ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Ne de çabuk unuttun vefâsız
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ne de çabuk unuttun vefâsız  (Okunma Sayısı 475 defa)
23 Haziran 2010, 11:50:35
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 23 Haziran 2010, 11:50:35 »



Ne de çabuk unuttun vefâsız!




Her şeye onun sayesinde sahip olmuştu Eğer o olmasaydı bugünlere gelmesi mümkün değildi Bütün kariyerini, işini kısacası kendine ait her şeyi ona borçluydu Aslında Numan Bey de bütün bunların bilincindeydi ilk başlarda; ama çevresindeki insanların devamlı kendisini pohpohlaması, işinde her gün biraz daha yükselmesi ve sıkıntılı zaman dilimlerinin geride kalması onu günden güne onulmaz bir rehavete sürüklüyor, eski günlerin sıkıntılarını, acılarını unutturuyordu Bugün geldiği noktayı tamamen O’na borçluyken ve bunu hiç aklından çıkarmaması gerekirken günden güne bir soğukluk, unutkanlık ve başıboşluk sarmıştı kendisini Daha dün verdiği sözleri unutmuştu sanki, öyle ki, ilk günlerde verdiği sözlerin arkasında durup, elinden geldiğince yerine getirirken, dar ve sıkıntılı anlarında her daim kapısını çalıp, birçok istek ve dileklerde bulunurken şimdi belki de rahatlığın verdiği bir rehavet ve unutkanlıkla o kapıyı aşındırmaz, tokmağını çalmaz olmuştu Halbuki sahip olduğu tüm serveti, sağlığı, sıhhati, güç ve kuvveti her an elinden uçup gidebilir ve yine O’na muhtaç olabilirdi Dün hiçbir şeyi yokken, bugüne kadar kazandıkları, yarın kaybettikleri hanesine yazılabilirdi Bütün bunlar böyle şeffaf ve açıkken nasıl olur da O’na sırtını dönebilir ve nankörlükte bulunabilirdi Ama insandı, bulunuyordu işte Unutmak vardı kökeninde Hataya açıktı özü Ama pişmanlık da tövbe de vardı onun özünde ve aslolan da düştükten sonra kalkabilmek ve hatadan sonra nedamet duyup kendine gelebilmek, özüne dönebilmekti İşte böyle bir dönemde Numan Bey’in hayırhah birkaç dostu kendisini ziyarete gelmişti Biraz muhabbet ve hoşbeşten sonra meseleyi dallandırıp budaklandırmadan Numan Bey’e ne kadar da değiştiğini ve vefasızlığını doğrudan söylemeye başladılar Sözü önce Recep Bey aldı ve onu geçmişin elemli ve kederli günlerine götürdü: “Hatırlar mısın? Dün açtın, karnını O doyurdu Hastalıktan kıvranıyordun şifa kapısını O açtı Hiçbir şeyin yoktu; elinden tuttu seni varlık sahibi yaptı Başkalarının eline bakıyordun, ihtiyaç içindeydin; tuttu seni yükseltti ve başkalarını sana muhtaç bıraktı İşin yoktu; iş sahibi yaptı Yetmedi, makamını mevkiini yükseltti, parmakla gösterilir oldun” Birkaç soluklanma ve kısa bir sessizlikten sonra Musa Bey diğer arkadaşının kaldığı yerden söze başladı: “Unutma! Dün bizim gibi bir hiç iken ve yokluk içinde muzdarip bir haldeyken söylediklerini Hani bir gün ‘Allah izin verir de bu sıkıntıları atlatırsam yetimlerin başını okşayacağım, aşevleri kurup fakirlerin karnını doyuracağım, evsizlere yurtsuzlara vatan olup bendeler açacağım, hastalara hastalıklarını unutturup gözyaşlarını dindireceğim, öğrencilerin okuma imkanlarını artıracağım’ diyordun Oysa şimdi her şeyi elde etmişken ve hiçbir şeye muhtaç değilken seni yükselten değerleri ve verdiğin sözleri ne de çabuk unuttun!” diye sitem ederken söze başlayan Ali Sait Bey, Kur’an’daki “İnsan yokluk ve sıkıntı içinde iken bize yalvarır Biz onun sıkıntısını giderir ve elinden tutarız Fakat insan sıkıntısı gittikten sonra Bize yüz çevirir ve nankörlük eder” ayetini okuduğunda Numan Bey, artık gözyaşlarını tutamayarak hüngür hüngür ağlamaya başladı Ve gözyaşları içinde titreyen ses tellerinden şu ifadeler döküldü: “Allah sizden razı olsun! Beni kendime getirdiniz Evet açtım, fakirdim, hastaydım, acziyet içinde Allah’a yalvardım Rezzak O idi; rızkımı verdi Ganî O idi; fakirlikten kurtarıp beni zengin kıldı Şâfi O idi; hastalıklarıma şifa verdi Velhasıl Rabb’im olmasaydı dün olduğu gibi bugün de bir hiçtim Elimden tutup kaldırmasaydı yokluk içinde yüzüyor olurdum Fakat O dualarımı kabul etti; ama ben sözlerimi tutamadım Sizler ne iyi dostlarsınız ki unutmuştum, hatırlattınız Hatamı gösterdiniz, tövbe yolunu açtınız Rehavetten kurtardınız Kendi özüme döndürdünüz, iyi ki varsınız Sizler olmasaydınız ne yapardım ben! Rabb’im sizden ebediyen razı olsun

KEMAL KARYAĞDI
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Ne de çabuk unuttun vefâsız
« Posted on: 17 Temmuz 2019, 09:18:36 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ne de çabuk unuttun vefâsız rüya tabiri,Ne de çabuk unuttun vefâsız mekke canlı, Ne de çabuk unuttun vefâsız kabe canlı yayın, Ne de çabuk unuttun vefâsız Üç boyutlu kuran oku Ne de çabuk unuttun vefâsız kuran ı kerim, Ne de çabuk unuttun vefâsız peygamber kıssaları,Ne de çabuk unuttun vefâsız ilitam ders soruları, Ne de çabuk unuttun vefâsızönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &