik makamıdır. Secde âyetinin okunduğunu işiten kimse secde ettiğinde, bu âyeti okuyandan önce başını secdeden kaldırması mekruh olur. Zira bu âyeti okuyan kişi imam gibidir. Kıraati sessiz olan namazlarda imamın secde âyeti okuması mekrûhdur. Okuyacak olur da, secdeye giderse; cemaat bu âyeti duymadığı halde ona uymak gerektiği için secdeye gider, kimi de rükûa gider ve karışıklık meydana gelir. Sehiv secdesine varması halinde ona uydukları şekilde, tilavet secdesine varması halinde uyarlar; karışıklığın önü alınamaz.

İmam namazda secde âyetini okuyunca, secdeye varır ve cemaat da ona uyar: Bunun sebebini açıklamıştık. Fakat imama uyanlardan biri secde âyetini okursa; ne imam ne de cemaat secdeye varmazlar (İmam Muhammed): Bunun sebebini sehiv secdesi bahsinde açıklamıştık. İmam Muhammed dedi ki; namaz bittikden sonra secde manii ortadan kalktığı ve işitme sebebi tahakkuk ettiği için, hepsi tilavet secdesine varırlar.

Biz diyoruz ki; açıkladığımız sebepden dolayı imama uyan kimse namazda secde âyetini okuma hususunda kısıtlıdır. Kısıtlının yaptığı işin de bir hükmü yoktur. Hayızlı ve nifaslılarsa, böyle değildirler; bunlar kısıtlı değil ama, yasaklıdırlar. Yasak, fiili yapmaya muktedir oluşu gerektirir; ama kısıtlama öyle değildir. Hayızlıya ve nifaslıya tilavet secdesi vâcib olmaz. Çünkü bu secdeyi yerine getirme ehliyetleri yoktur.

İmamın okuduğu secde âyetini namazda olmayan biri işitirse; secdeye varması icab eder: Çünkü onun hakkında secde sebebi tahakkuk etmiştir. Kısıtlama namaz haricinde bulunanlara tesir etmez.

Namazdaki kimse kendisiyle beraber namaz kılmayan birisinden secde âyetini işitirse, namazını bitirdikden sonra secdeye varır: Çünkü secdeye varma sebebi tahakkuk etmiştir. Namazdakiler hariçde duydukları bir secde âyetinden dolayı, namazda tilavet secdesine varırlarsa, onlar için yeterli olmaz. Namazda yapmakdan menolunduklan için, vardıkları bu secde nâkısdır. Halbuki nakıs ile nakıs olmayanın ifası mümkün değildir. Ancak yine de bu secdeye vardıklarından dolayı, namazları fâsid olmaz. Çünkü bu secde namaza aykırı bir hareket değildir. Secdeyi yeniden ifa ederler. Bunu bilerek yaptıklarından dolayı da, namazın sonunda sehiv secdesine varmaları icab etmez.

Namazda secde âyetini okuyup, namaz içinde tilavet secdesive varmayandan, bu secdenin mes'üliyeti kalkar: Çünkü bu secde namazda yapılması gereken bir secdedir. Hariçde varılan secdeden daha kuvvetlidir. Dolayısıyla namazda okunan âyetin secdesi, hariçde yerine getirilmekle ifa edilmiş olmaz. Namazda secde âyetini okuyan bir kimse dilerse bunun için rükûa varır, dilerse secdeye varır; sonra kalkıp kıraate devam ederse, daha iyi olur. Bu görüş Ebû Hanîfe'den rivayet edilmiştir.

Çünkü Allah (cc) a boyun eğip teslim olmak mânasına gelen hudû, secde halinde daha mükemmel bir şekilde yerine getirilmiş olur. Namazda okunan secde âyetinin secdesi, namazda varılan aslî secde ile de yerine getirilmiş olur. Çünkü namaz secdesi tilavet secdesine her bakımdan muvafık olmaktadır.

Tilavet secdesine varılırken niyyet edilir. Niyyet edilmezse; En-Nevadir'de anlatıldığına göre caiz olmaz. Zatıf bir kavle göre ise, caiz olur. Çünkü niyyetsiz de yapılsa, vacibin kendisi yerine getirilmiştir. Rükûda tilavet secdesine niyyet edilirse, tilavete daha yakın vaziyette bulunduğundan bir rivayete göre caiz olur. Başka bir rivayete göre caiz olmaz. Çünkü ardı sıra yapılan secde tilavet secdesinin yerine geçer. Zira açıkça görüldüğü gibi namaz secdesi ile tilavet secdesi arasında hem-cinslik vardır. Bu görüş Ebû Hanîfe'den rivayet edilmiştir.

Aynı yerde bir secde âyetini tekrarlayan kimsenin bir secde yapması yeterli olur: Ki; zorluk giderilmiş olsun. Çünkü öğretenlerle öğrenenler âyetleri tekrarlamak zorundadırlar. Eğer secde âyetini her tekrarladıkça secdeye varma teklifi de artsaydı, Öğretenlerle öğrenenler için zorluk olurdu. Çünkü Cebrail (a.s) secde âyetlerini Hz. Peygamber (sas) e okur, Hz. Peygamber (sas) de aynı âyeti hemen ashabına nakledip duyururdu. Ama iki defa değil, sadece bir defa secdeye varırdı.

Secdeye varmak isteyen kimse evvelâ tekbir alır (İmam Şâfıî) ve secdeye gider, sonra yine tekbir alır ve secdeden kalkar: Tıpkı namaz secdesi gibi ifâ edilir. İbn. Mes'ûd (ra) dan böyle rivayet edilmiştir. Bu secdeden sonra teşehhüd ve selâm yoktur. Çünkü teşehhüd ve selâm tahlil; yani namazdan çıkış içindir. Oysa burada tahrim; yani iftitah tekbiri alarak namaza giriş yoktur ki; tahlil, yani çıkış için lâzım olan teşehhüd ve selâma ihtiyaç olsun. [154]



[154] Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd el- Mavsılî, El-İhtiyar Li-Ta'lîlî'l-Muhtar, Ümit Yayınları:1/150-152.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Tilavet secdesi
« Posted on: 19 Kasım 2019, 05:18:19 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Tilavet secdesi rüya tabiri,Tilavet secdesi mekke canlı, Tilavet secdesi kabe canlı yayın, Tilavet secdesi Üç boyutlu kuran oku Tilavet secdesi kuran ı kerim, Tilavet secdesi peygamber kıssaları,Tilavet secdesi ilitam ders soruları, Tilavet secdesiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &