> Forum > ๑۩۞۩๑ Memurluk ve Sınav Sistemleri ๑۩۞۩๑ > Diyanet İşleri Başkanlığı > Diyanet Duyurular > Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalar  (Okunma Sayısı 611 defa)
30 Ağustos 2016, 08:38:09
Sefil
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28.807


« : 30 Ağustos 2016, 08:38:09 »



Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalar

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, NTV’de Oğuz Haksever’in sorularını yanıtladı.

NTV ekranlarından canlı olarak yayınlanan programda Diyanet İşleri Başkanı Görmez, 15 Temmuz kanlı darbe girişimi, 40 yıldır din görüntüsü altında İslam’a büyük zararlar veren FETÖ yapılanması, 15 Temmuz gecesi Türkiye’nin tüm camilerinden sala verilmesi, “15 Temmuz Darbe Girişimi ve Din İstismarına Karşı Birlik, Dayanışma ve Gelecek Perspektifi” başlıklı tek gündem maddesiyle tarihinde ilk defa olağanüstü toplanan Din Şurası ve burada alınan kararlar konusunda açıklamalarda bulundu.

Dini kullanarak 40 yıldır toplumun dini hayatına zarar veren FETÖ yapılanması ve toplum üzerinden din mühendisliği çalışmalarına dikkat çeken Başkan Görmez’in açıklamalarından önemli satır başları şöyle;

“15 Temmuz sonrasında bizi birbirimize kenetleyen birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhu ebediyete kadar daim olsun…”

Öncelikle 15 Temmuz şehitlerini rahmetle yad ediyorum. 15 Temmuz’dan bugüne kadar öncesinde ve sonrasında pek çok şehit verdik, bir hazan mevsimi yaşıyoruz. Rabbim hepsine rahmet eylesin. Gazilere, yaralılara acil şifalar diliyorum. 15 Temmuz sonrasında bizi birbirimize kenetleyen birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunun ebediyete kadar daim olmasını, gelişerek süreklilik kazanmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

“Diyanet’in görevi sadece namaz kıldırmak, camileri idare etmek değil, milletin iradesi gasp edilmek istendiğinde milletimizi hukukuna sahip çıkmaya davet etmektir…”

Diyanet, 100 bini aşkın personeliyle bu milletin dini hayatına, manevi hayatına rehberlik yapan bir müessesedir. Bizim görevimiz, sadece namaz kıldırmak, sadece camileri idare etmek değil. Bize düşen, zor zamanlarda milletin iradesi gasp edilmek istendiğinde, milletin paralarıyla alınan tankları milletin kalbine yöneldiğinde bize düşen minarelerimizden salalar okuyarak milletimizi hukukuna sahip çıkmaya davet etmek oldu. Çünkü Kurtuluş Savaşımızda da, diğer bütün zamanlarda da din hizmeti yürütenlerin vazifesi daha çok milletin o maneviyatını ayakta tutmak ve milletin yanında yer almak olmuştur. Bizim de ilk aklımıza gelen o oldu.

“Milletimiz, kulağında sala, dilinde tekbir, elinde bayrak ile meydanlara yürüyerek üzerine çöken o ihaneti bertaraf etti…”

Sala barıştır, salat rahmettir. Rahmet ve barışın bize yönelen bu şiddeti ortadan kaldıracağına inandık. Herhangi bir şiddete başvurmadan bu gece hep beraber milletin yanında yer alalım dedik ve sabahlara kadar da Türkiye’nin bütün camilerinde böyle oldu. Milletimiz, kulağında sala, dilinde tekbir, elinde bayrak ile meydanlara yürüyerek hamd olsun o kâbus gibi milletimizin üzerine çöken o ihaneti bertaraf etti. Ben bu vesileyle bir kez daha gerçekten o gece sabaha kadar milletle beraber hareket eden, onların maneviyatını ayakta tutmaya çalışan bütün din gönüllüsü kardeşlerime tekrar teşekkür etmeyi yerine getirilmesi gereken bir vazife addediyorum.

“Her kurum gibi Diyanet İşleri Başkanlığı ve İlahiyat camiasının da bir özeleştiri yapması gerekiyor…”

Bu darbe girişimi, bu topraklarda yaklaşık 40 yıl kendisini dini bir cemaat olarak adlandırmış bir yapının öncülüğünde gerçekleşti. 40 yıl bu topraklarda vaazlar verildi, konuşmalar yapıldı, evler kuruldu, okullar açıldı. Bütün bunlar da din söylemi altında yapıldı. Üstelik bu dini yapı bizim zekâtlarımızı toplayarak, bizim sadakalarımızı çalarak, bizim evlatlarımızı devşirerek, bizim evlatlarımızın beynini yıkayarak bu noktaya getirdi. Cenabı Hakk’ın adını, Sevgili Peygamberimizi, sahabeyi yani dini kullanarak bu noktaya geldi. Ayrıca bu yapı DAEŞ gibi, Boko Haram gibi, El Kaide gibi şiddetten söz etmemişti bize. Bilakis savaşı, şiddeti, kötülüğü daha çok yererek, barış diyerek, kardeşlik diyerek, diyalog diyerek, dinler arası diyalog diyerek bir yapıyı ayağa kaldırdı. Diyanet İşleri Teşkilatı’nın da özeleştiri yapması gerekiyor. İlahiyat camiasının da aynı şekilde bir özeleştiri yapması gerekiyor. Ancak bunun yanında Diyanet İşleri Teşkilatı olduğu için, bu toplumun tamamını kuşatmamış olduğunu söyleyebilirim.

“Açık düşmanla mücadele etmek kolaydır, ancak münafıkla mücadele etmek zordur…”

Tarihimize baktığımız zaman bu yapının söylemini camiye sokmadık. Bir bütün olarak ele aldığımızda Diyanet, yapının söylemlerinin camiler ve din söylemi içerisine girmemesi için elinden gelen her türlü gayreti sarf etmiştir. Bu yapının bilhassa dinler arası diyalog söyleminin dünyayı aldatan bir söylem olduğunu tespit ettikten sonra, uluslararası bir toplantıda ‘Dinler arası diyalog yoktur. Tevhit ile teslis arasında diyalog olmaz. Ama dini kurumlarla, din adamları arasında, dünyanın meseleleri arasında doğru ilişkiler olur’ dedikten sonra Diyanet adeta hedefe alındı. Büyük bir itibar suikastına uğradı. Bu ülkede Diyanet kadar bu yapı tarafından itibar suikastına uğratılan çok az kurum vardır. Açık düşmanla muhatap olduğumuzda yapacağımız işler bellidir. Ama İslam dininin ve İslam dünyasının başa çıkmakta zorlandığı bir düşman vardır ki o da nifaktır. Münafıkla uğraşmak, mücadele etmek zordur.

“Haramı ve helali belirleme yetkisi, dinin esaslarını koyma yetkisi ancak Allah’a aittir…”

Hz. Peygamberden başka masum, günahsız, tartışılmaz, mutlak hakikat, hakikatin kaynağı yoktur. Rehber sadece muallimdir, mürebbidir. Bize sadece ders verir, ilim öğretir, alimdir. Ama dinin otoritesi, dinin kaynağı, söyledikleri dinde kaynak, tartışılmaz kabul edilecek bir beşer yoktur. Baki hakikatler fani şahsiyetler üzerine bina edilmez. Masumiyet, günahsızlık sadece peygamberlerde vardır. İslam dünyası erken asırlardan itibaren bir hataya düştü. Bizden önceki dinlerde de bu hataya düşülmüştü. Yahudi ve Hristiyanlarla ilgili bir ayet nazil olduğunda, ‘Onlar hahamlarını ve papazlarını ilah edindiler, rab edindiler’ denildiğinde, Adiyy bin Hatem isimli Yahudi din bilgini iken Müslüman olmuş birisi ayağa kalktı; ‘Ya Resulullah, ben bu kadar içlerinde yaşadım, biz onları rab edinmemiştik, burada bir yanlışlık yok mudur’ diye sorar. Sevgili Peygamberimiz de der ki, ‘Onlar bir şeye haramdır dedikleri zaman siz de haram demiyor muydunuz? Onlar bir şeye helal dedikleri zaman siz de helaldir demiyor muydunuz?’ ‘Evet biz böyle derdik’ diyor. ‘İşte bu onları rab edinmenizdir’ Haramı ve helali belirleme yetkisi, dinin esaslarını koyma yetkisi Cenabı Hakk’a aittir. Vahiy ile o bize bildirmiştir. Dolayısıyla beşer dediğimiz bir varlığı dinin yegâne otoritesi, haram ve helali belirleyen, bize istediğini söyleten, her türlü gayri meşru düşünceyi meşrulaştıran bir insan konumuna düşürdüğümüzde bu, insanı şirke götüren bir davranıştır.

“Topluma silah yönelten bir insanın ‘hoca efendi’ gibi bir sıfatı hak etmesi mümkün değildir…”

Malumat sahibi olmakla alim olmak ayrı bir şeydir. İslam dininde alim dendiği zaman, aynı zamanda ilmiyle amel eden, ihlas sahibi, İslam’ın ortaya koyduğu o öğretiler içerisinde hareket eden insan demektir. Bu süreçte Diyanet İşleri Başkanlığı olarak en çok müşteki olduğumuz husus, bizim bizatihi yürüttüğümüz görevlere unvan olarak verilen isimlerin tamamının neredeyse adeta kirlenmesidir. İmam, alim, vaiz, hoca efendi, cemaat gibi kelimeler. Bir insanın 40 yıl kendisini topluma farklı tanıtarak, eğitim, ahlak, inanç, zekât, sadaka diyerek, ‘ben çocuklarınızı ahlaklı bir nesil yetiştireceğim’ diyerek, sonra o açtığı evlerde beyinler yıkayarak, toplumu teslim alarak, daha sonra toplumun imkânlarıyla alınan silahları topluma yönelten bir insanın bu sıfatları hak etmesi mümkün değil.

“FETÖ, eğitim, maneviyat ve güç açığımızı kullandı…”

Geriye dönerek bir hasar tespiti yapma mecburiyeti var. En azından bundan sonra aynı hatalara düşmemek için hasar tespiti yapmak gerekir. Bu yapı yahut benzer herhangi bir yapı toplum olarak bizim hangi açığımızı kullandı. Hangi açlığımızı, hangi beklentimizi istismar etti. Baktığımızda üç açığımızı tespit ederek yola çıktıklarını görüyoruz. Birincisi, eğitim açığımızı gördüler. Dershanelerle, okullarla adeta paralel alternatif bir eğitim ihdas ederek ve Türkiye’de her düşünceden insanın kendi çocuğunu göndermek zorunda bırakıldığı bir eğitim ortamı oluştu. Önce bunu tespit etmek gerekiyor. Bunun için üniversitelerimizin ve Milli Eğitim Bakanlığımızın oturup çalışmalar yapması gerekiyor. İkinci açığımız, din ve maneviyat açığımız. Burada da Diyanet ve ilahiyatın üzerinde durması gerekiyor. Son olarak ise, güç açığı, itibar açığı. Bilhassa devşirme metodu. Öğrencileri evlerde yetiştirme metodu. Hem eğitim açığımızı, hem maneviyat açığımızı, hem de güç ve itibar açığımızın kullanıldığını görüyoruz. Öyleyse bu açıklarımızı toplum olarak kapatmamız gerekiyor. Her müessesenin kendi üstüne düşeni yapması gerekiyor.

“FETÖ, üç kavramla bizi aldattı…”

Yapının tamamına ve tarihine baktığımız zaman üç kavram görüyoruz. Biri hizmet kavramı, biri himmet kavramı, biri de tedbir kavramı. Aslında bu üç kavram hem din anlayışını, hem topluma bakışını, hem de toplumla ilişkilerini bütün yönleriyle ortaya koyuyor. Dinin tarihinde de hizmet kavramı müspet bir kavramdır. ‘Toplumun efendisi topluma hizmet edendir’ buyurur sevgili Peygamberimiz. Dolayısıyla Hakk’a ve halka hizmet İslam’ın insanlara yüklediği bir vazifedir. Ama bu hizmet kavramının nasıl kullanıldığını gördük biz? Hizmet kavramının toplumu ve devleti ele geçirmek için kullanıldığına şahit olduk hep birlikte. Himmet kavramı yardım etmek manasındadır, içinde sadakası, zekâtı, infakı, yardımı vardır. Ama himmet kavramının zaman içerisinde bir haraca dönüştüğünü hepimiz gördük. Hassaten din anlayışına baktığımız zaman, her türlü yanlışlığı meşrulaştıran bir ruhsat ortaya çıkıyor...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.039


View Profile
Re: Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalar
« Posted on: 26 Ekim 2021, 05:32:04 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalar rüya tabiri,Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalar mekke canlı, Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalar kabe canlı yayın, Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalar Üç boyutlu kuran oku Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalar kuran ı kerim, Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalar peygamber kıssaları,Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalar ilitam ders soruları, Diyanet İşleri Başkanı Görmez’den FETÖ ile ilgili önemli açıklamalarönlisans arapça,
Logged
30 Ağustos 2016, 15:27:59
Ceren

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.536


« Yanıtla #1 : 30 Ağustos 2016, 15:27:59 »

Esselamu aleyküm.Rabbim ülkemizi terör örgütlerine karşı ve Fetöcü hainlere karşı  korusun ve ülkemize birlik beraberlik nasip etsin inşallah.Rabbim razı olsun paylaşımdan Halim abi...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &