ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Peygamberimiz a.s.m. ve sevgi medeniyeti
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Peygamberimiz a.s.m. ve sevgi medeniyeti  (Okunma Sayısı 495 defa)
15 Eylül 2010, 22:44:02
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 15 Eylül 2010, 22:44:02 »



Peygamberimiz (A.S.M) ve Sevgi Medeniyeti

Peygamberimiz (A.S.M) ve Sevgi Medeniyeti



Allah Resûlünü (a.s.m) daha iyi anlamak, onu daha güzel tanımak ve gönüllerdeki müstesna yere taşımak mü’minler için imanî bir mükellefiyettir. İmanî bir mesuliyettir; zira O'nun örnek hayatı incelendiğinde görülecektir ki, Yüce Yaratıcı'yı en kâmil vasıflarıyla tanımanın, buyruklarına sadakatle bağlanmanın, birlikte aynı ortamı paylaştığı insanların dertlerine ortak olmanın, yardımlaşmayı ve dayanışmayı vicdanî bir görev bilmenin, insanlara sırf insan oldukları için sevgi ve saygı duymanın, intikam yerine bağışlayabilmenin en mükemmel örneklerini O'nun yaşantısında görmekteyiz. Nitekim Yüce Allah da O'nu bizim için her konuda yegane model olarak göstermiştir: "And olsun ki, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çokça anan kimseler için Resûlüllah (Allah'ın Elçisi) en güzel örnektir." (Ahzab, 33/21)

O halde, hakiki mü’min, kendine örnek edineceği bu ideal insanı -Yüce Allah’tan sonra- kendi canından, malından, her şeyden ve herkesten daha çok sevecek ve onu kendisine rehber edinecektir. Çünkü mü’min, Allah Resûlü'ne (a.s.m), O'nu sevmek ve O'na itaat etmek üzere iman etmiştir. Onu gereği gibi sevmez ve emirlerini yerine getirmezse O'na olan imanının elbette bir manası kalmayacaktır.

Karanlıklar Çağını Aydınlatan Sevgili

Allah Resûlü'nün (a.s.m) Mekke'de birlikte yaşadığı toplum, insanlık adına tam bir karanlıklar çağını (Cahiliye dönemi) yaşıyordu. İnsanî erdemlerin tümüyle yok sayıldığı, insanlık dışı uygulamaların pervasızca sergilendiği, kabalığın, hodgamlığın, cana kıymanın, malı talan etmenin hüküm sürdüğü, güçlünün egemen olduğu bir çağdı bu Cahiliye çağı. Kadınların aşağılandığı, kız çocuklarının acımasızca diri diri toprağa gömüldüğü, her ortamda sefilliğin hüküm sürdüğü gün gibi aşikardı.

İstiklal şairimiz merhum Mehmet Akif o dönemi şöyle tasvir ediyor:

"Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta,
Dişsiz mi bir insan onu kardeşleri yerdi."


Böyle bir toplum yapısından Asr-ı Saadet neslini oluşturmak, Allah’ın Resûlüne bahşettiği büyük bir bahtiyarlıktır. Allah’ın yardım ve inayetiyle O bunu başarmış ve insanlığın kurtuluşuna vesile olmuştur. İşte bu mucize nasıl gerçekleşmişti? Bunu sağlayan iksir neydi? Bu toplumu saadet asrına taşıyan olmazsa olmaz ilkeler nelerdi?

Hiç şüphesiz Efendimiz'in (a.s.m) beşeriyete ve aynı zamanda bütün mahlukata karşı gönülden hissettiği “sevgi, şefkat ve merhamet” duyguları bu muvaffakiyetin en etkili amilleriydi. O çağı mutluluk asrına dönüştüren, Cahiliye toplumuna insan olduklarını hatırlatan işte bu sihirli iksirdi. Bu mucizevî dönüşüm, yüce Allah'ın “âlemlere rahmet olarak gönderdiği” elçisine eşsiz yardım ve inayeti sayesinde böylesi insanî erdemlerle gerçekleştirilmişti.

Yüce Allah elçisini, sevgi ve rahmet haleleriyle donatmış ve bu sayede insanlığa ve tüm mahlukata yeniden nefes aldırmış, canlılık kazandırmıştı.

Sevgi-İman İlişkisi

Sevgi ışık gibidir, sevgisizlik de karanlık. Kaynaksız ışık olmayacağı gibi, kaynaksız sevgi de olmaz. Sevginin kaynağı ise, yüce Allah'tır. Sevgi ırmağı Allah'tan (c.c.) çağlar. O, el-Vedûd olandır. Hem sever, hem de sevgi ister. Allah, özünde ve işinde sevgiyle doludur.

Sevgi, mahlûkat ağacının tohumudur. İnsan, sevgi tohumunun meyvesidir. Meyve (insan), köküne olan sadakatini sevgiyle ispat eder. Efendimiz, sevginin imanla bütünleşmesi gerektiğini, imanla elde edilecek neticenin ancak mahlukatı sevmekle mümkün olacağını ifade buyurmaktadır: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, iman etmedikçe Cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Aranızda birbirinizi sevmeyi gerçekleştirecek bir şeyi size haber vereyim mi? Selamı aranızda yayınız!” (Tirmizi, Sıfatü’l-Kıyâme, 56)

Allah-kul ilişkisinde sevgi çok yüksek bir payeye sahiptir. Bu nedenle, Mü’minler en çok Allah’ı severler. Allah sevgisi her şeyin üstündedir: “İman edenler her şeyden daha çok Allah'ı severler”. (Bakara, 2/165)

Allah'a kul olmak maksadıyla yaratılmış insanoğlu, kulluğu en kamil manada ifa edebilmek için gerektiğinde Allah için bütün sevdiklerini bile feda etmeyi göze almak durumundadır. Kur'an, buna şöyle işaret eder: "De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez." (Tevbe, 9/24)

Allah’a karşı duyulması gereken bu sevgi, Peygamber’ine (a.s.m) itaat ve O'nun buyruklarına uymak şeklinde müşahhas bir olguya dönüşmelidir. Allah sevgisi, Peygamber’e (a.s.m) iman ve O’nun yolundan yürümeyi gerektirir: “De ki: 'Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok merhametli ve bağışlayıcıdır. De ki: Allah’a ve Peygamber’e itaat edin! Eğer dönerlerse muhakkak ki Allah, kafirleri sevmez.” (Âl-i İmran, 3/30-32)

Ayetteki hitap, sebeb-i nüzûlünden de anlaşıldığı gibi (ki, ayet Necran Hıristiyanlarının Allah’ın sevgili kulları oldukları iddiası üzerine inmiştir), özellikle inanmayanlara olduğuna göre, Resulüne iman ve itaat olmadan Allah’a iman, O'nu sevme ve O'na itaat iddiası geçerli bir iddia olarak kabul edilmemektedir. Bu sebeple, Yüce Allah bu ayet-i kerimede kendisini gerçekten sevenleri Peygamberine itaate davet etmektedir. O halde, Allah sevgisine giden yol, Resulüne itaatten geçmektedir.

Allah’ı ve Elçisini seven kişi, hesap gününde de sevdiği ile birlikte olacaktır: Allah Resûlünün Ashabından biri O'na: "Kıyamet ne zaman kopacak?" diye sorar. O da: "Kıyamet için ne hazırladın?" diye karşılık verir. Sahâbi: "Ey Allah'ın Elçisi! Benim öyle çok fazla amelim yok. Lâkin Allah ve Resûlünü çok seviyorum" deyince Allah Resulü: "(Tasalanma!) Kişi sevdiğiyle beraberdir." buyurur. (Buhârî, Edeb, 96)

Yalnızca Allah İçin Sevmek

Sevgiyi sadece Allah'a has kılmak, sevgiden hasıl olacak neticeye vasıl olmanın olmazsa olmaz şartıdır. Allah Resulü, imanın tadını alabilmenin en belirgin kıstaslarından birinin, sevdiğini sadece Allah için sevmek olduğunu ifade etmiştir: "Her kim şu üç niteliği taşırsa, o kimse imanın tadını alır: Allah ve Resûlünü her şeyden daha çok sevmek; sevdiğini yalnızca Allah için sevmek ve (imandan sonra) tekrar küfre dönmeyi, ateşe atılacakmış gibi çirkin (ve tehlikeli) görmek." (Buhari, İman, 9)

Ayrıca Resûlü Ekrem (a.s.m) kıyamet günü, yalnızca Allah için birbirini seven insanların Allah’ın gölgesinde (himayesinde) gölgelendirilecek bahtiyar kimselerden olacağını şöyle ifade etmekedir: “Yüce Allah kıyamet günü, ‘Nerede Benim rızam için birbirini sevenler? Benim gölgemin dışında hiçbir gölgenin bulunmadığı bu gün onları gölgelendireceğim, diye nida eder.” (İbn Hanbel, Müsned, II, 370)

Yüce Allah'ın sevgisi ve hoşnutluğu kazanıldığında, bu, sahibini mesut eden en yüce hasletlerden biri olmaktadır. Zira Allah kulunu bir kez sevdiğinde, sema ehlinin ve müttaki kullarının ona karşı sevgisini artıracağını vaat ediyor. Allah Resûlü buyuruyor ki: "Allah bir kulu sevdiği zaman Cibril'e: ‘Allah falanı seviyor, onu sen de sev!’ diye nida eder. Cibril de o kulu sever. Akabinde Cibril gök ahâlîsine: ‘Allah falan kulu seviyor, onu siz de seviniz!’ diye nida eder. Gök ahâlîsi de o kimseyi sever. Sonra yerde(ki insanların gönlüne) o kimse adına kabul ve sevgi konulur (da o kul, onu tanıyan Müslümânların sevgisine mazhar olur)" (Buhari, Bed'ü'l-Halk,6)

Sevginin Amelî Boyutu/Tezahürleri

Sevgi mücerret bir duygudan ibaret değildir. Sevginin insan hayatında müşahhas bazı belirtileri ve tezahürleri de vardır. Bu belirtiler, kişinin gönlündeki sevginin varlığını dışarıya yansıtmaktadır. Sevginin bilfiil amele dönüştüğünü gösteren tezahürler nelerdir? Hangi duygu ve davranışlar sevgi eksenlidir? Şefkat ve merhametin sevgi ile ilişkisi var mıdır? Bu gibi sorular, sevginin müşahhas bir niteliğe sahip olup olmadığını göstermeye matuftur.

1. Sevgi, her şeyden önce kardeşlik, birlik ve dostluğun gelişmesini ve toplumsal hayatın güçlenmesini sağlayan önemli bir dinamiktir. İslam toplumunun temeli sevgi üzerine bina edilmiştir. Kur’an’ın bu konudaki işaretleri çok açıktır:

“Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı sarılın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişilerdiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti. Ve O'nun nimeti sayesinde kardeş olmuştunuz…”
(Âl-i İmrân, 3/103)

“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki esirgenesiniz.” (Hucurât, 49/10)

Allah Resulünün Medine’de gerçekleştirdiği Ensar ile Muhacirler arasındaki kardeşlik, dillere destandır. Allah’ın bir lütfu olarak kurulan bu kardeşlik sayesinde, Müslümanlar birbirlerine kenetlenmiş, gönüller bir olmuş, dostluğun ve dayanışmanın en güzel örnekleri bu toplumda sergilen...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Peygamberimiz a.s.m. ve sevgi medeniyeti
« Posted on: 29 Mayıs 2020, 15:44:05 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Peygamberimiz a.s.m. ve sevgi medeniyeti rüya tabiri,Peygamberimiz a.s.m. ve sevgi medeniyeti mekke canlı, Peygamberimiz a.s.m. ve sevgi medeniyeti kabe canlı yayın, Peygamberimiz a.s.m. ve sevgi medeniyeti Üç boyutlu kuran oku Peygamberimiz a.s.m. ve sevgi medeniyeti kuran ı kerim, Peygamberimiz a.s.m. ve sevgi medeniyeti peygamber kıssaları,Peygamberimiz a.s.m. ve sevgi medeniyeti ilitam ders soruları, Peygamberimiz a.s.m. ve sevgi medeniyetiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &