ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Güncel Haberler & Tarihden Başlıklar ๑۩۞۩๑ > Yaşamdan Seçmeler > Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demiş
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demiş  (Okunma Sayısı 127 defa)
09 Mart 2017, 07:59:46
Sefil
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28.807


« : 09 Mart 2017, 07:59:46 »



Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demiş

On dördüncü asrın hâdim-i Kur’ân’ı da, dokuz yaşından altmış (seksen altı) yaşına kadar, bilâistisna, doğrudan doğruya Kur’ân namına hizmet ve hareketi ve zamanın padişahından en canavar reislerine baş eğmediği...

Hâfız Ali’nin fıkrasıdır.Pek sevgili ve muhterem Üstadım; Hazret-i Şeyh-i Geylânî kuddise sırruhu’l-âlî’nin keramet-i acibe-i gaybiyesini aldım. Hayretimden düşünmeye başladım. Aradan çok geçmeden, hizmet ettiğim Nur elektrik fabrikasından bir düğme çevrildi, bir mumluk bir ziya geldi. Birşeyler görmeye başladım. Aynıyla yazıyorum. Kusur ve noksan, biçare Ali’nindir.Evet, Üstadım, nasıl ki, Fahr-i Âlem (sallâllahü aleyhi ve sellem) Hazretleri şecere-i kâinatın hayattar çekirdeği, enbiya ve mürselîn o şecere-i mübarekin dalları olup, dalın iptidasından müntehasına kadar, kat’î bir alâkayla daimî birbirlerini götürüyorlar. Bu sır için, Hazret-i Âdem Safiyyullah kokladığı ve hissettiği nur-u Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm) hakkında demiş: “Yâ Rab, benim alnımda bir çığırtı var, nedir?” Cenâb-ı Kibriya hazretleri buyurmuş: “Nur-u Muhammed’in (aleyhissalâtü vesselâm) tesbihidir.” Aynen kütüb-ü sâbıkada da vesile-i dünya olan Şâh-ı Levlâki evsafıyla, ashabıyla haber vermeleri gösteriyor ki, ulûm-u evvelîn ve âhirîni cami bir kitapla ba’s olunacak, kâinatın ruhu hükmünde ve bütün kâinatın güzellikleri kendi fıtratında tecemmu edip, tekemmülle tulûu, fecirden sonra şemsin tulûu gibi bekleniyordu.İşte bu kitab-ı kâinatın vâzıh bir fihriste-i mukaddesesi olan Furkan-ı Mübîn, Arş-ı Âzamdan ve her ismin âzamî mertebesinden nüzul ile kökü Arş-ı Âzamdan, gövdesi Fahr-i Âlemin (sallâllahü aleyhi ve sellem) sadrına ve dalları bütün zemini ihata eden kitab-ı kâinatın her sahifesinde ve her cüz’ünde lâfzullah ve lâfz-ı Resul-i Ekrem (aleyhissalâtü vesselâm) ve lâfz-ı Kur’ân’ın bütün birbiriyle alâkadarane işaret edip birbirini göstererek, birbirinin hükümlerini tasdik ettikleri misillû, Hazret-i Şeyh (k.s.) sırrına mazhar olduğu, esmâ ve cilvesine mazhar olduğu Levh-i Mahfuz ve lûtfuna mazhar olduğu Cenâb-ı Hâlıkın bildirmesiyle, sekiz asır sonra kendisiyle tevafuk eden bir hâdim-i Kur’ân’ı görüp ve tasdik etmekle haber vermesi, hak ve ayn-ı hakikattir.Evet, Hazret-i Şeyh hâdim olduğu o hizmet-i kudsiye-i Kur’âniye hürmetine zamanın padişahlarını titretmiş, nur-u Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm) omuzunda tecellî etmesiyle, o nur-u Muhammed’in (aleyhissalâtü vesselâm) ziyasıyla hareket eden bütün evliya Hazret-i Şeyhe boyun eğmeleri, gerek müslim ve gayr-ı müslim ve herbir meşrep ehli Hazret-i Şeyhi tenkide cür’et etmemeleri gösteriyor ki, cadde-i Muhammediyede (sallâllahü aleyhi ve sellem) bataklık ve nur-u Muhammedîde (aleyhissalâtü vesselâm) zıll olmadığını, aynelyakîn derecesinde ispat ediyordu.Öyle de, on dördüncü asrın hâdim-i Kur’ân’ı da, dokuz yaşından altmış (seksen altı) yaşına kadar, bilâistisna, doğrudan doğruya Kur’ân namına hizmet ve hareketi ve zamanın padişahından en canavar reislerine baş eğmediği, hattâ terakkiyat-ı fenniye ve zihniyede birinciliği ihraz eden, Avrupa devletlerini iskât eden, zemzeme-i Kur’âniyenin şifâhânesinden nebeân ederek, onların semlerine karşı tiryakları şişe değil, mâ-i câri nehirlerle i’lâ-yı kelimetullah eden ve onların kal’alarını zîr ü zeber eden, emsâli görülmemiş on dördüncü asra mahsus envâr-ı Kur’âniyeden Risale-i Nur’la, cihanın cihât-ı sittesini ve semânın yüzünü aydınlatan ve yaralı olup ölmeyen ehl-i imanın yaralarını tedavi ve seksen yaşında ihtiyarlarını şâbb-i emred ve gençlerini mâsum bir hale Hazret-i Eyyubvârî hayat bahşına vesile olan hâdim-i Kur’ânînin ve Nur Risalelerini, değil Hazret-i Şeyh (k.s.) altıncı asırdan on dördüncü asırda görmesi, kütüb-ü sâbıkada remzen ve Hazret-i Kur’ân’da sarahaten göstermeleri, o kitab-ı mübarekin şe’nindendir, diyebileceğim.İnşaallah, vazifenin makbuliyetine işarettir ki, vazifenin ehemmiyetine binaen Cenâb-ı Hak onu çok zaman evvel göstererek, meb’us-u âlem, güzide-i benî Âdem Efendimizden, Hulefâ-i Râşidînden (radıyallahü anhüm), aktâb-ı evliyadan öyle bir mânevî kuvvet teraküm etmiş oluyor ki, değil bu zamanın kör ve sağırları, dünyanın en azgın firavun ve nemrutları da olsa, yine korkacakları ve ağız açamayacakları bedihîdir. Dilerim Cenâb-ı Haktan, envâr-ı Kur’âniyenin 1 لاٰۤ اِلٰهَ اِلاَّ للهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ bayrağı altında toplanan ehl-i imanın ellerine yetişmesiyle, ilâ yevmilkıyâm o envârın tevessüüne ve neşrine hayatını fedâ eden ve edecek erbabının teksirini ihsan buyursun. Âmin, âmin, bihurmeti seyyidi’l-Murselîn.Sevgili Üstadım, yarım yaşımın tercüman olduğu şu arîzama, yarım nazarla bakıp aff-ı kusur buyurmanızı diler, el ve eteklerinizden öper, “Bize ve bütün âleme vesile-i hayat olan Üstadım, Cenâb-ı Hak sizden ebediyen razı olsun” duasını gece ve gündüz niyaz eylerim.Mücrim talebeniz Ali1 : Allah’tan başka ilâh yoktur, Hz. Muhammed (a.s.m.) Onun Resulüdür.Devam edecekÖNCEKİ BÖLÜMLERLâhika mektupları hizmet-i Kur’âniyenin esaslarını ders veriyorHulûsi Bey ve Sabri Efendinin mektuplarının Risale-i Nur'a dahil edilmesinin beş sebebi varÜstadın vazifesinin bitmediğine dair burhanlarRisale-i Nur mektuplarının bendeki tesirleriSize bu eseri yaptırtan o Nurları ayak altında bıraktırmazÖmrümde ilk defa olarak Üstad dedimİhtiyaca ve hâl-i âleme göre yazdırıldığına asla şüphe kalmamıştırDoğrudan doğruya nur-u Kur’ân olan mübarek SözlerOn Dokuzuncu Mektup ile yeniden hayata dönmüş gibi oldumEserleriniz güzel bir Üstad, ulvî bir mürşid olacakBu hakaikle Avrupa ehl-i dalâletine de meydan okunurAllah bu Nurları âciz insanlarla bile neşir ve muhafaza ettirirRisaletü’n-Nur’un dinleyicileri arasında 88 yaşında bir hoca vardıBu eserler bütün cemaatlere daima mazhar-ı takdir oluyorYeğeni Abdurrahman'dan Said Nursi'ye: Aziz MamoOn Dokuzuncu Mektup, ruh ve kalb-i âcizîyi gül ve gülistanlığa çevirdiMüşrik ve münkirleri mağlûp ve ilzam eden son sistem malzeme-i cihadiyeBeşerin ayağını kaydıran şu asırda Nur fabrikasından her nevi teçhizat alınmalıAvrupa meftunlarına atılan topun elmas güllelerini gördümCenâb-ı Hak sancak-ı Muhammedî (asm) tahtında cümlemizi haşreylesinO söz felsefenin çıkmazına sapan gafil ve âsilere müthiş bir darbe gibi çarpıyorOtuz Üçüncü Sözünüzle kalbimi tedavi buyurmanızı istirham eylerimZaman olur ki herşey, herkes, her muamele, kalbi incitiyor, işte ilacıNur deryasından içmek isteyen bunları alsa dahi kalp ve ruha kâfiSözlerinizi insafla okursa tevbeye mecbur olacağına kat’iyen ümitvârımGüzellik yazılarımızda değil, i’câz-ı Kur’ân’dan olan nurlu Sözler’e aittirIsparta’nın intibahına sebep olan Âdilcevazlı Bekir Ağanın duygularıOnuncu Söz'ü aldığım dakikada bir ağacın altına gittimBenim için buna ruhsat veren Cenâb-ı Hakka milyarlarca hamd ediyor ve şükrediyorumMirac gibi bir şâheser karşısında apoletleri sökülmüş bir kral vaziyetine düşerBendeniz, doktorların düşündüğü gibi düşünmüyorumBu kardeşinizde, Üstadının bazı hasletlerinden vardırRisale-i Nur, Avrupa’ya karşı Kur’ân’ın parlak bir güneş olduğunu gösterecek25. Söz 'Yaş ve kuru ne varsa Kur'an'da yazılmıştır' ayetini ispat ediyorEnvâr-ı Kur’âniye burhanlarından Sözler kalbimi nurlandırıyorBahtiyar kardeşim Hüsrev, o menzili çok güzel süslendirmişsinHerkesten ziyade hasta olan, maddî ve gâfil doktorlardırŞu tevafukat-ı acibe başka kitaplarda bulunur mu?Cumartesi günü, saat on bir buçukta müjdeli ve mübeşşir eseri aldımBir zerrede kâinatın saltanatının küçük nümunesi mevcutturHz. Muhammed’in (asm) muazzam mucizesi elimizde değil mi?Yirmi Üçüncü Söz insanlara insanlıklarını ihtar ediyorAradaki hâinlerin engel olmaları, şüphesiz çok müteessir ediyorO mektubu valideme okudum, gözlerinden yaşlar dökülüyorduRisalelerin her birisinin nurları bir, güzellikleri ayrıGözlerimden dökülen yaşları risaleleri okumakla teskin edebiliyorumÜstadıma kendi elimle Kur’ân-ı Kerîmi yazıp takdim etmeyi çok arzu ediyorumEy Üstad! Eserlerin seni nâmınla beraber yaşatacaktırManevî iplerle bağlanmış bir cemaat efradının sevini hissediyorumBazıları soruyor, Nur eczahanesinde ne gibi tedaviler var?Emsâli görülmemiş hakikatleri Hazret-i Kur’ân’dan istiyorKötü alimlere çok mükemmel ve manevî tokat aşk ediyorsunuzBinbaşı Âsım Beyin Risale-i Nur şiiriBu Sözler, şükür nehrinin menbaına şükür dağının tepesine götürüyorRahmet-i İlâhiyeye, Üstadımız elyak ve elhak memur ve vasıta olmuşturNur talebelerinin bu hali bir alâmet-i muvaffakiyettirÜstadım, imanımı balyozuyla kırarak kurtardıÜstadım, Kur’ân denizindeki definelerini meydana çıkarmıştınız29. Mektuptaki o bölüm beni derin derin tefekküre sevk eylediKâinatın sırlarını açan anahtarları bu fakire veren o risalelerdirHattat ve şair Ahmed Galib'in Sözler ve Bediüzzaman şiiriZahiren otuz üç adet, mânen otuz üç milyon elmas, inci ve mücevheratBazan yoruluyorum, nefsimi ruhum vazifeye davet ediyorMedar-ı tesellîmiz Erhamü’r-Râhimîn’in bize kavuşturduğu hakikatlerdirTarikatı anlatan bu risaleyi çok ehemmiyetli buluyorumÜstadım, Kur’ân-ı Hakîmin son sistem malzeme-i mübarekelerini icada vesilesinizO risale Ulemâü’s-sû’ ahzâbına şedit bir tokattırBu hafta sevincim ve şevkim pek ziyade idiKur’ân-ı Azîmüşşâna fedâ olan bu baş, başka yere eğilmeyecekNasuhîzade Şeyh Mehmed Efendiden Bediüzzaman'a şiirGönül şöyle arzu ediyor: Bu fakir, siz Üstadımdan evvel kabre girsinHafız Ali'nin şehid olacağını hissettiği yazısıBu nurlu eserler hem okşamak, hem korkutmak gibi iki zıt tesiri hâizdirRica ederim gücenmeyiniz hediyenizi bunun için kabul edemedimBediüzzaman Said Nursi'den talebelerine ciddi kardeşlik uyarısıAncak ve ancak i’câz-ı Kur’ân’ın o büyük denizinin reşhasıdırİki haftadır Sırr-ı inna ateyna risalesini okuyor ve elimizden bırakmıyoruzMüftü 'Hiç kimsenin muktedir olmadığı hakaiki Kur’ân’dan bulup çıkarmışlar” diyorSözler ve Mektubat'ın en harika vasfı bu ince noktadaNasıl o Hâlık-ı Zülcelâle nihayetsiz bir minnettar...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 09 Mart 2017, 08:00:59 Gönderen: ♜ Halim ♜ »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demiş
« Posted on: 05 Nisan 2020, 14:04:36 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demiş rüya tabiri,Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demiş mekke canlı, Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demiş kabe canlı yayın, Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demiş Üç boyutlu kuran oku Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demiş kuran ı kerim, Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demiş peygamber kıssaları,Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demiş ilitam ders soruları, Hazret-i Âdem nur-u Muhammed (asm) hakkında demişönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &