ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Murad ı ilahiyi anlayabilmek
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Murad ı ilahiyi anlayabilmek  (Okunma Sayısı 514 defa)
03 Aralık 2010, 16:34:28
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 03 Aralık 2010, 16:34:28 »



Murad-ı İlahiyi Anlayabilmek


Dilbilimciler dilin canlı bir varlık olduğunu söylerler. Çünkü dil zaman içinde değişir gelişir veya ölür. Aynı şekilde dile ait kelimler ve kavramlar da zamanla yeni anlamlar kazanabilir, kelimelerin anlamı daralıp genişleyebilir veya kelimeler kullanılmayarak ölü kelimeler halini alabilir. İşte bu sebeple bir metni doğru bir şekilde anlayabilmek dilin canlı bir varlık olduğu gerçeğini göz önüne almakla mümkündür. Bundan 500 sene önce yazılmış bir metnin kavramlarını bugün kullanılan manalarında anlamak çoğu zaman metnin doğru bir şekilde anlaşılmasını engeller. Çünkü kelime ve kavramların zaman içerisinde yeni anlamlar kazanma ihtimali vardır. Metni doğru bir şekilde anlayabilmek geçmişe gitmek, metnin kavramlarının metnin yazılmış olduğu dönemde hangi anlamda kullanıldığı tespit etmekle mümkündür.

        Ayrıca bir dili anlamak demek sadece o dilin kelimelerini bilmek demek değildir. Dilin arkasındaki kültüre gitmek, dilin kullanıldığı toplumu tanımak, dil ile birlikte dil dışı unsurları göz önünde bulundurmak, ilk bakışta görünmeyen ancak dilin arkasında var olan olguları tespit etmek gereklidir.

        Bu dil bizim ana dilimiz değil ise durum daha da karmaşık hale gelebilmektedir. Çünkü kendi dilimizde yazılmış bir metni ne kadar önce yazılmış olursa olsun anlamak yabancı bir metnin çevirisini anlamaktan daha kolaydır. Yabancı bir dile ait metni anlamak demek dili anlamak kadar, dilin kullanıldığı toplumu, o toplumun kültürünü ve dil dışı daha pek çok unsuru anlamayı gerekli kılar. Örneğin Karadeniz bölgesinde hamsi ile ilgili deyimleri, benzetmeleri, atasözlerini bir yabancının anlayabilmesi için hem Karadeniz’i, hem yöre insanını, hamsinin özelliklerini hem de hamsinin yöre insanı için önemini bilmesi gerekir. Aynı şekilde Kuranda da örnek verilen deveyi ve bu devenin dil içinde kullanımını deveyi hiç görmemiş bir insanın anlayabilmesi için uçsuz bucaksız çölleri, susuzluğu, kavurucu sıcakları ve teknolojinin gelişmediği dönemin savaş şartlarında devenin fonksiyonunu bilmesi gerekir. Yoksa deve bir yabancı için bir binek hayvanından daha öte bir anlam ifade etmeyecektir.

        Metinlerin anlaşılmasında bu gerçekleri göz önüne alarak nesnel bir anlama ulaşmak mümkündür. Bu gerçekleri göz önüne alan araştırmacılar inceledikleri metinlerden hemen hemen aynı şeyleri anlarlar. Yoksa aynı metinden her okuyucu ve araştırıcı kadar anlamın çıkmaması mümkün değildir.

        Kutsal metinlerin anlaşılmasında yukarıda anlattıklarımız daha da büyük önem taşımaktadır. Çünkü Müslümanlar olarak Kitabımız Kuran-ı Kerim’den her okuyucu yukarıdaki gerçekleri göz önüne almadığı için kendince anlamlar çıkarabilir. Ki çıkarmaktadır da. Kuran üzerinde var olan bu anlam kargaşasının önüne geçmek, Kuran’daki Murad- ilahiyi doğru bir şekilde anlamaya çalışmakla mümkündür.

Kuran’a dayalı her söylem meşruiyetini sadece kendisine inananlardan almamalı, kendisine yöneltilen eleştirilere de cevap verme salahiyeti gösterebilmelidir. Kendisine yöneltilen eleştirilere cevap vermekten kaçan, kendi özeleştirisini yapmayan her türlü Kuran yorumu bir süre kendisine yaşama alanı bulsa da uzun vadede yok olmaya mahkûmdur. Sadece kendini eleştiriye açan, doğruyu bulmaktan, murad-ı ilahiyi anlamaktan başka hiçbir ön kabulü olmayan Kuran yorumları ayakta kalabilir.

Sen Kuran’ı öyle anlıyorsun ben böyle anlıyorum ötekisi de bir başka şekilde anlıyor bunların hepsi doğru, herkes kendi doğrusu üzerinde dinini yaşamaya çalışsın tarzı yaklaşımlar Kuran’ı anlama noktasında önemli bir tabu olarak karşımızda durmaktadır.

        Kuran 7. asır hicaz bölgesi Araplarının kullandığı Arapça ile nazil olmuştur. Siyer kitaplarından anladığımız kadarı ile de Kuran’ın ilk muhatapları, Müslüman olsun olmasın, Kuran’ın ne demek istediğini çok iyi anlamışlardır. Bu sebeple Kuran’da kullanılan kelime ve kavramları bugün kazanmış olduğu anlamları ile değil; 7. asırdaki anlamları ile anlamak faydalı olacaktır. Bu sebeple Kuran kavramlarını kendi zihnimizdeki kalıplara sıkıştırmak, Kuranı, kavramlara yüklediğimiz dar manalarla anlamaya çalışmak mazur görülemeyecek bir hata olur. Bu hataya düşersek cihadı sadece savaş, ilmi seküler bilgi, şirki puta tapmaktan ibaret zannedebiliriz ki bugün pek çok Müslüman ve yabancı araştırmacı bu hataya düşmektedir.

        Ayrıca 7.asır Arap toplumunun şartlarını bilmek de önemlidir. Kurandaki ayetlerin bir kısmı nazil olduğu Arap toplumunun şartlarından örnekler vererek mesajını iletir. Hatta Kuran bugün bire bir karşılığını bulamadığımız ancak dönemin şartlarında var olan zihar, kölelik, cariyelik, peygamber eşleri ile evlenmenin yasaklanması… gibi pek çok uygulamadan da bahseder. Dönemim toplumsal ve kültürel şartlarını tanımak Kurandaki muradı ilahiyi anlamada faydalıdır. Bugün Kuran araştırmacıları cahiliye Arap toplumuna Kuran’ın sunduğu çözümlerden evrensel prensipler çıkarabilmeyi başarmalıdırlar. Yoksa Kuran’da var olan dönemsel çözüm ayetleri tarihsel birer bilgi olarak kalır. Bunun yolu da ilk dönem siyer ve tefsir kitaplarından Kuran’ın nazil olduğu ortamın fotoğrafını ana hatları ile ortaya koymaktan geçmektedir. İlk dönemin tarihsel vasatını ortaya koymadan yapılan çeviriler de Kuran’ı anlama çabaları da pek çok sıkıntıyı beraberinde getirecektir.

Kuranı anlama ve yorumlama konusundaki başıboşluktan bir an evvel kurtulmak, murad-ı ilahiyi doğru bir şekilde anlayabilmek için İslam kültür mirasının yeniden gözden geçirilip Kuran ışığında tenkide tabi tutulması gereklidir. Dileyenin dilediği gibi Kuran’ı anlaması ve yorulmaması değil; muhatabın Allah’ın Murat ettiği anlamı yakalamaya çalışması gerekir. Maalesef Kuran muhatabı nasıl düşünüyor ve nasıl düşlüyor ise metni de düşüncesine uygun olarak yoruma tabi tutabilmektedir.

Kuran’ı kendi bütünlüğü içinde okumak, kavramları ve hükümleri bu bütünlük içinde anlamaya çalışmak, ön yargısız ve önkoşulsuz Kuran’a yaklaşmak Kurandaki Murad-ı İlahiyi yakalamaktan başka bir kaygısı olmayan insanların başarabileceği bir şeydir diye düşünüyoruz. Bunun gerçekleşmesinde bir metni anlamak için gerekli olan yukarı da saydığımız şartlara da dikkat etmek faydalı olacaktır.


Ömer Karataş

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Murad ı ilahiyi anlayabilmek
« Posted on: 05 Nisan 2020, 00:51:51 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Murad ı ilahiyi anlayabilmek rüya tabiri,Murad ı ilahiyi anlayabilmek mekke canlı, Murad ı ilahiyi anlayabilmek kabe canlı yayın, Murad ı ilahiyi anlayabilmek Üç boyutlu kuran oku Murad ı ilahiyi anlayabilmek kuran ı kerim, Murad ı ilahiyi anlayabilmek peygamber kıssaları,Murad ı ilahiyi anlayabilmek ilitam ders soruları, Murad ı ilahiyi anlayabilmekönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &