ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Suçlu aranıyor
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Suçlu aranıyor  (Okunma Sayısı 488 defa)
06 Aralık 2010, 17:14:14
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 06 Aralık 2010, 17:14:14 »



SUÇLU ARANIYOR



Bundan yetmiş beş sene önce dağılan yalnız Osmanlılarla Altı yüzsene ayakta kalan İslam devletinin yerine kurulan, adını batıdan alan kendisine devlet süsü verip de devlet olmayan Türkiye Cumhuriyeti ismiyle anılan (söylenen) yeryüzünde kilometrelerce toprak parçasından avuç içi kadar yer işgal eden, içerisindeki insan kalabalığını boş yere uyutan içeride dışa bağımlı, dışarıda dışa bağımlı siyasetiyle kendini avutan, bağımlı insan topluluğuna isterseniz devlet deyin yakışırsa. Yoksa siz bulun tanımını ben bulamadım

Gerçi yeryüzünde bunun gibi devlet olduğunu iddia eden çoktur. Mesela Filistin'de devlet olduğunu söylüyor. Vakıası ortada yorum okuyucuya aittir.

Şimdi bugünlerde bu kara parçasında bütün olup biten olaylara sorumlu arıyorlar. Bulan varsa haber versin? Neredeyse. Kayıp haberleri verecekler. Ama onlar vermeden ben buldum onu haber vereceğim. Yalnız acele etmeyin bazı olup bitenlerden az da olsun haberdar etmek (yani tekrarlamak) istedim yoksa bunların çoğunu biliyorsunuz.

Aslında Cumhuriyet tarihinin ta başlangıcına bakmak gerekirdi, ama maalesef kafanızı ağrıtmak istemiyorum. Yalnız bir kaç senelik olaylardan bahsederek oralara da varmış oluruz inşAllah. Mesela bir generalin uçağının donarak düşmesi (N.Ersin) isimli general havadayken uçak motoru donuyor. Uçak düşüyor dünya tarihinde görülmedik bir olay oluyor. Suçlu bulunamıyor. Arkasından bir susurluk olayı çıkıyor, bulunamıyor. Bir örtülü ödenek olayı ortaya çıkıyor ve bulunamıyor. Irak içerisinde subayların bulunduğu helikopter düşüyor bulunamıyor! Hükümet değişiyor kim değiştiriyor bulunamıyor? En son bu yazıyı kaleme aldığımda köstebek olayı ve kırık kaledeki silah fabrikasında yangın olayı var. Faili aranacak. Zaten T.C.' inde olaylar günlük değişir. Bir uçak düşünün ki buna verdiğiniz paranın hesabını bilmiyorsunuz en modern teknolojiyle yapılmış ve T.C. devleti sandığınız yer satın alıyor. Her şeyine güveniyor. Tabi ki bunu dost dediği ülkeden satın alıyor. Ne hikmetse uçak içinde bir general olduğu halde uçak motorları buz tutuyor ve düşüyor. Bu düşen uçak Tabi ki ilk uçuşu değildi, böylece bir olayın olmadığına baktığımızda aklımıza başka şeyler geliyor, ve de sormamız gerekiyor kimler düşürdü? Bu uçağı? Bu uçaktaki general kimlere düşmandı! bunu istemeyenler kimler? Aklımıza gelen sorular. Ve daha çok sorular vardır.

Ama biliniyor ki bu general doğudaki olaylar hakkında çok uzman kişi idi. Bu olaylar hakkında çok bildikleri vardı. Bunları uygulamaya koyunca bu işlerden menfaati olanlar,bu olayı gerçekleştirdiler. Bu menfaati olanlar kimlerdir?.Bu seferde bu geliyor aklımıza. Gerçekten de kim bunlar ne istiyorlar?.Bu T.C. devletçiğinden, zaten avuç içi kadar yer kalmış yoksa bunu biraz da hamı parçalamayı düşünüyorlar. Galiba da öyledir. Ama yine aklımıza takılıyor. Kimler bunlar yoksa başka devletler mi vardır. Bunların hesabına çalışanlar mı vardır! Nedir bu olaylar? Kimler parçalamak istiyorlar?. Evet doğudaki olaylara bir bakalım; Çok derinlere inmeden çünkü çok derine insek çıkmaya biliriz olaylar T.C. devletinin başlangıcına uzanır. Öncesinde şöyle bir antlaşma yapılmıştı. Yani Sevr muahedesi denen anlaşmada şu maddeler vardır. Türkiye Ermenistan'ı müstakil bir devlet olarak tanıyacağını kabul etmiştir.

İkinci Anlaşma ise Türkiye Fırat nehrinin şarkında kalan Kürdistan topraklarına dahili muhtariyet verilmesine muvafakat edecek deniyor. Bu henüz gerçekleşmedi. Asıl doğudaki karışıklığın sebeplerindendir. Mesela 1958'den beri Amerika Irakta bir Kürdistan devletinin kurulmasını istemektedir. Bunun içinde uğraşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri ise buna bazen sıcak bazen soğuk bakmaktadır. Mesela bir Ecevit hükümeti kesinlikle istememektedir. Bir Özal ve Çiller hükümetleri ise bu olaylara daha başka yaklaşmaktadır, yani Amerika gözü ile bakmaktadır. Ama T.C. hükümetlerinin ellerinde fazla yetkileri olmadığı için yani otorite sahibi olamadıklarından dolayı fazla bir şey yapamamanın acısını çekiyorlar Amerika adına.

Amerika Türkiye'yi ikna etme yollarını arıyor. Henüz bulamadılar. T.C. bunu kendi siyasetiyle mi karşı geliyor, denilebilirmi?. Bu da karışık çünkü içte ve dışta dışa bağımlı bir devlet olduğunu söylemiştik o zaman kendi planı değildir. Çünkü otorite sivillerde değildir. Sonra bir Amerika'nın demesiyle de olmuyor. Başka devletlerde vardır. Mesela bir İngiltere Ortadoğu'nun ve TC'nin sınırlarını çizen devlettir. Amerika dünya siyasetinde yokken dünya siyasetine yön veren devletti. İngiltere şimdi buraları da Amerika'ya kaptırmak istemiyor. Çünkü oraların sınırlarını İngiltere çizmişti, şimdi de devam etmesini istiyor. Çünkü onun da kendine göre çıkarları vardır.

Mesela Amerikan yetkilisi Irak'ın bölünmesi zorunluluktur diyor. Öte yandan İngiltere şiddetle karşı geliyor. Kürt devletinin kurulmasına asla müsaade edilmeyeceğine dairde demeçleri vardır. Karşılaştırma okuyucuya aittir. T.C. hükümetiyle otorite sahibi Askerlerin görüşlerini karşılaştırın kim kimden yana olduğunu gösterir. Kim kimin siyasetini güttüğünü, kimler tarafından yönlendirildiğini öğrenin. T.C. Hükümetlerinin biz burada suçluları arıyoruz. Mesela bu olaylar 1980'den sonra daha da arttı, faili meçhul cinayetler filan bütün olaylar bu şekil başladılar. 1983'de Özal gündeme geldikten sonra Türkiye'de kadrolaşma çoğaldı, sivillerle,askerlerin arası daha çok açıldı.

Çünkü askerler T.C. ilkelerine daha bağımlı olduklarından sivillerle araları açıldı. Özal demecinde şöyle demişti: Bu tabuların yıkılması lazımdır. Neydi bu yıkmak istediği tabular? İlke ve inkılaplar kemalizmden başkası değildi. Getirmek istediği Amerikan modeli başkanlık sistemi idi. Başarılı olamadı ama başarılı olduğu çok şeyler vardır. Mesela kurmak istediği yetmiş bin kişilik gizli ordu en güzel şekilde eğitilmiş modern silahlarla donatılmış bir ordu, bunu bu kadar yapamadı ama yinede azda olsa bir şey yaptı. Çiller ve M.Ağar'a bıraktıkları yeterlidir. Bunlar meclisi dahi tehdit etmişlerdir. Bu olaylar gösteriyor ki Kim kimler hesabına çalışıyor. Evet bu gösteriyor Türkiye'de sivillerle askerler arasındaki gizli savaşı. Bu savaş olmamış mı uçakta ölen generalin suçlusu . Zaten bununda suikast olduğu bilirkişi raporlarında belirtilmiştir. Emniyet teşkilatıyla ordu arasında neler olduğunu göstermeye yeterde artarda. Suçlu aramak boşunadır. Asıl suçlu T.C.'nin kendisidir. Çünkü yanlış temel üzerinde kuruludur,hürriyetleri üzerine kuruludur. Herkes hürriyetlerini kullanıyorlar. Hürriyetler getirdi bu pis işleri, ne kadar pis iş varsa bu kavramlar getirdi. İsterseniz Cumhuriyetten önceki tarihlere bakabilirsiniz. Başka bir yerlere gitmeye gerek yoktur, yalnız Osmanlıların idare ettikleri Hilafet (İslam devletine) baksanız yeterlidir. Sizin 75 senede yaptığınız kötülüklerin ne kadarı vardı. Onlarda böyle şeyler olması düşünülemezdi. Çünkü onların hürriyetler diye bir dertleri yoktu. Yalnız haluk mahluk ilişkileri vardı. İnsanlarla olan alakaları da ona göreydi. Şimdi ise hürriyetlere göredir, yani kısacası suçlu T.C.'nin taa kendisidir. Yanlış temellere dayanır. Düzeltmek istiyorsanız buyurun İslâm'a ölçünüz menfaat değil helal ve haram olsun bakın neler oluyor dünyada sizde görün.

Bütün bu olayların arkasında hürriyet mefhumları vardır. Mülk edinme hürriyeti getirdi. Susurluk, Örtülü ödenek ve de bir çok olayları saymakla bitiremeyiz, sizde zaten sayamazsınız. Evet bir generalle başladık saymakla bitmez, biz yalnız bir kaçını yazmaya çalışıyoruz. Bir susurluk olayını da karıştırınca içeride bulunan asker, sivil çatışmasının nereye vardığını gördük. Bu olayın üzerine dahi gidemediler. Bir tek bu olayın içerisinde olan S. Bucak (Milletvekili) 'nin arkasında on bin silahlı ordusu var. Bu ordu kime karşı. Kim bu milletvekili? Neden otorite sahipleri bu orduları dağıtamıyor? Kim bu zinde güçler? Kim bu kontra gerillalar? Bunlar ne zaman çoğalmışlar? Bunlar ısrarla koruduğunuz Cumhuriyetin meyvaları değil midir? Suçlu aramayın beyler! Asıl suçlu T.C. devletinizdir. Açıkçası dinsiz oluşunuzdur. Yani bütün bunları dinsizlik (laiklik) getirmiştir. Suçlu aramanız gerekmez.

Irakta düşürülen helikopter (subaylarla) beraber kimler düşürdü? Burada suçlu aranıyor, suçlu anlaşma yaptığınız dost diye sarıldığınız ülkeler olamaz mı! Neden olmasın İsrail! Neden olmasın Amerika ve benzerleri! Sizlerin silah sanayisi yapmanızdan hoşlanma-yan ülkeler olamaz mı? Siz bütün silahları Amerika'dan alırken birden çark edip Fransa'ya dönünce rahatsız olmaz mı, olmuştur. T.C. Genelkurmayı Fransa'dayken düşürülmedi mi öyledir. O zaman demek ki rahatsız olanlar vardır. Ve de şu anda gündemde bu helikopterler güney doğuya göre değildir dendi. Buyurun bunları kimler yapıyor? Yani TC'nin içinde Amerika'ya çalışanlar vardır. Zaten bunları biliyorsunuz izaha gerek yoktur. Çünkü sizi idare edenler Amerika vatandaşları değilmidir?! Kurum ve kuruluşlarınızı onlar, kurmadılar mı? Kemaliz mi kim getirdi sizler daha iyi bilirsiniz.

Öyleyse her kurum ve kuruluş kuranlara hizmette kusur etmiyor. Mesela bir köstebek olayı yani (casusluk) olayı neyi gösteriyor. İçişleri bakanlığı ile askerler arasındaki olayları kimler kime satıyor. Askerler demeçlerinde içişleri bakanı (eski bakan İçin) onun başkalarından emir aldığını, başkalarına hizmet ettiğini beyan eden açıklamaları vardır. 8-7-1997 tarihindeki İçişleri bakanı (eski bakan) askeriyenin içindeki guruplardan bahsediyor. Beyanlara bakın madem böyle ise niçin müsaade ediyorlar. İkisi de T.C. kurum ve kuruluşları niçin birbirlerine güvenmiyorlar! Birbirlerini dışarıya satıyorlar. Şimdi bunlara sormak gerekmez mi? Sorun ve suçluyu bulun suçlu T.C. kendisidir. Yanlış temellere dayandığıdır.

Niçin Amerika günlük olarak Askerleri...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Suçlu aranıyor
« Posted on: 21 Kasım 2019, 11:34:09 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Suçlu aranıyor rüya tabiri,Suçlu aranıyor mekke canlı, Suçlu aranıyor kabe canlı yayın, Suçlu aranıyor Üç boyutlu kuran oku Suçlu aranıyor kuran ı kerim, Suçlu aranıyor peygamber kıssaları,Suçlu aranıyor ilitam ders soruları, Suçlu aranıyorönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &