ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Son anın şifreleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Son anın şifreleri  (Okunma Sayısı 451 defa)
28 Mayıs 2010, 11:41:30
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 28 Mayıs 2010, 11:41:30 »



Son Anın Şifreleri..


Her şeyi yoktan var eden rabbimiz, ezeli takdiriyle insan için ruhlar aleminden Alem-i Beka’ya (sonu olmayan ebedi aleme) doğru bir seyir çizgisi yaratmıştırBu dünya hayatı ezel ve ebedi arasında bir köprü yaparak, bu geçiş köprüsünün en çetin,en zor kısmını da son nefes olarak belirlemiştir





İnsan dünya hayatının noktalandığı an, yani son nefes geçmişin bir neticesi olduğu için ve başlayacak ebedi hayatın vasfını belirlediği için hayati öneme sahiptir

Kul için ezeli takdir ve kader hükmü kapalıdırAkıbetin,yani son nefesin nasıl cereyan edeceğini önceden bilmek mümkün değildirBu nedenle akıbetin nasıl cereyan edeceğine dair bir fikir yürütebilmek için akıbet öncesi yaşanan hayata bakmak gerekir

Meşhur bir deyiş olan,’’İnsan nasıl yaşarsa öyle ölür ‘’ sözü konuyu anlamamızı kolaylaştıracaktırFakat biz, insanların hayatında yalnızca dış olan kısmı görebildiğimiz için, birçok ayrıntıdan habersiziz Bu sebeple kişinin gerçekte nasıl yaşadığını ancak Rabbi ve kendisi bilir

Akıbet, kulun hayrı yada şerri kendi isteği ve iradesiyle seçmesinin bir sonucu olarak iki şekilde olur: Eğer inanç ve yaşayış olarak hayırlı yol tutulmuşsa, akıbet ‘’hüsn-ü hatime: güzel son’’ ile neticelenir İşte bu an, ebedi saadetin kapısının aralandığı, cennet ve Cemalullah ile müşerref olmanın müjdesinin alındığı sevinç anıdır

Fakat,eğer inanç ve yaşayış olarak batıl bir yol tutulmuşsa akıbet ‘’su- hatime: kötü son’’ ile noktalanır ki, bu an ebedi felaket kapısının açıldığı, cehennem azabının, edebi mahrumiyetinin hissedildiği andır

Sonsuz mutluluğa ermek veya ebedi felakete düçar olmak gibi iki şekilde gerçekleşen akıbetin öncesinde yaptığımız tercihlerin önemi çok büyüktür Ebedi felaketin habercisi olan su-i hatimenin nelerden kaynaklandığını, bu felaketin sebeplerini araştırmamız öğrenmemiz lazım Bu bir anlamda kişinin son nefesinden önce kendini hesaba çekmesi demek

Cenab-ı Mevlamız, insanın neye muhtaç olduğunu yaratıcı olduğu için ezeli ilmiyle bildiğinden,onun huzur ve saadetini güvenceye alan emirler bildirmiş ve yasaklar koymuştur Buna göre Rabbimizin her emri kurtuluş yolunda bir merhale, her yasağı felakete götüren bir adımdır

Bu yasakları yani haramları işleyerek Cenab-ı Mevla’nın çizdiği sınırı aşanların manevi kalpleri safiyetini yitirir Gittikçe kararan kalpler nurunu tamamen kaybedip zulmete boğulursa, Allah korusun, sonunda mühürlenir Böyle bir kalbi sahibini elbette kötü akıbet beklemektedir

Hiç kimse kalbinin dönmesinden, hak çizgiden uzaklaşmasından emin değildir, olamaz da Kalp sabit değildir her an ters istikamete yönelmesi muhtemeldir Bundan dolayıdır ki Fahr-i Alem sav Efendimiz: ‘’Ey istediği tarafa kalpleri çeviren Rabbim, benim kalbimi senin dininde sabit kıl!’’ devamlı dua etmiştir O’na sen mi korkuyorsun?’’ diye sorulduğunda buyurmuştur ki: ‘’ Beni hangi şey emin kılabilir? Halbuki kalp Allah Teala’nın iki kudret parmağı arasındadır Onu dilediği tarafa çevirir’’

Kalbi, sırat- ı müstakimde (dosdoğru yolda ) ve itminan derecesinde tutacak olan şey, sürekli ve ısrarla Allah’ ı zikretmektedir İnsan kötülüklerin kaynağı nefsinin emrine girerse, insanlık şerefini kaybederek hayvanlardan da aşağı dereceye düşer Böyle masiyet üzere ölenlerin son nefeslerinde su-i hatime ile imansız olarak gitmelerinden korkulur

Kötü sonu hazırlayan sebeplerden biri de hayırlı amelleri terk etmek yada ertelemektir Bu boş şeylere kanmakla, olur Bu hale düşmemek için şu hadis-i şerifi kendimize hayat felsefesi yapmalıyız:

‘’Beş şeyden önce, beş şeyi fırsat ve ganimet bilin:

1 İhtiyarlık gelmeden gençliği,
2 Hastalık gelmeden sağlığı,
3 Yoksulluk gelmeden zenginliği,
4 Meşguliyet gelmeden boş zamanı,
5 Ölüm gelmeden hayatı’’

Akıbetin kötü olmasının en önemli sebebi, itikattaki bid’ at ile imanla birlikte kalpte yaşayabilen nifaktır

Bid’ at ve nifak ile olan amel Rabbü ‘l-Alemin’in katında makbul olmaz Bu iki afet son nefeste üstün gelerek, hiç beklenmediği halde, Allah korusun, insanın inkar üzere gitmesine sebep olur

Bir diğer sebepte iman zayıflığı ile dünya sevgisinin kalbi sarıp kuşatmasıdır Cenab-ı Hakk’ın bakıp yokladığı yer olan kalbimiz ilahi muhabbet için yaratılmışken, ona dünya sevgisi ve masiva girerse,sevgilerde çatışma, samimiyette karışıklık olur Bu kargaşa en çok insanın son anını etkilerÖlüm sarhoşluğu anında, Allah korusun, kişinin Hakk’tan yüz çevirmesine sebep olabilir

Zira dünyayı ahiretten daha çok seven kişinin ölümü,sevdiğinden ayrılmak, sevmediğine gitmek demektirTabiidir ki bu isteksizlik, insanı ölüme ve ölümü yaratana düşmanlık etmeye sürükler İşte son nefeste bu hal kötü akıbet demektir

Bu vahim duruma düşmemek için sevgilideki ikilikten, bir tür şirkten korunmalıyız Neyi seveceğimizi neden vazgeçeceğimizi iyi bilmemiz gerekir

Bütün mesele Allah’a ve ahirete yönelişe zarar veren dünya sevgisini kalpten çıkarmaktır Çünkü dünya sevgisi hataların başı, bütün kötü huyların kaynağı, şeytani aldanışların dayanak noktasıdırHer türlü bid’at , nifak dünya sevgisi, iman zayıflığı, hırs, uzun emel, riya, gurur, kibir, haset, kin, düşmanlık, gıybet ve kötü zan…

Bütün bunlarla mücadele etmek için Hak dostları Rabbani alimlerle yakın irtibat içinde bulunmak gerekirOnların duası bereketiyle ve verdikleri manevi reçeteleri tatbikle bu mücadele kolaylaşır Hele de hayat onların rehberliğinde daima zikir halinde nefs itminana erer, o vakit ölüm bile güzelleşir

İşte o zaman akıbet korkulu rüya olmaktan çıkar Aşık ve maşukun buluşmasına döner Mevlana Hazretlerinin tabiriyle Şeb-i Aruz (Düğün Gecesi ) olarak telakki edilir Bu anda elde edenlere akıbet anında müjdeler gelir


Rabbimiz, bu son anın olacağını şöyle izah buyurur:’’ Melekler, (takva sahiplerinin ) canlarını hoşluk ve rahatlık içinde alırlar ‘Selam size, yaptıklarınıza karşılık girin cennete derler’ derler’’ (Nahl,32)

Rabbimiz bizi güzel ameller yaparak hüsn-ü hatimeye eren salih kullardan eylesin

Rabbimizin tevfik ve inayeti ile…

Mübarek Erol
 
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.033


View Profile
Re: Son anın şifreleri
« Posted on: 23 Mayıs 2019, 00:02:37 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Son anın şifreleri rüya tabiri,Son anın şifreleri mekke canlı, Son anın şifreleri kabe canlı yayın, Son anın şifreleri Üç boyutlu kuran oku Son anın şifreleri kuran ı kerim, Son anın şifreleri peygamber kıssaları,Son anın şifreleri ilitam ders soruları, Son anın şifreleriönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &