ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Nikâh Yolu Kapanmamalı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nikâh Yolu Kapanmamalı  (Okunma Sayısı 493 defa)
03 Temmuz 2010, 15:50:18
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 03 Temmuz 2010, 15:50:18 »



Nikâh Yolu Kapanmamalı





BUNDAN yaklaşık altmış yıl kadar önce, Bediüzzaman Said Nursî, dikkatleri büyük bir tehlikeye çekiyordu, “nikâh yolunun kapanması” Bu büyük bir tehlikeydi, çünkü toplum hayatının sıhhatini garantileyen en önemli dinamiklerin yerinden edilmesi anlamına geliyordu Nikâh yolunun kapanması, ahlâksızlık kapılarını açılması demekti

Bediüzzaman, bu tehlikenin vehametini şu cümlelerle özetliyordu:
“Nikâha açılan kapıları kapalı tutarak çokların nefislerini birden esir edip, kalb ve ruhlarını kebâirle (büyük günahlarla) yaralıyorlar Belki o kalplerden bir kısmını öldürüyorlar”


Meşru yollardan kurulmuş bir aile hayatı, yine Bediüzzaman’ın ifadesiyle “İnsanın, husûsan Müslümanın tahassungâhı (sığınağı) ve bir nevi cenneti ve küçük bir dünyası”dır

Nikâhı hafife alanlar, nikâhsız yaşamayı meşru görüp bunu yaşadığımız çağın bir normali sayanlar, ahlâksızlığa hizmet etmekle birlikte, bir nevi cennet hükmündeki aile yuvasını cehenneme çevirerek, o sığınağı tahrip etmekteler Özellikle milyonlarca genç insanın gözü önünde olan meşhurların nikâh konusundaki kötü tutumları, pek çoğunu derli toplu bir aile hayatından mahrum bıraktığı gibi, onları örnek alanları da, böyle bir nimetten mahrum bırakmaktadır Halkın gözünün içine baka baka nikâhsız beraberliklerini meşru görenler, yaşadıkları topluma nasıl bir zarar verdiklerinin acaba farkındalar mı?


İslâm’ın insanlığa sunduğu en önemli nimetlerden birisi olan ‘nikâh’ kurumu, evlilik müessesesidir İslâm öncesi Arap toplumunda başta kadınlar olmak üzere, aile hayatı çok büyük yara almış, ağır bir yıkıma uğramış, neredeyse yok olmaya doğru gitmişti

Bunun için,—özellikle Medine döneminde— Kur’ân bu hususa, mü’minlerin dikkatini çeker ve şu hakikati emrederek dile getirir:
“Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir Allah, lütfu geniş olan ve her şeyi bilendir” (Nur suresi,32)


Müslümanlar, asırlar boyu bu emri yerine getirip, nikâhı ciddiye almışlardır Gençler, evlilik çağına basar basmaz onları evlendirmişlerdir Herkes kendi durumu, konumu, seviyesi ve çevresini dikkate alarak, oğlunu veya kızını bir yuva sahibi yapmıştır İmkânları olanlar imkânlarını kullanmış, olmayanlar ise, çevrelerinden yardım alarak gençlerin bekâr kalmaması için ellerinden gelen gayreti geri bırakmamışlardır Onlara aracı olmuşlar, bunu da bir ibadet bilinci içinde yapmışlardır

Şu hadis-i şerif onlar için bir rehber niteliğindeydi:

“Evlenme işi için, iki kişi arasında aracılık yapmak, en faziletli aracılıklardandır” (İbni Mâce, nikah:49)

Son otuz-kırk seneye kadar bu âdet ve hizmetler aksamadan, aksatılmadan uygulanmış, yaşamıştır

Fakat gün geçtikçe bazı bölgelerimizde aşırı miktardaki başlık parası talebi, şehirlerde ve büyük yerleşim merkezlerinde hayat şartlarının ağırlaşması, ev kiralarının artması, bir eve lâzım olan ev eşyalarının sayıca üstesinden gelinemeyecek biçimde artması, kız tarafının aşırıya kaçacak biçimde ziynet eşyası istemesi, evliliği iyice zorlaştırmıştır

Meselenin en acı tarafı ise, kız ve erkek tarafının, gelin ve damat adayında aradıkları şartların ve beklentilerin değişmiş olması, böylece mevcut ölçülerin çığırından çıkmış olmasıdır

“Zengin mi? Evi, arabası var mı? Boyu posu yerinde mi? Güzel mi, yakışıklı mı? Annesi babasıyla birlikte mi yaşayacak? Üniversite mezunu mu?”


Daha bunlar gibi, sorular ve sorunlar, kabarık beklentiler listesi ve olmadık talepler yetmezmiş gibi öncelikler sıralamasındaki anlamsız yer değşiklikleri gençlerin işini zor, hem de çok zor hâle sokmuştur
“Her yiğidin gönlünde bir aslan yatar” hesabı, herkesin hayalinde yaşattığı bir gelin veya damat adayı vardır elbette Ancak kızlar beyaz atlı prenslerini, erkekler şartnamelerine uygun kızları arayayım da bulayım derken, hayatın gerçekleri göz ardı ediliyor Makûl olan ve asıl takdir edilmesi gerekenler değil de, arzular öne çıkıyor ve onların doğrultusunda iş yapılmaya çalışılıyor

Bu da çoğu zaman, hüsranla noktalanan ve gerçekleşmeyen beklentileri getiriyor beraberinde Çoğu kimse aradığını bulamıyor ve kimseyi beklemeyen zaman geçip gidiyor yaşlar ilerliyor, zamanla beklentiler azalsa bile, artık evlenebilecek bir hâl kalmıyor insanlarda Bu sefer de “benim kısmetim bağlanmış” diyerek, avutuyor kendilerini

Böylece bir yerde kendi elimizle “nikâh yolunu” kapama ve evliliği zorlaştırma gibi bir yola girmiş oluyoruz ki, bunun sorumluluk ve vebali taşınacak şey değildir


Oysa ölçü, Allah ve Resulünden gelmeli Kur’ân’ın ifade ettiği gibi, bir konuda Allah ve Resulünün hükmü varsa, mü’minlere ona uymak ve uygulamak düşer Allah Resulünün (asm) verdiği ölçü ise belli ve çok açıktır Bu konuda en kestirme ve en esaslı kural da şunlardır:
“Nikâhın en hayırlısı en kolay olanıdır” (Ebu Davud, Nikâh:31)

“Birbirini sevenler için nikâh kadar güzel bir şey görülmemiştir” (İbni Mâce, Nikah:1)

Aranması ve uyulması gereken en önemli prensip ise şu hadiste ne güzel özetlenmiştir:
“Kadınlarla dört özelliği için evlenilir: Malı için, asâleti için, güzelliği için ve dini için Sen dindar olanı tercih et, mesut olursun” (Tirmizî, Tefsirü’l-Kur’ân:48, İbni Mâce, Nikâh:5)

Bu ölçüye uyulmadığı takdirde “ceza, amelin kendi cinsindendir” kuralınca Efendimizin beyan ettiği şu gerçek karşımıza çıkıyor:

“Kadınları sırf güzellikleri için nikâhlamayınız Çünkü onların güzellikleri onları tehlikeye atabilir Sadece malları için de nikâhlamayınız Çünkü malları onları azdırabilir Dindar olanını nikâhlayın Şüphesiz, burnunun bir kısmı kesik, kulağı delik ve teni siyah dindar bir cariye (dindar olmayan bir kadından) daha üstündür” (İbni Mâce, Nikâh:6)

“Dindarlığını ve ahlâkını beğendiğiniz bir adam sizin ailenizden bir kıza talip olursa, onunla evlendirin Şayet bunu yapmazsanız yeryüzünde fitne ve bozgunculuk olur”

Sahabilerin, “Erkekte zenginlik ve makam gibi bir noksanlık olursa ne yapalım?” şeklindeki sorusu üzerine Peygamberimiz (asm) aynı sözü üç defa tekrarlamıştır (Tirmizî, Nikâh:6)


Evlilik öncesi çeşitli masraflar elbette yapılır Kur’ân’da ve hadiste ifade edildiği gibi, bu meselede ilk düşünülen ve sünnette yer alan ilk masraf ‘mehir’ meselesidir Kıza ne kadar mehir verilir, ne kadar verilmelidir Bundaki ölçüyü de yine Peygamberimizden alıyoruz
Peygamberimizin Hz Âişe’ye verdiği mehir 500 dirhem (1500 gram) gümüş iken, Hz Fâtıma için Hz Ali’den istediği mehir bedeli sadece bir zırh (çelik yelek) idi Hz Fâtıma’nın çeyizi ve ev eşyası ise zarurî olarak evde bulunması gereken bir yatak, bir su kabı ve içi ot dolu bir yastık gibi birkaç parça eşyadan başka bir şey değildi

Bunun yanında ekonomik durumu yetersiz olan sahabilerin de yuva kurmaları için Peygamberimiz her türlü kolaylığı göstermiştir
Bir seferinde evlenmek isteyen bir sahabiye “Demirden bir yüzük bile olsa kadına mehir olarak ver” buyurur

“Demirden bir yüzüğüm de yok yâ Resulallah” demesi üzerine, Resul-i Ekrem Efendimiz (asm), “Kur’ân’dan ezberindeki sûreleri kadına öğretmen şartıyla seni onunla evlendirdim” buyururlar (Müslim, Nikâh:76)

Şartlar ve hayatın getirdikleri ne olursa olsun, nikah kapısını devamlı açık tutmaya çalışmalı, kapamaya çalışanlara fırsat tanımamalıdır Bunun en güzel yolu da, Peygamber Aleyhisselam’ın emrine uyup, aramızdaki gençleri hayırlı bir şekilde evlendirmeye çalışmak ve evlenmelerini kolaylaştırmaktır

 

ALINTI

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Nikâh Yolu Kapanmamalı
« Posted on: 31 Mayıs 2020, 06:35:29 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Nikâh Yolu Kapanmamalı rüya tabiri,Nikâh Yolu Kapanmamalı mekke canlı, Nikâh Yolu Kapanmamalı kabe canlı yayın, Nikâh Yolu Kapanmamalı Üç boyutlu kuran oku Nikâh Yolu Kapanmamalı kuran ı kerim, Nikâh Yolu Kapanmamalı peygamber kıssaları,Nikâh Yolu Kapanmamalı ilitam ders soruları, Nikâh Yolu Kapanmamalı önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &