ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > El-Bidaye Ven Nihaye > Hicretin Elliyedîncî Senesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hicretin Elliyedîncî Senesi  (Okunma Sayısı 647 defa)
02 Aralık 2010, 14:08:54
Esila

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 967


« : 02 Aralık 2010, 14:08:54 »



Hicretin Elliyedîncî Senesi

Fudale B. Ubeyd El-Ensârî El-Evsî

Kuşem B. Abbas B. Abdülmuttalib.

Ka´b B. Amr Ebu´l-Yüsr.

Hicretin Ellialtıncı Senesi

Ümmü Haram Bînti Milhan.

Hicretin Elliyedîncî Senesi

Hicretin Ellisekîzînct Senesi

Garip Bir Kıssa.

Bu Senede Vefat Eden Bazı Şahsiyetler.

Şeddad B. Evs B. Sabit

Abdullah B. Amîr.

Hz. Ebu Bekir´in Oğlu Abdurrahman.

Abdurrahmaısrin, Şam Arapları Hükümdarı Cudi´nîn Kızı Leyla Île Olan Hikayesi

Ubeydullah B. Abbas.

Mü´mînlerîn Annesi Hz. Aişe.

Hicretin Ellîdokuzuncu Senesi

Yezid B. Rebia İle Zîyad´ın Oğulları Ubeydullah Ve Abbad Arasında Geçen Kıssa.

Bu Sene Vefat Eden Bazı Şahsiyetler.

Şairhatie.

Abdullah B. Malik B. Kaşeb.

Kays B. Sa´d B. Ubade El-Hazrecî

Ma´kîl B. Yesar El-Müzenî

Ebu Hüreyre.


Fudale B. Ubeyd El-Ensârî El-Evsî


İlk katıldığı savaş, Uhud savaşıdır. Rıdvan be/atında hazır bulun­du, Şam´a gitti. Muaviye´nin zamanında Ebu Derda´dan sonra kadılığı üstlendi.

Ebu Ubeyde´nin ifadesine göre hicretin elliüçüncü senesinde vefat etmiştir. Başkalarına göre ise hicretin altmışyedinci senesinde vefat et­miştir. "El-Muntazam" adlı eserinde İbn Cevzî dedi ki: "Fudale, hicretin ellibeşinci senesinde vefat etmiştir." Doğrusunu Allah bilir. [1]



Kuşem B. Abbas B. Abdülmuttalib


Bu zat, insanlar arasında Rasûlullah (s.a.v.)´a en çok benzeyen kim­se idi. Hz. Ali´nin zamanında Medine naibliğini üstlendi. Semerkand´m fethine asker olarak katıldı ve orada şehid edildi. [2]



Ka´b B. Amr Ebu´l-Yüsr


Ensârfdir. Sülemi kabilesindendir. Akabe bey´atma ve Bedir gaz­vesine katıldı. Bedir savaşında Abbas b. Abdülmuttalib´i esir aldı. Son­raki gazvelerin tamamında Rasûlullah´la birlikte savaştı. Ebu Hatim´Ie diğerlerinin ifadesine göre Kaİ3, hicretin ellibeşinci senesinde vefat et­miştir. Başkaları dediler ki: "KaT), Bedir savaşma katılan mücahidlerin en son vefat edenidir." [3]



Hicretin Ellialtıncı Senesi


Muaviye´nin zamanına denk gelen bu senede Cünade b. Ebi Ümey-ye, Rum diyarına giderek kışı orada geçirdi. Başka bir rivayete göre Rum diyarına giderek kışı orada gaza niyetiyle geçiren kişi, Abdurrah-man b. Mesud´dur. Anlatıldığına göre bu senede Yezid b, Semüre, deniz savaşma gitmiştir. Karada da îyad b. Haris gaza yapmıştır. Bu senenin receb ayında Muaviye, umre yaptı, yine bu senede Velid b. Utbe b. Ebi Süfyan, insanlara haccettirdi. Muaviye, bu senede Said b. Osman´ı Ho­rasan beldelerinin valiliğine tayin etti. Orada vali olarak bulunan Ubeydullah b. Ziyad´ı azletti. Said, Horasan´a gidip Semerkand´a bağlı Suhud mevkiinde Türklerle karşılaştı, onlardan çok kimseyi öldürdü, bu gazada yanında Müslümanlardan bir topluluk vardı. Anlatıldığına göre bu topluluk arasında Kuşem b. Abbas b. Abdülmuttalib de vardı.

İbn Cerir dedi ki: Hz. Osman´ın oğlu Said, Muaviye´den kendisini Horasan´a vali olarak tayin etmesini istemiş ve ancak Muaviye, Ubey­dullah b. Ziyad´ın orada vali olduğunu söyleyince Said, ona şöyle demiş­ti:

"Vallahi senin asla ulaşamayacağın bir noktaya gelmen için babam her türlü iyiliği yaptı ve seni iyi bir mevkiye getirdi. Ancak sen onun ba­şına gelen musibetten dolayı teessürünü bildinnedin. Ardından da kim­seyi ödüllendirmedin, tutup şu oğlunu öne geçirdin. Ona Müslümanlar­dan bey´at aldın, oysa ki ben şahsen ondan çok daha hayırlı olduğum gi­bi babam ve annem de onun babasından ve annesinden çok daha hayırh-

Onun bu sözleri üzerine Muaviye şöyle konuşmuştu: "Babanın başı­na gelen musibetten dolayı seni ödüllendirmem gerekirdi. Ancak ben el­de ettiğim bu mevkiden dolayı teşekkür olarak babanın kanını talep et­tim. Senin babanın onun babasından daha hayırlı olduğu meselesine ge­lince; evet, vallahi baban benden daha hayırlı idi. Ananın daha hayırlı olduğu meselesine gelince; hayır, vallahi Kureyş´ten bir kadın, Kelb o-ğullanndan bir kadından çok daha hayırlıdır. Senin ondan daha fazilet­li ve üstün olduğun meselesine gelince; senin gibi adamların Şam´a do­lup taşmasına pekte razı değilim."

Bu konuşma üzerine Yezid, babasına: "Ey mü´minlerin emin! Sen, amcanın oğlunun işlerini halletme konusunda herkesten daha çok hak sahibi olan bir kimsesin. O sana serzenişte bulunmuştur. Senin de onun bu serzenişlerini gidermen gerekir." demiş, bunun üzerine Muaviye, Said b. Osman´ı Horasan´ın harp işlerine tayin etmiş. Said de Semer-kan´da gitmişti. Türklerden Sogd halkı ona karşı çıkmış ve iki taraf sa­vaşmıştı. Said, onları yenilgiye uğratıp şehirlerini de kuşatma altına al­mıştı. Soğdlu Türkler, onunla barış yapmışlar ve eşraftan olan kimsele­rin elli oğlunu ona rehin olarak vermişlerdi. Said, Tirmiz´de ikamet et­miş, onlara birşey yapmamış, rehin edilen çocukları yanma alıp Medi­ne´ye getirmişti.

Muaviye, bu senede insanların, oğlu Yezid´e veliaht olarak be/at et­meleri çağrısında bulundu. Muaviye, Muğire b. Şube hayatta iken de daha önce bu işe niyetlenmişti. ŞaTrî tarikiyle İbn Cerir´in rivayetine gö­re Muğire, daha önce Muaviye´nin yanına giderek kendisini Küfe valili­ğinden af etmesini istemiş, yaşlılığından ve zayıflığından Ötürü Muavi­ye onu bu görevden affetmişti. Yerine Said b. As´ı, Kûfe´ye vali olarak atamaya karar vermişti. Muğire, bunu duyunca pişman olur gibi oldu. Kalkıp Muaviye´nin oğlu Yezid´in yanma gitti ve ona, babasından, ken­disini veliaht olarak ataması talebinde bulunmasını tavsiye etti. Yezid de bunu babasından istedi, Muaviye ona: "Bunu sana kim söyledi " diye sorunca o, "Muğire teklif etti." diye cevap verdi. Muaviye, Muğire´nin bu teklifinden hoşlandı ve onu tekrar Küfe valiliğine atadı. Ona, bu işiçin çalışmasını emretti, bunun üzerine Muğire de bu işi başa çıkarmak için olanca gayretini gösterdi. Muaviye, Ziyad´a bir mektub göndererek bu konudaki fikrini sordu. Ancak Ziyad, Yezid´in oyuna ve ava meyilli oldu­ğunu bildiği için bundan hoşlanmadı. Muaviye, Ziyad´ı bu görüşünden vazgeçirmek için yanma samimi arkadaşı olan Ubeyd b. Ka´b b. Numeyrfyi gönderdi. Ubeyd, önce Dımaşk´a gidip Yezid´le görüştü. Ona Ziyad´dan bahsetti ve kendisine veliahtlık talebinde bulunmamasını öğütledi.

Eğer bu işten vazgeçerse, bu iş için çalışmasından daha hayırlı ola­cağını söyledi. Yezid de bu talebinden vazgeçti. Babası ile görüşerek vazgeçtiğini bildirdi ve ikisi de bu hususta o zaman anlaştılar, ancak bu senede Ziyad vefat edince, Muaviye işi sonuçlandırmak için teşebbüse geçti. İnsanları Yezid´e veliaht olarak bey´ata davet etti. Oğlu Yezid için bey´at akdetti ve bunu bütün beldelere birer mektubla bildirdi, diğer beldelerdeki insanlar da veliaht Yezid´e bey´at ettiler, ancak Hz. Ebu Bekir´in oğlu Abdurrahman, Hz. Ömer´in oğlu Abdullah, Hz. Ali´nin oğ­lu Hüseyin, Zübeyr´in oğlu Abdullah ve Abbas´m oğlu Abdullah, Yezid´e bey´at etmediler. Bu sırada Muaviye, umre için Mekke´ye gitti. Mekke dönüşünde Medine´ye uğradığında o beş kişiden herbirini ayrı ayrı çağı­rıp tehdit etti, bey´at etmediklerinden ötürü korkuttu. Bunlardan Mua-i karşı şiddetle karşı koyan ve sert konuşan Abdurrahman b. Ebu Bekir oldu, en yumuşak cevap veren de Abdullah b. Ömer oldu. Sonra bu beş kişi, minberin alt tarafında hazır beklemekte iken Muaviye, minbe­re çıkıp bir hutbe okudu. Halk Yezid´e be/at ettiler. Bu beş kişide orada oturmaktaydılar. Ne muvafakat ettiler, ne de muhalefette bulundular. Çünkü Muaviye, onları tehdit edip korkutmuştu. Bundan sonra diğer şehirlerde de Yezid´e bey´at edilmişti. Diğer ülkelerden heyetler, Ye-zid´in yanına geldiler, gelenler arasında Ahnef b. Kays da vardı. Muavi­ye ona, gidip Yezidle konuşmasını emretti. O da gidip Yezidle sohbet et­ti, konuştu. Sonra Yezid´in yanından ayrıldığında Muaviye, Ahnefe şöyle dedi:

- Yeğenini nasıl buldun

- Yalan söylersek Allah´tan korkarız, doğru söylersek de sizden korkarız. Sen, gecesinde, gündüzünde, gizlisinde, açığında, girdisinde, çıktısında, Yezid´i bizden daha iyi bilirsin. Benim ne demek istediğimi çok iyi anlarsın, bize düşen, emri dinleyip itaat etmektir. Sana düşen de, ümmete nasihat etmektir."

Muaviye, Hz. Hasan´la barış yaptığı zaman kendisinden sonra Hz. Hasan´ın veliaht olmasını kararlaştırmıştı. Ancak Hz. Hasan, vefat e-dince Yezid´in durumu Muaviye nezdinde kuvvetlendi ve Muaviye, onu veliahtlığa layık gördü, bu da babanın evladına olan sevgisinden dolayı idi. Yezid´de dünyevi necabet ve asaleti görüyordu. Özellikle hükümdar çocuklarının savaş taktiklerini bildiklerini, yönetimi düzgünce yürüte­bileceklerini, idari görevleri layıkı veçhiyle ifa edebileceklerini biliyor­du. Bunu sahabelerden herhangi birinin hakkıyla yerine getiremeyece­ğini sanıyordu. Bu sebepledir ki Muaviye, Abdullah b. Ömer´e şöyle de­mişti:

- Benden sonra reayanın (halkın) başıboş koyunlar gibi yöneticisiz kalmasından korktuğum için Yezid´i veliaht tayin ettim.

Ibn Ömer de ona şöyle demişti:

Herkes Yezid´e bey´at ettikten sonra ben de kendisine -organları ke­sik bir köle olsa bile- bey´at ederim.

Yezid´i veliaht tayin ettiğinden dolayı Said b. Osman b. Affan da Muaviye´yi kınamış ve Yezid´in yerine kendisini veliaht tayin etmesini istemişti. Ona şöyle demişti:

- Babam seninle ilgilendi. Nihayet şeref ve onurun doruk noktası­na yükseldin ama kendi oğlunu benden öne geçirdin, oysa ben şahsen ondan daha üstünüm, babam ve annem de onun babasından ve annesin­den daha üstündürler.

Muaviye, böyle diyen Hz. Osman´ın oğlu Said´e şu karşılığı verdi:

- Babanın bana iyilik ettiğini söylüyorsun. Bu, inkar edilmeyecek birşeydir. ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hicretin Elliyedîncî Senesi
« Posted on: 20 Kasım 2019, 17:07:29 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hicretin Elliyedîncî Senesi rüya tabiri,Hicretin Elliyedîncî Senesi mekke canlı, Hicretin Elliyedîncî Senesi kabe canlı yayın, Hicretin Elliyedîncî Senesi Üç boyutlu kuran oku Hicretin Elliyedîncî Senesi kuran ı kerim, Hicretin Elliyedîncî Senesi peygamber kıssaları,Hicretin Elliyedîncî Senesi ilitam ders soruları, Hicretin Elliyedîncî Senesi önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &