ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Kurtarıcı gelecek dertler bitecek mi ?
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kurtarıcı gelecek dertler bitecek mi ?  (Okunma Sayısı 787 defa)
21 Kasım 2010, 15:16:12
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 21 Kasım 2010, 15:16:12 »



Kurtarıcı Gelecek Dertler Bitecek (mi)?


Ademoğlunun en kadim beklentilerinden biri de “üç vakte kadar” bir kurtarıcının geleceği ve dertlerin biteceği umududur. “üç vakte kadar” diyorum, çünkü; kurtarıcının kıyamete yakın geleceği iddia edilmektedir. Fakat, kıyametin vakti konusunda peygamberler dahil hiç kimsenin bir bilgisi olmadığını Kur’an’dan öğrenmekteyiz: “Sana (kıyamet) saat(in) den soruyorlar ‘gelip çatması ne zaman?’ diye. Sanki onu biliyor muşsun (gibi)…”7/187 “Sen nerde, onun vaktini söylemek nerede,”79/43 Peygamberlerin bile ulaşamadığı bu bilgiyi kurtarıcı bekleyenler bilir mi acaba?

İnsanoğlu baş edemediği, üstesinden gelemediği problemlerini çözecek, mağduriyetlerini giderecek, hakkını almaya güç yetiremediği olaylar karşısındaki çaresizliğine çare olacak, hayalindeki dünyayı gerçekleştirecek bir kurtarıcıyı hep bekleye durmuştur.

Ahir zamanda bir kurtarıcının geleceği ve bütün olumsuzlukları gidererek dünyanın cennete döndürüleceği-kurdun kuzuyla gezeceği- düşüncesi, insanın aceleci özelliği, kolaycılığı ve peşin olanı sevmesi gibi zaaflarından kaynaklanıyor olsa gerektir. Ya da, imtihanın meşakkatinden kaçarak, daha dünyadayken cennete ulaşma hevesinden kaynaklanıyor olabilir. Oysa, insan var olduğu sürece korkuyla, açlıkla, mallardan, canlardan, ürünlerden eksiltmeyle,(2/155) sınanacaktır. İyi ve kötü, zulüm ve adalet, hayır ve şer, şeytani olanla rahmani olan kıyamete dek hep varolacaktır.

Beklenen kurtarıcı ya da Mesih geldiğinde, yeryüzünde kötülüklerin kalkacağı, sadece adaletin ve hakkın her yere hakim olacağı düşüncesinin Kur’ani bir dayanağı yoktur ve islam’ın öğretisine uygun düşmemektedir. Bu, bir manada şeytanın öldürülmesi ve imtihan gereği, insan fıtratına nakşedilen fücurun(91/8) yok edilerek imtihanın sona ermesi demektir.

Bu yazıda kendi kanaatlerimi serdederek sözü fazla uzatmak yerine bilim adamlarının konu ile  ilgili tespit ve düşüncelerinden bazı nakiller yapmakla yetineceğim. Sanıyorum insanların, yeniden düşünmelerini, bilgi ve inançlarını test etmelerini ve hatta ikna olmalarını temin edecektir.

“Araştırmalar, beklenen kurtarıcı fikrinin bütün din ve kültürlerde olduğunu, karşılaşılan zulüm, adaletsizlik, siyasi ve ictimai karışıklıklardan çaresiz kalan halkın kendilerini karanlıklardan aydınlığa çıkaracak bir kurtarıcıyı sürekli olarak beklediklerini ortaya koymaktadır.”(Elbani silsilet’ül E hadisiz’zaife 1/180-181 Prof. Dr.  İ. Sarmış Hz. Muhammedi Doğru Anlamak shf.195)

“Ricat inancının tarihi oldukça eskidir. Örneğin Keldaniler, Kabil tarafından öldürüldükten sonra, Habil’in yeniden döneceğine (ricatına) inanmaktadırlar…(Bu) tam bir Yahudi, Hristiyan akidesidir.”(İ.Sarmış.a.g.e s.197)

“Yahudiler,,, Harun öldü, geri dönerek (ri’cat edecek) derken, bir kısmı da ‘kayboldu geri dönecek’ görüşünü benimsemiştir… Ric’at inancı da (tıpkı Mesih telakkisi gibi) tamamen  Yahudi ve Hristiyan kökenlidir… Bir takım İslami motiflere bezenerek İslam kültürüne maledilmek istenmiştir… Orada derhal alıcı bulması esef verici bir durumdur.” (M: Ali Durmuş Haberlerin ağında Mehdi shf.104-107)

“Fransız bilim adamı Edouard Dorme, Asurlular ve Babillilerin dini ile ilgili yaptığı araştırmaklarda, bu toplulukların, kurtarıcı Mesih’ten beklenen şeyin aynısını kendi liderlerinden beklediklerini ortaya çıkarmıştır.” (İ: Sarmış a.g.e. C.2 shf.199)

“(Alfred Jeramias) Mesih inancının ilkönce Sümerler’de doğduğu, Babil’de ve Mısır’da geliştiği ve bu iki yoldan bütün dünyaya yayıldığı iddiasındadır.”

“W.Stoerk ise, Mesih inancının Yahudiliğe Mısır’dan değil, Mecusilikten geçtiğini iddia etmekte…”

“J. Wach, Dinler Tarihi araştırmasının; ilkel dinlerde çeşitli fakat büyük ölçüde benzerlikler taşıyan ‘kurtarıcı’ anlayışının varlığını ortaya koymakta.” (Sami Baybal a.g.e. shf.35-36 den İ. Sarmış shf. 200).

“Alfred Jeremias’a göre, zamanın g ün geçtikçe kötüleşeceği, günahların dünyayı kaplayacağı insanların beklediği kurtuluşu ise Tanrı’nın bizzat kendisi veya göndereceği bir hükümdarın gerçekleştireceği dünyayı yeniden düzelteceği inancı Mezopotamya’da yaygındı. Bu inancın M.Ö. 2000 yıllarında Mısır’ı etkilediği, Mısır’dan İsrailoğullarına, Babil’den İran’a, oradan Hindistan’a ve Budizm yoluyla Çin’e kadar uzandığı ileri sürülmektedir.” ( İ. Sarmış, a.g.e shf.201).

     “Sabiiler’de de bir kurtarıcı inancı olduğu anlaşılmaktadır” (a.g.e. shf.202)

     “Hindular ise Vişnu’nun yeniden vücuda gelip Hint halkını zalim egemenlerden… kurtaracağına inanmaktaydılar.” (M. Ali Durmuş, H. Ağında Mehdi shf. 93-94).

     “Hemen hemen bütün dinlerde, kainatın sonuna doğru bir kurtarıcının geleceği ve düzensizlikleri önleyip insanları düzene kavuşturacağı inancı vardır. Hırıstiyanlar, Yahudiler, Budistler, Brahmanlar ve her dinden pek çok tarikat bu inançtadır… Başlangıçta ne de olsa az çok masum görülen bu inanç sonunda tam bir dalalet halini alarak peygamberlik ve ilahlık isnadına kadar götürülebilmektedir.

     Günümüze kadar İslam dünyasında büyük siyasi buhranlar, istilalar esnasında ve anarşik devirlerde kendilerini Mehdi ilan eden veya müritleri tarafından Mehdi ilan edilen pek çok kimseler çıkmıştır. Kadiyanilik, Bahailik vb. İslami boya taşıyan sapık yollar ve batıl dinler de hep bu kaynaktan çıkmıştır.” (Yeni Türk Ans. C. 6/2257, Ötüken Yay.).

     “(Bir kurtarıcının) ahir zamanda çıkacağına ve insanları hayır ve adalete yönelteceğine dair ahad haberler mevcuttur… Bu hadisleri takviye edecek mütevatir derecede bir bilgi olmadığı gibi, bununla ilgili olarak Kur’ani nas da mevcut değildir. Ayrıca Maturidi ve Eş’ari gibi akaide dair eserler telif eden imamların eserlerinde işlenmemiş ve bu konu ele alınmamıştır. Ayrıca fer’i bir konu olduğundan ve ahad habere dayandığında inkarı küfre sebep olmaz… Ahad habere dayanan bu beklentinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini düşünmek insanın inancına gölge düşürmemektedir.” (A. Ağırakça, İslam Ans. C. 5/150).

      Dikkate şayan bir husus vardır ki; Buhari ve Müslim bu konudaki hadislere eserlerinde yer vermemişlerdir. Sahihayen dışındaki hadis mecmualarında yer alan bu hadislerin sıhhat derecesi tartışılmış ve genellikle zayıf derecesinde oldukları kabul edilmiştir. Zaten bunlar arasındaki çelişkiler bu durumu göstermektedir.

     Ortaya çıkan birçok siyasi grup hep liderlerinin (kurtarıcı) olduğunu söyleye durmuşlardır. Hatta Kuzey Afrikada kurulan Mısır’a da hakim olan Fatımilerin ilk hükümdarının Mehdi olduğu… inanılan bir husustur. Ayrıca zaman zaman Türkiye’de ve başta İstanbul’da olmak üzere İslam dünyasının birçok yerinde Mehdi olduğunu iddia edenler hiç eksik olmamıştır.

     Bu gibi kimseler Mehdi beklentisinde olan birçok insanı aldatmış ve hislerini istismar etmişlerdir. Meçhule dayalı bir anlayışın İslam’ın genel prensipleriyle nasıl bağdaşmadığı görülmektedir.

     Bütün bunlar göz önünde bulundurulunca Mehdi inancının İslam’daki yeri kendiliğinden ortaya çıkar.” (İslam Ans. C.5/157, Prof. Dr. A. Ağırakça).

     İslam alimleri bu ithal malı inanç ve kültürü eleştiri süzgecinden geçirerek reddetmiş ve bu inancı hem Kur’an mesajına hem Hz. Muhammed’in son peygamber olup kıyamete kadar risaletinin ve ümmetinin devam edeceğine aykırı olduğu belirtilerek, İslam dininde böyle bir şey olmadığını belirtmişlerdir. ( İ. Sarmış a.g.e. C.2 shf. 197).

     “İmam Zeyd’e göre geri dönme (ricat)de yoktur. Ancak Allah ölüleri kıyamet gününde diriltecektir… “ (M. Ebu Zehra, İ. Fıkhi Mezhepler T. C.2 shf. 37).

     “Taberi, Tarihinde rivayet ettiğine göre ibni Sebe şöyle demiştir: Hz. İsa’nın dünyaya geleceğine inandığı halde, Hz. Muhammed’in döneceğine inanmayanlara hayret ediyorum…” (Prof. Suphi Salih, İslam Mezhep ve Mües. S.76).

     Yaptığımız bunca nakilden sonra bir kurtarıcı beklemek konusunda bize söylenecek bir söz kalmıyor. Kur’an’ı Kerim, peygamberlerin bile çok istemelerine rağmen hem de en yakınlarını kurtarmaya güçlerinin yetmediğinin şahidiyken, insanoğlunun gözüyle görüp eliyle dokunacağı bir kurtarıcı hayaliyle yaşaması, aslında beşerin kadim bir zaafıdır. Tıpkı, Allah’ın, Firavun’un zulmünden kurtardığı Musa’nın Kavminin seyahatleri esnasında, heykele tapan bir topluluk gördüklerinde: “Ey Musa dediler, bak bunların putları varsa bize de öyle bir ilah yap..” (7/138) dedikleri gibi. Hem de yüce bir peygambere hitaben ve daha az önce Allah’ın büyük bir lütfuna mazhar olmalarına rağmen… “Şüphesiz insan çok cahil ve nankördür”

     Bilmem şöyle düşünülebilir mi? O ki kurtarıcı düşüncesi insanlık kadar eski

bir inançtır. Acaba, bu inancın kaynağı, gönderilen her peygamber ve vahiyle daha, sonra gelecek olan bir müjdeciye işaret edilmesi olamaz mı? Peygamber geleceği haberi zaman içinde evrilerek Mesih/kurtarıcı inancına dönüştürülmüş olabilir mi?

     Ayrıca, bilfarz bir kurtarıcı gelse bile, bunun bize ne yararı vardır? Veya bizi niçin ilgilendirmektedir?

     Unutulmamalıdır ki; Mesih de gelse, insanlar tek tek kendi elleriyle yaptıklarından hesaba çekileceklerdir. Kim zerre miktarı hayır işlemişse onu, kim zerre miktarı şer işlemişse onun karşılığını bulacaktır. O halde, kurtarıcı gelse de bizi kurtarmayacaktır.

     Bir yol gösteren, hidayete, hayra yönelten, ıslah eden Mesih geldiğinde, bütün varlığınızla ona teslim ve tabi olacağınız, hayatınız pahasına ona yardım edeceğiniz, onu koruyacağınız konusunda gerçekten samimi misiniz? Evet diyorsanız; o zaman hiç beklemeden hemen Muhammed (as)a ve getirdiğine teslim ve tabi olunuz. Çünkü beklenen son hidayet rehberi o idi. Ve beklediğiniz çoktan geldi. Ama hayır olmazsınız. Çün...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kurtarıcı gelecek dertler bitecek mi ?
« Posted on: 15 Eylül 2019, 17:02:39 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kurtarıcı gelecek dertler bitecek mi ? rüya tabiri,Kurtarıcı gelecek dertler bitecek mi ? mekke canlı, Kurtarıcı gelecek dertler bitecek mi ? kabe canlı yayın, Kurtarıcı gelecek dertler bitecek mi ? Üç boyutlu kuran oku Kurtarıcı gelecek dertler bitecek mi ? kuran ı kerim, Kurtarıcı gelecek dertler bitecek mi ? peygamber kıssaları,Kurtarıcı gelecek dertler bitecek mi ? ilitam ders soruları, Kurtarıcı gelecek dertler bitecek mi ?önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &