ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Ve gönüller rikkatle çarparken
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ve gönüller rikkatle çarparken  (Okunma Sayısı 396 defa)
21 Haziran 2010, 12:26:35
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 21 Haziran 2010, 12:26:35 »



…Ve Gönüller Rikkatle Çarparken


Bu mübarek günler ve geceler, her şeye ve herkese kendi rengini, kendi tadını ve kendi şivesini katar; kucakladığı her şeyi yumuşatır, hülyalaştırır ve tasavvurlarımızı aşan derinliklere ulaştırır Çarşı-pazar, ev-mâbed, okul-kışla hemen her yerde sezilen derin bir büyü, mü’minlerin simalarında parıldayan uhrevîlik, bakışlarından süzülen ilâhîlik ve bilhassa gece saatlerinde gözlerimizin içine gülen rengârenk ışıklar, bize hep bir başka buudda yaşıyor olmanın nağmelerini fısıldarlar Evlerinde, iş yerlerinde, mâbedlerde gördüğümüz, karşılaştığımız her sima, hep bir vuslat yolculuğu yaşıyor gibi, yer yer aşk u melâlle, zaman zaman da ümit ve beklentilerle dalgalanır ve bir duygu çağlayanı haline gelerek sonsuza akar

Hele, gönüllerimizde ibadet ü taat coşkusu arttıkça, her şeyi daha farklı duyma ve yaşama kabiliyetimiz de âdeta köpürür ve bizi kendi ummanı içine çeker Böyle anlarda, cismanî rabıtalarımız bütün bütün zayıflar, ruhlarımız gündelik alâkalardan kurtulur ve kendimizi, topyekün varlığı rasat edeceğimiz bir noktaya yükselmiş sanırız Artık, ovaları-obaları, dağları-bayırları, içinde neş’et ettiğimiz evleri, ikliminde ahirete hazırlandığımız ibadethaneleri; hâsılı canlı-cansız her şeyi O’nun ellerinden akıp gelmiş güzellikler olarak kucaklar, sever, oksijen gibi ciğerlerimize çeker ve “oh” ederiz

Her zaman bir ışık tufanı gibi doğan bu nurlu gün ve gecelerde, mü’minlerin oturuş-kalkış ve umumî edalarında büyüleyen bir iman, bir mârifet, bir aşk ve bir ledünnîlik tüllenir iman, mârifet ve aşkla beslenen ruhanî hazlar, bütün maddî zevklerin ve lezzetlerin önüne çıkarherkes kendi irfan eksenine göre bir mukaddes ufka doğru yol almaya başlar bu yolda, her gün katettiği merhalenin sonunda küçük bir vuslata ulaşır ve bu mübarek seferini âdeta taçlandırır Ruhlarını, her gün böyle bir vuslat ve bütün bu vuslatların çağrıştırdığı büyük visalin hülyalarıyla besleyenler, duygularına akan güzelliklerden, ibadetlerin bağrında tomurcuklaşan ümitlerden, bütün inanmış gözlerde ve gönüllerde çağlayan mânâlardan elde ettikleri hazlarla ledünnî bir sessizliğe gömülür, kendilerini ötedeki buluşmanın rüyalarına salar ve füsunlu bir ırmak içinde yüzüyor gibi zaman üstülüğe açıldıklarını sanırlar

Artık ruhların aradığı haz denizine ermiş bu talihliler, her an gönül gözlerinde ayrı bir büyü ile tüllenen ledünnî güzellikleri ve Sevgili’nin bakışlarında açılan çiçekleri, O’nun cemalinden akseden ışık hüzmeleri gibi duyarlar duyar ve âdeta kendilerini çeşit çeşit meyvelerle, güllerle, çiçeklerle üfül üfül esen bir bahçede bulur ve kopardıkları meyvelerin, güllerin, çiçeklerin üzerinde, bir ömür boyu eşiğine baş koydukları Zât’ın istikbalinin, ikramının sıcaklığıyla kendilerinden geçerler Hatta burada ulaşamadıkları bazı nimetlerin, değişik bir buudda vaad esintileri ve mükâfat dalga boyuyla akıp geldiğini seziyor gibi duygu dünyalarında Rahmeti Sonsuz’un o derin ve ezelî şefkâtiyle kucaklaştıklarını hissederler Bu ruh hâletiyle, hayatı daha değişik duyar, daha içten sever, çevrelerinde O’nunla irtibatlandırabildikleri her şeyi rikkatle kucaklar, sevgiyle okşar ve tıpkı bir gül gibi koklarlar

Kadınlar-erkekler, gençler-ihtiyarlar, bilenler-bilmeyenler, düz insanlar-bilgeler bu aydınlık gün ve gecelerde zariflerden zarif halleri ve incelerden ince tavırlarıyla masallarda olduğundan daha parlak bir şekilde bu mübarek zamanın mânevî güzelliklerine bürünür, inanmış olma mehâbetini bir peçe gibi yüzlerine asar, gözlerini ötelerin ışıklarıyla açar-kapar, gezdikleri her yere kendi koku ve boyalarını çalar, duygularının derinliklerinde âdeta uhrevîleşir ve birer melek kesilirler İnsan onların çehrelerinde, minarelerdeki mahyaları, sokaklardaki kandilleri, sanki onların süzülmüş bakışları, saçılmış incileri, dağılmış duyguları sanır; sanır ve onları, hayalinde ruhanîleri resmettiği gibi görür

Evet, iman, aşk, arzu ve hülyaların; ümit, lezzet ve vuslatların dalgalandığı bu temiz simalar, müştak, hayran, mutlu ve sessizdirler; ama ruhlarındaki mânâları duyuran tavırları, davranışları, bakışları her zaman çevrelerine, insanda lâhûtîliğin erişilmez bir buudu gibi tecelli eder ve sezip anlayanları âdeta büyüler
Bazılarımız bu aydınlık mevsimde, her zamanki dar mantıklarımızdan sıyrılarak, bir kudsî âleme davet edilmiş gibi kendimizi sevinç, coşku, heyecan ve ağlamaya salarız bazılarımız yıldızlar arasında, ayla-güneşle atbaşı, bir seyahate çıktığımızı tahayyül eder ve soluklarımızın meleklerin soluklarına karıştığı zehabına kapılırız Öyle ki, gönüllerimiz olabildiğince yumuşar, gözlerimiz yaşarır; içimizde çok defa mevcudiyetlerini hissettiğimiz kördüğümler gevşer ve nefsin ukdeleri çözülür; derken gözyaşlarımız ruhumuzun derinliklerine sinmiş bütün problemleri önüne katar, sürükler ve vicdanlarımız “oh elhamdulillâh” der
Herkes, kendi gönlünü dolduran mânânın enginliği ölçüsünde, o “ân”a kadar, cismaniyetinin baskılarından ötürü görmeye muvaffak olamadığı bir kısım derinlikleri hissetmeye başlar; gençler güç, kuvvet ve zindeliklerinin hakkını verme duygusuyla şahlanır orta yaşlılar tecrübe ve bilginin ruhlarında hâsıl ettiği temkine göre daha rantabl olmaya çalışır ihtiyarlar, ebediyete, ebedî saadete ve ruhların uçuştuğu âlemlere hazırlanma duygusuyla coşar ve herkes kalbinin gözlerini açar, sanki o “ân”a kadar tam duyup hissedemediği kendi kaderini duyar, kendi talihiyle sevinir veya kederlenir ve kendi istikbaline yönelir; gözleri, içinde bulunduğu zamanın vaad ettikleriyle güler ve yüzü buğu buğu mânâlarla derinleşir
Cami ve minarelerde yükselen şeâiri ilan sesleri bu umumî ahvâle ayrı bir tat, ayrı bir zenginlik katar öyle ki, artık esen rüzgardan yağan yağmura kadar her şey O’nun kokusuyla yüzlerimizi yalar geçer ve gönüllerimize ölümsüzlük iksiri gibi siner Hele seher yeli! Hele seher yeli! O, sonsuzluktan bir nefes gibi kendini hissettirir O’ndan bir haber ve bir lütuf gibi yüreklerimizi hoplatır; hoplatır, zira ona böylesine yöneldiğimiz bu büyülü dakikalar, iman, aşk ve ümitlerimiz sayesinde, ebediyet gerçeğinin usâreleri gibi gelir, gönüllerimize boşalır; ruhumuzun derinliklerinde tûbâ-i Cennet tomurcuklarını meyveye uyarır ve bizi hep kalbimizdeki cennetlerin yamaçlarında dolaştırır

Allah her zaman güzel ve lütufkârdır; ama biz, belli zaman dilimlerinde bu mânâyı daha bir derince hissederiz Evet, ruhlarımızın bahar faslı sayılan bazı mevsimlerde O, kalbimizin bütün heyecanını kendine çeker güzelliğini, cazibesini mukavemet edilemez bir seviyede hissettirirve bizi her an ayrı bir lütufla yeniden bir kere daha ihyâ eder Ben, bu mübarek gönüllerde, bu yolla duyulan zevk ölçüsünde başka bir zevkin bulunacağına ihtimal vermiyorum vermiyorum, zira bu ruhanî zevk, insandaki ilâhî aşk ve alâka ile, Rahmeti Sonsuz’un ihsan dalga boyundaki teveccühlerinden kaynaklanmaktadır İnsanın aşk ve alâkasının yürekten ve ebedî olması ölçüsünde, O’nun teveccüh ve ihsanları da sınırsız ve nâmütenâhidir



ALINTI
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Ve gönüller rikkatle çarparken
« Posted on: 16 Haziran 2019, 13:56:37 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ve gönüller rikkatle çarparken rüya tabiri,Ve gönüller rikkatle çarparken mekke canlı, Ve gönüller rikkatle çarparken kabe canlı yayın, Ve gönüller rikkatle çarparken Üç boyutlu kuran oku Ve gönüller rikkatle çarparken kuran ı kerim, Ve gönüller rikkatle çarparken peygamber kıssaları,Ve gönüller rikkatle çarparken ilitam ders soruları, Ve gönüller rikkatle çarparkenönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &