ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Dini Konular > Dini makale ve yazılar  > Kırgınlıkların soğuğunda üşümek
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kırgınlıkların soğuğunda üşümek  (Okunma Sayısı 434 defa)
24 Mayıs 2010, 14:25:17
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 24 Mayıs 2010, 14:25:17 »



Kırgınlıkların soğuğunda üşümek




TERCİHLERİMİZ, HAYATIMIZ olup çıkıyor. Her saniye bir karar verip, bir tercihte bulunuyoruz. Çoğu vakit dikkatimizi bile çekmeyen, önemsiz gördüğümüz konular dahil; yaşadığımız her anı yorumlayıp, bir sonuca varıyoruz. Her sonuç, bir kararın ve nihayetinde bir seçimin müsebbibi. Sevmek yerine nefret etmeyi, öfkelenmek yerine affetmeyi, ümit yerine ye’se düşmeyi gibi, birini diğerine tercih ettiğimiz bir hayatı planlıyoruz beşer aklımızca. “Ölçülerini bizim belirlediğimiz bir hayatı yaşamak zorunda olsaydık, ne halde olurduk?” diye sormayı denesek, ölçüsüzlük ve zulüm cevabını vermemiz çok güç olmayacaktır sanırım. Ne ki, hayatlarını Yaratıcının belirlediği bir ölçü üzere yaşamaya çalışanların hali de, sıklıkla itidalden yoksun bir görüntü arz ediyor.
Ya duygularımız? Sevgimiz, sevdiklerimiz?.. Kırgınlıkların yaşattığı depremlerde sağa sola savrulan his dünyamız, kırmamak ve kırılmamak konusunda nasıl bir tercihte bulunuyor? Gönül iklimimizi, kırmak ve kırılmak soğuğundan uzağa nasıl düşürebiliriz?
Severek desek... “Olur mu canım, zaten en çok ta sevdiklerimiz canımızı yakmıyor mu? En fazla onlara kırılmaz mıyız, en derin yaraları onlar açmaz mı?” diye taarruza geçiverir zihnimiz.
Sevgi, karşımızdakinin iyiliğini istemektir” diyen bir tanıma şahit olmuştum bir vakitler. Duyduğum andan itibaren, cidden sarstı beni dört kelimeden müteşekkil bu cümle. Kırgın olduğum ve sevip sevmediğimi bile sorgulamadığım bir kaç kişi beliriverdi hemencecik zihnimde. İlişkilerimizde, sadece olması gerektiği için mi iyi ve doğru davranıyorduk; yoksa, karşımızdakinin iyiliğini gerçekten istiyor muyduk? Etrafımızda, ruhsuz ve fakat görünüşte düzgün görünen ilişkilerden oluşan bir halka mevcut muydu?
İçine sevgi ve merhamet katarak münasebet kurduğumuz ilişkilerimizi diğerlerinden farklı kılan neydi? Mesela, çocuklarımız. Onlara karşı ne kadar da hoş görülüydük! Adı üstünde hoşgörü. Yani bakışlarımız, düşünüş ve değerlendiriş biçimlerimiz iyi ve güzel görmeye ayarlıydı onlara çevrildiğinde. Hiç mi hata yapmıyorlardı, hiç mi öfke duymuyorduk onlara? Hem de ne çok. Doğduğu andan itibaren dünyamızı alt üst eden, gecemizi gündüzümüzü şaşırtan; yaşı ilerledikçe karşımızda öfke ile debelenip duran bu mahluka karşı nasıl da sabırlıydık? Her haline kendimizce bir açıklama bulur, hiç iz bırakmayan bir leke sökücüyle yıkayıverirdik yapıp ettiklerini. Herkesin baktığı gibi bakıyormuş gibi dursak ta, bizim gördüklerimizi göremezdi bir başkası. Onca kaprisi, haddi aşmayı, açıklayıcı ve hafifletici sebepler çerçevesinde düşünür; istesek te kırılamazdık onlara. Sevgimiz ve merhametimiz daima galip gelir; gönlümüz gerçek manada yaralanmazdı. Çünkü gönül dünyamızda yaptığımız ayar, buna asla müsaade etmezdi. Sevgi, muhatabımızın iyiliğini arzu etmekti ve biz çocuklarımızı çok seviyorduk. Ya diğerleri! Eşimiz, anne, babamız, kardeşlerimiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız... Kırılgan ruhumuzu acıttıkları için küsme ihtimalimiz olan herkes. Onlara bakarken, annenin çocuğuna yaptığı gibi, merhamet ve sevgi yüklü bir ayar yapmanın mümkünatı yok mu? İşte yine bir tercihe gelip dayandık. Sorduğumuz sorunun cevabını aramak veya “bu kadarı da fazla diye” söylenmek. Kâmil mü’min olma ümidiyle yola çıkanlara, bu sorunun cevabını aramaları, bulmaları ve yaşamaya gayret etmeleri öğütlenmiş hep. Hz. Ebu Bekir (ra)’in, vücudunun büyüyüp büyüyüp de, kendisinden başka hiçbir mü’mine yer kalmayacak kadar cehennemi kaplayacak hale gelmesini temenni edişinin ardında yatan ruh hali ile “Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız; iman etmedikçe de cennete giremezsiniz” diyen Rasulullah (sav)’ın ikazı, sorumuza cevap ararken karşımıza çıkacaktır elbet.




Derya Güney
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.033


View Profile
Re: Kırgınlıkların soğuğunda üşümek
« Posted on: 22 Mayıs 2019, 06:07:27 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kırgınlıkların soğuğunda üşümek rüya tabiri,Kırgınlıkların soğuğunda üşümek mekke canlı, Kırgınlıkların soğuğunda üşümek kabe canlı yayın, Kırgınlıkların soğuğunda üşümek Üç boyutlu kuran oku Kırgınlıkların soğuğunda üşümek kuran ı kerim, Kırgınlıkların soğuğunda üşümek peygamber kıssaları,Kırgınlıkların soğuğunda üşümek ilitam ders soruları, Kırgınlıkların soğuğunda üşümekönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &