ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Taş ve çocuk
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Taş ve çocuk  (Okunma Sayısı 612 defa)
08 Eylül 2010, 13:33:56
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 08 Eylül 2010, 13:33:56 »



Taş ve Çocuk

Kabil’in yerden alıp Hâbil’in başına vurmasıyla başlamıştı taş’ın serüveni. Sonra hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yerini aldı. Bazen evimizin temelini oluşturdu, bazen de mezarımızın en sadık bekleyicisi o oldu. Bazen yüreğimize bastık taşı, bazen de açlığımızı bastırsın diye karnımıza bağladık. Ta ki çocukların o küçük, masum ellerinde protesto malzemesi olana değin…

Taştan çıkarırdı eskiden babalarımız ekmeğini. Taştan olmuştu en büyük günahımız. Şirk malzemesi olmuştu insanlık âleminde yüzyıllar boyunca taş. İstenmeyene karşı isyanın sembolü yine taş olmuştu. Füzeye karşı âcizliğin simgesi taş. İlk defa sokakta başlamıştı çocukların taşla buluşması. Beş taşımız vardı havaya atıp tuttuğumuz. Sonra dokuz taşımız vardı üst üste koyup topumuzla vurduğumuz.

Derken bize bir haller oldu. Önce taş kafalı oldu bazılarımız bazılarının dillerinde. Sonra kalpler taşlaştı. Merhamet taşa yansısa, eritirken taşı; merhametin mazhargâhı kalpler taşlaşmıştı. Bununla da kalmadı, masum çocukların pamuk elleri de taşlaştı.

***

Ben bir küçük çocuğum ey insanlar! Beni taşla baş yapan sizlersiniz. Çocuğun sokaklarında sokakların çocuğu kıldınız sizler beni. Her yeri taşla medeni kıldığınız metropollerin ben masum çocuğunu, elime taş vermekle güya çağdaş yaptınız. Geçmişinizi inşa ettiğiniz taşlarla beni buluşturmakla, geleceğinizi imar edecek “ben”i imha ettiniz.

Ben, dün Taif’teydim. Allah’ın Resûlü Efendimiz (asm) teşrif etmişlerdi memleketimize. Minik duyguların kıpraştığı kalbim hızla çarpmıştı O’nu görmenin hazzıyla. Fakat büyüklerim “Memleketimizden çık da, nereye gidersen git! Kavmin ve hemşehrilerin söylediklerini kabul etmeyince, çıkıp bize geldin! Vallahi biz de senden elimizden geldiğince uzak duracağız, isteklerini kabul etmeyeceğiz!” demişlerdi.

Kırılmıştı kalbim. Acımıştı bir yanım. Fakat ne çare, söz ağızdan çıkmıştı kavmimin ileri gelenlerinin. O da yetmemiş gibi, küçük, masum elime tutuşturulan taşları atmam istenmişti üzerine o yüce Peygamberin. Ben değildim Allah’ım o. Ben, büyüklerimin günahıydım Rabbim. Ben, geçmişin kiriydim. Geleceğin parıltısından umutluydu o yüce Zat ki, “Rabbim, bu ülkenin çocuklarını senin rahmetinle buluştur.” diye duâ ediyordu…

***

Dün ve bugün Filistin’deydim ben. Sizin memleketinizde çocuklarınızın oyun malzemesi olan misketin burada bombaları var ve ben misket bombası yağmurlarının büyüttüğü çocuğum. Kısmetime yine taş düştü benim. Göğsümde iman, elimde taş ve ben yine sokakların bağrındaki çocuğum. Gerçi benim taşlarım sizinkilere benzemez. Peygamberin müşriklerin yüzüne savurduğu toz misali, yüreğimdeki imanla -füzelerin medeniyet dünyasına- atılan taşlardır onlar.

Efendimizin (asm) “Ey merhametlilerin merhametlisi olan Allah! Herkesin hakir görüp de dalına bindiği çaresizlerin Rabbi ancak sensin. Benim Rabbim de ancak sensin. Sen, beni kötü huylu, yüzsüz bir düşman eline düşürmeyecek kadar merhamet sahibisin.” duası, benim de duamdır ve kurtuluş ancak imandadır. Ben, Filistinli taş atan çocuk; büyüklerimi affet Yâ Rabbi!

***

Ben, ismi hilâfetle anılan memleketin çocuğuyum ve bugün işte tam da burada, sizin sokaklarınızdayım. Ve bilgi çağının eli kalem tutan çocuğu olmanın arzusuyla yanan benim elimde –maalesef- yine taş var. Taşı kime attığım önemli mi sizce? Yoksa önemli olan, aslında size ait olan benim taş atıyor olmam utancı mı?

Ben sadece, medeniyetinizdeki internet kafelerin, savaş oyunları oynanan oyun salonlarının, şiddet ve vahşeti empoze eden televizyonlarınızın, birbirini bir türlü sevemeyen (!) büyüklerimin büyüttüğü masum bir çocuğum. Ben, sizin görüntünüzden ibaretim ey büyüklerim. Sizin mukallidiniz olan sevimli yavrunuzum.

Sizin için Kur’ân’da ikaz olunan dünya hayatı benim için gerçekten bir oyundan ibaret şu an. Ben rolünü sorgulamayan, her şeyi oyun gibi gören sadece bir aktör çocuğum. Ben, sizim ey annem, ey babam! Ben, sizim ey hâkimim, ey savcım! Ben, sizim ey hocam, ey abim!

***

Ey insanlar! Taş deyip geçmeyin ve lütfen bir de beni dinleyin. Ben, sizin maddî bedeninizin temel taşı olmakla beraber, medeniyet göstergenizim aynı zamanda. Sokaklarınızı benimle döşersiniz. Binalarınızı benimle yaparsınız. Dosta en değerli hediyeniz bir taştır. Düşmanınıza savunma aracınız, yine benim.

Fakat çocukla beni eşleştirip toplumda sıkıntı oluşturmak tamamen sizin icadınız. Çocuğun taşları ve ben, sizin algınızdaki ben değilim. Ben, Peygamberin elinde zikreden taşım. Ben, Kâbe’nin temelinde yatan taşım. Ben, ilk vahiy geldiğinde Peygamberle birlikte onu dinleyen ve itaat eden taşım. Ben, en az çocuklarınız kadar masumum.

***

Taş ve çocuk kendisini masum bilip kenara çekildiğine göre, oturup düşünmek biz büyüklere kalıyor kanaatim. Unutmayalım ki, çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Gelecek ise, İslam medeniyetinin tezgâhında dokunacaktır. Bu idrakten uzak kalan her düşünce, her insan çağın gerisinde kalmaya peşinen mahkûmdur. Güzel bir istikbal inşa etmek istiyorsak, çocuklarımızı İslamî prensiplere göre yetiştirmeye mecburuz.

Kendi ellerimizle büyüttüğümüz ve şimdi karşılaştığımız problemlerimize Efendimizin (asm) Taif’ten dönerken yaptığı aşağıdaki duanın merhem olması niyazıyla, hep beraber geleceği inşa etmek adına, başta kendimize, sonra çocuklarımıza sahip çıkmayı istirham ediyorum.

“Allah'ım! Kuvvetsiz ve çaresiz kaldığımı, halk nazarında hakir görüldüğümü ancak sana arz eder, sana şikâyet ederim. Allah'ım! Yeter ki, senin gazabına uğramayayım. Ne çekersem ona katlanırım. Fakat senin af ve mağfiretin, bunları bana yaptırmayacak kadar geniştir. Allah'ım! Sen razı oluncaya kadar affını dilerim. Allah'ım! Her kuvvet, her kudret ancak seninle kâimdir.”


Metin Said SERDENGEÇTİ
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Taş ve çocuk
« Posted on: 20 Ağustos 2019, 23:10:55 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Taş ve çocuk rüya tabiri,Taş ve çocuk mekke canlı, Taş ve çocuk kabe canlı yayın, Taş ve çocuk Üç boyutlu kuran oku Taş ve çocuk kuran ı kerim, Taş ve çocuk peygamber kıssaları,Taş ve çocuk ilitam ders soruları, Taş ve çocuk önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &